T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/149 Esas
KARAR NO: 2025/157
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 17/02/2025
KARAR TARİHİ: 18/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/06/2024 tarihinde, saat 10.50 sıralarında, sürücü... sevk ve idaresindeki ... resmi plakalı araç ile ... Caddesi üzerinden... Kavşak istikametine seyir halinde iken aracının ön kısımları ile yine aynı istikamette seyir halinde olan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile geri istikamete u dönüşü yaptığı esnada aracının sol yan kısımları ile çarpışmaları sonucu yaralanmalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumuna sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 53/1-b maddesinde düzenlenen sola dönüş kurallarına uymamasının sebebiyet verdiği kaza tespit tutanağıyla sabit olduğunu,... plakalı araç, davacı müvekkilinin nezdinde ... poliçe numaralı ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile kasko sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi sigortalı araçta meydana gelen hasarı, Kasko Poliçesi gereğince ve alınan ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalısına 06/09/2024 tarihinde 480.102,57 -TL olarak ödediğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedeli tutarı bakımından müvekkili sigorta şirketinin rücu hakkı bulunduğunu, bu kapsamda ... plakalı aracın ZMMS sigortacısına teminat limiti olan 200.000,00-TL için başvuru yapıldığını. müvekkili tarafından kalan tutar için davalı sürücü aleyhine icra takibine geçildiğini, iş bu icra takibine davalı borçlu tarafından 20/12/2024 tarihinde itiraz edildiğini, yapılan haksız ve kötü niyetli itiraz neticesinde icra takibinin durduğunu, iş bu itirazın iptali davası açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu,yapılan görüşmeler neticesinde düzenlenen 07/02/2025 tarihli ve ... arabuluculuk numaralı son tutanak ile sabit olduğu üzere taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haklı davamızın kabulüne, dava sonuna kadar davalı yan adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazların kaydı üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasına, İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takibine haksız yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden tüm ferileri ile birlikte devamına, haksız itiraz nedeni ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, TTK' nun 1472. Maddesi gereği halefiyet ilkesine dayalı tazminat bedelinin rücuen tahsili için sürücü aleyhine başlatılan icra takibinde yapılan itiraz üzerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
25/06/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı sigortalısına ödeme yaptığını, trafik kazasında sigorta araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araç sürücüsü olan davalının kusurunun bulunduğunu ve bu nedenle ödenen bedelin araç sürücüsünden iadesinin gerektiğini iddia etmektedir. Dosya arasında poliçe bulunmamakta ise de, kaza tespit tutanağı incelendiğinde sigorta araç malikinin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü olarak belirtildiği, zarar veren araç malikinin ise tüzel kişi tacir olduğu görülmektedir.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c.maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115.maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra 30/05/2019 tarihinde açılmıştır. Burada öncelikli olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 Sayılı Kanununun 2.maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/(4). maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan ticari davalarda görev kuralına dayanılmamış olması, Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir.
Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Somut olaya gelince; haksız fiile ilişkin açılan eldeki uyuşmazlıkta zarar verdiği iddia edilen ... plakalı araç şoförü olan davalı ...' ın tacir olduğu iddia edilmemektedir. Dava 6102 sayılı TTK' da özel olarak düzenlenen hallere girmediğinden, 6102 sayılı TTK'nın 4/1.maddesi hükmünce, davayı ticari dava saymak ve Asliye Ticaret Mahkemesini görevli kabul etmek mümkün olmayacağından ayrıca davalının tacir olduğu da iddia edilmediğinden eldeki uyuşmazlığı çözmekle görevli olan mahkeme 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan mahkememizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya görevli mahkemede devam edilebilmesi halinde harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilememesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden de bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2025
Katip ...
eimza
Hakim ...
Ei mza