T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/637 Esas
KARAR NO : 2025/441
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 15.07.2023 tarihind...’a ait ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkili aracı ile İzmir ili, Çeşme ilçesi,... Mahallesi üzerinde park halinde iken, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü, yine aynı yerde, park yerinden çıkarken geri manevra yaparak müvekkiline ait...plakalı aracın sol arka kısımlarından çarparak zarar verdiğini, davalı şirket ile kusurlu araç arasında... poliçe no'lu ve 09.02.2023-09.02.2024 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, Müvekkili aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan Alman TÜV'e bağlı... GmbH isimli firma tarafından düzenlenen 30.08.2023 tarihli teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarı KDV dahil 10.693,66 Euro ve değer kaybı miktarı ise 900,00 Euro olarak tespit edildiğini, ayrıca aracın tamir süresi boyunca günlük 65,00 Euro'dan 6 günlük onarım süresi için ikame araç tazminatı 390,00 Euro olduğunu, bu raporlama işlemi için KDV dahil 592,38 Euro ödemede bulunulduğunu, davalı sigorta şirketinin teminatının, kaza tarihi itibarıyla 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketi yönünden taleplerinin teminat limitini aşmamak üzere sınırlı tuttuklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i taleplerini ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; A- 30,00 Euro hasar ve 10,00 Euro değer kaybı olmak üzere toplamda 40,00 Euro tazminatın davalı şahıs'tan kaza tarihi olan 15.07.2023 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ile (120 bin TL) sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, B- 10,00 Euro ikame araç bedeli tazminatının, sadece davalı şahıs'tan kaza tarihi olan 15.07.2023 tarihinden itibaren, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline, müvekkili tarafından ödenmiş olan 592,38-Euro ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; 13.09.2023 tarihinde sigortaya kargo yolu ile yazılı başvuruda bulunulduğunu, bildirim evrağının sigorta şirketine 14.09.2023 tarihinde ulaştığını, davalı sigorta şirketinin 27.09.2023 tarihinde temerrüde düştüğünü, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile, A) Toplam 3.977,08-Euro hasar ve 900,00 Euro değer kaybı tazminatının; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüde düştüğü 27.09.2023 tarihinden itibaren teminat limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı şahıs yönünden, kaza tarihi olan 15.07.2023 tarihinden itibaren müşterek ve müteselsilen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesine, B) 195,00-Euro ikame araç bedelinin; - sadece davalı şahıstan kaza tarihi olan 15.07.2023 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesine, Dava dilekçe ekinde sunulu yüksek mahkeme kararlarında belirtildiği gibi, TTK m 1426 gereği ve müvekkil tarafından ödenmiş ve faturası dosyaya ibraz edilmiş olan 592,38 Euro ekspertiz rapor ücretinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı... Sigorta Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket tarafından... numaralı ve 09/02/2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kaza 15.07.2023 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 120.000,00 TL olduğunu, Müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebinin haksız olmakla reddi gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplamanın dikkate alınması gerekeceğini, öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı...vekili, cevap dilekçesinde; Davacının tek taraflı ekspertiz raporunda belirtilen miktarlarının afaki olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını, davacının mülkiyetindeki aracın kasko şirketi ve poliçesi araştırılması gerektiğini, davacının mülkiyetindeki aracın daha önce değer kaybından yararlanıp yararlanmadığı araştırılması gerektiğini, davacının ikame araç bedel talebi hukuka uygun olmadığını, davacının tek taraflı hazırlattığı Eksper Raporu bedeli tahsili talebi hukuka uygun olmadığını, davanın Türk parası üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini, diğer davalı Sigorta şirketinin müvekkiline ait poliçe kapsamında sorumlu olduğunu, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması ve dava şartı yokluğundan öncelikle usulden reddine, sayın mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, ekspertiz raporu, araç ruhsat kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 24/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...SONUÇ: Sayın Mahkemenizce Bilirkişi incelemesinde bulunulmak üzere tarafımıza tevdi edilmiş olan ... E. sayılı dosya muhtevasında bulunan tüm bilgi ve belgeler yukarda zikredildiği şekilde ayrıntılı olarak incelenmiş olup davacı aracının yabancı plakalı araç oluşu da dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle ileri sürdüğü zarar kalemleri ile ekspertiz ücreti hakkındaki nihai görüşümüz aşağıda sunulmuştur.
1)... plaka sayılı davalı araç sürücüsü...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
2)... yabancı plaka sayılı davacı araç yolun kenarında park halinde olduğu, kazanın oluşmasında ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI.
3)... plakalı... marka davacı aracının sol arka çamurluk ve eklentileri, aksamlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu Olduğu,
4)Dava konusu... plakalı, 2017 Model... marka otomobilde meydana gelen Toplam Hasar Miktarının dosya muhtevasında bulunan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler, yapılan piyasa-doküman araştırmalarına göre (Y. Parça bedeli + işçilik + KDV dahil) 7.939,64 Euro ve aracın Tamirinin Ekonomik olduğu,
5) Davacıya ait ... plakalı 2017 Model ...marka ve C 200 Cabrio AMG Line araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 900,00 Euro Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
6) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 3 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 65,00 Euro/gün hesabı ile İkame araç gideri 195,00 Euro hesap edilmiş olduğu,
7) ... plakalı aracın Almanya’ da yaptırılmış olan “Hasar Ekspertiz Ücreti” için belirlenen ve dosyada 30.08.2023 tarih ve... no.lu fatura ile davacı adına fatura edilmiş 592,38 Euro FSP .... ... Motorlu Araç Bilirkişi Ekspertiz ücretinin o ülke koşullarına göre makul olup, kadri maruf bulunduğu," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 14/04/2025 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizce Ek Bilirkişi Raporu incelemesinde bulunulmak üzere tarafımıza tevdi edilmiş olan ... E. sayılı dosya muhtevasında bulunan tüm bilgi ve belgeler ile davacı vekilinin itirazları ayrıntılı olarak incelenmiş olup davacı aracının yabancı plakalı araç oluşu da dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle ileri sürdüğü zarar kalemleri ile ekspertiz ücreti hakkındaki nihai görüşümüz aşağıda sunulmuştur.
1)... plakalı ... marka davacı aracının sol arka çamurluk ve eklentileri, aksamlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu Olduğu,
2)Dava konusu ... plakalı, 2017 Model... marka otomobilde meydana gelen Toplam Hasar Miktarının dosya muhtevasında bulunan bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler, yapılan piyasa-doküman araştırmalarına göre Y. Parça bedeli + işçilik + KDV dahil 3.977,08 Euro ve aracın Tamirinin Ekonomik olduğu,
3) Davacıya ait .... plakalı 2017 Model... marka ve C 200 Cabrio AMG Line araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 900,00 Euro Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
4) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 3 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 65,00 Euro/gün hesabı ile İkame araç gideri 195,00 Euro hesap edilmiş olduğu,
5) ... plakalı aracın Almanya’ da yaptırılmış olan “Hasar Ekspertiz Ücreti” için belirlenen ve dosyada 30.08.2023 tarih ve... no.lu fatura ile davacı adına fatura edilmiş 592,38 Euro FSP...Motorlu Araç Bilirkişi Ekspertiz ücretinin o ülke koşullarına göre makul olup, kadri maruf bulunduğu," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı ...'un malik ve sürücüsü olduğu, davalı ...sigorta Anonim Şirketi'nin KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında 15/07/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli, değer kaybı zararı ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan maddi zararın tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, davacıya ait aracın kaza nedeniyle 10.693,66-Euro hasar bedeli ve 900,00-Euro değer kaybı zararına uğradığını, aracın onarımı süresince kullanılamaması nedeniyle günlük 65-Euro'dan 6 gün karşılığı 390,00-Euro zararın oluştuğu, davacıya ait aracın davacının sürekli olarak ikamet ettiği Almanya'da onarılacağı için Almanya ülkesindeki fiyatlarla zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek zararın sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri gözetilerek davalılardan tahsili talep edilmiştir.
Davalı...vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava açılmadan önce kasko şirketine başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın usulden reddini gerektiğini, davacıya ait araçta oluşan hasarın fahiş olarak talep edildiği, kaza sonucu oluşan hasardan kaynaklanmayan onarım kalemlerinin talep edildiği, davacıya ait aracın kaskosunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, aracın değer kaybı zararının daha önce oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini, ikame araç temin edildiğine dair delil sunulmadığından bu yönde talepte bulunulamayacağı, davanın Türk Lirası üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde: davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin ancak poliçe limiti kadar sorumlu tutulabileceğini, sebepsiz zenginleşmeye yol açılmaması için öncelikle davacının kasko sigortasının bulunup bulunmadığının ve kasko şirketinden ödeme alınıp alınmadığının araştırılması gerektiği, aracın önceki tarihli kazalarının araştırılması gerektiğini, davacının araç mahrumiyeti taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının zarar talebinin KDV hariç hesaplanması gerektiğini, hasar onarımında kullanılacak parçaların iskontolu fiyatlarının dikkate alınması gerektiğini, zararın Türkiye'deki onarım fiyatlarına göre ve Türk Lirası üzerinden hüküm altına alınması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin bakiye zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirkete posta yoluyla 13/09/2023 tarihinde gönderildiği, evrakın davalı şirkete 14/09/2023 tarihinde ulaştığı, 8 iş günü ödeme süresinin sona ermesinden sonra davanın ikame edildiği ve KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
Yetki itirazı yönünden yapılan incelemede, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/2. Maddesi "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." şeklinde düzenlenmiş olup, davalılardan ...Sigorta A.Ş.'nin mahkememiz yargı çevresi içerisinde "...r –Çınarlı Mahallesi Ankara Asfaltı Caddesi No:... Konak/İzmir" adresinde Ege Bölge Müdürlüğü bulunduğu ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre sigorta şirketinin Şube Müdürlüğü'ne göre daha geniş yetkileri bulunan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili olacağı, davalılardan biri hakkında yetkili olan mahkemenin diğer davalı hakkında da yetkili hale geleceği gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 24/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...'un KTK'nın 67/b maddesini ihlal etmesinden dolayı meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamı, tarafların iddia, savunma ve itirazları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu kazanın davacıya ait aracın park halinde olduğu sırada, davalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın geriye manevrası sırasında KTK'nın 67/b maddesinde düzenlenen geriye manevra kurallarına riayet etmemesi nedeniyle kazanın gerçekleştiği, davalının kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu kanaatiyle davalıların sorumluluğunun asli ve %100 oranında olduğu kabul edilmiştir.
9-Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir.
Her ne kadar davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunup bulunmadığının araştırılması talep edilmiş ise de, davalı tarafça davacıya ait aracın kasko sigortasının bulunduğuna dair somut bir delil sunulmadığı, taraflarca temin edilebilecek belgelerin yurt dışı istinabe yoluyla temin edilemediği hususu dikkate alındığında davacıya ait aracın Almanya ülkesinde mukim bir kasko sigortası bulunup bulunmadığının salt soyut savunmaya dayalı olarak araştırılmasının çok güç ve uzun zaman gerektiren bir usul işlemi olduğu, bunun yanında davacı kasko şirketinden bir ödeme almış olsa dahi kasko şirketinin bu ödemeyi sorumlu araç maliki ve sigortasına rücu etmek üzere talepte bulunduğu takdirde davalılarca bu dosya kapsamında davacıya yapılacak ödemelerin davalı sorumluluğunu kasko şirketine karşı da sona erdireceği, bu halde davalıların sorumluluğu kusura dayandığından davacı sebepsiz zenginleşmiş olsa dahi bunun davalıların malvarlığından değil, var ise ödeme yapan kasko şirketine karşı gerçekleşeceği ve bu haliyle kasko ödemesine yönelik araştırma yapılmasında gerek fiili imkansızlık gerekse davalıların malvarlığından daha fazla bir eksilmeye yol açmayacağı için hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek soyut nitelikteki savunma doğrultusunda bir araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 24/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle kazasız rayiç değerinin 27.800,00-Euro olduğu, aracın onarımının KDV dahil 7.939,64-Euro olacağı, onarım bedeli ve rayiç değere göre aracın onarımının ekonomik olduğu, aracın onarım sonrasında 900,00-Euro değer kaybına uğrayacağı, onarımın 3 iş günü süreceği ve bu sürede günlüğü 65,00-Euro bedel ile 195,00-Euro ikame araç zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davalı taraf vekillerince sair itirazlar sunulduğu görülmüştür. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre aracın sürekli ikamet edilen ülke rayiçlerindeki fiyatlara göre onarım bedelinin belirlenmesinde bir hukuka aykırılık bulunmamakta ise de kaza sonrasında çekilen fotoğraf görüntülerinde hasar almadığı anlaşılan bazı parçaların onarım listesinde yer aldığına dair itirazlar mahkememizce de haklı görülmekle bu hususta ek rapor alınmıştır.
Dosyaya sunulan 14/04/2025 tarihli ek raporda, daha önce kök raporda yer alan fakat kaza sonucu hasar görmediği anlaşılan ve onarımla da ilintisi bulunmayan ön tampon, sol ön kapı ve sol arka kapı değişimlerine ilişkin onarım bedelleri zarar hesaplamasından çıkartılmış, diğer kısımlar yönünden ise aracın KDV dahil 3.977,08-Euro bedel ile onarılabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı vekili tarafından araçtaki hasarın yalnızca sol arka çamurlukta oluştuğu, aracın diğer kısımlarında yer alan söküp takma işlemlerinin kaza ile ilgili olmadığını ve ayrıca onarıma esas parçaların kök rapora göre azalmasına rağmen 3 iş günü onarım süresinin korunmasının da mümkün olmadığı savunulmuş ise de, araçların bir kısım parçalarının işlem görebilmesi için doğrudan hasar görmemiş olsa dahi başkaca parçaların sökülerek yerlerine sırasıyla yeniden takılmasının gerekebileceği, keza akü başlıklarının da yine olası bir elektrik hasarının önlenmesi amacıyla onarım sırasında çıkartılabileceği, bu yönde gerek ekspertiz raporu gerekse mahkememize sunulan bilirkişi raporlarında yer alan onarımların kaza ile bağlantılı ve teknik yönden uyumlu oldukları, onarım gören parçaların sayısı azalmış ise de boya işlemini niteliği gereği tek bir parça dahi olsa 3 iş günü sürmesinin mümkün ve makul kabul edilebileceği, davacı bu süreçte farklı bir araç kiralamamış olsa dahi kendi aracını kullanmaktan yoksun kaldığı için zarar talebinde bulunabileceği gözetilerek davalı itirazları yerinde görülmemiş ve ek raporda gösterilen 3.977,08-Euro hasar onarım bedeli, 900,00-Euro değer kaybı zararı ve 195,00-Euro ikame araç zararı hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluk sınırı poliçe teminat limiti olan 120.000,00-TL olup, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde ödeme yapılmadığı gözetilerek her iki zarardan poliçe limiti 120.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuştur. Değer kaybı zararı yönünden, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve E:2019/40, K:2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. İptal kararı sonrası Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar'ın ekinde yeni bir değer kaybı hesaplama tablosu yayımlandığı ve yeni şartlara göre yabancı plakalı araçlar için herhangi bir kısıtlama öngörülmediği dikkate alınarak değer kaybı zararının da poliçe teminatı kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin 15/04/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri hasar onarım bedeli yönünden 8.03.977,08-Euro, değer kaybı zararı yönünden 900,00-Euro'ya ve ikame araç zararı yönünden 195,00-Euro'ya yükseltilmiş, mahkememizce bilirkişi raporuyla tespit edilen bu miktarların dosya kapsamı ve gerçekleşen kaza şekli itibariyle uyumlu olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
10-Davalı ... vekili tarafından davalıya ait aracın İMMS sigorta poliçesinin de bulunduğu ve zararın öncelikle ZMMS ve İMMS sigorta poliçelerinde yer alan teminatlardan karşılanması gerektiği ileri sürülmüş ise de, KTK ve KZMMS Genel Şartları, İMMS Genel Şartları uyarınca araç maliki ve sürücüsünün sigorta şirketleriyle müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu, zarar görenin araç maliki ve sürücüsü ile sigorta şirketlerinden herhangi birisine sıralama gözetmeksizin başvurabileceği, yalnızca İMMS yönünden ZMMS limiti tükenmeden başvurulamayacağı ancak araç maliki ve sürücüsü yönünden herhangi bir kısıtlama ve sıralı sorumluluk ilkesinin geçerli olmadığı gözetilerek bu yöndeki itirazlar yerinde görülmemiştir.
11-Davalı sigorta şirketinin yazılı başvuru sonrası temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 27/09/2023 tarihinden, davalı araç maliki ve davalı araç sürücüsü yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihi olan 15/07/2023'ten itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir.
12-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda Almanya ülkesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinin emsal nitelikte dosyalarda alınan ekspertiz hizmet ücretleri ile uyumlu olduğu, bu tutarın da yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücretine ilişkin gider dava tarihindeki kur üzerinden yargılama giderine dahil edilmiştir.
13-Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalı ...Sigorta A.Ş. Aleyhinde poliçe limiti nedeniyle 120.000,00-TL ile sınırlı olarak hüküm kurulmuş olup, emsal nitelikteki yargılama dosyalarında davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sorumluluğunun nasıl belirlenmesi gerektiği hususundaki: "Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi olan 2020 yılı itibariyle poliçe limiti 41.000-TL olup, mahkemece de bu husus gözetilerek hüküm tesis edilmiş, birtakım yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de poliçe limitindeki sorumluluğa orantılama yapılarak hüküm tesis edildiği anlaşılmış olup, hükmedilen tutara ve poliçe limitine göre harç ve vekalet ücreti yönünden hesapta bir hata yok ise de, yargılama giderleri (1.057,40-TL + 1.128,22-Euro) bakımından davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile orantılı olarak sorumlu olduğu belirtilmeksizin müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamış, yine davadan önce yasa gereği sigorta şirketine başvuru şartı bulunduğundan zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı halde davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeniyle bu giderin davacı tarafa yüklenmesi de gerekmekle, bu yönler bakımından davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazları haklı görülmüş, peşin harç bakımından dava tarihindeki kur itibariyle hükmedilen tutarın karşılığına ve peşin harç tutarına göre davalının da sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, yukarıda belirtilen yanlışlığın giderilmesi ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2. madde uyarınca hükmün Dairemizce bu yön itibariyle düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir."(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2022/252 Esas 2024/1061 Karar sayılı 03/07/2024 tarihli ilamı) emsal nitelikteki istinaf ilamları dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerinden toplam dava değeri ve poliçe limitleri dikkate alınarak belirlenmiş, arabuluculuk ücretinin ise yine istinaf ilamında gösterilen gerekçeler nedeniyle davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
A-3.977,08-Euro hasar bedeli ve 900,00-Euro değer kaybı zararı toplamı 4.877,08-Euro maddi tazminatın, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 120.000,00-TL poliçe limitini aşmamak üzere, davalı ...yönünden kaza tarihi 15.07.2023, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 27.09.2023 tarihden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işletilecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
B-195,00-Euro ikame araç zararının kaza tarihi 15.07.2023'den itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre işletilecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.413,80-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 3.708,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.277,45-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin harcın yalnızca 4.060,85-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 3.708,75-TL toplamı 4.136,35-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 257,00-TL posta ve tebligat ücreti, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 592,38-Eurox35,8290-TL=21.224,38-TL ekspertiz ücreti toplamı 28.908,98-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderlerinin yalnızca 19.089,44-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin duruşmada yüzüne karşı, davalı...vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır