T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/645 Esas
KARAR NO : 2025/552
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 30/07/2024
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkiline ait... plakalı araca, 04/04/2024 tarihinde ... plakalı aracın %100 kusurlu olarak çarpması sonucu değer kaybına uğradığını, Müvekkili aracında oluşan değer kaybının tazmini için, Sigorta şirketine (başvurumuz 05/06/2024 tarihinde, şirkete ulaşmıştır) başvurulmuşsa da, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaması sebebiyle arabuluculuk süreci işletildiğini, ancak değer kaybı bedelinin ödenmesi konusunda anlaşma sağlanamadığını, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından; kazaya %100 kusuruyla sebep olan araç maliki adına kaza tarihinde yürürlükte olan... poliçe numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi tanzim edildiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasına göre sigortacı, sigortalısının 3. kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, buna göre müvekkili aracında kaza neticesinde gerçekleşen değer kaybı da müvekkili aracında ekonomik yönden tespit edilebilir maddi bir zarar kalemi oluşturduğundan, sigorta şirketince bu zararın doğrudan tazmin edilmesi gerektiğini, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kalmak kaydıyla ve ileride bilirkişilerce tespit edilecek miktara artırılmak üzere şimdilik müvekkili araçta oluşan 500,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; 20.000,00-TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 04/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Uyuşmazlığa konu kazaya karışan... plakalı araç müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve 23.08.2023-2024 vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, huzurdaki dava konusu kaza 04.04.2024 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 200.000,00 TL olduğunu, Müvekkili şirketin sorumluluğunun her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının ekleri kısmında aşağıdaki durumlarda değer kaybı talepleri teminat dışında bırakıldığını, yapılan inceleme ve kontroller neticesinde talep sahibi...n mini onarım ile giderilebilen basit kaporta, plastik tampon/parça onarımları, mekanik, elektronik vb. nitelikte hasara uğradığı tespit edilmiş olup davacının değer kaybı talebi teminat dışı olduğundan işbu davanın esasa girilmeksizin reddini talep ettiklerini, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını, bu nedenlerle davanın usulden reddine, aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 27/04/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dava konusu olan... plakalı,... marka, 2023 model aracın 04.04.2024 günü meydana gelen trafik kazanın oluşmasındaki kusur dağılımları, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarılmasının ekonomik olup olmadığı, aracın onarımı ekonomik ise aracın onarımı sonrasında araçta değer kaybı meydana gelip gelmeyeceği hususlarında, dosya kapsamında bulunan belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda;
A- KUSUR YÖNÜNDEN
1)-... Plakalı Kamyonet Sürücüsü ... ” nun;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun ...” nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar ve sürücülere ait asli kusurları düzenleyen 84. Maddesinin (j) bendindeki “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda ETKEN OLDUĞU kanaatine kanaatine varılmıştır.
2)-...Plakalı otomobil Sürücüsü ...” nın;
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununca kazaya etken bir hareketi bulunmadığından kazanın meydana gelmesinde ETKEN OLMADIĞI kanaatine varılmıştır.
B-HASAR ONARIM BEDELİ YÖNÜNDEN
Tespit ve incelemenin ''MADDİ HASARIN DEĞERLENDİRMESİ'' bölümünde ayrıntıları ile verildiği üzere dava konusu olan... plakalı...marka, 2023 model aracın 04.04.2024 günü meydana gelen trafik kazası sonucunda meydana gelen ''HASAR ONARIM BEDELİNİN'' 12.000,00 TL (KDV DAHİL) olduğu,
Dava konusu olan ... plakalı, ...marka, 2023 model, aracın 04.04.2024 tarihlerinde 2.el piyasa değeri (internet siteleri ve ikinci el satış ilanları göz önüne alındığında KAZA TARİHİNDEKİ HASARSIZ HALİ RAYİÇ DEĞERİNİN 1.250.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında, HASARIN ONARIMININ EKONOMİK OLDUĞU,
C- DEĞER KAYBI BEDELİ YÖNÜNDEN
* Dava konusu olan, ... plakalı,... marka, 2023 model aracın 04.04.2024 tarihindeki kaza sonucu meydana gelen hasar nedeniyle 2.el piyasa değeri (internet siteleri ve ikinci el satış ilanları ile KAZA TARİHİNDEKİ HASARSIZ RAYİÇ DEĞERİ 1.250.000,00 TL) DEĞERİ İLE KAZA SONRASINDA ONARILMIŞ HALİ RAYİÇ DEĞERİ OLAN (1.230.000,00 TL) ile arasındaki farkı kadar, dava konusu taşıtta 20.000,00 TL DEĞER KAYBI olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın onarılması sonrasında değer kaybı zararı oluştuğu iddiasına dayalı açılmış maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 04/04/2024 tarihli trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımları, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarımı sonrasında araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı ve belirlenen değer kaybı zararının davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürüle...plaka sayılı aracın davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 23/08/2023-23/08/2024 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 200.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Taraflarca dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında gösterilen kaza oluş şeklinin aksi yönde bir kaza oluş şekli gerçekleştiği ileri sürülmediğinden keşif ve tanık dinlenilmeksizin dosya üzerinden kaza tespit tutanağı dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere dosya adli trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 27/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı...'nun KTK'nın 52/b ve 84/j maddelerine yönelik kural ihlaliyle kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiği, davacı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı kusur yönünden taraflarca bir itiraz sürülmediği gibi dava konusu kazanın davacıya ait aracın park halinde bulunduğu sırada davalının sigortalısı araç sürücüsünün hatalı manevrası nedeniyle gerçekleştiği, bu haliyle kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamına göre kazanın oluşumunda davalının sigortalısı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiği gözetilerek davalının zararın tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarımı sonrası değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı hususunda alınan 27/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda, aracın kaza öncesi değerinin 1.250.000,00-TL olduğu, hasarın onarılmasının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle araçta 20.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraflarca açık bir itiraz ileri sürülmediği, dosya kapsamına göre davacıya ait araçta oluşan hasarın boyasız olarak onarılması mümkün ise de aracın kaza öncesi hasar kaydının bulunmadığı ve kaza nedeniyle SBGM nezdinde oluşacak hasar kaydı nedeniyle bir miktar değer kaybı zararına uğrayacağının kabulü gerektiği, aracın rayiç değeri, KM'si ve segmenti itibariyle 20.000,00-TL değer kaybı zararının dosya kapsamına ve piyasa şartlarına uygun olduğu gözetilerek davacıya ait aracın 20.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı kabul edilmiştir.
9-Davacı vekilinin 05/05/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri 20.000,00-TL'ye yükseltilmiş ve kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talep edilmiştir.
Davacıya ait aracın değer kaybı zararı miktarı 20.000,00-TL olarak belirlenmiş olup, davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe teminatı 200.000,00-TL'den bu miktarı karşılayamayacak şekilde ödeme yapıldığına dair bir ödeme savunması bulunmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de sigorta şirketinin KTK 97.maddesi gereğince ancak yazılı başvuru sonrasında temerrüde düşeceği, dosya kapsamına göre davacı vekilinin 08/06/2024 tarihinde yazılı başvuruda bulunduğu ve davalı şirketin 8 iş günü sonrasında 21/06/2024 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davalının sigortalısı aracın ruhsat kaydının ticari olduğu anlaşıldığından avans faizi talebi yerinde görülmüş ve faiz türü olarak avans faizine hükmedilmiştir.
10-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 20.000,00-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatında davalı sigorta şirketinin poliçe limitinden kaynaklanan sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla temerrüt tarihi 21/06/2024'ten itibaren avans faizi işletilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.366,20-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 334,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 604,60-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 334,00-TL toplamı 761,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 250,00-TL posta ve tebligat ücreti, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 7.177,60-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır