T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/655 Esas
KARAR NO : 2025/808
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/08/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı yana ... sözleşme hesap nolu abonelik çerçevesinde elektrik tedariki sağlanmış olup davalı tarafça ödenmeyen cayma bedeli faturasının tahsili amaca ile Merkez takip sistemi ... esas sayılı takip dosyası ile takibe başlandığını, davalı hakkında 95,243.29-TL fatura alacağı 26.741,18-TL işlemiş faiz ve bu faiz nedeni ile doğan 5.348,24-TL KDV olmak üzere toplam 127.332,71-TL alacağın takip tarihinde itibaren asıl alacağa işleyecek değişen oranlardaki gecikme faizi ve bu faizin KDV'sinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, anılan sözleşme gereği davalı tarafa elektrik enerjisi teminini sağlandığını, bununla birlikte davalı yanca taahhüde aykırı davranıldığını, davalı tarafın yetki konusunda da itirazda bulunulmuşsa da bu itirazın yersiz olduğunu, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme hükümlerinde (m16.7) anlaşmazlıkların çözümünde mühsıran İzmir ve Manisa Mahkemeleri ve İcra Dairelerinini yetkili denilmekte olduğunu, taraflarca bu hususta mutabık kalındığını, davalı tarafa fatura tahakkuku akabinde fatura hakkında bilgi verildiğini ve ödememesi nedeni ile sonraki süreçte de bilgilendirilmeler yapıldığını, ancak sonuç alınamadığını davalı tarafından itirazın kötü niyetle ve zaman kazanmak için yapıldığını, bu süreçte davalı tarafın davalı tarafın alacaklılarından mal kaçırmaya giriştiğini, müvekkili şirketin alacağını rehinle temin edilmiş olmayıp bu nedenle müvekkili şirketin fazlaya ilişkin ve başkaca talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile davalı tarafın 127.332,71-TL tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, davamızın kabulü ile Merkezi Takip Sistemi ... esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ve takibin İzmir İcra Dairelerinde devamına, davalının asıl alacağı %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile aramızda akdedilen... nolu sözleşmeye uygun olarak feshedildiğini, tarafımızın fesih bildirimi 03/10/2022 tarihinde davacı tarafın bayisi olan... tarafından kendilerine ait mail yolu ile müvekkili şirkete bildirildiğini, söz konusu fesih bildirimi her ne kadar tarafımızca bayiden tarafımızca talep edilmiş olsa da KVKK vb hususların bahane edilerek tarafımızla paylaşılmadığını, öncelikle ... arasında 01/10/2022-11/05/2023 tarihlerinde gerçekleşen tüm yazışma ve maillerin sunulmasını talep ettiklerini, hal böyleyken tarafımızca yapılmış fesih bildiriminin sözleşmeye uygun olduğunu, iş bu davanın esastan reddine talep ettiklerini, davacının temsilicisi olan... davaya konu sözleşme imzalanma esnasında davacıya bilgi verirken piyasa takas fiyatının (PTF'nin) daha avantajlı olduğunu, Ptf 'nin artması halinde istediği zaman çıkarak ulusal tarifeye geçebileceğini her hangi bir taahhüt olmadığını, sadece aktif enerji birim fiyatının sabitlenmesi halinde taahhüdün olacağını , beyan ederek müvekkili ile sözleşme yapıldığını, öncelikle belirtmek isteriz ki akdedilen sözleşmeden dönülmesi durumunda kararlaştırılan bedel cayma bedeli olarak değil cezai şart olarak kararlaştırıldığını, davacı şirket tarafından gönderilen fatura cayma bedeli olarak düzenlendiğini, cezai şart ve cayma bedeli aynı olmaması sebebiyle iş bu faturalar tarafımızca sistem üzerinden iade edildiğini, iş bu davanın esastan reddini talep ettiklerini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, davanın açılmasına sebebiyet vermediğimiz husus da göz önüne alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamız yönünden karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişinden alınan 10/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"Dosya çerisindeki belgeler incelendiğinde;
1) Davalı şirket tükettiği elektrik enerjisi bakımından EPDK tarafından her yıl belirlenen tüketim miktarını aştığından “Serbest tüketici” niteliğindedir.
Serbest tüketiciler, bulundukları bölgede görevli perakende satış şirketinden tedarikçisini seçmeden “son kaynak tedariği kapsamında' EPDK ulusal Tarifeleri üzerinden enerji alabileceği gibi, Türkiye'nin herhangi bir yerinde faaliyet gösteren tedarik şirketleri ile 'İkili Anlaşma' yaparak aralarında kararlaştırılan birim fiyatlar üzerinden enerji alma hakkına sahiptir.
2) Bu kapsamda davalı şirketin... Mah.... Caddesi No:...Sultanbeyli — İzmir adresindeki işyerine enerji temin amacıyla, davalı şirket ile e ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. arasında 01.07.2022 tarihinden geçerli olmak ve 01.07.2023 tarihinde sona ermek üzere 12 ay geçerli Sanayi abone grubu üzerinden “Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma” düzenlenmiştir.
3) Davalı şirket tarafından taraflar arasındaki İkili Anlaşma Nisan-2023 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiğinden ...Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin davalı şirketi 01.05.2023 tarihinde portföyünden çıkardığı, davalı şirketin bu tarihten sonra bulunduğu bölgede görevli tedarik şirketinden (... Elektrik Perakende Satış A.Ş.) enerji aldığı anlaşılmaktadır.
4) Taraflar arasındaki sözleşmenin “Sözleşmenin Sona Ermesi” başlıklı 10. Maddesinde;
*10.10) Sözleşmenin 4.2, 5.6, 11.2, 11.3 ve 15. Maddeleri uyarınca öngörülen durumlar dışında Müşterinin, Sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi ve/veya feshine sebebiyet vermesi ve/veya Sözleşmeye aykırı davranması ve/veya iş bu madde kapsamında belirtilen sebeplerle Sözleşmenin Feshedilmesi/Feshedilmiş sayılması hallerinde, Müşteri Sözleşme Süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin 1 (bir) katı tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.... Ne var ki taraflardan her biri 30 gün öncesinde Sözleşmede öngörülen usullerle bildirimde bulunmak kaydıyla, iş bu sözleşme ve eklerini herhangi bir cezai şart ödemeksizin tek taraflı olarak feshedebilir” denilmektedir.
Dosya içerisinde davalı şirketin doğrudan davacı şirkete yada davacı şirketin bayisine 30 gün önceden sözleşmeyi (İkili anlaşmayı) feshedeceği konusunda yazılı bildirimde bulunduğu konusunda herhangi bir belge bulunmamaktadır.
Bu durumda taraflar arasındaki İkili Anlaşmaya göre davalıya sözleşme döneminde ödediği en yüksek fatura tutarında cezai şart faturası düzenlenmesi İkili Anlaşmaya uygun olup, bu konuda nihai takdir sayın Mahkemenize aittir.
İkili Anlaşmanın 10.10 maddesinde göre davalının sözleşme geçerlilik süresi boyunca (01.07.2022 — 01.05.2023) ödediği en yüksek fatura tutarı; 31.08.2022 — 30.09.2022 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan 30.09.2022 düzenlenme — 13.10.2022 son ödeme tarihli ve 95.243,29 TL tutarlı 2022/09 dönem faturasıdır.
Bu fatura cezai şart faturasına esas olduğundan kontrol amaçlı olarak hesaplanmış, taraflar arasındaki ikili anlaşmaya uygun olarak hesaplandığı görülmüştür.
5) Taraflar Arasındaki İkili Anlaşma'nın “Ödeme Koşulları ve Faturaya İtiraz” başlıklı 7. Maddesinin 4. Fıkrasında;
*7.3) Faturaların süresi içerisinde ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre belirlenen aylık orana 1 (bir) puan ilave edilmesi ile bulunacak oranda gecikme faizi ve KOV uygulanacaktır. Sözleşme tarihi itibari ile iş bu sözleşme kapsamında uygulanacak gecikme faizi oranı aylık 962,6 olarak hesaplanmıştır.
Tedarikçi 6183 sayılı Kanunun 51. Maddesinde belirtilen oranın artmasına bağlı ve/veya bağımsız olarak kurumsal internet sitesinde ilan etmek veya Sözleşmede belirtilen usullerden herhangi birisi ile bildirim yapmak suretiyle uygulanacak olan faiz türü ve oranında her zaman değişiklik yapabilir. Yapılan kısmi ödemeler, varsa öncelikle ferilerinden mahsup edilecektir.' denilmektedir.
Bu durumda davalının icra takip tarihi itibariyle işlemiş faiz ve KDV dahil toplam borcu;
Cezai Şart faturası olarak ;95.243,29 TL,
İşlemiş faiz olarak ;35.915,85 TL,
İşlemiş faiz KDV'si olarak ; 6.464,85 TL olmak üzere, Toplam ; 137.624,00 TL olmaktadır. Bu tutar davacı şirketin takipte talep ettiği toplam 127.332,71 TL'lık talebinden daha yüksek olduğundan taleple bağlı kalınıp kalınmayacağı konusunda takdir. sayın Mahkemenize aittir." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine abonelik sözleşmesinden kaynaklanan toplam 127.332,71-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/ davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinden yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, dava ve mahkememizce ön inceleme celsesinde verilen ara karar gereği sunduğu 17/12/2024 tarihli dilekçesinde taraflar arasında 12 süreli abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalının taahhüt süresinden önce sözleşmeyi feshettiğini, fesih sonucu sözleşmenin 10.10 maddesi gereği cayma bedeline ilişkin fatura düzenlendiğini anca ödeme yapılmadığını iddia etmekte, davalı vekili ise sözleşmenin feshedildiğini kabul ederek, feshin davalı acentesi aracılığıyla yapıldığını, kendilerine fesih sebebiyle tazminat ödeneceği konusunda bilgilendirmenin acente tarafından yapılmadığını, yatırılan 50.000,00 TL güvence bedelinin faturadan mahsup edilmesi gerektiğini ve tahsili talep edilen faturanın cayma bedeli olarak düzenlendiğini oysaki sözleşmenin 10.10 maddesinde cezai şarta yönelik belirlemenin yapıldığını, cayma bedeli ile cezai şartın birbirinden ayrı kavramlar olduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Taraf arasında imzalanmış olan “Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma” başlıklı abonelik sözleşmesi incelendiğinde, konusunun davalı şirketin işyerine sanayi abone grubu üzerinden enerji temin amacını taşıdığı, süresinin 01.07.2022-2023 tarihleri aralığını kapsadığı,
“Ödeme Koşulları ve Faturaya İtiraz” başlıklı 7.Maddesinin 4. Fıkrasında;
*7.3) Faturaların süresi içerisinde ödenmemesi halinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre belirlenen aylık orana 1 (bir) puan ilave edilmesi ile bulunacak oranda gecikme faizi ve KDV uygulanacaktır. Sözleşme tarihi itibari ile iş bu sözleşme kapsamında uygulanacak gecikme faizi oranı aylık 962,6 olarak hesaplanmıştır. Tedarikçi 6183 sayılı Kanunun 51. Maddesinde belirtilen oranın artmasına bağlı ve/veya bağımsız olarak kurumsal internet sitesinde ilan etmek veya Sözleşmede belirtilen usullerden herhangi birisi ile bildirim yapmak suretiyle uygulanacak olan faiz türü ve oranında her zaman değişiklik yapabilir. Yapılan kısmi ödemeler, varsa öncelikle ferilerinden mahsup edileceği
"Teminatlar (Güvence Bedeli) başlıklı 8. Maddesinde;
*8.1) Tedarikçi, ödenmeyen fatura bedellerinin mahsubunda kullanılmak üzere, Müşteriden son 12 aylık tüketimlerinden en yüksek tüketimi esas alınmak suretiyle, iş bu sözleşmenin 5.1 ve 5.2 maddeleri uyarınca hesaplanacak faturanın /tahsilatına aracılık edilen bedeller, vergi, fon, pay da dahil olmak üzere) 2 (iki) katı tutarında nakit yada teminat mektubu olarak güvence bedeli alacağı, Hesaplama yapılırken sözleşme tarihindeki veriler esas alınır. Güvence bedeli, sözleşme süresi sonunda, Tedarikçi tarafından yapılacak kapanış hesabı sonrasında Müşterinin borcunun bulunmaması koşulu ile talep üzerine 5 (beş) işgünü içerisinde iade edileceği,
“Sözleşmenin Sona Ermesi” başlıklı 10. Maddesinde;
“10.1) Müşterinin Sözleşmeye aykırı davranması durumunda Tedarikçi, ayrı bir ihtara gerek olmaksızın Sözleşmeyi her zaman feshedebileceği,
10.3) Müşterinin herhangi bir faturasını son ödeme tarihinde ödememesi halinde Tedarikçi, Sözleşmeyi Müşteriye ayrıca bir bildirim yapmaksızın her zaman fesih hakkına haiz olduğu,
10.10) Sözleşmenin 4.2, 5.6, 11.2, 11.3 ve 15. Maddeleri uyarınca öngörülen durumlar; dışında Müşterinin, Sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi ve/veya feshine sebebiyet vermesi ve/veya Sözleşmeye aykırı davranması ve/veya iş bu madde kapsamında belirtilen sebeplerle Sözleşmenin Feshedilmesi/Feshedilmiş sayılması hallerinde, Müşteri Sözleşme Süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin 1 (bir) katı tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder. Müşterinin bu bent kapsamında cezai şarta esas alacak tüketim verisinin bulunmaması halinde, Sözleşme 11.5 maddesi uyarınca Müşteri tarafından sunulan yahut ilgili dağıtım şirketinden temin edilecek tüketim verişleri doğrultusunda, Sözleşmenin 5.1 maddesi kapsamında hesaplanacak ortalama fatura tutarı esas alınarak cezai bedelin tespit edileceği, ne var ki taraflardan her biri 30 gün öncesinde Sözleşmede öngörülen usullerle bildirimde bulunmak kaydıyla, iş bu sözleşme ve eklerini herhangi bir cezai şart ödemeksizin tek taraflı olarak feshedebileceğinin yazılı olduğu görülmektedir.
Tüm bu nedenler ile, taraflar arasındaki 12 ay süreli abonelik sözleşmesinin davalı tarafça feshedilerek sonlandırıldığı, fesihten önce davalının 30 gün önceden bildirimde bulunduğuna yönelik delili dosyaya sunmadığı, her ne kadar davacı acentesi ile yaptığı whatsapp görüşmeleri dosyaya delil olarak ibraz edilmiş ise de iş bu görüşmeler de bildirim niteliği taşımadığı, acente tarafından cezai şart tazminatının hatırlatılmasını gerektirir bir durumun davanın taraflarının basitli davranmakla yükümlü kılınan tüzel kişi tacirlerden olmaları ve imzalanan sözleşme hükümlerinin sonuçlarına katlanmakla yükümlü oldukları, takibe konu faturada cayma bedeli olarak açıklama yer almakta ise de, iş bu bedelin taraflar arasındaki sözleşmenin bildirimsiz feshedilmesi sonucu 10.10 maddesi gereği cezai şart bedeli olarak düzenlendiğinin sabit olduğu, davalı tarafa mahkememizce verilen kesin süre içerisinde davacıya yapılan 50.000,00 TL güvence bedelinin ödendiğine yönelik bir delilin sunulmadığını, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davalı vekilinin cezai şartın fahiş olduğuna yönelik bir itirazının bulunmadığı, güvence bedelinin mahsubu yönünden yaptığı itirazın ise az evvelde belirtildiği üzere 50.000,00 TL güvence bedelinin ödendiğine yönelik bir delil sunulmaması nedeniyle ek rapor aldırılmasına gerek görülmeyerek, davalının süresinden önce bildirimsiz fesih yapmış olması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşmenin 10.10 maddesi gereği cezai şart bedelini ödemesi gerektiği kanaatine varılarak bilirkişi raporunda ki hesaplama mahkememizce hükme esas alınmış ve talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne, kabul edilen bedel faturaya dayandığından davalı aleyhine tazminata karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir Merkezi Takip Sistemi' nin... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 127.332,71 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 25.466,54.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 8.698,09 TL karar ve ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 8.270,49 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 262,50 TL posta ve diğer giderler ile 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.117,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır