T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/757 Esas
KARAR NO: 2025/561
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/09/2024
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı borçludan alacağının sağlanması amacıyla İzmir ... İcra müdürlüğü ... Sayılı dosyası ile icra takibine başlatıldığını, başlatılan icra takibine dair ödeme emri davalıya tebliğ edilmiş olup davalı taraf işbu takibe itiraz etmiş olup haksız olan bu itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, borçlunun itirazı haksız ve dayanaksız olduğunu, söz konusu faturalar tarafların ticari defterlerine işlendiğini, faturaya Konu mallar da davalı şirkete teslim edildiğini ve hizmetin yapıldığını, taraflar arasındaki mail yazışmalarında cari hesapta bu husus açıkça gözükmektedir söz konusu faturaların irsaliyeli faturalar olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davalının İzmir... İcra Müdürlüğü’nün...E. No.lu dosyasındaki haksız itirazının iptali ile borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların hiçbiri gerçeği yansıtmadığını, dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, davacı tarafından müvekkili aleyhine düzenlenen faturaları, müvekkili ticari defterlerine işlemediğini, çünkü davacı tarafından düzenlenen faturalarda belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, belirtilen hizmetin sunulmadığını, bu sebeple düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığını, Müvekkilinin cari hesaplarında, davacıyla ilgili herhangi bir borç bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen faturalarda belirtilen mallar teslim edilmediğinden ve belirtilen hizmetler ifa edilmediğinden müvekkilinin söz konusu faturalara ilişkin iade faturası düzenlediğini, davacı tarafından bu konuyla ilgili davalı müvekkiline ihtar gönderildiğini, Davacı tarafından gönderilen ihtarnameye cevaben müvekkili tarafından İzmir.... Noterliği... yevmiye nolu ve 19/03/2024 tarihli ihtar keşide edildiğini, davalı müvekkili daha önceden davacıyla yapılan ticaret sebebiyle düzenlenen fatura bedellerinin ödenmesi amacıyla teslim edilen ve İzmir.... Noterliği... yevmiye nolu ve 19/03/2024 tarihli ihtarda belirtilen senetlerin teslim edildiğini, senet bedellerinin tahsili amacıyla yine İzmir... Noterliği... yevmiye nolu ve 19/03/2024 tarihli ihtarda belirtilen çeklerin teslim edildiği halde söz konusu senetlerin iade edilmediğini, davacı tarafından teslim edilmeyen senetler olduğu halde davacının, müvekkili aleyhine icra takibi açması ve bu davayı ikame etmesi davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davalı müvekkilinin davacıya başlatılan icra takibi ve açılan iş bu dava konusu faturalar sebebiyle herhangi bir borcu bulunmadığını, başlatılan icra takibi ve açılan derdest dava kötü niyetli olarak açıldığını, haksız açılan iş bu davanın reddine, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün.. /.. E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 10/09/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dava dosyası ve ekleri ile davalıdan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat edilmediği sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır;
DAVACI TARAF AÇISINDAN;
Davacı vekili tarafından 03.02.2025 tarihinde ticari defterlerin adres beyanı ile ilgili olarak özetle, “ticari defterler, her türlü ticari belgeler, cari hesap, faturalar ticari defter incelemesi Defterlerin çok yer kaplamasından dolayı söz konusu ticari defterler ve belgeler cari hesap,... Mah. .... Sok. No:... İç Kapı No:...Bornova/İzmir adresinde bulunmaktadır.
Defterler hazırdır Bilirkişi incelmesine hazır bulundurulacaktır. Bilirkişi tarafından yerinde incelenmesini talep ediyoruz. Defterlerinin yerini bildiriyoruz. Müvekkilin muhasebecisinin ... beyin telefon numarası ... dır bu numaradan irtibata geçilebilir.
Sayın mahkemenize arz olunur.” Şeklinde beyanda bulunulmuş olup, Akabinde davacı firma vekiline ...l.com, mali müşavirin ise...com adreslerine 24.02.2025 tarihinde hem mail yolu ile hem de telefon ile ulaşılmış, inceleme gün ve saatini belirten yerinde inceleme yapılacağı bilgisi verilmiş olmasına rağmen, söz konusu tarih olan 07.03.2025 günü firmanın mali müşaviri ... be... nolu telefondan yerinde inceleme için aranmış ancak tarafımıza “söz konusu firma ile cari yılda çalışılmadığı ve mali verilerin de hazır edilemediği” bilgisi verildiğinden davacı taraf mali verileri ile ilgili yerinde inceleme yapılamadığı,
DAVALI TARAF AÇISINDAN;
Ticari Defterlerin ispat kuvvetinden yararlanmak için;
•Noter açılış onaylarının yapılmış olması,
• Defterlere yapılacak kayıtların usulüne uygun gerçek ticari belgelere dayandırılması,
• Yasal süresi içinde kapanış onaylarının yapılmış olması gerekmektedir.
Yasal defterler ile ilgili yapılan tespitler neticesinde, Davalı...
DANIŞMANLIK LTD. ŞTİ. ’nin yukarıda listelenen 2023-2024 yıllarına ait yasal ticari defterlerinde;
- 2023 yılı ticari defterlerinin, tarafımıza fotokopisi sunulan ve bilirkişi raporuna da ek yapılan 06.11.2024 tarihli defter ve belge teslim alma tutanağı gerekçe gösterilerek, 2023 yılı mali verilerinin Vergi Müfettiş Yardımcısı ...da olduğu beyan edildiğinden incelenemediği,
- 2024 yılında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı,
- 2024 yılı Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
Davalının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirip getirmediği, söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2’ye göre delil niteliğine haiz olup olmayacağının takdirinin Sayın Mahkeme’nize ait olduğu,
DAVALI FİRMAYA AİT TİCARİ DEFTERLER, DAVACI ŞİRKET AÇISINDAN 2023-2024 YILLARI İLE İLGİLİ OLARAK İNCELENDİĞİNDE;
Davacı firmayı;
- 320 SATICILAR Ana Hesabı Altında ... hesabında takip ettiği,
2023 YILI
Defterlerin incelemede olduğu gerekçe gösterilerek tarafımıza ibraz edilmediği ancak davacı tarafın dava ve takip konusu ettiği faturaların tamamının 2024 yılına ait olduğu ve geçmiş yıldan bir bakiyeyi kapsamadığı, davalı tarafın davacıya ait muavin dökümünde de görüleceği üzere 2023 yılından gelen cari bir bakiye olmadığı, dolayısıyla davacının talebi ile uyumlu olduğu,
2024 YILI
- Davacının davalıya kdv dahil olmak üzere 13 adet fatura karşılığında 409.188,00 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
- Davalının davacıya 3 adet çek ciro ederek toplamda 190.613,00 TL
(18.120,00TL+135.000,00TL+37.493,00TL=190.613,00TL) ödeme yaptığı,
- Davalının davacıya kdv dahil olmak üzere 2 adet fatura karşılığında 218.575,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği,
- Takip tarihi olan 04/04/2024 tarihi itibariyle davacıya olan cari hesap bakiyesinin 0,00 TL olduğu,
Tespit edilmiş olup,
Davacının T.C. İzmir... İcra Dairesi... Esas sayılı dosya ile davalıdan takip tarihi olan 04.02.2024 tarihi itibariyle 212.725,00 TL alacak talebinde bulunduğu,
Söz konusu faturaların tamamının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu,
DAVA VE TAKİP KONUSU EDİLEN FATURALARIN CELP EDİLEN BA –BS FORMLARINA GÖRE TARAFLARIN VERGİ DAİRESİNE BİLDİRİP BİLDİRMEDİĞİ İLE İLGİLİ OLARAK;
- Davacının davalı adına düzenlediği 13 adet faturanın kdv hariç 340.990,00 TL, kdv dahil 409.188,00 TL nin davacının bs, davalının ba formlarına dahil edildiği,
- Davalının davacı adına düzenlediği 2 adet iade faturasının kdv hariç 182.145,83 TL kdv dahil 218.575,00 TL nin davacının ba, davalının bs formlarına dahil edildiği,
Davalının davacı adına düzenlemiş olduğu 08.03.2024 tarih AR... sıra nolu kdv dahil 212.725,00 TL tutarlı iade faturası öncesi, davalının davacıya borç bakiye tutarı olan 212.725,00 TL ile davacının davalıdan alacak bakiyesi olarak icra takibi başlattığı tutar olan 212.725,00 TL nin birbirine eşit olduğu,
Davalının davacı adına düzenlemiş olduğu iade faturasının, davacının ba formlarına istinaden kayıtlarına işlediği ve yine davacının bs formlarına istinaden davalıya düzenlenmiş bir fatura beyanı olmadığı" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 15/05/2025 tarihli ek rapora göre; "Tarafların muavin dökümlerinin, davalının davacı adına düzenlediği 08.03.2024 tarih TRY... nolu kdv hariç 177.270,83 TL, kdv dahil 212.725,00 TL tutarındaki iade faturası dışında birbiriyle tutarlı olduğu,
•Davalının düzenlemiş olduğu 212.725,00 TL tutarlı iade faturasının davacı kayıtlarında yer almamasından dolayı; Davacı ticari kayıtlarında davalıdan alacak bakiyesinin 212.725,00 TL, davalı ticari kayıtlarında ise davacıya borç bakiyesinin 0,00 TL olarak kayıtlı olduğu,
DAVA VE TAKİP KONUSU EDİLEN FATURALARIN CELP EDİLEN BA –BS FORMLARINA GÖRE TARAFLARIN VERGİ DAİRESİNE BİLDİRİP BİLDİRMEDİĞİ İLE İLGİLİ OLARAK;
•Davacının davalı adına düzenlediği 13 adet faturanın kdv hariç 340.990,00 TL, kdv dahil 409.188,00 TL nin davacının bs, davalının ba formlarına dahil edildiği,
•Davalının davacı adına düzenlediği 2 adet iade faturasının kdv hariç 182.145,83 TL kdv dahil (5.850,00+212.725,00) 218.575,00 TL nin davacının ba, davalının bs formlarına dahil edildiği,
TAKDİR SAYIN MAHKEMENİZE AİT OLMAK ÜZERE;
•Davalının davacı adına düzenlemiş olduğu 08.03.2024 tarih AR... sıra nolu kdv dahil 212.725,00 TL tutarlı iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmaması dikkate alındığında; Davacının davalıdan dava ve takip tarihi itibariyle 212.725,00-TL alacaklı olduğu,
•Davalının davacı adına düzenlemiş olduğu 08.03.2024 tarih AR... sıra nolu kdv dahil 212.725,00 TL tutarlı iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte, davacının söz konusu iade faturalarını ba bildirimine dahil ederek bildirim yapması dikkate alındığında; Davacının davalıdan dava ve takip tarihi itibariyle alacak bakiyesi tutarının 0,00 TL olduğu, " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, ticari nitelikte satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılmış icra takibine vaki itirazın iptali davası ve alacak davasına ilişkindir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında süren ticari ilişki nedeniyle davacının faturalardan kaynaklanan alacak bakiyesinin bulunduğu, davalının davacı adına 08/03/2024 tarihli 212.725,00-TL bedelli iade faturası düzenlediğini, davacı tarafça bu iade faturasının iade edildiği, davacının ticari ilişkiden kaynaklanan alacağına dair başlattığı takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı ileri sürülerek itirazın iptali ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep edilmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafça düzenlenen faturalarda yer alan malların davalıya teslim edilmediğini, davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunun bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında fatura bedellerine istinaden davalının düzenlediği 19/03/2024 keşide tarihli senetlerin davacıya teslim edildiği, daha sonra bu senetlerle ilgili olarak 19/03/2024 tarihli ihtarda detayları gösterilen çeklerin davacıya teslim edilmesine rağmen senetlerin davalıya iade edilmediği, davalının düzenlediği senetlerin davacıda olmasına rağmen icra takibi başlatılmasının kötü niyet göstergesi olduğu savunularak davanın reddi ve %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
4-Dava konusu alacak satış faturalarından oluşan alacak bakiyesine dayanmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Mahkememizin 21/01/2025 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararıyla taraf vekillerine ticari defterlerin ibrazı hususunda süre verilmiş ve taraflarca yerinde inceleme talep edilmiştir.
5-SMMM Bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 10/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacı şirket tarafından ticari defterlerin ibraz edilmemiş olduğu,
Davalı şirket ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenen toplam bedelleri 409.188,00-TL olan 13 adet satış faturasının kayıtlı olduğu,
Davalının davacıya toplam bedelleri 190.613,00-TL olan 3 adet çek ciro ederek 190.613,00-TL ödeme yaptığı,
Davalı tarafça düzenlenen 2 adet iade faturasının KDV dahil 218.575,00-TL olarak davacının Ba, davalının Bs formlarında yer aldığı,
Yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi tarafından her ne kadar davacı ticari defterlerinin ibraz edilmemiş ve ulaşım sağlanan mali müşavirin cari yılda çalışmama gerekçesiyle verileri incelemeye sunmadığı belirtilmiş ise de davacı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesine göre inceleme dönemi olan 2023 ve 2024 ticari defterlerinin ibrazı hususunda mali müşavirin cari yılda çalışılmaması nedeniyle yanlış anlaşılma sonucu verileri sunmadığını belirterek mahkememize ticari defterleri fiziken sunduğu görülmüştür. Buna göre her ne kadar davacı şirket mali müşaviri tarafından ticari defter ve kayıtlar bilirkişi incelemesine hazır edilememiş ise de esasen davacı tarafça mali müşavirin doğru olarak gösterildiği ancak mali müşavir tarafından gerekli incelemeye hazırlık yapılmamış olması nedeniyle bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelenememiş olduğu, mali müşavirin hatasından kaynaklanan incelenememe durumunun ticari defterlerin ibrazından kaçınılmış sayılma hali kapsamında sayılamayacağı ve incelenecek ticari defterlerin mahkememize doğrudan ibraz edilmiş olduğu gözetilerek davacı ticari defterlerinin incelenmesi hususunda dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosyaya sunulan 15/05/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
-Davacı ticari defterlerinde 13 adet toplm 409.188,00-TL bedelli satış faturasının kayıtlı olduğu,
-Davalının davacıya toplam bedelleri 190.613,00-TL olan 3 adet çek ciro ederek 190.613,00-TL ödeme yaptığı,
-Davalının davacıya KDV dahil 5.850,00-TL bedelli bir adet iade faturası düzenlediği ve iade faturasının davacı defterinde kayıtlı olduğu,
-Takip tarihi itibariyle davacı ticari defterlerine göre davacının 212.725,00-TL alacaklı göründüğü,
-Taraf ticari defterlerinin davalı şirketin düzenlediği 08/03/2024 tarihli 212.725,00-TL bedelli iade faturası dışında uyumlu oldukları,
Tespit edilmiştir.
6-Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır.
"1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2-Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3-İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
7-Somut olayda davacı tarafça düzenlenen 13 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının gerçekleştirdiği 3 farklı ödemenin de yine davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının 1 adet 5.850,00-TL bedelli iade faturasının da davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, uyuşmazlığın 08/03/2024 tarihli 212.725,00-TL bedelli davalı iade faturasından kaynaklandığı, her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesinde davacının düzenlediği fatura içeriklerinin davalıya teslim edilmediği savunulmuş ise de yerleşik yargısal uygulama ve ticari teamüller gereğince bir tacirin ticari defterine işlemiş olduğu fatura içeriği malları teslim aldığının karine olarak kabul edildiği dikkate alındığında davalının ticari defterlerine işlediği 13 adet fatura içeriği malı teslim aldığının davacı tarafça ispat edilmiş sayılacağı gözetilerek davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre uyuşmazlık davalının düzenlediği 08/03/2024 tarihli 212.725,00-TL bedelli iade faturası miktarınca davalı lehine açık hesap bakiyesi bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Her ne kadar 08/03/2024 tarihli 212.725,00-TL bedelli fatura davacının Ba formlarında yer almış ise de, davalı şirket tarafından davacıya gönderilen İzmir...Noterliği'nin 19/03/2024 tarihli ihtarnamesinde açıkça "Ayrıca tarafımıza teslim etmeniz gereken 2 adet senet halen iade edilmemiştir. Müvekkil tarafından düzenlenen iade faturası bu iki senet bedeline ilişkindir." denilmek suretiyle iade faturasının davalının keşidecisi olduğu ve davacıya verildiği ileri sürülen 12/02/2024 keşide ve 28/03/2024 ödeme tarihli 85.000,00-TL bedelli bono ile 12/02/2024 keşide ve 18/04/2024 ödeme tarihli 115.000,00-TL bedelli bononun davalıya iade edilmemesine istinaden düzenlendiğinin belirtildiği, buna göre her ne kadar davacı Ba formlarında bu fatura beyan edilmiş ise de davalının gönderdiği ihtarnamede açıkça faturanın senetlerin iade edilmemesinden dolayı düzenlendiğinin belirtilmesiyle artık fatura içeriği malın davacıya teslim edildiğinin ispat edilmiş sayılamayacağı, zira davalının noter ihtarnamesiyle açıkça bu faturanın bir mal teslimine değil, senedin iade edilmemesine dayalı olarak düzenlendiğinin belirtildiği ve salt Ba formunda bu faturanın yer almasının davalıya alacak hakkı tanımayacağı değerlendirilmiştir.
8-Davalı tarafça davacıya verildiği ileri sürülen 12/02/2024 keşide ve 28/03/2024 ödeme tarihli 85.000,00-TL bedelli bono ile 12/02/2024 keşide ve 18/04/2024 ödeme tarihli 115.000,00-TL bedelli 2 adet bono yönünden davalı savunmaları incelendiğinde, davalının savunmaların esasen 2 adet bononun bedelsiz kaldığı halde davalıya iade edilmediğine yönelik olduğu, cevap dilekçesi ekinde bonoların suretinin, teslim tutanağının ve yine bono bedellerine istinaden davacı şirkete verildiği ileri sürülen 3 adet çekin suretinin de sunulduğu görülmüştür.
Taraf iddia ve savunmalarına göre, davalı tarafça her ne kadar 2 adet bono düzenlenip davacıya verildiği ve davalının bu bonoları iade etmemesi nedeniyle davalının düzenlediği iade faturasının davalı lehine alacak bakiyesi oluşturacağı savunulmuş ise de; bono suretlerinin incelenmesinde üzerlerinde malen kaydının bulunduğu, dolayısıyla bono bedeli kadar malın keşideci davalıya teslim edilmiş olduğunun karine olarak kabul edileceği, davacı satıcının mal tesliminden dolayı davalı alıcıya karşı oluşan alacak hakkının temel ilişkiden kaynaklanan bir alacak hakkı olmasının yanında ayrıca bir de bono düzenlenmek suretiyle kıymetli evraka dercedildiği, davacının alacak hakkını temel ilişkiye dayalı olarak talep edebileceği gibi bonoları takibe koymak suretiyle de talep edebileceği, bononun çekin aksine bir ödeme aracı olmaması nedeniyle doğrudan bir ödeme olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalının keşidecisi olduğu bonolardan dolayı davacı aleyhinde açık hesapta alacak bakiyesinin oluşmayacağı, davacının temel ilişkiye dayalı olarak başlattığı takip sonucu borcun ödenmesi halinde bonoların bedelsizliğinden söz edilebileceği ancak bunun görülmekte olan davanın konusunu oluşturmadığı, zira bu aşamada davacı tarafça bonolara dayalı olarak bir alacak talebinde bulunulmadığı, bu haliyle 2 adet bonoya istinaden düzenlenen 08/03/2024 tarihli 212.725,00-TL bedelli iade faturasının davalı lehine sonuç doğurmayacağı değerlendirilmiştir.
9-Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle, tarafların ticari defter ve kayıtlarının 08/03/2024 tarihli 212.725,00-TL bedelli davalı iade faturası dışında tamamen uyumlu oldukları, 08/03/2024 tarihli 212.725,00-TL bedelli iade faturasının ise davalının keşidecisi olduğu ve davacıya teslim edildiği ileri sürülen bonoların davalıya iade edilmemesinden dolayı düzenlendiği, bononun bir ödeme aracı olmaması nedeniyle doğrudan ödeme olarak kabul edilemeyeceği, davacının temel ilişkiye dayalı olarak alacağını talep edebileceği gibi kıymetli evrak olan bonoda yer alan alacak hakkını da talep edebileceği, davalının görülmekte olan takip ve davada temel ilişkiden kaynaklanan borcunu ödemesi halinde bonoların bedelsiz hale geleceği ancak bu hususun görülmekte olan davanın konusunu oluşturmadığı, bu aşamada davacının açık hesaptan kaynaklanan 212.725,00-TL alacağının varlığını ispat etmiş olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
10-Davacının faturalara dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, davalı tarafça her ne kadar iade faturası ve bir kısım bonoların davalıya iade edilmemesi hususlarında savunmada bulunulmuş ise de bononun bir ödeme aracı olmadığının davalı tarafça bilinebileceği, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek itirazın iptali yönünden kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 2023 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında 42.545,00-TL inkar tazminatına hükmedilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.531,24-TL harçtan peşin olarak alınan 2.569,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.962,05-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 34.036,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.569,19-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 285,00-TL posta ve tebligat ücreti, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.212,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır