T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/9 Esas
KARAR NO : 2025/203
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/01/2024
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/09/2023 tarihinde davacıya ait ...plakalı araç ile... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı aracının maddi hasara uğradığını, bahse konu kaza, davacının maliki olduğu araç İzmir Buca İlçesinde düz yolda seyir halinde iken ve sol tarafta dur tabelası olmasına rağmen yan sokaktan çıkan ... plakalı aracın hızla gelip çarpması sonucu vuku bulduğunu, davalı araç sürücüsünün davacıya ait araca çarptığını itiraf ettiğini,... plaka sayılı aracın ZMMS Poliçesiyle davalı... Anonim Şirketi'ne kayıtlı olduğunu,... plakalı aracın maliki ... Olup, kaza sırasında sürücü... olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, kaza sonucu davacı aracında değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde işbu değer kaybı bedelinden sorumlu olduğunu, değer kaybı bedeli talep edildiği, davalı sigorta şirketince talep edilen miktar hususunda anlaşmaya varılamadığını, davacı dava konusu kaza nedeniyle, araç onarımda kaldığı sürede araçsız kaldığını ve araç mahrumiyeti yaşadığını, 30/11/2023- 04/12/2023 tarihleri arasında ... Oto Doğrultma işyerinde ve 04/12/2023-06/12/2023 tarihleri arasında ise... -Oto Boya işyerinde kaldığını belirterek, açıklanan sebeplerle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada dava değerinde artırım yapılacak olup, trafik kazasında davacının aracında oluşan şimdilik araç mahrumiyet bedelinden (harca esas değer olarak 50,00-TL gösterilmiştir) davalı ... ve... sorumlu olup kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsil olarak, hasar bedelinden (harca esas değer olarak KDV Dahil 50,00-TLgösterilmiştir) tüm davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, davalı ... Ve... için kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi için ise hasarı ret tarihinden (temerrüt tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile, değer kaybından (harca esas değer olarak 50,00-TLgösterilmiştir) tüm davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olup ... ve... için kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta için ise hasarı ret tarihinden (temerrüt tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı aracındaki daha önceki kazaların hesaplanması GEREKTİĞİNİ, poliçe limitinin 120.000 TL olduğunu, değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması, sigortalı araç kazada kusursuz olup mezkur kazanın kaza tespit tutanağı yanlış tutulduğunu, dosyanın tekrar kusur incelemesine tabi tutulmasını, aracın değer kaybı hesabında değişim veya onarım görmüş olan plastik parçaların hesaba katılması hukuka aykırı olduğunu, davaya konu kazada değer kaybı oluşup oluşmadığı incelenmesini, faturaların katma değer vergisinden şirketin sorumluluğu bulunmadığını, Araç mahrumiyet bedeli, ZMMS kapsamında poliçeden talebi mümkün olmadığını belirtilerek açıklanan sebeplerle öncelikle davanın reddi talep edilmiştir.
Davalılara usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 29/09/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı... ... plakalı aracın sürücüsü, ... işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 08/12/2023 tarihli dilekçeye göre (e-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 29/09/2023 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 29/09/2023, dava tarihinin 03/01/2024 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür.
Davalı...Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 02.09.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 29/09/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
Davalı... ve ... 'ın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 22/08/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyanın tetkiki neticesinde,
1- Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından;
➢... plaka sayılı davalı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 57/a maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU,
➢ ... plaka s. davacı taraf araç sürücüsü...’ın, kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ ve HATASI OLMADIĞI,
2- Değer Kaybı Bakımından;
A- Davaya konu aracın 29.09.2023 tarihli kazasında, Ön Tampon, Sol Ön Çamurluk ve Far hasarı olduğu, ANCAK; aracın 03.12.2011 tarihli kazada aracın Sol Ön Çamurluk, Ayna ve Ön Tampon hasarlanıp onarıldığı, Yargıtay yerleşik kararlarına göre, öncesinde aynı kaporta parçasından hasarlanıp onarım görmüş bir araçta, aynı parçanın tekrar hasar görmesi ve onarılması durumunda değer kaybı oluşmayacağı, Bu nedenle dava konusu ... 1.4 HDI Dizel 50 kW marka 2009 model aracın, davaya konu 29.09.2023 tarihli kazası öncesinde, 03.12.2011 tarihli kazasında aynı bölgeden (Sol Ön Çamurluk) hasar alması ve onarım görmesi nedeniyle, (İşbu Raporda Heyetimizin görüş kanaat ve tespiti olarak) DEĞER KAYBI OLUŞMAYACAĞI,
B- Sayın Mahkeme aksi görüş ve kanaate varması durumunda; yapılan piyasa araştırması neticesinde aracın (Sol Ön Çamurluğunun) onarım sonrası rayiç değerinin ortalama 370.000,00 TL olacağı,
Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (380.000 TL) onarım sonrası rayici (370.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında vedeğerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 10.000,00 TL olduğu,
3- İkame Araç Bedeli/Araç Mahrumiyet Zararı Bakımından;
• Davaya konu aracın Makul Onarım Süresinin 6 gün olduğu, Davaya konu aracın aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin 29.09.2023 kaza tarihi itibarıyla 800,00 TL/gün, (6 gün x 800 TL) toplamda 4.800,00 TL olduğu hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren Raporumuzu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Hasar bedeline yönelik bilirkişi tarafından hesaplama yapılmadığı görüldüğünden Otomotiv uzmanı bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan 28/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenin 17/09/2024 tarihli 2. Celse ara kararı “Otomotiv uzmanı bilirkişi tarafından araçta oluşan hasar bedeline ilişkin bir değerlendirme yapılmadığından bu hususta ve tarafların itirazlarını karşılar nitelikte bilirkişiden ek rapor alınması” kararı gereği, Sayın Mahkemenin 17/09/2024 tarihli 2. Celse ara kararları, tarafların kök rapora itiraz ve beyanları dikkate alınarak, dosya içeriği yeniden incelenerek yapılan piyasa araştırması neticesinde aşağıda tespitlere varıldığı;
1- Onarım Bedeli bakımından;
Kök Raporumuzda hasar onarım bedelinin sehven tespit edilmediği, dosya içeriği tekrar incelenerek aracın onarım bedeli aşağıdaki gibi tespit edildiği, buna göre;
A- Eksper ... Oto ... Ekspertiz Raporuna göre, onarım bedelinin 0,00 TL yedek Parça, yedek parça, 7.000,00 TL işçilik (Kaporta-1.000 TL), Onarım-2.750 TL), Elektrik-250 TL), Boya-3.000 TL), olmak üzere toplam 7.000,00 TL+kdv, kdv dahil 8.400,00 TL olduğu,
B- .. Döner Oto, ... Oto, Oto ... Onarım Faturalarına göre, onarım bedelinin (KDV dahil) 2.484,00 TL yedek parça (far), 15.000,00 TL işçilik (7.500 TL kaporta vs. 7.500 TL boya) olmak üzere toplam KDV DAHİL 17.484,00 TL olduğu,
C- Onarım faturalarındaki parça ve onarımların, kaza ile daha uyumlu olmadı, eksper raporundaki işçilik bedellerinin rayicin altında düşük olması nedenleriyle ve yukarı bölümde ayrıntılı açıklanan gerekçelerle, İşbu Raporda HEYETİMİZİN GÖRÜŞ KANAAT ve TESPİTİNE GÖRE Onarım Bedelinin kaza tarihi itibarıyla (KDV dahil) 2.484,00 TL yedek parça (far), 15.000,00 TL işçilik (7.500 TL kaporta/elektrik ve 7.500 TL boya) olmak üzere toplam KDV DAHİL 17.484,00 TL olduğu,
2- İkame Araç Bedeli bakımından;
• Kök Raporumuzda ikame bir aracın bir günlük kira bedelinin 29.09.2023 kaza tarihi itibarıyla 800 TL/gün olarak, sehven tespit edildiği görülmüştür. Dosya içeriği tekrar incelenerek ve yapılan piyasa araştırması neticesinde; İkame Araç Bedeli/Araç Mahrumiyet Zararı Bakımından Davaya konu aracın Makul Onarım Süresinin 6 gün olduğu, Davaya konu aracın aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük kira bedelinin 29.09.2023 kaza tarihi itibarıyla 1.000 TL/gün, (6 gün x 1.000 TL) toplamda 6.000,00 TL olduğu,
3- Değer Kaybı Bedeli bakımından;
• Davaya konu aracın 29.09.2023 tarihli kazasında, Ön Tampon ve Sol Ön Çamurluk ve sol Far hasarı olduğu, ANCAK; aracın 03.12.2011 tarihli kazasında aracın Sol Ön Çamurluk, Ayna ve Ön Tampon hasarlanıp onarıldığı, “hem Yargıtay yerleşik kararlarına göre, öncesinde aynı kaporta parçasından hasarlanıp onarım görmüş bir araçta, aynı parçanın tekrar hasar görmesi ve onarılması durumunda değer kaybı oluşmayacağı, hemde reel piyasa koşullarında aynı parçanın tekrar hasar görmesi ve onarılması durumunda değer kaybı oluşmayacağı” gerekçeleri ile, dava konusu ... marka 2009 model aracın, davaya konu 29.09.2023 tarihli kazası öncesinde, 03.12.2011 tarihli kazasında aynı bölgeden (Sol Ön Çamurluk ve ön tampon) hasar alması ve onarım görmesi nedeniyle, (İşbu Raporda Heyetimizin görüş kanaat ve tespiti olarak) DEĞER KAYBI OLUŞMAYACAĞI hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerimi içeren EK Raporumu, taktiri ve değerlendirmesi sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, dinlenen tanık anlatımları ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
İkame araç bedeline ilişkin değerlendirmeye itiraz edilmiş ise de; Trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının aracının onarımı için gereken makul süre 6 gün olarak belirlenmiştir. Davacıdan kaynaklanan sebeplerle aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemeyeceğinden rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır (Yargıtay 4. HD. 2020/1587 E. , 2020/4597 K.).
Mahkememizce verilen kesin süre içerisinde davacı vekili değer arttırım dilekçesi ile, 17.484,00 TL hasar bedeli ve 6.000,00 TL ikame araç tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile;29/09/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni davalı sürücü...' un kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' un tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 17.484,00 TL hasarın bulunduğu, davaya konu kazada davacının maliki olduğu aracın hasar gördüğü parçaların gelen tramer kayıtlarına göre daha önceden de hasarlandığı sabit olduğundan değer kaybının bulunmadığı, ... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 6.000,00 TL olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-17.484,00 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 32.143,08 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 21/12/2023 tarihinden diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 29/09/2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-6.000,00 TL ikame araç tazminatının davalı... ve ...' dan 29/09/2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-50,00 TL değer kaybı tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Hasar bedeli yönünden alınması gereken 1.194,33 TL karar ve ilam harcının yatan 826,94 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 367,39 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-İkame araç bedeli yönünden alınması gereken 409,86 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 826,94 TL, 3.030,30 TL keşif harcı ve 427,60 TL başvurma harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.852,25 TL posta ve diğer giderler, ile 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.852,25 TL yargılama giderinin kabul red oranı (8.833,44 TL) nazara alınarak 6.307,95 TL'sinin tüm davalılardan, 2.525,49 TL' sinin ise yalnızca davalı... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Hasar bedeli yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.484,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-İkame araç bedeli yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 6.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı sigorta kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 50,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır