T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/941 Esas
KARAR NO: 2025/695
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/10/2024
KARAR TARİHİ: 17/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin,...ı ...l otomobilin sahibi olduğunu, Müvekkili şirkete ait, ... sevk ve idaresindeki... Plakalı ...odel otomobili ile... poliçe numarası ile 10.07.2023-10.07.2024 tarihleri arasında davalı ... Sigorta nezdinde sigortalı olan, davalı ...'nün sevk ve idaresindeki,...zmir- Menderes yönünde Kuva-i Milliye caddesinde ters istikamette ilerlerken müvekkili şirkete ait araca çarparak 05.04.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını ve müvekkiline ait aracın hasara uğramasına sebebiyet verdiğini, dava konusu kazada davalı...'nün sevk idaresindeki...plakalı araç tam kusurlu olup müvekkili şirkete ait araca atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, nitekim Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden alınan rapor ile sigortalı... olduğu sabit olup müvekkili şirkete ait aracın bu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, işbu kaza neticesinde müvekkilinin aracının ağır hasar almış olup işbu hasara ilişkin yapılan tamirat bedelleri KDV dahil toplam 24.585,00 TL olduğunu, davalı...Sigorta tarafından onarım bedeli olarak 24.585,00 TL ödendiğini, aracın bir yandan hasar gören parçaların değiştirilmesi, diğer yandan tamir edilecek ve boyanacak işlemler dolayısıyla serviste kaldığını, serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığını, Müvekkili şirketin, aracının serviste kaldığı bu süre zarfında aracı kullanamadığını ve bu durum iş ve özel yaşantısında zorluk yarattığını, ayrıca müvekkili şirket ...ı aktif iş hayatında kullandığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmayan kişilerin, kusursuz olarak araçlarının onarımı boyunca uğradıkları zararların da giderilmesini talep edebileceğini, meydana gelen kaza sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince 25 gün çalıştırılamaması ve kazada müvekkili şirkete ait araca atfedilebilecek bir kusuru olmadığı da göz önünde bulundurulduğunda müvekkili şirket aracını kullanamadığı süre içinde, aracın kullanılamamasından ve bu süreçte, bir maddi zarara maruz kalmış olduğundan; uygulama ve doktrinde araç mahrumiyet bedeli olarak nitelendirilen maddi zararın, davalı sürücü- araç işleteni tarafından giderilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, Müvekkiline ait aracın 25 gün tamirde kaldığına ilişkin belge ektedir tüm nedenlerle haklı davanın kabulü ile 05.04.2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle; İhtiyati tedbir talebimizin teminatsız olarak kabulü ile ... plakalı aracın aynına ve kaydına ve davalı şahısların malvarlığı sorgusu yapılarak tespit edildiği halde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına, 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devri engelleyici nitelikte öncelikle teminatsız aksi kanaat halinde teminat karşılığında ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, miktarının tam ve kesin şekilde belirlenebilmesi mümkün olmayan ancak bilirkişi raporu ve yapılacak tahkikat sonrası mümkün olabilen bu sebeple 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100,00 TL aracın kullanılmamasından doğan zarar tutarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte araç sürücüsü- işleteni tarafından tahsiline, miktarının tam ve kesin şekilde belirlenebilmesi mümkün olmayan ancak bilirkişi raporu ve yapılacak tahkikat sonrası mümkün olabilen bu sebeple 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereği belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin talep ve dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100,00 TL değer kaybının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; davanın kabulüne, 6.300,00 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte araç sürücüsü- işleteni tarafından tahsiline, 22.428,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A. Ş. vekili, cevap dilekçesinde; işbu davanın açılması usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davacı dava konusu kazaya ilişkin değer kaybı tazminatını müvekkil şirketten tam ve eksiksiz bir şekilde tahsil ettiğini, dava konusu kazaya ilişkin olarak davacı taraf değer kaybı tazminatı için Müvekkili Şirkete başvurmuş olup, Müvekkili Şirket dava konusu kazada aracı zarar gören davacıya değer kaybı tazminatını ödediğini, bu husus dilekçemizin devamında esasa ilişkin itirazlarımızda ayrıntılı şekilde yazıldığını, işbu davada Müvekkili Şirket'ten talep edilen değer kaybı tazminatı zaten Müvekkili Şirket tarafından tam ve eksik olarak ödendiğini, davacının işbu davayı açmasında hukuki bir yararı kalmamış olup, kötü niyet ile işbu davayı ikame ettiğini, davacı, değer kaybı tazminatını Müvekkili Şirket'ten tam ve eksiksiz şekilde almış olmasına rağmen işbu davayı açarak usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiğini, dava konusu kazaya ilişkin davacının aracında oluşan değer kaybına ilişkin müvekkil şirket tarafından davacı vekilinin hesabına ödeme yapıldığını, meydana gelen hasar dolayısıyla değer kaybı raporuna istinaden, ödeme yapılmış olup şirketin işbu kazaya ilişkin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, değer kaybı tazminatının müvekkili şirket tarafından karşılanmış olduğunu yinelemekle beraber değer kaybı talepleri maddi teminat limitlerinin en fazla %15'ine kadar olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; değer kaybı hesaplamaları, trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile -değer kaybı tazminatının müvekkil şirket tarafından ödendiğini yinelemek ile beraber- değer kaybı hesaplaması yapılırken davacı tarafa ait aracın km'si, tramer kaydı, daha önceki kazalar ve yaşı göz önüne alınması gerektiğini, zarar gören araçta meydana gelen ''değer kaybı''nın belirlenebilmesi için 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) Sigortası Genel Şartları uyarınca aşağıdaki kriterler çerçevesinde bir hesaplama yapılması gerektiğini, davanın usulden reddine, usulden red talebimizin yerinde görülmemesi halinde Müvekkil Şirket tarafından değer kaybı tazminatı ödenmesine rağmen davacının haksız olarak açtığı işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 24/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...S O N U Ç: 05.04.2024 tarihinde Davalı ... Sigorta A.Ş.’ ne ZMMS Trafik sigortalı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davacı... Gümrük Müşavirliği Ve Lojistik Tic. Ltd. Şti.’ ne ait ve sürücü...’ in sevk ve idaresindeki ...plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle;
1)... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayıkazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU.
2)... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖRÜ VE HATASI OLMADIĞI.
3)Davacıya ait... plakalı ... marka, 2016 model yılı aracın sol ön kısım kaporta aksamlarında meydana gelen hasarların Bahse Konu Trafik Kazası İle Uyumlu & İlintili Olduğu,
4)Davacıya ait ... plakalı 2016 Model ...ACTİVE 1.6 HDI 92 BG otomobilde bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 26.800,00 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı,
5) Davalı...Sigorta A.Ş. tarafından ... 12.08.2024 İşlem Tarihli banka dekontu ile Davacı... Gümrük Müşavirliği Ve Lojistik Tic. Ltd. Şti. hesabına 4.372,00 TL Değer Kaybı tazminatı ödenmiş olduğundan; DAVACININ BAKİYE DEĞER KAYBI ALACAĞININ 22.428,00 TL olarak hesap edildiği,
6) Dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 7 İş Günü olarak kabul edilmiş ve benzer özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 900,00 TL/gün hesabı ile İkame araç gideri 6.300,00 TL hesap edilmiş olduğu,." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı zararı ile ikame araç zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan hasarın onarımı sonrasında değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı, davacıya ait aracın onarımda geçen sürede kullanılamaması nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı ve bu zararların davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği ve sorumluluk miktarları noktalarında toplanmıştır.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
4-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan ...Sigorta Anonim Şirketi'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
5-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin davalı idareye ait ...plaka sayılı aracın 10/06/2023-10/06/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 200.000,00-TL olduğu görülmüştür.
6-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 24/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'nün KTK'nın 47/c ve 52/b maddelerine yönelik kural ihlalinin etken olduğu, davacı araç sürücüsü ... etken olan bir kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş sunulmuştur.
Rapora karşı davalı sigorta şirketi vekilince itirazlar ileri sürülmüş ise de, aksi iddia ve ispat edilmemiş olan kaza tespit tutanağına göre kazanın davalı araç sürücüsünün bölünmüş yola ters yönden girerek davacının yola katılım yapacağı sırada ters yönden gelmesi nedeniyle kazaya sebebiyet verdiği, nitekim TRAMER kayıtlarında da davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğu gözetilerek davalı araç sürücüsü ... asli ve %100 kusurlu kabul edilmiştir.
7-Davacının kaza sonucu oluşan hasar, değer kaybı zararının ve araç mahrumiyeti zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 24/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarımının ekonomik olduğu, kaza öncesi aracın rayiç değerinin 432.000,00-TL olduğu ve kaza nedeniyle araçta 26.800,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı, aracın onarımının 7 gün süreceği ve bu süre zarfında günlüğü 900,00-TL bedel ile emsal nitelikte bir aracın kiralanabileceği ve zararın 6.300,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait aracın ön sol çamurluk, motor kaputu, ön tampon ızgarasının değişim ve boya, ön tampon ve sol ön podyasının onarım ve boya işlemi gördüğü, aracın model, segment ve rayiç değeri ile önceki tarihli hasar kayıtlarına göre 26.800,00-TL değer kaybı zararının dosya kapsamına ve emsal nitelikteki dava dosyalarında alınan raporlarla uyumlu seyrettiği, ikinci el araç piyasasında değerin alıcı ve satıcının bir araya gelmesiyle net olarak tespit edilebildiği ve net değerin tespit edilebileceği likit bir piyasa koşulu bulunmadığı dikkate alındığında tespit edilen değer kaybı zararı miktarının dosya kapsamı ve rayiçlere uygun olduğu değerlendirildiğinden itirazlar yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın 26.800,00-TL değer kaybına uğradığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı şirkete dava öncesinde 4.372,00-TL değer kaybı zararı ödemesi yapıldığı gözetilerek davacı şirketin bakiye değer kaybı zararının 22.428,00-TL olduğu kabul edilmiştir.
İkame araç ücreti yönünden yapılan incelemede, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre haksız fiil nedeniyle aracın kullanımından yoksun kalan araç malikinin bu süre içinde masraf yaparak yeni bir araç temin etmesi şartı aranmaksızın salt aracın kullanımından yoksun kalması nedeniyle maddi zarara uğradığı kabul edilmektedir. Maddi zararın miktarı ise aracın emsal kiralama bedeli olarak tespit edilmelidir. Buna göre, dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasarın 7 günde onarılabileceğine ve bu süreçte günlüğü 900,00-TL bedel ile emsal nitelikte bir araç kiralanabileceğine ilişkin bilirkişi görüşünün aracın gördüğü hasara ve segmentine göre makul düzeyde olduğu gözetilerek davacının ikame araç zararının 6.300,00-TL olduğu kabul edilmiştir.
8-Davacı vekilinin 18/06/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değerleri, değer kaybı zararı yönünden 22.428,00-TL'ye, ikame araç zararı yönünden ise 6.300,00-TL'ye yükseltilmiştir.
Mahkememizce değer kaybı zararı miktarı 22.428,00-TL ve ikame araç zararı 6.300,00-TL olarak belirlenmiş olup, davacı vekilinin değer artırım dilekçesi doğrultusunda davanın davalı ... yönünden tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nden yalnızca değer kaybı zararı talep edilmiş olup davalının bakiye poliçe limitinin 171.043,00-TL olduğu ve bakiye değer kaybı zararını karşılamaya yeterli olduğu gözetilerek davanın 22.428,00-TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça tazminat miktarlarına kaza tarihinden ve sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi talep edilmiştir.
Zarar veren aracın ruhsat kaydının hususi olduğu ve aracın ticari amaçlı olarak kullanıldığına dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gözetilerek faiz türü olarak yasal faiz belirlenmiştir.
Davalı araç sürücüsünün kaza anından itibaren temerrüt halinde olduğu kabulü ile davalı ... aleyhinde değer kaybı ve ikame araç zararı yönünden kaza tarihi 05/04/2024'ten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu sigorta hukukundan kaynaklanmakla sigorta şirketinden talepte bulunulabilmesi için dava öncesi başvuru şartı bulunduğundan temerrüt tarihi buna göre belirlenecektir. Dosya kapsamına göre davacı vekilinin dava öncesi yazılı başvurusunun 06/06/2024 tarihinde sigorta şirketine iletildiği, 8 iş günü sonunda 22/06/2024 tarihinde temerrüt gerçekleştiği gözetilerek 22/06/2024 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmitşir.
9-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE;
A-22.428,00-TL bakiye değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin bakiye poliçe limiti 171.043,00-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalı ... yönünden kaza tarihi 05/04/2024'ten, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 22/06/2024'ten itibaren yasal faiz işletilmesine,
B-6.300,00-TL ikame araç zararından kaynaklanan maddi tazminatın kaza tarihi 05/04/2024'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.962,40-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 487,19-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.047,61-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin harcın yalnızca 617,27-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 28.728,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin vekalet ücretinin yalnızca 22.428,00-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 487,19-TL toplamı 914,79-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 720,00-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 10.147,60-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderlerinin yalnızca 7.922,25-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi yönünden aleyhinde hükmedilen dava değeri itibariyle KESİN olarak, davalı...yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır