T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/99 Esas
KARAR NO : 2025/112
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2024
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 23.09.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı ...Sigorta A.Ş.'de... numaralı ZMMS poliçesi bulunan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağının tamamen hatalı tutulduğunu, kaza saatinin dahi yanlış yazıldığını, iş bu kazada müvekkilinin kusurlu bulunmadığını, Müvekkilinin kusurlu olmadığını ispat edebilmek ve aracındaki hasar ve değer kaybını tespit ettirmek için önce İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin...D.İş sayılı dosyasında kamera görüntülerinin ve hasarın tespitinin talep edildiğini, ancak kazanın Mavişehir'de olduğu ve yetki alanının dışında olduğundan bahisle bu dosyada kamera görüntüleri taleplerinin reddedildiğini, bunun üzerine Karşıyaka ... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyada kaza görüntülerinin tespiti için delil tespiti davası açıldığını, ancak kaza tespit tutanağına kaza saati yanlış yazıldığı için ilgili kolluk tarafından yanlış saate göre kamera görüntülerinin gönderildiğini ve kaza anının yakalanamadığını, yine de gönderilen görüntüler Mahkememize sunduklarını, kaza tespit tutanağındaki saatte kazanın gerçekleşmediğinin ve kaza krokisinin ne derece yanlış çizildiğinin ve kazanın olduğundan çok farklı yansıtıldığının görüleceğini, Kaza Adresinin İzmir ili, Karşıyaka İlçesi,... Mahallesi,...Bulvarı... Sokak olduğunu, kaza tarihinin 23.09.2023 olduğunu, Kaza saatinin 23:00-00:30 arasında olduğunu, zira alkolmetreden de görüleceği üzere alkolmetrede saatin 00:06 olduğunu, kaza tespit tutanağındaki kroki ile kaza yerinin hiçbir alakasının olmadığını, dolayısı ile kazanın tespit tutanağına yanlış çizildiğini, Davalı Sigorta şirketihih, sorumluluğunu bertaraf edebilmek adına müvekkil aracını kullanan sürücünün alkollü olduğunu ileri sürmüşse de, sürücünün alkollü olmasının tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmediğini, hasarın teminat dışı kaldığının kanıt yükünün sigortacı üzerinde olduğunu, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerektiğini, üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükünün TTK.'nun 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düştüğünü, kazadan sonra müvekkili aracınının çekici ile...ervise çekildiğini, ayrıca İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyasında alınan 13.11.2023 Tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili aracında hasar onarım bedeli olarak yedek parça+işçilik+ KDV toplam 161.640,00-TL olarak tespit edildiğini, ancak işbu bedelin çok düşük olup, müvekkili aracında pek çok parçanın onarımı/değişiminin gerekli olduğunu, bu sebeple dava belirsiz alacak davası olarak açılmak zorunda kalındığını, Müvekkiline ait araç değerinde, işbu hasar nedeniyle düşüm meydana geldiğini, bu nedenle yine İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında alınan 13.11.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre müvekkili aracında 25.000-TL değer kaybı hesaplandığını, ancak değer kaybının hesabında pek çok kriter olup, bilirkişi tarafından bu kriterler değerlendirilmediğinden ve konunun teknik ve uzmanlık gerektiren bir iş olması sebebi ile işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, trafik kazasında davacının aracında oluşan şimdilik Hasar bedelinden (harca esas değer olarak KDV Dahil 10,00-TLgösterilmiştir) hasarı ret tarihinden (temerrüt tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile, değer kaybından (harca esas değer olarak 10,00-TLgösterilmiştir)hasarı ret tarihinden (temerrüt tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacı vekilinin belirsiz dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine, davacı tarafın sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığından işbu davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatteyse kusur durumunun tespiti için adli tıp trafik ihtisas dairesinden rapor alınmasına, Mahkeme aksi kanaatteyse hasar ve değer kaybı bedelinin tespiti için uzman bilirkişiden genel şartlara uygun rapor alınmasına, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İKaza tespit tutanağı, hasar doyası, poliçe, tanık beyanları, keşif, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 05/08/2024 tarihli rapora göre; "... 23/09/2023 tarihinde Davalı ... Sigorta A.Ş.’ ne ZMMS trafik sigortalı sürücü... idaresindeki... plakalı araç ile Davacı sürücü... idaresindeki...aç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle;
1) Davacı sürücü ... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın47/1-b (Karayollarından faydalananlar Trafik Işıklarına uymak zorundadırlar), 52/1-a (Sürücüler aracının hızını, Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.) ve 48/5 (Hususi otomobili 0.50 promil üzerinde alkollü olarak kullanmak) Maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle
KAZANIN OLUŞUMUNDA ETKEN OLDUĞU,
2) Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, KAZANIN OLUŞUMUNDA ETKEN OLMADIĞI,
3) Davacıya ait... plakalı aracın ÖN KISIMLARINDA Meydana Gelen Hasarların İşbu Dava Konusu Kaza İle İlintili Olduğu,
4)Dava konusu kazada hasara uğramış olan davacı ... e ait... plakalı... marka araçta meydana gelen Gerçek Hasar Miktarının Yedek Parça + İşçilik + KDV olarak 161.640,00 TL olduğu,
5)Davacıya ait ... plakalı... marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 25.000,00 TL Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucunda bilirkişi tarafından düzenlenen 01/01/2025 Tarihli rapora göre; "...Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılım yüzdesi yapılmamaktadır.
Bu hali ile;
-... plaka sayılı davacı araç Sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/b, 48/5 ve 52/a-b maddelerini ihlal ettiği. Kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu.
-...Plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararlarının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, 23/09/2023 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı nezdinde ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalı olan, dava dışı...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araçlar arasında trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun bulunmadığını, bu hususta delil tespiti talebinde bulunulduğunu ancak kaza görüntülerinin kaza saatinin yanlış yazılması nedeniyle temin edilemediğini, kaza tespit tutanağının kaza oluş şeklini hatalı olarak gösterdiğini, davacıya yeşil ışık yandığı sırada meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin sigortalısı araç sürücüsüne kırmızı ışık yandığı sırada geçmesi nedeniyle kusurlu olduğunu ileri sürerek hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararının tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının kaza tespit tutanağına yönelik iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalının sigortalısı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde bir kusurunun bulunmadığını ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3-Dosyaya getirtilen hasar dosyası içeriğinde dava öncesinde davacı vekilinin 20/12/2023 tarihli yazılı talep dilekçeleriyle KTK'nın 97.maddesinde öngörülen yazılı başvuru şartının yerine getirildiği, diğer dava şartları yönünden de bir noksanlık bulunmadığı görülmekle esasa yönelik inceleme yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta davalının, zarar veren... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 22/08/2023-22/08/2024 tarihleri aralığında KZMMS poliçesiyle sigortalısı olduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ...ılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 22/08/2023-22/08/2024 KZMMS sigortacısı olduğu, kaza tarihi 23/09/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu görülmüştür.
5-Mahkememizce davacıya ait aracın hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararı miktarının belirlenmesine yönelik olarak makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 05/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın onarımının KDV dahil 161.640,00-TL olacağı, aracın onarımının ekonomik olduğu ve onarım sonrasında 25.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
6-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafça kaza tespit tutanağında anlatımı ve değerlendirmesi yapılan kaza oluş şekline itirazda bulunulmuştur.
Kaza tespit tutanağı görevli trafik ekiplerince düzenlenen resmi belge ise de aksi ispat edilebilecek nitelikte bir belgedir. Yargılama sırasında taraflarca tanık dahil gösterilecek her türlü delil ile kaza tespit tutanağına yansıtılan kaza oluş şeklinin aksinin ispat edilmesi mümkündür. Bu noktada kaza tespit tutanağına aktarılan verileri giren trafik görevlilerinin yargılama sırasında beyanlarının alınması önem arzetmektedir. Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında, taraflarca tanık olarak gösterilsinler veya gösterilmesinler, kazanın kaza tespit tutanağında gösterildiği şekilde gerçekleşmediğinin ileri sürüldüğü hallerde kaza tespit tutanağını düzenleyen tutanak mümzileri ve hatta araç sürücülerinin beyanlarına istinaden oluşturulan kaza oluş şekli mevcut ise araç sürücülerinin de dinlenilmeleri suretiyle kaza tespit tutanağının kazanın gerçekleşme şeklini yansıtıp yansıtmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Mahkememizce davacı araç sürücüsü, davacı tanığı... Tutanak mümzi... tutanak mümzi ... önce duruşma sırasında dinlenilmiş ve beyanları doğrultusunda adli trafik bilirkişiden rapor alınmış ise de duruşma sırasında yapılan dinlemelerin yeterince konuyu aydınlatmadığı, zira davacı tanığının beyanlarında çelişkili şekilde ifadelerde bulunduğu, örneğin davacıya ait aracın içinde olduğu sırada kavşağa yaklaştıkları anda kendilerine kırmızının yanmadığını söylediği halde devamında kendilerine yeşil ışığın yandığını da görmediğini beyan ettiği, tutanak mümzilerinin ise kazayı hatırlamadıklarını ancak kendilerine her iki araç sürücüsünün de davacının kırmızı ışıkta geçtiklerini söylemeleri halinde bu şekilde tutanak düzenleyeceklerini beyan ettikleri, bu haliyle mevcut tanık ve tutanak mümzi beyanlarıyla hüküm kurulamayacağı değerlendirildiğinden 05/08/2024 tarihli rapor hükme esas alınmamış ve keşif yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce 09/12/2024 tarihinde davacı araç sürücüsü, karşı taraf araç sürücüsü..., kaza tespit tutanağını düzenleyen tutanak mümzi trafik polisleri... dinlenilmiştir.
Davalının sigortalısı dava dışı araç sürücüsü ... beyanlarında kendisinin kaza tespit tutanağında gösterilen şekilde yeşil ışıkta geçtiğini beyan ettiği, karşı taraf araç sürücüsünün de kendisinin kırmızı ışıkta geçtiğini ve alkollü olduğunu polisler geldiğinde geldiğinde beyan ettiğini beyan etmiştir.
Tutanak mümzi ... keşif mahallinde alınan beyanında kazayı hatırladığını, tutanağı tarafların beyanları doğrultusunda düzenlediklerini, davacı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğini ifade ettiğini, diğer araç sürücüsü...n yeşilde geçtiğinin söylendiğini, kusur dağılımını buna göre yaptıklarını, tarafların bu şekilde beyanda bulunmaması halinde kusur dağılımı bildirmeyeceklerini beyan etmiştir.
Tutanak mümzi ... keşif mahallinde alınan beyanında kaza mahallini ve tarafları görünce kazayı hatırladığını, kaza mahalline geldiklerinde çarpma noktasının belli olduğunu, her iki araç sürücüsünün beyanlarını aldıklarını, davacı araç sürücüsünün kendisinin kırmızıda geçtiğini, karşı taraf araç sürücüsünün ise yeşilde geçtiğini beyan ettiğini, bunun üzerine tutanağın düzenlendiğini, araçların geliş istikametlerinin de sürücülerin gösterdikleri şekilde krokiye aktarıldığını, iki tarafın farklı yönde beyanlarda bulunması halinde kusur dağılımı yapmayacaklarını beyan etmiştir.
Davacı araç sürücüsü kaza mahallinde alınan beyanında, kendisinin kaza öncesinde yeşil ışıkta geçtiğini, kendisinin ön sol kısmında başka bir aracın da geçtiğini, davalıya ait aracın karşı şeritten U dönüşü yaparak yola girdiğini, çarpma sonrası araçların yol kenarına çekildiğini, kendisine kırmızıda geçip geçmediği hususunda soru soulduğunu hatırlamadığını, alkollü olduğu için her şekilde suçlu olduğunu düşündüğü için karşı tarafı suçlu çıkarma davranışlarına girmediğini ancak avukatıyla görüştükten sonra alkollü olmasının kusura etkisinin olmayacağını öğrendiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı, tutanağı düzenleyen trafik polisleri ve araç sürücüleri ile davacı tanığı ...'ın beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacı her ne kadar kendisine yeşil ışık yandığı sırada geçiş yaptığını ileri sürmüş ise de, mahkememizce başkaca trafik kazası dosyalarından da bilindiği üzere kaza sonrasında trafik görevlilerinin kaza oluş şekline ilişkin araç sürücülerinin beyanlarını aldıktan sonra beyanların uyumlu olması halinde araç sürücülerinin anlatımlarına göre kusur dağılımı gerçekleştirdikleri, beyanların çelişkili olması halinde ise bu hususun tutanağa geçirilerek kusur dağılımının gösterilmediği, somut olayda da tutanak tanıklarının duruşma sırasında kendilerine her iki araç sürücüsünün de aynı yönde beyanda bulunmaları halinde bunu tutanağa geçireceklerini ve kusur dağılımı yapacaklarını, somut olayda iki araç sürücüsü de aynı yönde davacının kırmızı ışıkta geçtiğini beyan ettikleri için bu yönde kusur dağılımı yaptıklarını, keşif mahallinde alınan beyanlarında ise daha net bir ifadeyle davacı araç sürücüsünün kendilerine kırmızı ışıkta geçtiğini beyan etmeleri ve karşı taraf araç sürücüsünün de yeşilde geçtiğini beyan etmiş olması üzerine bu yönde kusur dağılımı yaptıklarını ifade ettikleri, karşı taraf araç sürücüsünün de tutanak mümzilerinin bu beyanlarını doğrular şekilde beyanda bulunduğu, davacı tarafça her ne kadar aksi ileri sürülmüş ise de tutanak mümzilerinin kendisine aktarılanın dışına çıkarak gerçek dışı bir kaza tespit tutanağı düzenlemelerini gerektirecek bir neden bulunmadığı, bunun yanında davacı tanığı...'ın davacıya ait araçta bulunduğu ancak onun da beyanlarının net bir şekilde yeşilde geçtiklerine yönelik olmadığı, kırmızı ışığın yandığını görmediğini, yansaydı davacıyı uyaracağını beyan ettiği, davacı tanığının net olarak yeşilde geçtiklerini beyan edemediği ve bu yönde bir görgüsünün de olmadığı dikkate alındığında kaza tespit tutanağında gösterilen kaza oluş şeklinin davacı tarafça aksinin ispat edilemediği değerlendirildiğinden dava konusu kazanın oluşumunda davacının kırmızı ışık ihlali yapmış olması nedeniyle 47/B, 48/5 ve 52/a-b maddelerini ihlal ederek tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği yönündeki 01/01/2025 tarihli bilirkişi görüşüne mahkememizce de iştirak edilmiş ve davacının asli ve tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği kabul edilmiştir.
Yargılama sırasında davacı tarafça davacının kırmızı ışık ihlal etmiş olması halinde kaza anı görüntülerinin temini hususunda çaba göstermeyeceğini, davacının kaza sonrasında kaza görüntülerinin temini için delil tespiti talebinde bulunduğunu ancak kaza tespit tutanağında gösterilen saatin hatalı olması nedeniyle görüntülerin temin edilemediğini, davacının kusurlu olmadığı için kaza görüntülerini araştırma yoluna gittiği ileri sürülmüş ise de, dosyada dinlenen tutanak mümzilerinin net bir şekilde davacının kendilerine kırmızı ışıkta geçtiğini beyan ettikleri yönünde beyanda bulundukları, davacının yeşil ışıkta geçtiği sırada kazanın gerçekleştiğini gösterir somut bir delil bulunmadığı, davacının kaza görüntülerinin temini için delil tespiti talebinde bulunmasının diğer delillerin sıhhatini etkileyebilecek mahiyette olmadığı değerlendirildiğinden bu yöndeki iddialar sonuca etkili görülmemiştir.
7-Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere, dava konusu kazanın kaza tespit tutanağında gösterilen şekilde davacının kırmızı ışık ihlali neticesinde meydana geldiği değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 427,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünü karşı,diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır