T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/699 Esas
KARAR NO : 2025/396
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2023
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı, Tire İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyaları ile aleyhine yürütülen ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını istediğini, Davalı ile müvekkili arasındaki alım satım iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun davalıca ödenmesi gerekirken bugüne kadar tarafına herhangi bir ödeme yapılmadığını, Bunun üzerine davalı hakkında Tire İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak toplam 26.000 TL asıl fatura alacağı yönünden takip başlatıldığını, Davalı vekili aracılığıyla 14.11.2022 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, Davalı itirazında borcu olmadığını belirttiğini, Borçlu davalı ve müvekkili arasında sürekli bir alım satım ilişkisi olduğunu, Müvekkilin ticari defterleri incelendiğinde davalının müvekkile borcu faturadan kaynaklı 26.000 TL'dir olduğunu, Davalıya malın teslim edildiğine ilişkin faturada bizzat kendi adı soyadı ve imzası bulunduğunu, borçlunun icra takibine yaptığı itirazlarının asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz yönünden iptaline, icra takibinin devamına, borçlunun %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesine özetle: müvekkil dava dışı müvekkilin babasının yanında hayvancılık işi ile uğraştığını, sürekli ve devamlı olmamak üzere davacı ile müvekkilin babası arasında ticari alışverişler olduğunu, Bunun neticesinde davacı firma tarafından müvekkile teslim edilen cari hesap ekstresi ibraz edilmiş ve müvekkil ve/veya babası ilgili borçlarını davacı firmaya ödendiğini, Davacı firma yukarıda bahsi geçen ödenen alacaklarına yönelik olarak öncelikle, Tire İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil ve dava dışı babası... adına yem satış bedeli açıklaması ile mesnetsiz bir şekilde 74.000,00-TL'lik bir yasal takip başlattığını, Müvekkil ve dava dışı... söz konusu takibe itiraz ettiğini, Söz konusu takibe itiraz edilmesi sebebiyle davacı bu sefer de, dava dışı... aleyhine Tire İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı yasal takip dosyaları üzerinden ve müvekkil ... aleyhine, Tire İcra Müdürlüğü'nü...Esas sayılı yasal takip dosyası üzerinden yasal takip başlattığını, Müvekkil ve dava dışı ... tarafından aynı konu hakkında bir kez daha açılan yasal takiplere haklı olarak itiraz edildiğini, Davacı firma bu kez ise, işbu davaya konu faturadan kaynaklı olarak daha önceden açılan Tire İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile aynı alacak hakkında, müvekkil ... adına yeniden yasal takip başlattığını, Davaya konu Tire İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına konu... nolu 26/08/2021 tarihli fatura üzerinde yer alan imza müvekkiline ait olmadığını,sayılan sebeplerle Müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmaması sebebiyle itirazları haklı olup, açılan haksız ve yersiz davanın reddini talep etmiştir.
Dava, satım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından düzenlenen ve ödenmeyen bir fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karış yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu takip dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine 26/08/2021 tarihli 26.000,00 TL bedelli fatura dayanak gösterilerek takibin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı/borçluya tebliğ edildiği, davalı/borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, takibe dayanak faturada yer alan ürünlerin teslim edilmesine karşılık davalı tarafından borcun ödenmediğini, faturada davalının isim ve imzasının bulunduğunu iddia ederek davanın kabulünü talep etmekte, davalı vekili ise, davacı ile müvekkilinin babasının ticari ilişki içinde bulunduğunu, faturada yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, aksi kanaat halinde ise takibe dayanak fatura bedelinin ödendiğini ve aynı fatura yönünden davaya konu takip dosyasından önce başka bir takip başlatıldığını ve bu takipten feragat edildiğini bu nedenle yeninden aynı fatura için takip başlatılmayacağını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Savunmaya konu Tire İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davamıza konu takip ile savunmaya konu takip dosyasında ki alacak dayanağının aynı faturadan kaynaklandığı alacaklı vekilinin 31/10/2022 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile takipten vazgeçildiğinin belirtildiği ve müdürlük tarafından da talep gibi tensip zaptının hazırlandığı, ihtilafa/davaya konu takibin ise aynı tarihte başlatıldığı bu hali ile takipten vazgeçme alacağın özünden vazgeçilmesi anlamını taşımadığından ayrıca Tire İcra Müdürlüğü' nü...Esas sayılı takip dosyasının kapatıldığı tarih itibari ile eldeki ihtilafa konu takibin başlatıldığı görüldüğünden davalının usuli itirazına itibar edilmemiştir.
Davalı taraf takibe dayanak faturada yer alan imzasını inkar ettiğinden imza incelemesi için dosya imza örnekleri de celp edilerek İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiş ve 05/02/2024 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre ; İnceleme konusu faturada yer alan imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Ticari defterlerin incelenmesi sonucu Bilirkişiden alınan 24/01/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; " DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2020 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfi teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2020 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Davacının incelemeye sunduğu 2021 ve 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı'na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
DAVALI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; Tire Vergi Dairesi Mi tarafından Sayın Mahkemenize yazılan 23.08.2024 tarihli müzekkere cevabında “Dairemiz ... TC kimlik numarasında kayıtlı ..., 011902 - Çiçek Yetiştiriciliği (Lale, Kasımpatı, Zambak, Gül vb. ile Bunların Tohumları) faaliyetinde bulunmakta olup, halen bu faaliyetine devam etmektedir. Ödevli bu faaliyetinden dolayı Basit Usulde mükellef olup, 2021 yılından itibaren Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/A.maddesi kapsamında Basit usul mükelleflerin kazançlarına istisna uygulandığından, 2022,2023,2024 yıllarına ilişkin hasılat bilgileri verilememiştir.” Şeklinde bilgi verilmiştir. Davalı tarafından bilirkişimize ibraz edilen vergi levhası görüntüsü raporumuzun inceleme ve değerlendirmeler" başlıklı bölümünde takdirlerinize sunulmuştur.Davalının Basit Usulde Ticari Kazanca sahip olduğu, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/A.maddesi kapsamında Basit usul mükelleflerin kazançlarına istisna uygulandığından ticari defter tutmadığı tespit edilmiştir.
DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA; Davacının, davalıya toplam KDV dahil 26.000,00 TL tutarında 1 Adet fatura düzenlediği, Davalının davacıya 2 adet işlem karşılığında toplam 26.000,00 TL ödeme yaptığı, Davacı ticari defter kayıtlarına göre, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan, takibe konu edilen 26.08.2021 tarihli ... nolu 26.000,00 TL tutarlı faturadan kaynaklı olarak borç alacak bakiyesinin bulunmadığı görülmüştür" şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Somut olayda, 26.08.2021 tarihli ... nolu 26.000,00 TL tutarlı fatura dayanak yapılarak başlatılan davaya konu takip dosyasında, takibe dayanak faturada yer alan imzanın İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 05/02/2024 tarihli raporuna göre davalı eli ürünü olduğu görüldüğünden taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunduğu ve sözleşme kapsamında düzenlenen faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiği sabit olup, satım sözleşmesinde alıcı teslim edilen ürünlere karşılık bedel ödeme borcunu üstlendiğinden davalının ödeme yaptığını usulüne uygun deliller ile ispat etmesi gerekecektir. Davacı tarafın incelenen ticari defterleri sonucu mahkememize sunulan bilirkişi raporuna göre, takibe dayanak fatura yönünden davalının ödeme yaptığı ve bakiye borcun bulunmadığının belirlendiği, her ne kadar sunulan rapora karşı davacı taraf itiraz etmiş ise de, davacının kendi tasarrufunda bulunan ticari defterlerinde, davalının takip dayanağı fatura yönünden ödeme yaptığının kaydedilmiş olması davacı aleyhine değerlendirilmesi gerektiğinden ve kullanılan yemin delili de sonucu değiştirmediğinden davanın reddine, davacı takip başlatmakta kötü niyetli olmadığından bu hususta yeterli delil davalı tarafça dosyaya sunulmadığından davalının tazminat isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 315,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 26.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2025
Katip ...
¸e imza
Hakim ...
eimza