T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/805 Esas
KARAR NO: 2025/925
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2024
KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile aralarındaki iş gereğince davalı yandan 174.237,50-TL tutarlı,138.450.00-TL tutarlı, 136.837,50-TL faturalarına dayalı alacağının mevcut olduğunu, davalı taraf anılan fatura bedellerini ödemediğini, davalı aleyhine 25.06.2024 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile borcun tahsili için icra takibine geçildiğini, davalı tarafça 02.07.2024 tarihinde borca itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalı tarafça yapılan itirazlar üzerine arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını, ancak 23.07.2024 tarihli son tutanak ile anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında yapılan "Servis -Öğrenci Taşımacılığı" işi gereğince müvekkilinin söz konusu işi yapmak, davalı yanca da bu yapılan işe karşılık anlaşılan tutar üzerinden bedeli müvekkiline ödemek zorunda olduğunu, müvekkili kendisine düşen edimi yerine getirmesine rağmen davalının kendisine düşen edimini yerine getirmediği gibi müvekkilinin alacağının tahsili için başlattığı takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, tüm bu nedenlerle davalı yanın borca itirazının haksız olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulü ile davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazında haksız olduğundan itirazın iptali ile asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itirazında haksız olan davalı borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma servis işletmeciliği ve personel taşıma işiyle iştigal ettiklerini, davacının ise servis plakalı araç sahibi olarak tabiri caiz ise müvekkiline taşeron olarak hizmet verdiğini, taraflar arasında hukuki ve ticari ilişki özünde servis ve personel taşıma hizmeti temelinde olduğunu, taşeron olan kişiler verdiklerini hizmeti faturalandırılıp işin niteliği ve aralarındaki sözlü anlaşma ile vadeli ve-veya vadesiz olarak anlaşılan tarihte ödemelerini aldıklarını, cari hesaptan ve bilirkişi incelenmesi yapıldıktan sonra da görüleceği üzere cari hesap yönünden uyuşmazlık bulunduğunu, müvekkilinin davacı yana davacının talep ettiği miktar kadar borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davacı yanın yaptığı işi kabul ettiğini, ancak bu iş bedelinin karşı tarafa ödenmesi aşamasında özel hesaplardan da ödemeler yapıldığını ve bu ödemelerin karşı tarafa ödenmesi aşamasında özel hesaplardan da ödemelerin yapıldığınıbu ödemeler muhasebeleştirilerek cari hesaba ve ticari defterlere işlendiğini, taraflar arasında süregelen cari hesap anlaşmalarında sözlü anlaşma ile teamül haline geldiğini ve bu hususunda kabul edildiğini, muhabeleştirilen cari hesap ve ticari defter kayıtlarına göre müvekkilinin davacı yana iddia edildiği tutarda borçlunun bulunmadığını belirterek davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 3 adet fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 3 adet faturadan kaynaklanan toplam 483.925,31-TL'nin (faiz dahil) talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/ davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili taraflar arasında taşıma sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşme kapsamında faturalarda yer alan servis- öğrenci taşıma işinin yerin getirildiğini ancak ödeme yapılmadığını iddia etmekte, davalı vekili ise, müvekkilinin servis işletmeciliği işi ile uğraştığını, davacının da taşeron olarak hizmet ifa ettiğini, taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu alacak borç miktarının davacının talep ettiği kadar olmadığını, müvekkil tarafından ödemelerin yapıldığını savunmaktadır.
Davanın tarafları tacir olduğundan mahkememizce taraf vekillerine müvekkillerinin ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş ve bildirilen adresler sonucu taraf ticari defterlerinin incelenmesi ile bilirkişinden alınan 17/07/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ile tarafların yasal defter kayıtlarının ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporumuz içinde açıklanan nedenlerle, Davacının 2024 yılı yasal defterlerinden Defter-i Kebir hariç diğerlerini sunduğu, sunulanlara noter açılış ve noter kapanış tasdikinin yasal süresinde yaptırıldığı,Davalının 2024 yılı yasal defterlerini E-Defter olarak tuttuğu ve noter açılışı babında Ocak ve noter kapanışı babında Aralık beratlarını yasal süresinde göderdiği, Envanter Defterinin noter açılış tasdikini yasal süresinde yaptırdığı, Davacının ve davalının yasal defterlerindeki cari muavin kayıtlarının dökümleri yukarıda yapılmış olup Davacının icra kibine konu ettiği ...,9 ve 11 nolu toplamı (174.234,504-138.450,004-136.837,50-) 449.525,00 TL bedelli 3 adet faturanın hem davacının hemde davalının yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacı yasal defterinde davalıdan 1.342.165,65 TL alacaklı görünürken davalı yasal defterlerinde davacıya 545.910,00 TL borçlu görülmektedir. Tarafların yasal defterlerinbdeki bakiye farklılığı davacının tahsilat belgelerini kaydetmemesinden kaynaklandığı, ancak davacı yanca geçmiş Fatura bedelleri talep edilmeyip son üç adet fatura bedeli talep edilmiş olup, her İki taraf yasal defterlerinde, icra takibine ve davaya konu edilen toplamı 449.525,00 TL olan 3 adet faturanın ödendiğine dair bir kayda rastlanılmadığından ve davalı yanca da herhangi bir ödeme belgesi sunulmamış olduğundan davacı icra takibine konu alacak tutarında alacaklı görülmektedir."şeklinde rapor sunduğu görüldü.
Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.
Tüm bu nedenler ile, taşıyıcı konumunda yer alan davacının takibe konu ettiği üç adet faturada yer alan alacak miktarını talep edebilmesi için sözleşme ilişkisini ve taşıma edimini ifa ettiğini ispat etmesi gerekmektedir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ile birlikte taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucu sunulan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, takibe konu faturaların taraf ticari defterleri kaydının yapılması, davalının ikrarı ile sözleşme ilişkisi ve faturalarda yer alan taşıma işinin ifa edildiği HMK' nun 222. Maddesine göre kesin delil ve ikrar ile ispat etmiş olup, davalı her ne kadar bilirkişi raporuna karşı yapmış olduğu itirazda müvekkilinin yaptığı ödemelerin tespit edilmediği ve uyuşmazlığın cari hesap ilişkisinden doğduğunu belirtilmiş ise de, takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı olan eldeki itirazın iptali davasında takip talebinin 3 adet faturadan kaynaklandığı, cari hesap ilişkisinin takip konusunu oluşturmadığı, her iki taraf ticari defterlerinde bakiye borç miktarı yönünden farklılıklar mevcut ise de, davacı ticari defterlerine göre davacının alacağının 1.342.165,65 TL, davalı ticari defterlerine göre ise davacı alacağının 545.910,00 TL olarak bilirkişi tarafından tespit edildiği, iş bu tespitin tarafların yasal olarak tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerin incelenmesi sonucu bulunduğu, itiraz dilekçesinin ekinde yer alan belgenin ise tek taraflı her zaman doldurulabilir adi belge niteliğine haiz olduğu ve bu belgenin davacıdan sadır olduğuna yönelik bir iddianın da ileri sürülmediği görülmekle, takibe konu 3 adet faturanın ödenmiş olduğu davalı tarafça ispat edilemediğinden harca esas bedel üzerinden davanın kabulüne, kabul edilen bedel likit olduğundan yani faturaya dayandığından davalı aleyhine tazminata karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin ASIL ALACAK ÜZERİNDEN devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 449.525,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 89.905,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 30.707,05 TL karar ve ilam harcının yatan 5.257,14 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 25.449,91 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 5.257,14 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 195,00 TL posta ve diğer giderler ile 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.879,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 71.428,75 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır