T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/906 Esas
KARAR NO: 2025/654
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 18/10/2024
KARAR TARİHİ: 03/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket 30.10.2022 tarihinde kazı çalışması yaptığı esnada İzmir İli, Çeşme İlçesi, ...Sokak mevkiinde bulunan müvekkili kurumun havai bakır şebeke ve ağaç direklerine zarar verdiğini, hasar sebebiyle müvekkili kurumun zararının 1.926,57 TL olduğunu, Çeşme İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasında hasar bedeli ve işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.397,81-TL'nin ödenmesi için icra takibi başlatıldığını, ancak davalı kurum tarafından takibe itiraz edildiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu, takip konusu meblağ belirlenebilir olduğundan likit bir alacak olduğunu, davalının itirazı haksız ve hukuka aykırı olup, itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini temin maksadı ile işbu davayı açma zarureti doğduğunu, bu nedenlerle Çeşme İcra müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline ve takibin işleyecek avans faizi ile birlikte devamına karar verilmesin talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının takip konusu yaptığı alacak bakımından zamanaşımı süresi geçmiş olup eldeki davanın usul yönünden reddi gerektiğini, Davacının dava dilekçesinde, müvekkil şirketin mülkiyetinde bulunan aracın davalı şirketin bakır şebeke ve ağaç direklerine zarar verildiği iddia edilmekle bu durumdan doğan maddi zararın müvekkilden tahsili talep edilmekte olup bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, zira somut olay incelenecek olursa, müvekkili şirketin mülkiyetinde bulunan beton mikserinin yol üzerinde yer alan telefon direklerinin tellerine takılması neticesinde tellerde ve ağaç direklerinde hasar meydana geldiğini, ancak ne var ki, bahse konu kazada müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmamakta olup olay tamamen davacı şirketin ihmalkârlığına bağlı olarak gerçekleşmiştir. Nitekim olayın gerçekleştiği tarihte Çeşme Merkez Jandarma Karakol K'lığı tarafından mahalde kolluk intikali sağlanmış ve kolluk personelince olayın gerçekleşmesine ilişkin tutanak düzenlendiğini, işbu tutanakta açık şekilde yer aldığı üzere, müvekkili şirkete ait aracın hataen takılmış olduğu kabloların yerden yüksekliğinin 3.85 metre olarak belirlendiğini, şayet bu durum davacı şirket yetkilisinin Çeşme Merkez Jandarma Karakol K'lığı nezdinde vermiş olduğu 01.11.2022 tarihli ifade tutanağında, "Kolluk Biriminin olay esnasında tutmuş olduğu tutanakta kablonun yerden yüksekliğinin 3.85 metre olduğunu belirtmişler. (...) Zira Türkiye standartlarında havai kabloların yüksekliği yerden 5.00 metre yükseklikte bulunmaktadır." şeklindeki beyanları ile sabit durumda olduğunu, somut olay incelendiğinde, davacı şirketin, üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmeyerek şirket mülkiyetinde bulunan telefon direklerine bağlı iletim kablolarının yasal mevzuata aykırı şekilde çok düşük seviyede bırakıldığını, netice itibari ile davaya konu olayın gerçekleşmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmamakta olup aksine müvekkili şirketin, meydana gelen olay neticesinde hak kaybına uğradığını, haksız ve hukuki, dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Hasar keşif formu, Çeşme İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip sayılı dosyası, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 28/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Kusur yönünden:
Davaya konu ... plaka sayılı beton mikserinin yerden yüksekliği imalat teknik verilerine göre minimum 3.60 mt. ile maximum 4.00 mt dir. Ülkemizde havai kabloların yerden yüksekliği (enerji taşıyan kablolar için ayrı standartlar geçerlidir) teknik standart uygulamalara göre 5.00 mt. dir. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler göre taraflardan her biri kendi standartlarına uyduğunu belirtiyor olması nedeniyle kusur dağılımı konusunda takdir Sn. Mahkemenindir.
Hasar onarım bedeli yönünden:
Davacı İdareye ait havai bakır şebeke ve ağaç direklerine meydana gelen hasarın ve hasar onarım kalemlerinin riziko tarihi piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu, davacı idarenin KDV uygulamasına tabi olmadığı görüş ve kanaatiyle hasar onarım bedeli KDV hariç 1.916,49 TL. olarak hesaplanmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere tespit, görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait şebeke hattında oluşan zararın tazmini talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya ait telefon hattına davalının işleteni olduğu beton mikserinin takılması sonrasında kablo ve direkte oluşan hasarın davalı kusuruyla meydana gelip gelmediği, oluşan zararın onarım bedeli ve davalının sorumluluk miktarı noktalarında toplanmıştır.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
4-Mahkememizce öncelikle kusur dağılımının tespiti noktasın inceleme yapılmıştır.
Dosyaya sunulan davalıya ait aracın yüksekliğinin teknik verilere göre 3,60 metre ila 4,00 metre aralığında olduğu, davacıya ait şebeke hattının ise standartlara göre 5,00 metre yükseklikte olması gerektiği, kusur dağılımı konusunda takdirin mahkememizde olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamına göre zararın gerçekleştiği kaza anında davacıya ait kablo geçişinin yerden yüksekliği belirli olmamakla birlikte Çeşme Jandarma Karakol Komutanlığı'nın 30/10/2022 tarihli tutanağına göre davalıya ait aracın kaza sonrası ölçülen yüksekliğinin 3,85 metre olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 128/b maddesi uyarınca karayollarında seyreden taşıtların azami yükseklik sınırının 4,00 metre olması gerektiği, davalıya ait beton mikserinin azami yükseklik sınırının altında bulunduğunun sabit olduğu, diğer taraftan Karayolu Trafik Güvenliğinin Sağlanması Yönünden, Yolun Yapısında Yapılacak Her Türlü Çalışmalarda Alınarcak Tedbirler İle Karayolu Dışında, Kenarında Veya Üzerindeki Diğer Levhalar, Işıklar Ve İşaretlemeler Hakkında Yönetmelik 10.maddesinde yer alan "Madde 10 - Karayolu altından enine geçişlerin mümkün olmadığı durumlarda, yolun yapım ve bakımı ile görevli kuruluşun uygun göreceği projeye göre üstten enine geçiş yapılır.
A) Üstten enine geçiş yol eksenine dik olarak yapılır. Taşıtyolu kotunun en yüksek noktası ile maksimum sehimde tesisin en alçak noktası arasında enaz 6 metrelik düşey açıklık bulunması zorunludur. " hükmü uyarınca karayolu üzerinden geçirilen tesis niteliğinde olan kabloların da en az 6 metrelik yüksekliğe sahip olması gerektiği, bu itibarla davacıya ait kabloların olması gereken seviyeden daha alçakta olması nedeniyle kazanın meydana geldiği, zararın ortaya çıkmasında asli kusurun davacı şirketin azami yükseklik sınırının altında kablo tesisatı bulundurmasından kaynaklanmakta ise de davalıya ait beton mikserinin yerden yüksekliği azami limitlere yakın bir araç olması nedeniyle araç kullanıcısının geçiş gerçekleştireceği yollarda bulunan kabloların alçakta bulunmasını gözle farkedebileceği, geçiş öncesinde kablo yüksekliğinin olağan seviyeden daha düşük düzeyde olduğunun fark edilmemiş olmasının alt düzeyde de olsa davalıya kusur izafe edilmesini gerektiği gözetilerek kazanın ve hasarın oluşumunda davacı şirket tesisatının yüksekliğinin yetersiz olması %75, davalının maliki olduğu araç sürücüsü kusurunun ise takdiren %25 oranında olduğu kabul edilmiştir.
5-Davacı tarafça kablo ve direk tesisatının onarım bedeli olarak 1.926,57-TL hasar bedeli belirlenmiş ve ayrıca 471,24-TL takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının talep ettiği hasar miktarının kaza tarihindeki piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce davacının gerçek zararının bilirkişi raporu doğrultusunda 1.926,57-TL olduğu kabul edilmiş, davalının sorumlu olduğu %25 kusur oranına göre takipte ve davada 481,64-TL miktarla zarardan sorumlu olduğu, ayrıca hasar tarihinden takip tarihine kadar geçen 1 yıl 2 ay 24 gün süre için 121,51-TL işlemiş faiz talep edilebileceği gözetilerek davanın bu kısım yönünden kabulüne, fazlasına dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
6-Taraflarca karşılıklı olarak icra inkar tazminatına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de uyuşmazlık konusu zararın meydana gelmesindeki kusur dağılımı ve zararın miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacak likit nitelikte sayılmadığı gibi davacının da kötü niyetli takip yaptığının söylenemeyeceği gözetilerek tarafların leh veya aleyhinde tazminata hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Çeşme İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 481,64-TL asıl alacak ve 121,51-TL işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden itiraz öncesi koşullarda devamına, fazlasına dair istemin reddine,
2-Davacı lehine inkar tazminatına ve davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 603,15-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 603,15-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 270,00-TL posta ve tebligat ücreti, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.197,60-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 1.307,41-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafça sarf edilen 30,00-TL tebligat ücretinden ibaret yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 22,45-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 905,55-TL'sinin davalıdan, 2.694,45-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır