T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/782 Esas
KARAR NO: 2025/378
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/09/2024
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkil ... Buca Kaynaklar bölgesinde bulunan işyerinde ... İzmir Metal Alüminyum adı altında metal ve alüminyum pencere, kapı gibi ev malzemelerinin üretimi ile monte edilmesi işinde faaliyet yürütmektedir. Davalı ... tarafından davacı müvekkil ... aleyhine İzmir ... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasıyla 10 örnek icra takibi başlatılmıştır. Takibin dayanağı ise 15/03/2024 günlü... Seri No lu 210.000,00 TL bedelli Halkbank çekidir....Gıda İnş. Mob. San. ve Tic. A.Ş çekin keşidecisi olup müvekkil ... çekin lehdarıdır. ... tarafından müvekkil aleyhine başlatılan haksız takipten dolayı müvekkilin borcu olmadığından işbu menfi tespit ve istirdat davasının açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Şöyle ki; takibe dayanak çek bedelsizdir.... Gıda İnş. Mob. San. ve Tic. A.Ş adlı şirket davaya konu çeki müvekkil lehine keşide ettikten sonra müvekkil, dava dışı... adlı şahıstan malzeme alımı karşılığında...nın kendisine keşide ettiği çeki verme konusunda anlaşmış ve çeki ciro ederek bu şahısa vermiştir. Ancak daha sonra... adlı kişiden malzeme alınmamış, alışverişten karşılıklı olarak vazgeçilmiştir. Alışverişten vazgeçilmiş olduğu için... çeki müvekkile iade etmesi gerekirken iade etmemiştir. Aradan bir süre geçtikten sonra alacaklısının davalı ... olduğu davaya konu dosyadan kendisine yönelik icra takibi başlatılınca müvekkil çekin... isimli kişi tarafından davalıya verildiğini anlamıştır. Müvekkilin işbu takibe dayanak yapılan çekten dolayı gerek ...a isimli şahısla gerek de davalı ... ile hiçbir ticareti, alışverişi olmamıştır. Başka bir anlatımla takibe dayanak çekten dolayı müvekkilin taraflarla temel bir borç ilişkisi mevcut değildir. ... ile müvekkil arasındaki alış-veriş gerçekleştirilmediğinden taraflar arasında herhangi bir edim yükü doğmamıştır. Çekin müvekkile iadesi gerekirken çekin üçüncü kişi olan ...'e verilmesi, onun da taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığını bilmesine rağmen çeki işleme koyması söz konusudur. İcra takibine başlanılan davaya konu çek yaprağının arka sayfasında sırasıyla müvekkilin imzası, ardından üstü karalanmış bir bölüm, sonrasında bankanın 15/03/2024 tarihli karşılıksızlık mührü ve imzası, ardından davalının cirosu ve son olarak bankanın sorumlu olduğu bedeli ödediğine dair mühür ve imza bulunmaktadır. Görüldüğü üzere, müvekkil tarafında...ya beyaz ciro edilen ve alışverişten vazgeçildiği için müvekkile geri iade edilmesi gerekirken iade edilmeyen çekin bankaya ibraz edildiği, banka tarafından karşılıksızdır kaşesi vurulduğu, daha sonra...'nın beyaz cirosunun üstü karalanarak bankaya ibraz edildikten sonra ...'e ciro edildiği görülmektedir. Müvekkil, çeki...'ya ciro ettiğinde çeki teslim ettiğine dair...'dan çekin bir fotokopisine ıslak imzalı yazı almıştır.(Ektedir) Yine ...ın verdiği 04/09/2024 tarihli belgede de taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığı, çekin... tarafından ...'e verildiğini kabul etmektedir.(Ektedir) Görüldüğü üzere takip dayanağı davaya konu çekten dolayı müvekkil ile davalı arasında herhangi bir borç ilişkisi olmayıp çek bedelsizdir. Çekin bankaya ibraz edildikten sonra davalıya ciro edilmesi mümkün değildir. İcra takibine dayanak edilen çekin arka sayfasında 15/03/2024 tarihinde banka tarafından karşılıksızdır işlemi yapıldığı, çekin karşılıksızdır işleminden sonra davalının cirosunun geldiği görülmektedir. Bilindiği üzere TTK 705'inci maddesine göre çekin bankaya ibrazından sonra yapılan cirolar alacağın temliki hükümlerine tabidir. Müvekkil ile... arasında doğmuş bir alacak söz konusu olmadığı göz önüne alındığında davalının hukuka uygun bir alacağı temlik aldığından söz etmek mümkün değildir. Yerleşik içtihat haline gelmiş Yargıtay kararlarına göre cironun temlik hükmü doğurması, borçlunun bedelsizlik iddiası da dahil olmak üzere tüm def'ileri hamile karşı da ileri sürebilmesini sağlar. Kaldı ki, çekin arka sayfasına göre ibrazdan önceki son ciro müvekkil ...'a aittir. İbrazdan sonra ... tarafından yapılmış bir ciro olmadığından takip alacaklısı, yetkili hamil değildir. Davalının devraldığı hukuka uygun bir alacak söz konusu olmadığı gibi, yetkili hamil olduğundan bahsedebilmek de mümkün değildir. Davalı bilerek müvekkilin zararına hareket etmiştir. Yukarıda izah ettiğimiz üzere davaya konu çek lehtar müvekkil tarafından...'ya ciro edilmiş olup taraflar arasındaki alışverişten vazgeçilince senedin müvekkile iadesi gerekmekteyken senet...'nın isim ve imzasının olduğu ciro karalanarak davalı tarafından müvekkil aleyhine işleme konulmuştur. Davalı ...'in senedi ...'den aldığı açıktır. Senette ...'nin cirosu ya ... tarafından karalanarak ...'a verilmiş ya da doğrudan doğruya ... tarafından karalanarak işleme konulmuştur. Her iki durumda da ... senedi ...'den almasına rağmen sanki müvekkil tarafından kendisine ciro edilmiş gibi hareket ederek işlem yapmıştır. Senedin müvekkil tarafından ...'ye ciro edildiği ...'nin kendi yazılı beyanlarından sabittir. Davalının müvekkilin zararına olacak şekilde kötüniyetli hareket ettiği açıktır. Kaldı ki, müvekkil ile davalı ... arasında hiçbir ticari ilişki söz konusu değildir. Müvekkil ile davalının tanışıklığı yoktur. Müvekkilin senedi ...'e ciro etmesi söz konusu değildir. Bir an için müvekkilin çeki davalıya ciro ettiği düşünülse dahi taraflar arasında temel bir borç ilişkisi olmadığından çek her halükarda bedelsiz niteliktedir. Tüm bunlarla birlikte, senet bankaya ibrazdan sonra davalıya ciro edilmiş olduğundan hamile karşı bedelsizlik def'inin ileri sürülebilmesi için davalının bilerek müvekkilin zararına hareket ettiğinin ispat edilmesine gerek bulunmamaktadır. İbrazdan sonra yapılan ciro alacağın temliki hükmünde olduğundan hamilin müvekkilin bilerek zararına ispat ettiğine gerek duyulmadan bedelsizlik def'i ileri sürülebilmektedir. Ancak senedin ... tarafından ...'a verildiği izahtan vareste olduğu için çekin bedelsiz kalmış olduğunu ve ...'ye ciro edildiğini bile bile kötüniyetle hareket edilerek müvekkilin borçlu olmadığını bilmesine rağmen müvekkil zararına işleme konulduğu da açıktır. Müvekkil icra tehdidi altında 180.000,00 tl ödeme yapmak zorunda kalmıştır. İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan haksız icra takibine müvekkil tarafından süresinde itiraz davası açılamaması üzerine takip kesinleştirilmiştir. Alacaklı tarafından 04/09/2024 tarihinde müvekkilin işyerindeki makinalara haciz konularak taşınırların muhafazası istenilmiştir. Müvekkil işbu icra tehdidi altındayken haciz tutanağına borçlu olmadığını ve icra tehdidi altında ödeme yaptığını belirtmek suretiyle davalıya 130.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Ardından 11/09/2024 tarihinde hacze gelinmiş ve müvekkil 50.000,00 TL daha ödemek durumunda kalmıştır. Müvekkil, davaya dayanak senetten ve davaya konu icra takibinden dolayı borçlu olmadığından icra tehdidi altında ödemiş olduğu bedellerin istirdat edilerek müvekkile iadesi gerekmektedir. Davalı protesto çekmemiştir. Bilindiği üzere kambiyo senedinin cirantalarına karşı icra takibine başlayabilmek için senet nedeniyle protesto çekilmiş olması gerekmektedir. Protesto işlemi gerçekleştirilmeden ciranta hakkında takibe geçilmesi hukuka aykırıdır. Başlatılan icra takibinin dayanak belgelerinde çek nedeniyle çekilmiş bir protesto yer almamaktadır. Başlatılan icra takibi bu husustan dolayı da hukuka aykırı niteliktedir. İhtiyati tedbir koşulları oluşmuştur. HMK'nın 389'uncu maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' denilmektedir. Hmk'nın 390/2'nci maddesinde ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' hükmü tesis edilmiştir. İİK'nun 72/3'üncü maddesinde '' İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.'' hükmü tesis edilmiştir. Huzurdaki davada sunulu delillerden de görüleceği üzere müvekkilin lehdarı olduğu davaya konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığı sabit olmakla, davalı kötüniyetle ve müvekkilin zararına hareket etmektedir. Davacı müvekkil davaya konu icra takibinden dolayı borçlu olmadığı halde süresinde borca itiraz davası ikame etmediği için icra takibi şeklen kesinleşmiş olup davalı yan 05/08/2024 tarihinde, 04/09/2024 tarihinde, 11/09/2024 tarihinde olmak üzere üç kere takip dosyasından hacze çıkmış ve müvekkilin işyerinde bulunan makinaları haczederek müvekkili icra tehdidi altında 180.000,00 TL dosya borcu ödemek zorunda bırakmıştır. Haksız şekilde başlatılan takip nedeniyle müvekkil icra baskısı altında 180.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Müvekkil icra dosyasına 04/09/2024 tarihinde 130.000,00 TL, 11/09/2024 tarihinde 50.000,00 TL ödemek zorunda kalmıştır. Müvekkil, davalı yana hiçbir borcu olmadığı halde icra tehdidi altında ödeme yapmak durumunda kalmıştır. Davalı, tarafımızca zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu bildiği için davamız açılmadan önce olabildiğince tahsilat yapmayı amaçlamaktadır. 11/09/2024 Tarihindeki haciz tutanağında da belirtildiği üzere alacaklı, müvekkile tüm dosya borcunu yatırmak için 17/09/2024 tarihine kadar süre vermiştir. Müvekkil, borçlu olmadığı bir parayı ödemek veya işini sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduğu makinaların haczedilmesi tehdidiyle karşı karşıyadır. Müvekkil, icra dosyasına yatırılan paranın davalıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı tesis edilmesi halinde tüm dosya hesabını icra dosyasına yatırarak dava sonuçlanıncaya kadar haciz işleminden kurtulmaya hazırdır. Dosyadaki yazılı deliller, çekin bedelsiz olması, ibrazdan sonra hukuka uygun bir ciro olmaması, çekin müvekkil tarafından ...'ye ciro edildiği ve tüm dosya muhteviyatı dikkate alındığında ihtiyati tedbir şartları mevcut olduğundan öncelikle teminatsız olarak İİK'nun 72/3 maddesi doğrultusunda icra dosyasına giren paranın davalıya ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbire karar verilmesini aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Müvekkilin borçlu olmadığının tespiti, ödenen bedellerini iadesi ve ihtiyati tedbir talep etmek gerekmiştir. Görüldüğü üzere, müvekkil ile davalı arasında herhangi bir temel borç ilişkisi mevcut değildir. Müvekkil ile dava dışı ... arasında herhangi bir borç ilişkisi de söz konusu değildir. Müvekkilin senedi alışveriş yapılacağı düşüncesiyle ...'ye verdiği ...'nin imzalı beyanlarıyla sabittir. Davalı ise bahse konu çeki ...'den almasına rağmen ...'nin cirosunun üstü karalanarak müvekkil aleyhine icra takibi başlatmak suretiyle bile isteye müvekkilin zararına hareket etmiştir. Bir an için müvekkilin senedi beyaz ciroyla davalıya ciro ettiği düşünülse dahi müvekkil ibrazdan sonra cirosu bulunan davalıya karşı bedelsizlik def'i ileri sürebilir. Taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığından bedelsiz çeke dayanılarak ve protesto çekilmeden ciranta aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödenen bedellerin müvekkile iadesi, müvekkilin geri dönülmesi imkansız zarara maruz kalmaması adına dava süresince İİK 72/3 maddesi çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmek amacıyla işbu davanın ikamesi zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulüyle; davacı müvekkilin İzmir... İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasıyla aleyhine başlatılan takibe dayanak Halkbank 15/03/2024 günlü... Seri No lu 210.000,00 TL bedelli çekinden ve başlatılan takipten tüm faiz ve ferileriyle birlikte borçlu olmadığının tespitine, müvekkilin icra tehdidi altında icra dosyasına 04/09/2024 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 180.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte istirdat edilerek davalıdan tahsiline, kötüniyetle başlatılan takip nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, İzmir.... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takipte İİK'nun 72/3 maddesi gereğince müvekkil bakımından öncelikle teminatsız olarak aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek dosyaya giren paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir tesis edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinde müvekkil aleyhine menfi tespit ve istirdat davası açılmıştır. Açılan bu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup iddia edilen hususların hiçbirinin tarafımızca kabulü mümkün değildir. Mahkemeniz nezdinde açılmış bu davanın esasa girilmeden reddi gerekmektedir. Zira eldeki davada davalı sıfatını taşıması gereken kişi müvekkilim değildir. Müvekkilim hukuka ve usule uygun şekilde elindeki çeki icraya koyarak borçlu bulunan davacıdan parasının tahsil edilmesini talep etmiştir. Burada davalı sıfatı müvekkile ait değildir. Müvekkil hakkı olan parayı tahsil etmek amacı ile yasal yolları kullanmıştır. Davacının borçlu olmadığı iddiasını ileri süreceği ve icra baskısı altında ödediğini iddia ettiği miktarı tahsil edeceği kişi müvekkil değil çeki teslim edip alamadıklarını iddia ettikleri kişi olan...'dır. Bu sebeple öncelikle davanın esasına girilmeden husumet yokluğu nedeni ile usulden reddi gerekmektedir. Çek, Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilen hükümlere göre düzenlenen, banka müşterisinin katılım fonu hesabındaki belli bir tutarı bir başkasına aktarması için bankaya yetki veren kıymetli bir evraktır. Müvekkilin ... ile bahse konu... arasında yapılan alışverişin ne şekilde yapıldığı, yapılıp yapılmadığı gibi hususları bilmesi mümkün değildir. Yanısıra bu durum kendisini ilgilendirmemektedir. Davacı bu konudaki iddialarını ve varsa husumetini...'ya karşı ileri sürmelidir. Bu sebeple müvekkile karşı ileri sürülen kötüniyet isnadı tarafımızca kabul edilemez.İzmir.... İcra Müdürlüğü tarafından... E. Numarası ile başlatılan icra takibi borçlu 17.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı borçlu icra takibine itiraz etmemiş akabinde takip kesinleşmiştir. Davacı borçlu 17.04.2024 tarihinden bu yana takipten haberdar iken ve herhangi bir itirazı da bulunmazken gidilen 3. Haczin sonunda menfi tespit davası açmıştır. Bu durumda icra zoru ile ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia etmek çok da yerinde bulunmamaktadır. Hacze gidildiğinde borçlu tarafımıza bu borcu ödeyeceğini bu sebeple hacze konu iş makinelerini kaldırmamamız konusunda talepte bulunmuş buna istinaden davacının iyi niyet gözettiği düşünülerek borcu ödeyeceğine olan inançtan dolayı hacze konu iş makinelerini kaldırılmamıştır. Fakat davacı, müvekkilin iyiniyetini suistimal etmiş bulunup her seferinde ödeme yapacağını söyleyerek kendisini oyalamış ve sonuç olarak eldeki haksız ve hukuka aykırı davayı açmıştır. Yani davacının itiraz etmek ve dava açmak için gerekli vakti ve imkanı varken müvekkili borcu ödeyeceğini söyleyerek oyalamış, ödeyemeyince de müvekkil aleyhine eldeki davayı açarak ödemeyi ertelemeyi amaçlamıştır. Davacı taraf, dava dilekçesi EK3'te bahse konu çekin sadece ön yüzünü ve altında evrağı elden teslim aldım yazılı bir belge sunmuştur. Öncelikle bu belgenin huzurdaki davaya ne gibi bir katkısının olacağı tarafımızca anlaşılamamıştır. Sadece ön yüzü çekilerek altına elden alındığına dair bir yazı yazılmış bu belgenin yapılan icra takibinden önce düzenlendiği belli bile değildir. Mahkemeyi yanıltmak amaçlı sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı tarafın amacı kendisine ait olduğu su götürmez bir gerçek olan bu borcu, ödemeyi geciktirmektir. Belgeler İcra takibinden önce değil ödemeye yükümlülüğü altına girildikten sonra, ödeme yapmama saiki ile düzenlenmiştir. Yine dava dilekçesi EK 4'te... adlı kişiye beyan dilekçesi adı altında bir belge imzalatmış olup bu belgenin hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Salt bu borç tarafıma rücu edilmelidir şeklinde beyanda bulunulup altına da kimin olduğu bilinmeyen bir imza atılması bu belgeyi geçerli hale getirmez. İzmir... İcra Müdürlüğü tarafından ... E. Sayısı ile başlatılan 10 örnek İcra takibi ödeme emri davacı tarafa 17.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. 05.08.2024 tarihinde borçlu işyerine hacze gidilmiş olup haczedilen iş makineleri ödeme vaadi verildiğinden borçlu yedieminliğine bırakılmıştır. Ödemenin gerçekleştirilmemesinin ardından 03.09.2024 tarihinde tekrar hacze çıkılmıştır. Beyan tarihine de bakılacak olur ise çıkılan ikinci haciz tarihi ile aynıdır. Yani borçlu önce borcunu ikrar ederek ödeme vaadinde bulunmuş, müvekkili haftalarca oyalamış daha sonra da ödeme başkasına aitmiş gibi göstererek borç ödemesini geciktirmeyi amaçlamıştır. Sunulan bu belgelerin tarafımızca kabulü ve hükme de esas alınması mümkün değildir. Davacının tek gayesi ödemeyi geciktirmeye çalışıp, müvekkili zora sokmaktır. Davacı kambiyo senetlerinin cirantalarına karşı icra takibine başlayabilmek için senet nedeniyle protesto çekilmiş olması gerektiğini iddia etse de başlatılan icra takibi usulüne uygundur. Zira usulüne uygun ibrazı gerçekleşmiş bir senette hamil asıl borçlulara karşı protesto çekmeden doğrudan müracaat edebilir ve icra takibi yapabilir. Bu halde protesto şartı aranmaz. Bahse konu çeke bakıldığında hamil durumundaki müvekkil asıl borçlu konumundaki davacıya protesto çekmeden icra takibi başlatmakta haklıdır. Davacının protestonun zorunlu olduğu konusundaki beyanları gerçeği yansıtmamaktadır.Davacı ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu ve bu sebeple icra dosyasına giren paranın müvekkile ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir verilmesini talep etmiştir. Davada sunulu delillerden de görüleceği üzere davacının davalıya borcu olmadığı sabit olmakta denilse de böyle bir durum söz konusu değildir. Müvekkil hukuka ve usule uygun şekilde çekin alacaklısı konumunda olup yine bu şekilde icra takibi başlatılmıştır. Takibe itiraz hakkı olduğu halde itiraz etmeyen, bu borcu ödeyeceğim diyip her seferinde müvekkilin iyiniyetini suistimal edip tekrar tekrar tarafımızı hacze çıkmaya zorlayan davacının kendisidir. Burada asıl mağdur aylardır parasının tahsil edilmesini bekleyen müvekkildir. Borçlu davacı ödemeleri cebren değil kendi rızası ile yapmıştır. İhtiyati tedbir talebi de hukuka aykırıdır.Yukarıda da izah edilen hususlar çerçevesinde, davacı tarafın tüm iddia ve delil adı altında sunmuş olduğu belgeleri kabul etmemekle birlikte, davanın husumet yokluğu sebebi ile önce usulden, mahkeme aksi kanaatte ise de esastan reddini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenler ve mahkemenizce resen yapılacak incelemeler neticesinde öncelikle İzmir ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak... E. Sayılı dosyanın celbine, husumet yokluğu sebebi ile davanın usulden reddine, işbu talebimiz uygun görülmezse esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacı aleyhine alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz. " şeklinde cevap verdiği görülmüştür.
Dava, menfi tespit ve menfi tespite konu takip dosyasına ödenen bedellerin istirdadı istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından davacı ve dava dışı 3. kişi aleyhine 15/03/2024 keşide tarihli 210.000,00TL bedelli çek dayanak gösterilerek toplam 221.606,86 TL' nin talep edildiği ve takibin kesinleştiği görülmüştür.
Takip dayanağı çek incelendiğinde, keşide tarihinin 15/03/2024, bedelinin 210.000,00 TL, keşidecisinin ... Gıda İnşaat Mobilya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, lehtarın dosyamız davacısı ... olduğu, lehtar/ davacının birbirini izleyen 2 adet cirosunun bulunduğu, bunlardan birinin üzeri çizilerek iptal edildiği, 3. Cironun da aynı şekilde üzerinin karalandığı, çekin bankaya ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığına ilişkin şerhin düşüldüğü akabinde dosyamız davalısının isim soy isim ve imzasının yer aldığı görülmüştür.
Somut olayda, davacı çeki cirolayarak dava dışı 3. Kişiye satım sözleşmesi nedeniyle teslim ettiğini, ancak 3. Kişi...' nın satıma konu ürünleri teslim etmediğini ve buna ilişkin yazılı beyanının bulunduğunu, davalının çeki bu durumu bilerek kötü niyetli olarak elinde bulundurduğunu ve davalının isiminin çekin bankaya ibrazından sonra atıldığını iddia etmektedir. Mahkememizce muhataba yazılan müzekkereye verilen yazı cevabına göre çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görüldüğünden davacının ibrazdan sonra ciro yapıldığı savunmasına itibar edilmemiştir. Bu nedenle lehtar konumunda yer alan davacının TTK' nun 818/1-e maddesinin yollaması ile aynı kanunun 687. Maddesi gereği davalının çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmasını kanıtlamakla yükümlüdür. Her ne kadar davacı vekili tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de, takip dayanağı çekte yer alan ciroların beyaz ciro olduğu ve bu hali ile beyaz ciro doldurmaksızın çekin tekrar ciro edilmeksizin başka bir kişiye verilebileceği gözetilerek, ciro silsilesini de ispat eder şekilde tanıkların dinlenmesi mümkün görülmeyerek, ibrazdan önce çeki elinde bulunduran davalının çekte yetkili hamil olduğu kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın ve ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU' nın 18/A-11. maddesinde,
" Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır."
Hükmü amirdir. Somut olayda kabul edilen bedel talep edilen bedelin yarısını geçtiğinden lehe olan durum uygulanarak davacı yararına orantı kurularak yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının tüm taleplerinin REDDİNE,
2-Davalının tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan 5.900,25 TL harcın davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan 405,00 TL yargılama giderlerinin 6325 sayılı Kanun' nun 18/A-11. maddesi gereği yarısı olan 202,50 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 16.122,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin taraflardan yarı oranında alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır