T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/795 Esas
KARAR NO: 2025/517
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 18/09/2024
KARAR TARİHİ: 27/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacıya ait... plakalı araç ile... plakalı araç arasında 28.05.2024 Tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş olup gerçekleşen kazada davacıya ait araçta değer kaybı zararı oluştuğunu, işbu dava bu değer kaybı zararının tazmini ve değer kaybının tespiti için alınan ekspertiz raporu ücretinin talep edilmesi için açıldığını, iş bu davanın TTK gereğince mutlak ticari dava olup bu kapsamda dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını, arabuluculuk aşamasında dava konusu hususlar müzakere edildiğini ve anlaşılamadığını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davamızda şimdilik, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, Ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 1.109,81 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davalı Şirket tarafından KTK ZMMS (Trafik Sigortası) ile sigortalanan aracın karışmış olduğu kaza sonucu davacı tarafa ait aracın uğradığı bakiye değer kaybı talep edildiği, davalı şirketin ZMMS kapsamında araç başına maddi zarar sorumluluğu 200.000,00TL, İ.M.M limiti 100.000,00TL olduğunu, davacının değer kaybı başvurusu sonrası... numaralı hasar dosyası açıldığını, davacının maddi zarar talebine istinaden 10.06.2024 tarihinde 18.500,00TL, 24.06.2024 tarihinde 3.700,00TL maddi zarar tazminat ödemesi yapıldığını, davacının değer kaybı talebine istinaden 12.09.2024 tarihinde 17.201,52TL değer kaybı tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler ile müvekkili şirket üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olup herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, poliçe, ödeme dekontları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 02/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... 28/05/2024 tarihinde sürücü...sevk ve idaresindeki...plakalı araç ile Davacı... a ait ve park halinde bulunan ... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle;
1)...plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
2)... plaka sayılı davacı araç park halinde olduğu, kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI,
3) Davacıya ait ... plakalı aracın Sağ Arka Yan Kısımlarında Meydana Gelen Hasarların İşbu Dava Konusu Kaza İle İlintili Olduğu,
4) Davaya konu; 2016 Model yılı ... plakalı ... marka otomobilin dava konusu 28.05.2024 tarihli trafik kazasından önce dosyada mevcut TRAMER KAYITLARININ incelenmesinden 19.06.2019 – 31.12.2019 – 02.08.2022 –19.12.2022- 11.02.2023 tarihlerinde 5 Adet Kazaya karışmış olduğu bu kazalardan 31.12.2019 Tarihli trafik kazasında... plakalı aracın “ön sağ çamurluk, arka sağ kapı, sağ çamurluk üst kapak değişimi yapılarak, ön tampon, arka tampon, ön sağ kapı ve arka sağ çamurluğun da onarıldığı” anlaşılmış olup, dava konusu 28/05/2024 tarihli trafik kazasında hasara uğramış olan ve Değer Kaybı Talep edilen “Arka tampon, sağ arka kapı ve sağ arka çamurluk” parçalarının önceden değişim ve onarım görmüş olduğundan davacıya ait aracın işbu 28.05.2024 tarihli trafik kazasında ayrıca DEĞER KAYBINA UĞRAMAYACAĞI,
5)Dosya muhtevasında bulunan 1.109,81 TL tutarındaki “Ekspertiz Hizmet Bedeli” faturasının 2024 yılı “Ekspertiz Ücret Tarifesine” göre kadri maruf olduğu ve ödenip ödenmemesi hususunun Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmış olduğu,." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın onarılması sonrasında değer kaybı zararı oluştuğu iddiasına dayalı açılmış maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 28/05/2024 tarihli trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımları, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarımı sonrasında araçta değer kaybı zararı oluşup oluşmayacağı, davalının dava öncesi gerçekleştirdiği değer kaybı ödemesinin davacı zararının karşılayıp karşılamadığı ve bakiye değer kaybı zararının davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen...plaka sayılı aracın davalı Ankara ... Sigorta Şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 21/03/2024-21/03/2025 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 200.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Taraflarca dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında gösterilen kaza oluş şeklinin aksi yönde bir kaza oluş şekli gerçekleştiği ileri sürülmediğinden keşif ve tanık dinlenilmeksizin dosya üzerinden kaza tespit tutanağı dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere dosya adli trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı...'ın KTK'nın 52/b maddesine yönelik kural ihlaliyle kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiği, davacı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı kusur yönünden davalı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de kaza sırasında davacıya ait aracın park halinde olduğu, davalının sigortalısı araç sürücüsünün aracın seyri sırasında yol şartları ve park eden diğer araçları dikkate alarak geçişini gerçekleştirmesi gerektiği halde bu hususlarda yeterli dikkat ve özeni göstermemekle kazaya sebebiyet verdiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmiş ve davalının sigortalısı araç sürücüsü...'ın asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarılmasının ekonomik olduğu, araçta kaza tarihi öncesinde 19/06/2019, 31/12/2019, 02/08/2022, 19/12/2022 ve 11/02/2023 tarihli trafik kazalarının bulunduğu ve bu kazalar sonucunda araçta gerçekleştirilen onarımlar neticesinde onarım gören parçaların bir kısmının dava konusu kazada yeniden hasar gördüğü, dava konusu kazada hasar gören parçaların daha önce onarım görmüş olması nedeniyle yeniden değer kaybı zararı oluşmayacağı yönünde görüş sunulmuştur.
Davacı vekili tarafından rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, davacıya ait aracın mahkememizce dosyaya getirtilen eski tarihli hasar dosyaları içeriğine göre, dava konusu kazada onarım gören arka tampon, sağ arka kapı ve sağ arka çamurluk parçalarının daha önceki tarihli kazalarda değişim ve onarım gördüğünün sabit olduğu, aracın 2016 model olduğu ve kaza tarihi öncesinde 5 farklı kazaya karıştığı, bu kazalarda dava konusu kaza sonucu zarar gören parçaların zaten onarım görmüş olduğu, ülkemizde araçların satışlarına dair serbest piyasada araçların boya ve onarım gören parçalarının yanında hasar kayıtlarının da değer kaybına sebebiyet verdiği ancak hasar kaydının tek başına değil esasen bir onarımı gösterir nitelikte bir kayıt olması nedeniyle değer kaybı yarattığı, görülmekte olan dava konusu kaza nedeniyle oluşan yeni hasar kaydına konu onarımların daha önce de onarım gören parçalardan oluştuğu ve bu parçalarla ilgili gördükleri ilk onarım nedeniyle değer kaybının oluşacağı, bu nedenle araçta aynı parçalarla gerçekleştirilen 2.onarım nedeniyle yeni bir değer kaybı zararı yaşanmayacağının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Bir an için araçla ilgili Tramer kayıtlarına yeni bir hasar kaydının eklenmesi nedeniyle az da olsa bir miktar değer kaybı daha oluşabileceği kabul edilse dahi dava öncesinde davalı sigorta şirketi tarafından 17.201,52-TL değer kaybı zararı ödemesi yapıldığı dikkate alındığında davacının bakiye değer kaybı zararının oluşmayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin itirazları yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın kaza nedeniyle değer kaybına uğramadığı kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır