T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/630 Esas
KARAR NO : 2025/190
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 25/07/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; “Davacıya ait....lakalı araç ile... plakalı araç arasında 01.04.2024 tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, mahkemeniz nezdinde gerçekleştirilecek kusur incelemesi ile de maddi hasarlı trafik kazasında mevcut kusur durumları netlik kazanacağı, davacı aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için ekspere dosya teslim edilmiş ve eksper dosyaya tespit raporunu sunmuştur. Raporda da görüleceği üzere davacı aracında 25.000,00 TL (yirmibeşbin lira) değer kaybı tespit edilmiştir. Ekteki faturada da görüleceği üzere ekspere hizmet bedeli olarak 889,76 TL (KDV dahil) ödendiği, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararı sayın mahkemenizce gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacaktır. kusurlu araç kaza tarihini kapsar şekilde... poliçe numarası ile... Sigorta A.Ş' nin teminatı kapsamında olduğu, davacı uğramış olduğu değer kaybı bedelinin ve ekspertiz ücreti bedelinin tazmini için sayın mahkemenize başvuru zorunluluğu hasıl olmuştur. Arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda; talep edilebilir tazminat bedelinin sayın mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davamızda şimdilik, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 889,76 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını” arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; “... plakalı aracın ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığı, 01/04/2024 tarihli kaza sebebiyle... plakalı araçta meydana gelen maddi zararın tazmini için kasko sigortacısı ... Sigorta'ya 20.000 TL rücu ödemesi ve değer kaybı zararının tazmini için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 30.000 TL ödeme yapılmış olup, müvekkil sigorta şirketi poliçeden doğan sorumluluğunu tümüyle yerine getirdiği, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi, bilirkişi incelemesinde dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel trafik sigortası genel şartları A.5. kapsama giren teminat türleri maddesi doğrultusunda Trafik Sigortası Genel şartları Ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması, ekspertiz ücreti bakımından müvekkil şirketin bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerekmektedir, kabul anlamına gelmemek üzere, bakiye tazminat hesaplansa dahi, müvekkil şirket poliçe teminat limitleri dahilinde sorumludur. davayı kabul anlamına gelmemek üzere, aleyhimize faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” arz ve talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 01/04/2024 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan e-maile göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve sigorta şirketi tarafından hasar dosyası açılarak davacıya 10.000,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığı görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 27.02.2024-2025 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 01/04/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişilerden alınan 15/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;
"Kusur yönünden; Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılım yüzdesi yapılmamaktadır.
Bu hali ile;
... Plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik kanunun 52/b Maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda tamamen hatası ile Etken Olduğu,
... plaka sayılı davacı araç yolun kenarında park halinde olup meydana gelen kazanın oluşmasına etken faktörü ve hatası olmadığı.
Değer Kaybı yönünden;
... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 15.000,00 TL olabileceği ANCAK davalı ZMMS sigorta Ģirketinin 09.07.2024 tarihinde davacı tarafa 10.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye değer kaybı farkının 5.000,00 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,
Ekspertiz Bedeli yönünden
741,47 TL + KDV değer kaybı tespit bedelinin, TOBB’ nin 2024 yılı ekspertiz ücret tarifesine göre makul bir değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı veya gerçek zarar olup olmadığı hukuki bir konu olması nedeniyle, değerlendirmesi ve taktirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı, Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimizi içeren heyet raporumuzu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 5.000,00 TL değer kaybı tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 01/04/2024 tarihli çift taraflı trafik kazasında ...plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 15.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 10.000,00 TL ödemenin yapıldığı görülmekle bakiye zarar miktarı yönünden bedel arttırım dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, kısmi ödeme yapıldığından kısmi ödemenin yapıldığı tarihten itibaren zarar veren araç çekici olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-5.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 09/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 341,55 TL karar ve ilam harcının yatan 615,40 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile artan 273,85 TL' nin davacıya iadesine,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 341,55 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 78,00 TL posta ve diğer giderler, 889,76 TL ekspertiz ücreti ile 7.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.736,91 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir (HMK 304. M.) dosya kapsamı incelendiğinde; "5.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 09/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine " şeklinde hükmün kurulduğu, mahkememize açılan eldeki davada tek davalının bulunduğu ve başvurunun da kaza tarihinden önce yapılması mümkün olmadığından, dosya içerisinde yer alan delile göre başvrunun 02/07/2024 tarihinde yapıldığı, davalı tarafından ödemenin ise 09/07/2024 tarihinde olduğu görülmekle ayrıca hükümde açıkça kısmi ödeme tarihinden itibaren faizin işletilmesi gerektiği belirtildiğinden mahkememizce maddi hata yapılarak hükmün birinci bendinde 09/07/2022 tarihinden itibaren faize karar verildiği görüldüğünden hükmün resen aşağıdaki şekilde tashihine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Mahkememizin 25/02/2025 tari...Karar sayılı ilamında hükmün birinci bendinde yer alan;
"5.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 09/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine," kısmının
- "5.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 09/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine" şeklinde TASHİHİNE,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda KESİN olmak üzere karar verildi. 10/07/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır