T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/723 Esas
KARAR NO: 2025/57
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/08/2024
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil firma, davalı firmaya satmış olduğu mallar karşılığında Sayın Mahkemenize dilekçemiz ekinde sunduğumuz faturaları keserek davalı firmaya teslim etmiştir. Davalı firmanın işbu fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine davalı firma aleyhine Kemalpaşa İcra Dairesinin ... E. sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı firma işbu takibe borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla borca, faize, faizin kdv'sine, faiz oranına, borcun tamamına ve ferilerine, ödeme emrine, yetkiye haksız ve kötüniyetli olarak itirazda bulunmuş, bu sebeple takip durmuştur. Borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden faturalardan anlaşılacağı üzere borcun varlığı ortadadır. Kemalpaşa İcra Dairesinin...E. Sayılı icra takibi dosyasının durması üzerine dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuştur ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır. Tarafların anlaşamadığına ilişkin e-imzalı olarak imzalanan son tutanak işbu dilekçemizin ekinde Sayın Mahkemenize sunulmuştur. Taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamasından dolayı davalı firmanın haksız ve mesnetsiz olarak yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olmuştur. Müvekkil şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davamızın haklılığı ortaya çıkacaktır. Müvekkil firmanın alacağının temini bakımından; yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalı firma adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız olarak ihtiyati haczine Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise teminat karşılığında karar verilmesini talep ederiz. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulü ile Kemalpaşa İcra Dairesinin... E. sayılı icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalı firmanın haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı firma tarafa yüklenilmesine karar verilmesini Sayın mahkemenizden arz ve talep ederiz." şeklinde dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan 3 adet satış ve bir adet fiyat farkı faturası ile işlemiş faizin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Kemalpaşa İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 3 adet satış faturası ile bir adet fiyat farkı faturası dayanak gösterilerek toplam 245.505,20 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Borçlu/davalı vekili ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazda icra dairesinin yetkisine de itiraz etmiş ise de, yetkili icra dairesinin gösterilmemiş olması nedeniyle geçerli bir yetki itirazından bahsedilemeyeceğinden yetki itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı vekili takibe konu edilen faturalarda yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiğini ancak ödeme yapılmadığını bu durumunda müvekkilinin ticari defterleri ve banka hesap hareketleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini iddia ederek itirazın iptalini talep etmektedir.
Davacı satım sözleşmesinde satıcı konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle faturaya konu ürünleri davalı/satın alana teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, davalı vekili süresi içerisinde mahkememize bilgi vermediğinden davacı ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup,
Bilirkişiden alınan 27/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dava dosyası ve ekleri ile davacıdan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır;
VI. NOLU BÖLÜMDE DETAYLANDIRILDIĞI ÜZERE
DAVACI TARAF AÇISINDAN
DAVACI FİRMAYA AİT TİCARİ DEFTERLER, DAVALI ŞİRKET AÇISINDAN 2021-2022 VE 2023 YILLARI İLE İLGİLİ OLARAK İNCELENDİĞİNDE,
*2021-2022 ve 2023 yıllarında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı,
*2021-2022 ve 2023 yıllarına ait Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
*Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu,
TAKİP KONUSU FATURALARIN TARAF DEFTERİNDE KAYITLI OLUP OLMADIĞI İLE İLGİLİ OLARAK;
*2021 YILI TARAFLAR ARASINDA 2021 YILINDA CARİ İLİŞKİ OLMADIĞI,
*2022 YILI DAVACI TARAFINDAN DAVALI ADINA DÜZENLENEN VE TOPLAM TUTARI 194.914,76 TL TUTARLI 3 ADET FATURA SEHVEN DAVA DIŞI ... ALM. METAL LTD.ŞTİ. CARİSİNE 120.0484 CARİ KODU İLE İŞLENMİŞTİR.
*2023 YILI DAVACI TARAFINDAN DAVALI ADINA DÜZENLENEN VE TOPLAM TUTARI 194.914,76 TL TUTARLI 3 ADET FATURA SEHVEN DAVA DIŞI... ALM. METAL LTD.ŞTİ. CARİSİNE 120.484 CARİ KODUNDAN TERS KAYIT İLE ÇIKARILAN FATURALAR DAVALI FİRMANIN CARİSİNE AKTARILMIŞTIR.
DAVA VE TAKİP KONUSU EDİLEN FATURALARIN CELP EDİLEN BA FORMALARINA GÖRE DAVALI TARAFINDAN FATURALARIN VERGİ DAİRESİNE BİLDİRİLİP BİLDİRMEDİĞİ İLE İLGİLİ OLARAK;
- Kemalpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünün müzekkere cevabı incelendiğinde dava ve takip konusu edilen faturalardan;
-2022 yılına ait olan 3 adet faturanın ba formlarına dahil edildiği;
-2023 yılına ait olan 1 adet faturanın ba formlarına dahil edilmediği,
FİYAT FARKI FATURASINA İLİŞKİN TARAFLAR ARASINDA TEAMÜLÜN BULUNUP BULUNMADIĞI VEYA FATURALARIN DÖVİZ ÜZERİNDEN DÜZENLENİP DÜZENLENMEDİĞİ İLE İLGİLİ OLARAK;
-Davacı tarafından 31.10.2024 tarihli 1 nolu ara karara istinaden Sayın Mahkemenize verilen dilekçe incelendiğinde; “Dava dilekçesi ekinde sunulu davaya konu vade faturası, taraflar arasındaki gerçekleştirilen ticari ilişki sebebi ile kesinlen mal satımına ilişkin faturaların davalı tarafça ödenmemesi üzerine müvekkil şirkete vade farkına dayanılarak kesilmiştir.” Şeklinde beyanda bulunduğu,
-Söz konusu faturalar incelendiğinde, faturaların tamamının TL olarak düzenlendiği, üzerinde vade tarihi ya da vade farkı ile ilgili bir ibare bulunmadığı,
-Vade farkı/fiyat farkı, mal/hizmet bedelinin geç ödenmesi nedeni ile satış bedeline yapılan ilave olup; tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi, var olan ticari teamüller sonucunda da ortaya çıkabilir. Vade farkının talep edilebilmesi için;
i. Taraflar arasında bir fatura verilmesini gerektiren ticari ilişki bulunması,
ii. Bu ticari ilişkiye konu bedelin peşin veya belli bir tarihte ödenmesi hususunun kararlaştırılmış olması,
iii. Bedelin vadesinde ödenmemiş olması,
iiii. Vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunması veya vade farkı uygulamasının, taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olması; gerekmektedir.
Somut olayda, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmamakla birlikte, taraflar arasında sürekli uygulanan bir teamül olduğu hususunda da tespit yapılmamıştır. Bununla birlikte, faturalar üzerinde de vade tarihi ve vade farkı uygulanacağı yönünde bir ibare mevcut değildir.
DAVALININ DAVACIYA BORCU VAR İSE MİKTARININ VE İŞLEMİŞ FAİZ TUTARININ HESAPLANMASI İLE İLGİLİ OLARAK;
Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Davacı tarafa ait ticari defterlerde, 18.08.2023 takip tarihi itibarı ile takip konusu edilen faturaların toplamı 26.06.2023 tarih 36.576,46 TL tutarlı fiyat farkı faturası da dahil olmak üzere 231.491,22 TL, işlemiş faiz dahil 245.505,20TL Toplam Alacak üzerinden ilamsız takip başlatılmış olup, ticari defterlerinde davalı taraftan alacağı 81.491,22.-TL olarak kayıtlıdır.
Ancak rapor içeriğinde sunulu tabloda da görülebileceği üzere, bu alacak tutarı, 26.06.2023 tarihli ve 36.576,46 TL tutarlı Fiyat Farkı faturasını da kapsamaktadır.
Yukarıda açıklanmış olan nedenlerle, fiyat farkı faturası bedelinin alacak tutarından dışlanması gerekmektedir. Bu durumda, davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan alacaklı olduğu tutar; 81.491,22 — 36.576,46 = 44.914,76.-TL olarak hesaplanmaktadır.
Davacının takip talebinde faturalardan kaynaklı asıl alacak yönünden faiz talebi %12 olarak okunmaktadır. Taleple bağlılık ilkesi gereği, 18.08.2023 takip tarihinden, 26.08.2024 dava tarihine kadar işlemiş faiz hesap tablosu, aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.
Somut olayda, satıcı/davacı tarafından takibe konu edilen 4 adet faturanın ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için davalı tarafa mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe konu üç adet faturanın (satıma konu) davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davalının 81.491,22TL borç bakiyesi verdiği, somut olaya uygun emsal nitelikli Yargıtay ..D.' nin... Karar sayılı ilamı incelendiğinde, "Mahkemece taraflara usulüne uygun şekilde tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmeli ve ibraz edilen ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Ayrıca davacının takip dayanağı yaptığı faturada da davalı müşterinin vergi dairesi ve vergi numarası bulunmaktadır. Bu bilgilerden hareketle davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verip vermediği sorulmalı, böyle bir beyanname vermiş ise malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. " şeklinde içtihat oluşturduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının düzenlediği ve satım sözleşmesine ile takibe konu faturalara (vade farkı dışında) ilişkin davalının bu fatura ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi verdiği, celp edilen vergi kayıtlarından ve HMK' nun 222. Maddesine göre davalı ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmediği görüldüğünden davacının ürünleri teslim ettiğini kesin delil ile kanıtladığı, ancak satım sözleşmesine konu ürünlerin bedeline yönelik fatura dışında dışında vade farkı yönünden taraflar arasında teamülün bulunmadığı, asıl faturaların döviz cinsinden de düzenlenmediği görüldüğünden inkar edilmeyen 150.000,00 TL' lik ödemenin mahsubu sonucu hatırlatılan yemin hakkı da kullanılmadığından davacının toplam 44.914,76 TL alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, açıkça TTK' nun 1530. Maddesine dayanılmadığından ve TBK'nun 117. Maddesi gereği temerrüt somut olayda bulunmadığından faiz isteminin reddine, kabul edilen miktar faturaya dayandığından likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun Kemalpaşa İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 44.914,76 TL asıl alacak üzerinden devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 44.914,76 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 8.982,95.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 3.068,12 TL karar ve ilam harcının yatan 2.965,09 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 103,03 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 2.965,09 TL ve 427,60 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 50,00 TL posta ve diğer giderler ile 4.500,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.550,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 832,41 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 2.549,21 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 570,79 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip ...
E imza
Hakim...
e-imzalıdır