T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/667 Esas
KARAR NO : 2025/191
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 08/08/2024
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 26.01.2024 tarihinde İzmir ili Kemalpaşa ilçesinde ... ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, park halinde bulunan... plakalı müvekkile ait araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkili aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında da ifade edildiği üzere işbu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı... asli ve tam kusurlu olduğunu, . Kazanın oluş şekli ve taraflarca tutulan kaza tespit tutanağı nazara alındığında, ... plakalı araç sürücüsünün işbu kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu hususu izahtan vareste olduğunu, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak açılan iş bu davada tahkikat sonucunda kazadaki değer kaybı ve ikame bedel miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere; Müvekkili aracında meydana gelen şimdilik 100,00 TL ikame bedel tazminatının 2 nolu davalıdan, şimdilik 100,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının ise davalı sigorta şirketinin poliçe teminatlarını aşmamak üzere davalılardan müteselsilen ve müştereken temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Müvekkili için 12.000,00 TL bakiye değer kaybı bakımından maddi tazminatın davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (sigorta şirketi bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmak üzere) birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili için 12.250,00 TL ikame araç bakımından tazminatın davalı ...'den tahsiline, Arabuluculuk aşamasındaki vekalet ücretinin dikkate alınarak bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına ve kanuni vekâlet ücretinin yargılama giderleri ile birlikte davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin başvuru öncesi davacı ... hesabına 15.03.2024 tarihinde 28.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının gerçek zararını karşılamış olup başvuruya konu kaza bakımından başka bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul manasında olmamak üzere, davacının bakiye talebi bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 02/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... S O N U Ç: 26/01/2024 tarihinde Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile Davacıya ait ve park halindeki ...plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle;
1)... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunaTAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
2)... plaka sayılı davacı aracı yolun kenarında park halinde olup meydana gelen kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE KURAL İHLALİ OLMADIĞI
3)... plakalı aracın SOL ÖN VE ÖN KISIMLARINDA Meydana Gelen Hasarların İşbu Dava Konusu Kaza İle İlintili Olduğu,
4)Davacıya ait... plakalı...marka ve ...Sedan 1.6 170 BG 1.592 cm³ otomobilde bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 40.000,00 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
5)Davalı Sigorta Şirketi tarafından Davacıya 28.000,00 TL Değer Kaybı tazminatı ödenmiş olduğundan Davacının Bakiye Değer Kaybı Alacağı 12.000,00 TL olarak hesaplandığı,
6) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 7 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 1.750,00 TL/gün hesabı ile İkame araç gideri 12.250,00 TL hesap edilmiş olduğu.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı zararının ve ikame araç zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı, davacıya ait aracın onarımda geçen sürede kullanılamaması nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı ve bu zararların davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan... Sigorta Anonim Şirketi'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin, davalı ...'e ait ... plaka sayılı aracın 28/02/2023-28/02/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 26/01/2024 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 200.000,00-TL olduğu görülmüştür.
5-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş ise de dava konusu kazanın haksız fiilden kaynaklandığı ve dava konusu kazanın mahkememiz yargı çevresi içerisinde bulunan İzmir ili Kemalpaşa ilçesinde meydana geldiği, 6100 sayılı HMK'nın 16/1. Maddesi uyarınca mahkememizin yetkili mahkemelerden olduğu gözetilerek yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
6-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'ün KTK'nın 52/b maddesine yönelik kural ihlali gerçekleştirmesi nedeniyle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken kural ihlalinin bulunmadığına dair görüş bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı taraflarca itiraz ileri sürülmediği gibi mahkememizce yapılan incelemede de resen gözetilmesi gereken bir hata veya eksiklik tespit edilemediği, kaza tespit tutanağına göre davacılı araç sürücüsünün davacıya ait park halindeki araca çarpması nedeniyle gerçekleştiği, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki bilgilere göre davalının asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
7-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının ve ikame araç zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 21/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle araçta 40.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı, dava öncesi sigorta şirketinin gerçekleştirdiği 28.000,00-TL kısmi ödemenin mahsubu ile davacının bakiye değer kaybı zararının 12.000,00-TL olduğu, aracın onarımının 7 gün süreceği ve bu süre zarfında günlüğü 1.750,00-TL bedel ile emsal nitelikte bir aracın kiralanabileceği ve zararın 12.250,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ise de taraflarca rapora karşı bir itiraz ileri sürülmediği görülmüştür. Mahkememizce yapılan incelemede de resen gözetilmesi gereken bir hata veya eksiklik bulunmadığı, davacıya ait aracın marka, model ve segmentine göre tespit edilen değer kaybı zararı, onarım süresi ve ikame araç zararının dosya kapsamı ile piyasa koşullarına uygun mahiyette olduğu gözetilerek davacının bakiye değer kaybı zararının 12.000,00-TL ve ikame araç zararının 12.250,00-TL olduğu kabul edilmiştir.
8-Davacı vekilinin 26/01/2023 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri değer kaybı zararı yönünden 12.000,00-TL'ye, kazanç kaybı zararı yönünden 12.250,00-TL'ye yükseltilmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden yalnızca değer kaybı zararı yönünden talepte bulunulmuş olup, sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kaza tarihi itibariyle 200.000,00-TL ile sınırlıdır. Dava öncesinde davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu kaza nedeniyle 24.450,00-TL hasar bedeli ve 28.000,00-TL değer kaybı zararı ödemesi olmak üzere toplam 52.450,00-TL ödeme yapıldığı, ve bakiye poliçe limiti olan 147.550,00-TL'nin davalıdan talep edilen 12.000,00-TL değer kaybı zararını karşılamaya yeterli olduğu, sigorta şirketi ile sigortalı araç malikinin sorumluluklarının sıralı sorumluluk değil birlikte-müteselsil sorumluluk mahiyetinde olduğu gözetilerek davanın her iki davalı yönünden kabulüne karar verilmiştir.
İkame araç zararı yönünden yalnızca araç sürücüsü ve malikinden talepte bulunulmuş olup, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre araç malikinin kaza nedeniyle araçtan faydalanamadığı süre zarfında farklı bir araç kiralamamış olsa dahi salt aracın kullanımından yoksun kaldığı için bir zararının oluşacağı, zarar görenin bu zararını ispatı için ayrıca bir araç kiralama belgesi sunmasının gerekmediği dikkate alınarak davanın kabulüne ve 12.250,00-TL ikame araç zararının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça tazminat miktarlarına temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... aracın işleteni ve sürücüsü olduğundan kaza anından itibaren temerrüt halinde olduğu kabulü ile kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu sigorta hukukundan kaynaklanmakla sigorta şirketinden talepte bulunulabilmesi için dava öncesi başvuru şartı bulunduğundan temerrüt tarihi buna göre belirlenecektir. Dosya kapsamına göre davacı vekilinin dava öncesi yazılı başvurusuyla 28/02/2024 tarihinde hasar dosyası açıldığı, her ne kadar davalı sigorta şirketinin ödeme süresi 8 iş günü ise de davacı vekilinin yazılı başvurusunda davalı şirkete 15 günlük ödeme süresi verildiği gözetilerek 15 gün sonunda 14/02/2024 tarihinde temerrüt gerçekleştiği gözetilerek 14/02/2024'ten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
9-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne,
a-12.000,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu bakiye poliçe limiti 147.550,00-TL aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalı ... yönünden kaza tarihi 26/01/2024'ten, davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 14/03/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
b-12.250,00-TL ikame araç zararından kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi 26/01/2024'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.656,51-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 410,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 818,2-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, davalı... Sigorta Anonim Şirketi aleyhinde hükmedilen miktara isabet eden peşin harç alındığından sigorta şirketinden ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 24.250,00-TL vekalet ücretinin davalıdan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin vekalet ücretinin yalnızca 12.000,00-TL'lik kısmından sorumlu tutulmasına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 410,71-TL toplamı 838,31-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin harcın yalnızca 819,72-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 589,00-TL posta ve tebligat ücreti, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 8.016,60-TL yargılama giderinin, davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin aleyhinde hükmedilen miktar dikkate alınarak yalnızca 3.966,97-TL'lik kısımla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin gerekçenin 9 nolu paragrafında açıklanan nedenlerle davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır