T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/965 Esas
KARAR NO: 2025/506
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/11/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Müvekkilinin, maliki olduğu...ç ile 24.06.2023 tarihinde saat 14:10 civarında Gaziemir ... içerisinde ilerlemekte iken; davalı yan ZMM sigortalısı dava dışı araç sürücüsü ...lunan... plakalı aracın müvekkiline ait araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu maddi hasarlı trafik kazasında davalı yan sigortalısı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde meydana gelen hasarın ve zararın tespiti için... Sigorta Ekspertizliği tarafından yapılan inceleme neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan hasar bedelinin (parça ve işçilik bedelleri ve bu bedellerin KDV’leri) 42.009,78-TL olabileceği yönünde rapor tanzim edildiğini, hasar bedelinin tespitine ilişkin ekspertiz raporuna 750,00 TL tutarında masraf yapıldığını, 08.08.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine hasar bedelinin ve yapılan ekspertiz masrafının tazmini talepli dilekçe ile başvurulmuş olup başvuruları neticesinde davalı yanca taleplerine istinaden yalnızca 19.800,00-TL ödendiğini, 22.959.78 TL’den az olmamak üzere hesaplanacak hasar tazminatı ve masrafların taraflarına ödenmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları (bilirkişi raporu tebliği sonrası ıslah dilekçesi verme hakkı da dahil) saklı kalmak üzere şimdilik; 1.000,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Araçtaki bakiye hasar tazminatı bedeli olan 3.625,56-TL'nin kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile davalıdan tazminine, İşbu davadan doğacak yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile dava dilekçesi ekinde sunulan 750,00-TL ekspertiz ücretinin de yargılama giderleri içinde kabul edilerek davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; İhbar sonrası müvekkil şirket araçtaki değer kaybı bedelini görevlendirilen eksper vasıtasıyla tespit ettiğini, tespit edilen tutarın 5,874.29-TL, davacı vekil hesabına, 11.08.2023 tarihinde ödendiğini, bilirkişi raporuyla tespit edilen 9.126,00 TL davacı vekil hesabına, 21.02.2024 tarihinde ödendiğini, bunun yanı sıra müvekkili şirketin, araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 19.800,00-TL'nin de 28.07.2023 tarihinde davacı vekili hesabına hasar bedeli olarak ödendiğini, ödeme ile müvekkili şirket her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu nedenle başvurunun reddinin talep olunduğunu, Müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin teminat limiti kapsamında dikkate alınmasını talep ettiklerini, Müvekkili şirketin; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin taleplerinin, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğunu, poliçe limitinin üstündeki miktarlardan sorumlu olmadığını, haksız fiil kaynaklı işbu dosyada, yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Hasar onarım bedeli yönünden:
... plaka sayılı ...KOMBI COMFORT PLUS 1,4 HDI 2009 model otomobilin hasar onarım bedeli 24.06.2023 riziko tarihi orijinal yedek parça fiyatlarıyla KDV dahil 23.425,56 TL. olarak hesaplanmıştır.
Somut olayda davalı... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan... plaka sayılı aracın ... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 23.425,56 TL. olarak hesaplanan hasar onarım bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 28.07.2023 tarihinde 19.800,00 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapılmış olmakla 3.625,56 TL. olarak hesaplanan bakiye hasar onarım bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında davalı sigorta şirketine ... yurt içi kargo gönderi kodu ile hasar ihbarı yaptığı, gönderi kodu sorgulandığında ihbar ve tebliği bilgilerine ulaşılamamış olup, -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüt tarihi konusunda takdir Sn. Mahkemenindir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan ...plaka sayılı araç arasında meydana gelen 24/06/2023 tarihli trafik kazasında, kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımları, davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ve davacının bakiye onarım bedeli alacağı mevcut ise bunun davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen... plaka sayılı aracın davalı... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 21/11/2022-21/11/2023 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 120.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Taraflarca dava dilekçesi ve cevap dilekçesinde, kazaya karışan araç sürücüleri tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağında gösterilen kaza oluş şeklinin aksi yönde bir kaza oluş şekli gerçekleştiği ileri sürülmediğinden keşif ve tanık dinlenilmeksizin dosya üzerinden kaza tespit tutanağı dikkate alınarak rapor düzenlenmek üzere dosya adli trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ...'ın KTK'nın 67.maddesine yönelik kural ihlaliyle kazanın gerçekleşmesine sebebiyet verdiği, davacı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraflarca itiraz ileri sürülmediği gibi mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede de kaza oluş şekli itibariyle kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsünün şerit değiştirme kurallarına riayet etmeksizin davacının seyrini gerçekleştirdiği şeride geçmek üzere hareket etmesinden dolayı meydana geldiği, bu haliyle davalının sigortalısı olan ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...'ın asli ve %100 kusurlu olduğu kabul edilerek davalı şirketin zararın tamamından sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 21/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasarın KDV dahil 23.425,56-TL olduğu ve onarımının ekonomik olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı taraflarca teknik yönden bir itiraz ileri sürülmediği, bilirkişi raporunda onarım gerektiren parça ve işçilik olarak gösterilen kalemlerin dava öncesinde sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesiyle uyumlu olduğu, netice zarar miktarındaki farklılığın sigorta şirketi tarafından KDV dahil edilmeksizin zarar hesaplanmasından kaynaklandığı, Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında zararın bir onarım hizmeti alındığına dair delil sunulmasa dahil piyasa rayiçleri ve KDV dahil fiyatlar üzerinden giderilmesi gerektiği yönünde olduğu dikkate alınarak mahkememizce davacıya ait aracın kaza nedeniyle oluşan hasarının 23.425,56-TL bedel ile onarılabileceği kabul edilmiştir.
9-Davacının zararı 23.425,56-TL olarak belirlenmiş olup dava öncesinde davalı sigorta şirketi tarafında bu zararın 19.800,00-TL'lik kısmının karşılandığı anlaşıldığından davacının bakiye hasar zararının 3.625,56-TL olduğu tespit ve kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin 26/03/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değeri 3.625,56-TL olarak ıslah edilmiş olup bu miktarın mahkememizce tespit edilen bakiye hasar miktarına uygun olduğu ve davalı şirketin kaza tarihinde sorumluluk üst sınırı araç başına 120.000,00-TL olduğundan poliçe limitinin bakiye hasar miktarını karşılamaya yeterli olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesi ve ıslah dilekçesiyle tazminata kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sözleşmeden kaynaklandığından ve dava öncesi yazılı başvuru şartının dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan faiz sorumluluğunun başlatılması için temerrüde düşürülmesinin gerektiği, davalı vekili tarafından mahkememize sunulan 05/12/2024 tarihli müzekkere cevabında hasarın 26/06/2023 tarihinde ihbar edildiğinin belirtildiği ve 8 iş günü sonunda 07/07/2023 tarihi itibariyle sigorta şirketinin temerrüde düşeceği, aracın ruhsat kaydı itibariyle hususi nitelikte olması nedeniyle ticari faize hükmedilemeyeceği hususları birlikte dikkate alınarak hükmedilen tazminat alacağına temerrüt tarihi 07/07/2023'ten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
10-Davacı tarafça ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi talep edilmiştir.
Ekspertiz ücreti veya uzman görüşü alınması davacının dava öncesinde haklılığının tespitine yönelik yaptırabileceği dava hazırlık aşamasına dair giderlerden olup yerleşik yargısal uygulamada yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilebileceği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava öncesinde ekspertiz raporu alındığı ve 05/08/2023 tarihli 750,00-TL tutarlı ekspertiz ücreti faturasının ve ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu, ekspertiz hizmetinin niteliğinin ve fiyatlandırmasının piyasa koşullarına uygun miktarda olduğu gözetilerek yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir
11-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 3.625,56-TL bakiye hasar zararından kaynaklanan maddi tazminatın, davalı şirketin poliçe limiti sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 07.07.2023'ten itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 45,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 142,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 3.625,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 45,00-TL toplamı 472,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 77,50-TL posta ve tebligat ücreti, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 750,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 9.255,10-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır