T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/948 Esas
KARAR NO: 2025/217
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 01/11/2024
KARAR TARİHİ: 28/02/2025
Yukarıda açık kimlikleri yazılı taraflar arasında yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 16.08.2024 tarihinde Aydın İli Söke ilçesinde davacı müvekkillerin murisi...'ya ait... plakalı araç ile davalı sigorta şirketine... poliçe numarasıyla Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı davalı ...'a ait, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada davacıların murisi ...nun vefat ettiğini, bu nedenlerle şimdilik 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birllikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak davacı... (Vefat edenin eşi) 'ya verilmesine, Arttırmaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak davacı ... (Vefat edenin kızı) 'ya verilmesine, Arttırmaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan alınarak davac... (Murisin oğlu) 'ya verilmesine, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ...den alınarak davacı...Vefat edenin eşi) ya verilmesine, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ile ...'den alınarak davacı... (Vefat edenin oğlu) ya verilmesine, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ile...en alınarak davacı ... (Vefat edenin kızı) ya verilmesine, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ile ...'den alınarak davacı...(Vefat edenin oğlu) ya verilmesine, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ile...'den alınarak davacı...sı) ya verilmesine, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar... ile ...'den alınarak davacı ... (Vefat edenin annesi) ya verilmesine, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar...'den alınarak davacı... (Vefat edenin ablası)' e verilmesine, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.08.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar... ile...cı...kardeşi)'a verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı... Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır.
2-Yargılama sırasında davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin 30/12/2024 tarihli beyan dilekçesiyle davacılara gerekli ödemelerin yapıldığı ve sulh sözleşmesi imzalandığı beyan edilmiş ve dilekçe ekinde ödeme dekontları sunulduğu,
Davacılar vekili 7/02/2025 tarihli celsede davalı sigorta şirketinden alınan ödemelerle maddi ve manevi tazminat taleplerinin konusuz kaldığı, karşı tarafça yargılama gideri talep edilmemesi halinde kendilerinin de yargılama gideri talebinde bulunmayacakları yönünde beyanda bulunduğu,
Davalılar ... vekilinin 27/02/2025 tarihli beyan dilekçesiyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarının belirtildiği, davacı vekilinin 28/02/2025 tarihli beyan dilekçesiyle de davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin talep edildiği,
görülmüştür.
3-Dosya kapsamı, taraf vekillerin beyan dilekçesi ve sunulan banka ödeme dekontlarına göre dava tarihinden sonra dava konusu uyuşmazlığın davalı sigorta şirketinin ödemesiyle konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, tarafların birbirinden yargılama gideri talebi bulunmadığı gözetilerek tarafların lehine veya aleyhine yargılama giderine hükmedilmemiştir. Karar tarihine kadar sarf edilen yargılama giderlerinin ise sarf eden tarafların kendi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
4-Her ne kadar dava sigorta şirketinin ödemesi nedeniyle konusuz kalmış ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KONUSUZ KALMASI NEDENİYLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 2.054,43-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.439,03-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacılara iadesine,
3-Taraflarca talep edilmediğinden leh veya aleyhe vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Yargılama giderlerinin sarf eden tarafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında 2024 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesi uyarınca 8.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.28/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır