T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/974 Esas
KARAR NO: 2025/471
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/11/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; ekte sunulu kaza tespit tutanağına göre 06.12.2023 tarihinde 20.30 sularında davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı... plakalı aracın sürücüsü ...'un Buca Atatürk Caddesinde seyir halinde iken; yine aynı caddede ve önünde seyir halinde olan Müvekkili...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca asli ve tam kusurlu olarak çarptığını ve müvekkili aracında ciddi bir hasar meydana getirdiğini, açıklanan nedenlerle birlikte davalı yan nezdinde ZMM sigortalısı olan araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, kaza neticesinde meydana gelen hasarın ve zararın tespiti için ekte sunulu ... Sigorta Eksperliği tarafından yapılan inceleme neticesinde müvekkile ait ...plakalı araçta meydana gelen hasarın onarımı için 227.008,60-TL hasar tazminatı oluştuğu yönünde rapor tanzim edilmiş olup bu rapora istinaden müvekkili tarafından ekte sunulu 750,00 TL fatura bedelli ekspertiz ücret masrafı ödendiğini, sigorta şirketi tarafından hasar tazminatına ilişkin olarak 99.250,00-TL ödeme yapıldığını, kaza neticesinde müvekkili aracında hasardan kaynaklı zarar meydana gelmiş olup işbu durum kaza tespit tutanağı ile birlikte sabit olduğunu, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının asli ve tek kusurlusu olan araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracın ZMM sigortası, davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olduğundan müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı aracındaki hasardan kaynaklı zarardan davalı yan sigorta şirketinin sorumluluğu bulunduğunun izahtan vareste olduğunu, Müvekkiline ait araçta kaza neticesinde meydana gelen bakiye hasar tazminatı ve ekspertiz ücreti masrafının toplamı - fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla- 128.508,60-TL'nin ödenmesi talebiyle davalı yana ekte sunulu 19.02.2024 tebliğ tarihli dilekçemiz ile başvurulması neticesinde davalı yanca 15 gün içerisinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik; 1.000,00 TL hasar tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, işbu dosyadan doğacak yargılama giderleri, vekalet ücreti ve ekspertiz ücreti ile arabuluculuk ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; araçtaki bakiye hasar tazminatı bedeli olan 50.749,64-TL'nin kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile davalıdan tazminine, işbu davadan doğacak yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile dava dilekçesi ekinde sunulan 750,00-TL ekspertiz ücretinin de yargılama giderleri içinde kabul edilerek davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Dava konusu araca ilişkin hasar bedeli ödenmiş olup işbu başvurunun reddi gerektiğini, hasarın tarafımıza ihbar edilmesi akabinde müvekkili sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açılmış ve başvuran tarafın müracaatı üzerine...Sigorta Ekspertiz tarafından hazırlanan maddi hasar ekspertiz raporunda, toplam 99,250.36-TL maddi hasar tespit edildiğini ve işbu tutarın 15.02.2024 tarihinde bizzat başvuran vekili hesabına ödendiğini, başvuran tarafın aracında oluşan hasar bedelinin müvekkili sigorta şirketince karşılandığından işbu başvurunun reddini talep ettiklerini, burada aracın onarım görmüş olması sebebiyle araçta meydana gelen hasar bedelinden ziyade; Uyuşmazlığa konu aracın onarılıp onarılmadığı, Onarılmış ise onarım bedelinin kim tarafından karşılandığı ve başvuran tarafından araç teslim alınırken çekince konulup konulmadığı, Başvuru sahibi tarafından aracın daha yüksek bedel ile onarılma iddiasının bulunup bulunmadığı ve bu konuda fatura sunulup sunulmadığı konularının tartışma konusu yapılması gerektiğini, kaldı ki davacının seçmiş olduğu tamirhanede (... Oto Hoşnut) onarım yapılmış olup tedarik edilen parçaların tamamı orijinal olduğunu, başvuranın bu duruma her hangi bir ayıp ihbarı veya çekincesi sunulmadığını, itirazları baki kalmak kaydıyla; davacı tarafından müvekkili sigorta şirketinin onarımı sonrasında yeni bir onarım yapılmadığından başvuranın taleplerinin bilirkişi incelemesi yapılmadan reddi gerektiğini, Müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, sigorta şirketinin ödemediği KDV’nin araç sahibinden alındığının ispatlanması kaydıyla talep edilebileceğini, bu nedenlerle başvuranın hasara ilişkin talepleri karşılandığından işbu haksız başvurunun reddini, başvuranın değer kaybına ilişkin talepleri aynı bölgeden geçmiş tarihli kazası bulunması sebebiyle müvekkil şirketçe reddedilmiş olup bu sebeple haksız değer kaybı talebinin reddini, başvuranın hasar bedeli onarım suretiyle karşılandığından işbu haksız başvurunun bilirkişi incelemesi yapılmadan reddini, kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdiini, başvuranın haksız faiz taleplerinin reddini, Müvekkili şirketin temerrüde düşmediği, hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin ödendiği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, haksız başvuru sebebiyle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 19/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...
... plaka sayılı... AUT 1,4 AC 2004 model otomobilde 06.12.2023 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen zarar KDV dahil 225.208,59 TL. olarak hesaplanmış olup, riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin 280.000,00 TL. mertebesinde olduğu tespit edilen aracın hasar onarım bedeli dikkate alınarak tamirinin ekonomik onarım limitlerini aştığı,
Yargıtay içtihatları gereği pert-total uygulaması gerektiği görüş ve kanaatine varılmış ve sovtaj değeri için yapılan araştırmalar bir bütün olarak irdelenerek 130.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve... plaka sayılı... AUT 1,4 AC 2004 model otomobilde meydana gelen gerçek zarar (280.000,00 TL.- 130.000,00 TL.) = 150.000,00 TL olarak hesaplanmıştır.
Somut olayda davalı... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın ... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 150.000,00 TL olarak tespit edilen hasar onarım bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu ancak davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekiline 15.02.2023 tarihinde 99,250.36 TL hasar onarım bedeli ödenmiş olması nedeniyle 50.749,64 TL olarak hesaplanan bakiye hasar onarım bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş. nin....kep.tr adresine hasar ihbarının 19.02.2024 tarihinde yapılmış olduğu, ihbarın aynı gün okunduğu, bu nedenle nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere 01.03.2024 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı yönünden- temerrüte düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere tespit, görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim. 19.03.2025 ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasarın eksik karşılandığı iddiasıyla açılmış bakiye hasar bedelinin tahsili istemli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalının KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan...plaka sayılı araç arasında meydana gelen 06/12/2023 tarihli trafik kazasının gerçekleşmesindeki kusur dağılımları ile davalının dava öncesinde yaptığı ödemenin davacının hasar zararını karşılayıp karşılamadığı, var ise bakiye hasar bedelinin davalıdan tahsili talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Dosyaya getirtilen sigorta poliçesine göre davacıya ait araca zarar verdiği ileri sürülen ... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde 15/02/2023-15/02/2024 tarihleri aralığında vadesi bulunan KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, kaza tarihi 06/12/2023 itibariyle davalı şirketin poliçeden dolayı araç başına 120.000,00-TL'ye kadar sorumluluk limiti bulunduğu görülmüştür.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın meydana gelmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Kusur dağılımının belirlenmesi noktasında kusurun ağırlığı ve dağılımının takdiri münhasıran hakimin yetkisinde olmakla birlikte uygulamada kusur dağılımına esas kural ihlallerinin tespiti yönünden sıklıkla bilirkişi raporu alınmaktadır. Bununla birlikte 6100 sayılı HMK'nın 266/1.maddesinin 2.cümlesinde yer alan "Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz." hükmü uyarınca kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı genel bilgi ve tecrübeyle çözümlenebilecek nitelikte ise bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
Dosyaya sunulan ve kazayı gerçekleştiren her iki taraf araç sürücüsü tarafından düzenlenmiş ve taraflarca yargılama sırasında kaza oluş şekli yönünden itirazda bulunulmayan kaza tespit tutanağına göre dava konusu kazanın davacıya ait aracın trafikte seyri sırasında yavaşlaması ve sonrasında hemen arkasında seyreden davalının sigortalısı araç sürücüsü...'un sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracın arkadan çarpma suretiyle davacıya ait araca zarar verdiği, çarpma şeklinin araç sürücüsü... tarafından kaza tespit tutanağında "B aracım ile Atatürk caddesinden otoyol giriş istikametine doğru seyir halindeyken önümde seyreden A aracın arka kısımlarına çarptım" şeklinde açıklandığı görülmüştür.
Kaza tespit tutanağında anlatımı belirtilen kaza oluş şekline göre davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ...un KTK'nın 52/b ve c maddelerinde düzenlenen "Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun ge-rektirdiği şartlara uydurmak," ve "Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak," kurallarını ihlal ederek kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet verdiği, davacıya ait aracın durmasının veya yavaşlamasının kusur durumuna etkisinin bulunmayacağı anlaşıldığından, davacıya ait araca arkadan çarpma suretiyle sebebiyet verilen kazanın çözümlenmesinin genel bilgi ve tecrübeyle mümkün olduğu gözetilerek mahkememizce bilirkişi görevlendirmesi yapılmaksızın resen gerçekleştirilen değerlendirme sonucu davalının sigortalısı araç sürücüsü asli ve %100 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 19/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasarın KDV dahil 225.208,59-TL bedel ile onarılabileceği, aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 280.000,00-TL olduğu, aracın sovtaj değerinin 130.000,00-TL olduğu, aracın onarımının ekonomik olmadığı ve davacının gerçek zararının 150.000,00-TL olduğu, dava öncesi yapılan 15/02/2024 tarihli 99.250,36-TL tutarlı kısmi ödeme sonrası davacının bakiye zararının 50.749,64-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, davalı tarafça yapılan 99.250,36-TL tutarlı ödemenin 13/02/2024 tarihli ekspertiz raporuna dayandığı, ekspertiz raporunun incelenmesinde parça tedarik edilmediğinin ve stokta bulunmadığının belirtildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da parça fiyatlandırmalarının KDV hariç ve 2020 yılı fiyatlarıyla belirlendiğinin anlaşıldığı, kaza tarihindeki rayiç fiyatlar üzerinden KDV dahil hasar onarım bedeli belirlenmesi gerektiği halde bu yönde bir uygulama yapılmaksızın eski tarihli parça fiyatları üzerinden onarım bedeli hesaplaması yapılarak tespit edilen hasar onarım bedeli miktarının yerinde olmadığı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dava öncesinde davacı tarafça sigorta eksperi ...'ten alınan 13/12/2023 tarihli raporun birbiriyle örtüştüğü de dikkate alınarak davalı itirazları yerinde görülmemiş, davacıya ait aracın tespit edilen hasar onarım bedelinin, aracın sovtaj değerine eklenmesi sonucu elde edilen toplam miktarın aracın kaza öncesi rayiç değerini aştığı anlaşıldığından onarımının ekonomik olmadığı kanaatiyle davacının gerçek zararının 150.000,00-TL olduğu kabul edilmiştir.
9-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortasından kaynaklanmakta olup, kaza tarihinde sorumluluk üst sınırı araç başına 120.000,00-TL olduğundan bu miktarla sınırlı olarak sorumlu tutulması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre davalı şirket tarafından dava öncesinde 15/02/2024 tarihli 99.250,36-TL tutarlı kısmi ödeme yapıldığı ve bakiye poliçe limitinin 20.749,64-TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça sunulan 28/03/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değeri 50.749,64-TL'ye yükseltilmiş ise de davalının poliçeden kaynaklanan sorumluluk sınırı 20.749,64-TL olduğundan davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, fazlasına dair istem yönünden poliçe limiti tükendiğinden kısmen ret kararı verilmiştir. Kısmen ret kararı verilen kısmın davalı şirketin uyuşmazlık konusuyla ilgili kısmen haklı çıkmasından kaynaklanmayıp poliçe limitinin tükenmiş olmasından dolayı gerçekleştiği nazara alınarak reddedilen kısımla ilgili olarak davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmemiştir.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu temerrüt tarihinden itibaren gerçekleştiğinden dava öncesinde davacı tarafça gerçekleştirilen başvuruya istinaden 15/02/2024 tarihinde kısmi ödeme gerçekleştirildiği ve kısmi ödemenin temerrüt kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafça tazminata avans faizi işletilmesi talep edilmiş ise de davalıya ait aracın ruhsat kaydının hususi nitelikte olduğu, aracın ticari amaçlı kullanıldığına dair bir iddia ve delil bulunmadığı gözetilerek faiz türü olarak yasal faiz belirlenmiştir.
10-Davacı tarafça ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi talep edilmiştir.
Ekspertiz ücreti veya uzman görüşü alınması davacının dava öncesinde haklılığının tespitine yönelik yaptırabileceği dava hazırlık aşamasına dair giderlerden olup yerleşik yargısal uygulamada yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilebileceği kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava öncesinde ekspertiz raporu alındığı ve 29/12/2023 tarihli 750,00-TL tutarlı ekspertiz ücreti faturasının ve ekspertiz raporunun dosyaya sunulduğu, ekspertiz hizmetinin niteliğinin ve fiyatlandırmasının piyasa koşullarına uygun miktarda olduğu gözetilerek yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir
11-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 20.749,64-TL bakiye hasar bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 15/02/2024'ten itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin davalının poliçeden kaynaklanan 120.000,00-TL teminat sorumluluğunun tükenmesi nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.417,40-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak alınan 850,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 139,80-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 20.749,64-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 850,00-TL toplamı 1.277,60-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı, 80,00-TL posta ve tebligat ücreti, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti ve yargılama gideri kapsamına alınan 750,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 5.757,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır