T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/889 Esas
KARAR NO: 2025/442
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14/10/2024
KARAR TARİHİ: 06/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi...‘ ın müvekkili idarenin özel güvenlik işlerini üstlenen davalı şirketlerde 08.12.2015-31.05.2021 tarihleri arasında çalıştığını, bu çalışma süresine göre 37.229,18TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, sözleşmelerin ilgili maddelerinde yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin hükümlere yer verildiğini,... …Ltd. Şti., .. …Ltd. Şti. ile... Grup …Ltd. Şti.-... …Ltd. Şti. İş Ortaklığının kendi sorumluluk paylarına düşen kısmı ödediklerinden bu miktarın mahsubu ile 27.022,87 TL için dava açıldığını, Ödenen alacağın davalı şirketlerden tahsili için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle Müvekkili idarece ödenen 27.022,87-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle beraber davalı firmalardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğundan reddedilmesi gerektiğini, Dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışması davacı kamu kurumunda geçmiş olup, feshe konu tasfiyenin sorumluluğu da asıl işverenin kamu kurumu olan davacınındır. 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşu tek başına sorumlu olduğunu, nitekim yapılan yasal değişiklik ile kıdem tazminatının ihale maliyetinin içinde olmadığını, yasa koyucu tarafından kabul edilmiş olup yasanın gerekçesi de bunu açıkça izah ettiğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir,
Diğer davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: İhale sözleşmesi, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 18/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;
"Hukuki yön ve delillerin değerlendirilmesi İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmak üzere; Dava ve uyuşmazlık konusu davalarda temyizen inceleme görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesine (Yargıtay 15.H.D.) Verildiğinden bu dairenin kararlarında yer alan ilkeler doğrultusunda; Alt işverenlerin sorumlu olabileceği tutarlar yukarıdaki tablolarda hesaplanmış ve sayın mahkemenin takdirine sunulmuştur.
Raporda yer verilen analiz ve hesaplamalar, Yargıtay 23.H.D., Yargıtay 6.H.D.(Yargıtay 15.H.D.) ile İzmir BAM 13. Ve 21.H.D. sinin ilke kararları ve güncel içtihatlarına göre yapılmış olmakla birlikte;
Davacı kurumun icra takibi sonrasında ödediği ve talepte bulunduğu 27.022,87 ₺ ‘dan davalı alt işverenin sorumlu olabileceği tutar ile bu tutara uygulanabilecek faiz takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı " şeklinde görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür
Bilirkişi heyetinden alınan ... tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacı idare tarafından davalı alt işverenler nezdinde işçi olarak çalıştırılan dava dışı...'a ödenen 37.229,18-TL tutarındaki kıdem tazminatı ödemesinin davalı alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları dönemlere isabet eden 27.022,87-TL'lik kısmının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2-Davacı taraf, dava dışı işçi...'ın davacı şirket asıl işverenliğinde ve davalı şirketler alt işverenliğinde işçi olarak çalıştığını, işçinin iş akdine son verilmesi nedeniyle 37.229,18-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, dava dışı bir kısım işverenlerce tazminat ödemesi yapıldığı ve davalıların sorumluluğunda 27.022,87-TL bakiye kurum alacağının bulunduğu, bakiye kıdem tazminatının davalı şirketlerin sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek ayrı ayrı alacak talebinde bulunulmuştur.
3-Davalı... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde davacı şirketin kıdem tazminatı ödemesinden tek başına sorumlu olduğunu, 6552 sayılı yasa ile 4857 sayılı yasada yapılan değişiklikler sonrası kıdem, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiç bir sorumluluğu kalmadığını tüm tazminat ve alacaklardan ilgili kamu kurum ve kuruluşunun tek başına sorumlu olduğunu ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
4-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının asıl işveren olarak davalı yüklenici alt işverenler nezdinde çalıştırdığı işçiye ödenen kıdem tazminatının davalı alt işverenlerden tahsilini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
5-Davanın yasal dayanaklarından 4857 sayılı İş Kanunun 112. maddesinde kamu kurum ve kuruluşlarında hizmet sözleşmesi ile alt işveren elemanı olarak çalışan işçilerin kıdem tazminatı düzenlenmiş olup, bu yasal düzenlemeye göre;" Kanuna veya kanunun verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşların haklarında bu Kanun ve 854, 5953, 5434 sayılı kanunların hükümleri uygulanmayan personeli ile kamu kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilenlere mevzuat veya sözleşmelerine göre kıdem tazminatı niteliğinde yapılan ödemeler kıdem tazminatı sayılır.
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;
a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,
b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü m.ne göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamukurum veya kuruluşu tarafından,işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) Alt işveren ile yapmış olduğu iş sözleşmesi sona ermediği gibi, alt işveren tarafından 4734 sayılı Kanun kapsamında bulunan idarelere ait işyerleri dışında bir işyerinde çalıştırılmaya devam olunan ve bu şekilde çalıştırıldığı sırada iş sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçinin kıdem tazminatı, işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir. Bu şekilde hesaplanarak ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması hâlinde, işçinin aradaki farkı alt işverenden talep hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder...
6098 sayılı TBKnun 167.nci m.de sorumlulukla ilgili iç ilişkisi; "... Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay(Kapatılan)23. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere, Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Kıdem tazminatı da dahil olmak üzere ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden dolayı sözleşme, genel ve teknik şartname ile ek diğer belgelere göre asıl işveren davacının sorumlu olacağının kararlaştırılmaması halinde davalıların ödenen bu alacağın tamamından kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve eki belgelerinde bu yönde bir hüküm bulunmadığından alt işverenlerin ödenen tazminat ve fer'ilerin tamamından kendi dönemiyle ile sınırlı olarak sorumlu oldukları anlaşılmaktadır.
Davalı alt işverenlerin sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarının belirlenmesinde işçinin alt işveren nezdinde son olarak çalıştığı tarihteki ücretinin mi yoksa kıdem tazminatına hak kazandığı tarihteki ücretinin mi dikkate alınması gerektiği hususunun ise ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve teknik şartnamelerde bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak esasen alt işverenlerin sözleşme süresinin sona ermesi sonrasında işyeri devriyle dava konusu işçinin iş akitlerinin davalı şirketler nezdinde sona erdiği, bu tarihteki brüt ücretleri üzerinden işçilere kıdem tazminatlarının ödenmesi suretiyle işçilik alacaklarının tasfiye edilerek sözleşmenin sona erdirilebileceği ancak davalı taraflarca bu yönde bir ödeme yapılmadığı, yani işçilik alacakları kıdem tazminatı yönünden tasfiye edilmediği dikkate alındığında davalıların ilerleyen dönemde işçinin brüt ücretinde meydana gelen artışlardan da sorumlu tutulması gerektiği, aksi durumda asıl işverenin, çeşitli alt işverenler nezdinde geçen kıdem tazminatına esas sürenin tümünden son ücretle sorumlu tutulduğu da gözetildiğinde asıl işverence ödenen kıdem tazminatının bir kısmının kendi üzerinde kalacağı ve son alt işveren hariç diğer alt işverenlerin çalıştırma sürelerine isabet eden sorumlulukların asıl işveren aleyhinde azalacağı dikkate alınarak alt işverenin işçileri çalıştırdığı süreye oranla fakat kıdem tazminatı ödemesine esas alınan son brüt ücret üzerinden yapılacak hesaplamayla sorumlu tutulması gerektiği değerlendirilmiştir.
6-Mahkememizce davalı yüklenicilerin dava dışı işçileri istihdam ettiği dönemlere isabet eden kıdem tazminatı alacak miktarlarının hesaplanması hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya sunulan 19/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dışı işçi...'ın davacı idare nezdinde 1960 gün çalışması bulunduğu, çalışma süresine göre 37.299,18-TL kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı ve her bir alt işveren adi ortaklık veya şirket yönünden ayrı ayrı hesaplama yapıldığı görülmüştür.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı bir itiraz ileri sürülmediği görülmüştür.
7-Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 07/03/2023 tarihli... Karar sayılı ilamında; "Mahkemece, 6552 Sayılı Kanunun 8. maddesi ile 4857 Sayılı İş Kanununun 112. maddesinde yapılan değişiklik gerekçe gösterilerek dava dışı işçinin işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de kanunda yapılan değişikliğin yorumunda hataya düşülmüştür.
Kamu İhale Kanununa göre; hizmet alımları kapsamında istihdam edilen işçilerin yüklenici şirket bünyesinde çalıştıkları tüm işçilik alacaklarının yüklenici şirket tarafından karşılanacağı gerek ihale şartnameleri ve gerekse sözleşmeler ile sabittir. İş mevzuatına göre ise işçiye karşı İş Kanunundan kaynaklanan her türlü işçilik alacaklarından üst işveren ve yüklenici (taşeron) birlikte sorumludurlar. İşçinin sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona ermesi halinde işçinin bu tazminata kolay erişebilmesi açısından 4857 Sayılı Kanunun 112. maddesinde bazı değişikliklere gidilerek hizmet alanın kamu kurumu olması halinde işçiye kolaylık sağlanması amaçlanmıştır. Bu düzenlemenin işveren ile yüklenici arasında mevcut sözleşme hükümlerini ortadan kaldırmaya yönelik bir düzenleme olduğu sonucuna varmak mümkün değildir." şeklinde açıklandığı üzere işçinin kıdem tazminatının idare tarafından ödenmiş olması yüklenici şirketlerin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını sona erdirmeyeceği ve idarenin ödediği işçilik alacak ve tazminatlarını yüklenici alt işverenlerden talep edebileceği değerlendirildiğinden bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davalı alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları dönemlerle ilgili olarak tespit edilen 11.322,97-TL'nin davalılar ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ile ...Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden(adi ortaklık), 1.427,26-TL'nin davalı ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi'nden ve 5.709,06-TL'nin ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ve ...güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden(adi ortaklık), 8.563,58-TL'nin davalı... Koruma Ve Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
8-Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı idarenin, davalı alt işverenler nezdinde çalıştırılan işçisi...'a ödenen kıdem tazminatının çalıştırma sürelerine orantılanarak tespit edilen kıdem tazminatı sorumlulukları miktarınca davalıların davacı idareye karşı sorumlu olduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaların çalışma gün sayısı ve toplam tazminat miktarına uygun olarak Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre belirlendiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
9-Davacı tarafça talep edilen alacak miktarına ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak gerçekleştirilen temyiz incelemesi sonucu verilen Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 30/10/2023 tarih... Karar sayılı ilamında "Taraflar arasındaki ilişkinin 6132 sayılı TTK kapsamında kalan ticari iş niteliğinde olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde hukuka aykırı bir yan bulunmamakla birlikte, dosya kapsamında davacı tarafınca ödenen bedeller bakımından davalılara yönelik TBK 117 kapsamında temerrüde düşürücü bir işlem bulunmamasına karşın dava tarihi yerine ödeme tarihi olan 09/02/2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde yapılan değerlendirme doğrultusunda yapılan incelemede, bir kısım davalılara dava öncesinde ödeme yapılması hususunda ihbar evrakı gönderildiği ve talepte bulunulduğu, bu davalılar yönünden temerrüt tarihlerinden itibaren ticari temerrüt faizi talep edilebileceği ancak davalı... Koruma ve Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi yönünden dava öncesi temerrüt gerçekleştiğine dair bir kayıt bulunmadığı gözetilerek ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gözetilerek bu yönde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
A-11.322,97-TL'nin davalılar ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ile ...Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacak miktarına 09/01/2023 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine,
C-1.427,26-TL'nin davalılar ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, alacak miktarına 09/01/2023 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine,
D-5.709,06-TL'nin ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ve ...güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, alacak miktarına 09/01/2023 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine,
E-8.563,58-TL'nin davalı... Koruma Ve Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, alacak miktarına dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.845,93-TL harçtan peşin olarak alınan 461,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.384,44-TL harcın;
a-... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ile ...Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden 580,10-TL'nin müştereken ve müteselsilen,
b-... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi'nden 73,12-TL,
c-... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ve ...güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden 292,49-TL',
d-... Koruma Ve Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden 438,73-TL,
Miktarlarla sınırlı olarak ayrı ayrı tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen;
a-11.322,97-TL vekalet ücretinin davalılar ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ile ...Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b-1.427,26-TL vekalet ücretinin davalılar ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
c-5.709,06-TL vekalet ücretinin ... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ve ...güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
d-8.563,58-TL vekalet ücretinin davalı... Koruma Ve Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 461,49-TL harcın;
a-... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ile ...Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden 193,37-TL'nin müştereken ve müteselsilen,
b-... Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi'nden 24,37-TL,
c-...Özel Güvenlik, Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ticaret Limited Şirketi ve ...güvenlik Sistemleri Özel Güvenlik Ticaret Limited Şirketi'nden 97,50-TL',
d-...Koruma Ve Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden 146,25-TL,
Olarak davalılardan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 2.003,00-TL posta ve tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 7.430,6-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır