T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/962 Esas
KARAR NO: 2025/429
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 06/11/2024
KARAR TARİHİ: 29/04/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde;...'a ait... plakalı Engelli aracı Babası... idaresindeyken 17/06/2024 tarihi saat 06:20 sularında seyir halindeyken ...idaresindeki ... plakalı araç sağ ön kısımlarıyla...'a ait engelli aracının sol arka kısımına çarpması sonucunda...'ın engelli aracının hasarlandığını, meydana gelen trafik kazasında olay yerinde ...ait olan ... tutulan kaza tespit tutanağına göre %100 kusurlu bulunduğunu,... ait... plakalı engelli aracının ise meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığını, ...e ait... Sigorta... Holdings (...) .... Ltd. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 200.000 tl teminatları bulunduğundan aracın onarım masrafı olan 164.482 TL' yi ödediğini, değer kaybı talebi olan 218.025 TL'nin sadece 35.518,70'TL sini karşıladığını, teminatlarının bu kadar olduğunu aşan kısımla ilgili yapabilecekleri işlem olmadığını ifade ettiklerini, ayrıca kazaya karışan aracın sahibi ve sürücüsü ...'in araç mahrumiyet bedeli ve manevi tazminat talebi olan 428.650,00-TL nin 65.000,00-TL lik kısmını karşılamadığını, dolayısı ile İhtiyari Mali Sorumluluk Teminatı kapsamında ... Sigorta Anonim Şirketine iş bu davayı açma zorunluluğunun hasır olduğunu, ayrıca kaza tarihi olan 17/06/2024 tarihi ile aracın teslim tarihi olan 04/10/2024 tarihinde 101 gün...'ın aracından mahrum kaldığını ve sosyal hayattan soyutlandığını, tedavi için gitmek zorunda olduğu hastaneye ulaşmakta güçlük çektiğini, yine kazanın olduğu bayram günü tramva yaşadığını, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere; davacıya ait araçta oluşan değer kaybına binaen 182.506,30-TL’nin; ayrıca araç 101 günlük araç mahrumiyet bedeli olan 283.650, TL nin engelli kişinin sosyal hayattan mahrum kalması nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminatın ve ilgili kazanın bayrama rast gelmesi nedeniyle oluşan tramva için 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... Sigorta Anonim Şirketinden İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı kapsamında tahsili ile...'a ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında; "Manevi Tazminat Talepleri"nin ancak ek sözleşme ile sigorta kapsamı içine alınabileceğinin belirtildiğini,... numaralı poliçede "Manevi Tazminat Talepleri"nin teminat kapsamı içerisinde yer aldığının görüldüğünü, talebi kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber; Mahkemenizce manevi tazminata hükmedilmesi halinde, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca olayın özellikleri göz önünde tutularak, manevi tazminat olarak hak sahibine verilmesine karar verilecek bir miktar paranın adalete uygun olması gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple; kaza tarihi, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılması gerektiğini, bu nedenlerle kusur tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesine, trafik sigortacısına müzekkere yazılarak teminat limitinin tükenip tükenmediğinin sorulmasını, ödemelere ait banka dekontlarının ve tüm hasar dosyası evrakının celbine, davanın kabulü halinde, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, ödeme belgeleri bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 16/03/2025 tarihli rapora göre; "...Sn. Mahkemenin... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla,
− Trafik Kural İhlalleri Yönünden Varılan Kanaat;
Davalı tarafın aracını kullanan sürücü ...(...) yukarıda irdeleme ve kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 56/1-c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu;
Davacı tarafın aracını kullanan sürücü... (...) yukarıda irdeleme ve kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumunda etken olmadığı; görüş ve kanaatine varılmıştır.
− Değer kaybı bedeli yönünden:
... plaka sayılı... TECHNO MILD HYBRID 160 AT 2023 model otomobilde 17.06.2024 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 180.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır
Davalı ... Sigorta A.Ş. nin... plaka sayılı aracın...numaralı ... Genişletilmiş... Kasko Poliçesi kapsamında... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 180.000,00 TL olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu, ancak dava dışı... Sigorta A.Ş. tarafından, 31.10.2024 tarihinde 35.518,70 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olmakla 144.481,30 TL. olarak hesaplanan bakiye değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. ne ihbarın ve tebliğinin yapıldığı konusunda bilgi ve belgeye ulaşılamamış olup, temerrüt tarihi konusunda nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye aittir.
− İkame araç bedeli yönünden:
... plaka sayılı ... TECHNO MILD HYBRID 160 AT 2023 model otomobilin makul onarım süresi 15 gün olarak belirlenmiş olup, 17.06.2024 riziko tarihi itibarıyla kiralama bedelinin 1.765,00 TL. mertebesinde olduğu, ikame araç bedeli 26.475,00 TL olarak hesaplanmıştır.
Dolaylı zararlar sigorta poliçe teminat kapsamı dışında olup, davacı tarafından talep edilen araç mahrumiyet bedeli konusunda nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye aittir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle zarar gören araç nedeniyle açılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır.
2-Davacı küçüğün velisi dava dilekçesinde, 17/06/2024 tarihinde küçüğe ait... plaka sayılı araç ile dava dışı ...idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında trafik kazası meydana geldiği, zarar veren aracın davalı şirket nezdinde İMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, kaza sonucu davacı küçüğe ait aracın hasar gördüğünü, zarar veren aracın dava dışı KZMMS sigortacısının hasar onarım bedeli olarak 164.482,00-TL, değer kaybı zararı olarak 35.518,70-TL ödemede bulunduğunu, davacıya ait aracın kaza nedeniyle 218.025,00-TL değer kaybına uğradığını, bakiye 182.506,30-TL zararın karşılanmadığını, aracın onarımını 101 gün sürdüğünü ve bu süreçte davacının tedavisi için hastaneye gitmekte zorlandığını, 101 gün için toplam kaza nedeniyle travma yaşadığını, dava dışı araç sürücüsünün araç mahrumiyeti ve manevi tazminat taleplerine istinaden 65.000,00-TL ödeme yaptığını ancak bakiye zararların karşılanmadığını ileri sürerek 182.506,30-TL değer kaybı, 283.650,00-TL araç mahrumiyeti, 50.000,00-TL engelli olan davacı küçüğün sosyal hayattan uzak kalmasından dolayı manevi tazminat ve 10.000,00-TL kazanın bayrama denk gelmesinden dolayı manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın yazılı başvuru şartı yerine getirilmeksizin ve arabuluculuk dava şartı yoluna gidilmeksizin açıldığını, bu nedenlerle usulden reddi gerektiğini, ... plaka sayılı aracın 2.500.000,00-TL limitli kasko sigortasıyla sigortalı olduğunu, davalının poliçe teminatıyla sınırlı olarak sorumlu olduğunu, değer kaybı zararının tespit için aracın kaza öncesi hasar kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, genel şartlar dikkate alınarak değer kaybı ve teminat kapsamının belirlenmesi gerektiğini, araç mahrumiyeti zararının dolaylı zararlardan olması nedeniyle teminat kapsamı dışında kaldığını ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
4-Dava konusu... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibariyle davacı küçük... adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Kaza tarihi itibariyle davacının yaşı 12 olup nüfus kayıtlarına göre anne ve babasının birlikte velayet haklarını kullandıkları, küçük adına açılacak davada velayet yetkisinin genişliği dikkate alınarak ayrıca bir mahkemeden husumete izin kararı alınmasının gerekmediği ancak anne ve babanın dava açılması işlemini birlikte gerçekleştirmeleri gerektiği, her ne kadar dava yalnızca baba... tarafından açılmış ise de anne ...'ın 07/04/2025 tarihinde Uyap üzerinden sunulan dilekçesiyle "Oğlum...'ın 17/06/2024 tarihinde yaşanan kaza ile ilgili ... oyak anonim şirketi ile mahkemenizde görülen davaya veli olarak müdahil olmak istiyorum gereğini arz ederim." şeklinde beyanda bulunduğu ve 29/04/2025 tarihli duruşmaya bizzat katılarak davaya ve yapılan işlemlere muvafakatinin olduğunu beyan etmekle dava takip ehliyetinin tamamlandığı ve davanın görülmesinde husumet yönünden bir eksiklik bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Davalı tarafça davanın arabuluculuk dava şartına tabi olduğu savunulmuş ise de, ,"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) şeklinde açıklandığı üzere yerleşik yargısal uygulamada zorunlu yazılı başvuru şartının bulunduğu uyuşmazlıkta ayrıca dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmesinin aranmayacağı, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre dava öncesinde davacının e-posta yoluyla ve yazılı olarak başvuruda bulunduğu gözetilerek dava şartı noksanlığı bulunmadığı değerlendirilmiştir.
5-Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan hasarın onarımı sonrası değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı ve karşılanmayan değer kaybı zararının tazmini, aracın kullanılamadığı süre için araç mahrumiyeti, aracın kullanılmamasından dolayı manevi tazminat istemleri noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
6-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100.maddesi "Bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95 inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97 nci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109 uncu maddesi ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır." hükmünü haizdir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Somut olayda, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, zarar veren ... plaka sayılı aracın 12/02/2024-12/02/2025 tarihleri aralığında İMMS sigorta klozu bulunan KASKO sigorta poliçesiyle sigortacısı olduğu, poliçe teminatları arasında 2.500.000,00-TL bedeni ve maddi hasar ile poliçe teminat sınırlarının belirlendiği görülmüştür.
... plaka sayılı aracın KZMMS sigortacısı olan... Sigorta Anonim Şirketi'nden poliçe ve hasar dosyası istenilmiş, dosyaya sunulan poliçeye göre kaza tarihi itibariyle ZMMS sorumluluk sınırının 200.000,00-TL olduğu, sigorta şirketi tarafından aracın onarımıyla ilgili olarak 81.883,61-TL parça tedarikçilerine ödeme yapıldığı, 82.597,69-TL davacıya ödeme yapıldığı, ayrıca davacıya 35.518,70-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, bu suretle toplam ödeme miktarının 200.000,00-TL'ye ulaştığı ve teminat limitinin tükendiği, davacının aracın İMMS sigortacısı olan davalıdan bakiye maddi zararlarını talep edebileceği görülmüştür.
7-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 16/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in KTK'nın 56/1-c maddesine yönelik kural ihlali nedeniyle kazanın oluştuğu, davacıya ait araç sürücüsü...'ın kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraf vekillerince kusur yönünden açık bir itirazda bulunulmadığı, kazayı gerçekleştiren araç sürücülerince tutulan kaza tespit tutanağına göre davalının sigortalısı olan ... plaka sayılı aracın davacıya ait araca arkadan çarpması nedeniyle kazanın meydana geldiği, davalının sigortalısı araç sürücüsünün aracın hızını güvenli sürüş ve duruş mesafesine uygun olarak ayarlamaması ve bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği gözetilerek davalının sigortalısı araç sürücüsü asli ve %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
8-Davacıya ait araçta kaza sonucu hasarın onarımı sonrasında değer kaybı oluşup oluşmayacağı ve miktarı hususunda makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 16/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 1.810.000,00-TL olduğu, aracın onarım bedelinin 226.972,50-TL olduğu ve onarımının ekonomik olduğu, onarım sonrasında araçta 180.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun hasar ve değer kaybı belirlemesine yönelik görüşleri açısından davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, aracın marka ve modeli, kaza tarihinde henüz 1 yaşında ve yaklaşık 7.000-km kullanımda olduğu dikkate alındığında bilirkişi tarafından belirlenen 180.000,00-TL değer kaybı zararının dosya kapsamı ve piyasa şartlarına uygun olduğu kanaatiyle itirazlar yerinde görülmemiş. Davacıya ait aracın kaza sonucu 180.000,00-TL zarara uğradığı kabul edilmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde değer kaybı zararı olarak 182.506,30-TL talep edilmiş olup, mahkememizce tespit ve kabul edilen toplam zararın 180.000,00-TL olduğu, dava öncesi KZMMS sigortacısı... Sigorta A.Ş.'nin 35.518,70-TL tutarlı değer kaybı ödemesinin mahsubu sonrasında davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı zararının 144.481,30-TL olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, fazlasına dair istemin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinde açıkça faiz talep edilmediği gözetilerek faiz yönünden hüküm kurulmamış, hükmedilen alacağa hükmün icrası aşamasında karar tarihinden itibaren faiz işletilebileceği değerlendirilmiştir.
9-Davacı tarafça dava dilekçesinde araç mahrumiyeti bedeli ve aracın kullanılamamasından dolayı manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, İMMS sigortacısının KZMMS genel şartlarına göre sorumluluk sınırlarının belirlendiği, Karayolları Trafik Kanunu 85. Maddesine göre, sigortalı aracın neden olduğu kaza sonucunda 3. Şahsın aracında meydana gelen gerçek zararların dışında, aracın, kaza yapması sonucu, çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybı gibi zararların sigorta poliçesiyle güvence altına alınan zararlardan olmadığı, kaldı ki zorunlu mali sorumluluk sigortası (Trafik Sigortası) Genel şartlarında teminat dışında kalan haller düzenlenmiş olup, “Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri” sayılmıştır. Açıklanan nedenlerle trafik kazası nedeniyle araçta oluşan doğrudan bir zarar olarak değerlendirilmesi mümkün olmayan araç mahrumiyeti zararının davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden talep edilemeyeceği,
Diğer taraftan Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede, davacı küçüğün kaza nedeniyle sosyal hayattan uzak kalması ve bayramda kazanın meydana gelmiş olması nedeniyle manevi tazminat talep edilmiş ise de, gerek Borçlar Kanunu'nun manevi tazminatı düzenleyen hükümlerinde gerekse Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik haklarına yönelik bir saldırı bulunması gerekmekte olup, tek başına kişinin belirli bir olay nedeniyle üzüntü duyması veya günlük hayatını zorlaştıran durumlar yaşanması manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmeyeceği,
"Kural olarak, mala verilen zararlar nedeniyle manevi tazminat istenilemez. Gerek BK.’nun 49. maddesi gerekse TMK.’nun 24. maddesinde, kişilik haklarının zarara uğratılması durumunda manevi tazminat istenilebileceği öngörülmüştür. Bu düzenlemeler, mal varlığına ilişkin zararları içermez. Şüphesiz, mal varlığına yönelik eylemler de kişiyi az veya çok üzüntüye düşürebilir. Ancak, böyle bir nedenden kaynaklanan ihlaller, manevi
tazminat yolu ile giderim kapsamında düşünülemez. Mahkemece, manevi tazminat isteminin tümden reddi yerine kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir."(Yargıtay 4.Hukuk Dairesi, 2016/14116 Esas, 2018/7857 Karar sayılı 12/12/2018 tarihli ilamı)
Dava konusu uyuşmazlıkta trafik kazası nedeniyle davacı küçüğün malvarlığının zarara uğradığı ve aracın kullanımından mahrum kalıp bir miktar korku yaşadığı sabit ise de, taksirle mala zarar verilmesinin davacının kişilik haklarına yönelik zedeleyici bir durum niteliğinde olmadığı, salt maddi zarar ve trafik kazası geçirme nedeniyle üzüntü manevi tazminat gerektirmediği,
görülmüştür.
Davacı velisinin 07/04/2024 tarihli dilekçesinde "dolaylı zarar ve manevi tazminat taleplerinden feragat edildiği, 29/04/2025 tarihli duruşmada da açıkça araç mahrumiyeti ve manevi tazminat taleplerinden feragat edildiği dikkate alınarak bu talepler yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
10-Davacı velisi 29/01/2025 tarihli talep dilekçesiyle bir kısım maddi zararlarının davaya dahil edilmesini talep etmiş ise de açıkça davanın ıslah edilmesi veya davalının muvafakati dışında iddia ve taleplerin genişletilip değiştirilemeyeceği, davacı velisinin ıslah talebinde bulunmadığı ve davalı tarafça da farklı talepler ileri sürülmesine açık bir muvafakat sunulmadığı gözetilerek 29/01/2025 tarihli dilekçede yer alan taleplerle ilgili usulüne uygun açılmış bir dava ve ıslah bulunmadığından tahkikat işlemi yapılmamış ve hüküm kurulmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 144.481,30-TL bakiye değer kaybı zararının davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan 2.500.000.00-TL teminat limitinden bakiye sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair maddi tazminat istemlerinin reddine,
2-Araç mahrumiyeti zararı talebinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
3-Manevi tazminat davasının FERAFAT NEDENİYLE REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.869,52-TL harçtan peşin olarak alınan 427,69-TL harcın mahsubu ile geri kalan 9.441,92-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kısmen reddedilen maddi tazminat talebi yönünden davalı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL. başvuru harcı ile 757,50-TL posta ve tebligat ücreti, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti, toplamı 9.185,10-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 2.729,72TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı velileri... ve ...'ın yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır