T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/172 Esas
KARAR NO: 2025/714
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/02/2025
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin, ... marka tır/kamyon niteliğindeki sıfır tabir edilen araçların satışı ve satış sonrası servis hizmet sağlayıcısı yine ikinci el olarak bilinen tır/kamyon niteliğindeki araçların satışı ve satış sonrası tamir, bakım ve onarım hizmetini yerine getiren yetkili servis niteliğinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı şirketin,... plakalı ... marka aracı,...KİRALAMA A.Ş.'den 21.09.2021 tarihli Kiralama Sözleşmesi ile kiraladığını, Davalı şirketin, söz konusu aracın işleten sıfatına haiz olduğunu,... plakalı aracın 02.05.2024 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası nedeniyle hasar ve zarara uğradığını, araçta meydana gelen hasar ve zararın tazmini için aracın, müvekkili şirket servisine getirildiğini, Müvekkili şirketin, 02.05.2024 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ...plakalı aracın tamir ve onarımı yapmış ve aracı davalı şirket ilgililerine teslim ettiğini, müvekkili şirketin yaptığı tamir ve onarımla ilgili olarak dava dilekçesi ekinde yazılı faturayı düzenlediğini, davalı şirketin, aracın tamir ve onarım masrafının... Sigorta tarafından kasko poliçesi kapsamında ödenmesi için "Taahhütname/Muvafakatname" başlıklı 21.08.2024 tarihli belgeyi imzalayarak müvekkiline yetki verdiğini, bu yetki belgesinin, kasko şirketi tarafından hasar ve onarım bedeli olarak ödenecek tutarın müvekkili ... Otomotiv şirketine ödenmesi gerektiğine yönelik bir yazı olduğunu, davalı şirketin, müvekkilim tarafından sunduğu faturayı dayanak yapmak sureti ile dava dışı ... Sigorta AŞ'ye yansıtma faturası kestiğini, dava dışı Sigorta şirkete kesilen fatura, 27.08.2024 tarih ve ... numaralı 1.017.500,47TL bedelli fatura olduğunu, buna rağmen aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen müvekkili şirkete sigorta şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından da herhangi bir ödeme yapılmadığını, 2 ayrı fatura alacağına icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas Sayılı takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının takibe dayanak olarak belirttiği faturaların usulüne uygun olarak müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı ile müvekkil şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunmakta olup davacı tarafından müvekkili şirket temerrüde düşürülmediğinden ilgili takip kötüniyetli olduğunu, somut uyuşmazlık nezdinde davacı tarafından yerine getirildiği ifade edilen onarım ve bakım çalışmaları süresinde ve gereği gibi yerine getirilmediğini, davanın haksız olduğunu, reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası, fatura, veri dairesi kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 20/06/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ve davalı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE;
Davacının incelemeye sunduğu 2024 ve 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
DAVALI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE;
Davalının incelemeye sunduğu 2024 ve 2025 yılına ilişkin ticari defterlerinin E-Defter olduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı’na süresinde yüklendiği, (2025 Ocak ayı beratları için rapor tarihimiz itibariyle henüz yükleme süresinin dolmadığı) 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA;
Davacının ticari defterlerinde davalı ile olan kayıtları...nolu hesapta izlediği,
Davacının, davalıya kdv dahil toplam 8.913.143,41 TL olan 6 adet fatura düzenlediği,
Takibe konu edilen...numaralı 1.321,25 TL bedelli ve ... numaralı 1.110.000,52 TL bedelli faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
Davalının davacıya 2 adet işlem karşılığında toplam 7.801.821,64 TL ödeme yaptığı,
Davacı ticari defterlerine göre İzmir ... İcra Dairesi... E. Sayılı takip tarihi olan 21.01.2025 itibariyle davacı tarafından takibe konu edilen iki adet fatura alacağından kaynaklı olarak davacının davalıdan 1.111.321,77 TL alacaklı olduğu, takipte talep edilen asıl alacak tutarının davacı ticari defter kayıtları ile birebir uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
DAVALIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA;
Davalının ticari defterlerinde, davacı ile olan kayıtları, 329.01.448 numaralı hesapta izlediği,
Davacının, davalıya KDV dahil toplam 8.912.621,77 TL tutarında 5 adet fatura düzenlediği,
Davalının davacıya 3 adet işlem ile 7.801.300,00 TL tutarında ödeme yaptığı,
Takibe konu edilen ... numaralı 1.321,25 TL bedelli ve ... numaralı 1.110.000,52 TL bedelli faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
Davalı ticari defterlerine göre İzmir ... İcra Dairesi ... E. Sayılı takip tarihi olan 21.01.2025 itibariyle davacı tarafından takibe konu edilen iki adet fatura alacağından kaynaklı olarak davacının davalıdan 1.111.321,77 TL alacaklı olduğu, takipte talep edilen asıl alacak tutarının davalı ticari defter kayıtları ile birebir uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde her iki taraf kayıtlarının da 1.111.321,77 TL davacı alacağı yönünde uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
DOSYA KAPSAMINDAKİ DİĞER BELGELERİN İNCELENMESİ NETİCESİNDE,
Tarafların Vergi Daireleri tarafından Sayın Mahkeme’ye gönderilen davacı – davalı Bs BS karşılaştırmalı analiz raporunda da davalı ile davacı Ba Bs kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu görülmekle birlikte, Davalıya ait kayıtların tetkikinde... vergi kimlik numaraları ... Sigorta Anonim Şirketi’ne, davalının KDV hariç 1.386.195,03 TL tutarında iki adet fatura düzenlediği görülmektedir.
Dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından sayın mahkemeye gönderilen belgeler incelendiğinde, davalı tarafında... Sigorta A.Ş. adına düzenlenmiş “...PLAKALI... DOSYALI ...NOLU FATURASINA İSTİNADEN YANSITMA” açıklamalı Kdv dahil toplam 1.017.500,47 TL tutarında,
27.08.2014 tarih...numaralı fatura bulunduğu,
Dava dışı... Sigorta A.Ş. tarafından, davalının... TR... iban numaralı hesabına 18.09.2024 tarihinde gönderilen 1.017.500,47 TL bedele ilişkin ...Bankası dekontu bulunduğu görülmektedir.
DAVACININ TALEP ETTİĞİ İŞLEMİŞ FAİZE İLİŞKİN İNCELEME
Davacının İzmir ... İcra Dairesi... E. Sayılı takipte “... numaralı faturadan kaynaklı 1.321,25 TL asıl alacak ve 213,53 TL işlemiş faiz,...umaralı faturadan kaynaklı 1.110.000,52 TL asıl alacak ve 239.189,91 TL işlemiş faiz talebi olduğu görülmektedir.
... numaralı 1.321,25 TL bedelli fatura için dava dosyası içinde davacı tarafından davalıya gönderilen ve davalıyı temerrüde düşüren bir ihtarnameye bulunmamakta olduğundan işlemiş faize ilişkin bilirkişiliğimizce bir hesaplama yapılamamıştır.
... numaralı 1.110.000,52 TL bedelli fatura için, dava dilekçesi ekinde 11.10.2024 tarihli “Cari hesabımızın kapatılması ve ödeme talebi” konulu belgede davalıya hitaben,
“Firmamız ile yürütmekte olduğunuz ticari iş gereği tutulan cari hesap ekstresinde 1.111321,77TL yazılı borç tutan carl hesabınızdan 1.110.000,52TL (BİRMİLYONYÜZONBİN TL. ELLİİKİ KR ) tutarındaki borcunuzun vadesi dolmuş bulunmaktadır.
3 Gün İçerisinde şirketimizin banka hesaplarına veya firmamıza gelerek ödemenizi, aksi taktirde cari hesaptan kaynaklanan borcunuz için yasal yollara başvurulacağını bildiririz.
Bu yazı TTK 18. md. 2. Ve 3. Fıkraları hükümlerine göre gönderilmiştir.”
Yazılı olduğu görülmekle birlikte, belirtilen yazının davalıya hangi kanalla gönderildiği, davalıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edildi ise hangi tarihte tebliğ edildiği gibi belgeler dosya kapsamında yer almamaktadır. Bu nedenle ilgili belgenin davalıyı temerrüde düşüren bir ihtarname olma özelliği taşıyıp taşımadığının takdiri sayın mahkemenize aittir ve bilirkişiliğimizce, davacı tarafından talep edilen işlemiş faize yönelik bir hesaplama yapılamamıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalıya ait ... plaka sayılı aracın davacı tarafından onarımının sağlanıp sağlanmadığı, onarım faturası olarak düzenşnene 21.08.2024 tarihli 1.110.000,52-TL bedelli ve 28.09.2024 tarihli 1.321,25-TL bedelli faturalar nedeniyle 1.111.321,77-TL alacaklı olup olmadığı, takip öncesi işlemiş faiz talep edilip edilemeyeceği ve icra takibine yapılan davalı borçlu itirazlarının iptali talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Eser sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK'nın 470. Maddesi "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.",
Eser sözleşmesinde kural olarak işsahibi sözleşme bedelini ödediğini, yüklenici ise sözleşme konusu imalatları gerçekleştirdiğini ispat külfeti altındadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
4-Mahkememizce her iki taraf ticari defterleri SMMM bilirkişi aracılığıyla incelenmiş, taraflar arasındaki 29/02/2024 tarihinde davalının 7.000.000,02-TL ödemesiyle başlayan ticari ilişki bulunduğu görülmüştür.
Davalı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap ilişkisi olduğu ve davacının davalıyı temerrüde düşürmeksizin takip yapamayacağı savunulmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukukî sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.
Taraflar arasında düzenlenen yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı anlaşıldığından bu yöndeki davalı savunmaları yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap ilişkisi olup olmadığının irdelenmesinde de; Açık hesap ilişkisi, önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümler uygulanamaz.
Taraf ticari defterlerinin incelenmesinde alacak ve borç kalemlerinin bir hesapta takip edildiği ancak açık hesap ilişkisi oluşturacak şekilde ödeme kayıtlarının yer almadığı, aksine uyuşmazlık konusu fatura dönemine kadar peşin ödemeli olarak ticari ilişkinin sürdüğü, açık hesap ilişkisi oluşturacak şekilde faturadan kaynaklanan borçların bağımsız tahsilatlarla sona erdirildiği bir ticari ilişkinin bulunmadığı gözetilerek taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde sürdürülmediği ve her bir faturanın bağımsız bir alacak olarak borçludan talep edilebileceği değerlendirilmiştir.
5-Tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi 21/01/2025 itibariyle,
-Davacı tarafından düzenlenen 5 adet faturanın tamamının davalı ticari defterlerinde aynı miktarlarla kayıtlı oldukları,
-Davalının gerçekleştirdiği davalının gerçekleştirdiği 3 adet ödemenin yine aynı miktarda davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
-Takip tarihinden sonra düzenlenen 10/05/2025 tarihli 521,64-TL bedelli fatura davalı ticari defterlerinde yer almamakla birlikte bu faturanın yargılama konusu olmadığı gibi davacı ticari defterlerinde bu fatura yönünden tahsilat kaydı bulunması nedeniyle alacak-borç ilişkisine etkisinin bulunmadığı,
görülmüştür.
6-Buna göre, davacının dayandığı 21.08.2024 tarihli 1.110.000,52-TL bedelli ve 28.09.2024 tarihli 1.321,25-TL bedelli 2 adet fatura davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup faturalar nedeniyle 1.111.321,77-TL davacı lehine alacak bakiyesi oluştuğu, davacının ticari defterler yoluyla faturalardan kaynaklanan alacağının varlığını ispat ettiği gibi dosya kapsamına alınan... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... nolu hasar dosyasında da fatura konusu onarımların yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafından fatura bedeline süresinde itiraz ileri sürülmediği gibi faturanın aynı bedel ile ticari defterlere kaydedilmiş olması karşısında bedel yönünden faturanın davalı aleyhinde kesinleşeceği ve artık yapılan onarımların daha düşük bedel ile gerçekleştirilmesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceği, davalı tarafça onarımın süresinde ve gereği gibi yerine getirilmediği savunulmuş ise de davalı cevap dilekçesinde ayıba ilişkin somut ve açık bir savunmanın yer almadığı ve ayıp ihbarı yapıldığına dair de bir savunmanın bulunmadığı, bu haliyle eser bedelinin rayiçlerden yüksek olduğuna ve onarımın gereği gibi yapılmadığına yönelik soyut savunmaların dinlenemeyeceği değerlendirildiğinden davalı savunmaları yerinde görülmemiş ve davacının 2 adet faturadan dolayı 1.111.321,77-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
7-Davacı tarafça takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulmuş, davalının faize ve faiz oranına karşı itiraz sunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında belirli ve kesin vade içeren bir yazılı sözleşme bulunmadığı gibi takip öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil de bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 1530. maddesinin yalnızca mal ve hizmet tedarik sözleşmelerine ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanabileceği ancak görülmekte olan dava eser sözleşmesinden kaynaklandığından bu hükme dayalı olarak faiz talep edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından işlemiş faize yönelik istemlerin reddine karar verilmiştir.
8-Davacı tarafça inkar tazminatı talep edilmiştir. Dosya kapsamına göre alacağın faturadan kaynaklandığı ve faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki taraf ticari defterlerinin uyumlu olarak davacı alacak bakiyesini doğruladığı, davalının soyut savunmaları dışında ayıbın varlığını ve ödeme yapılmamasını haklı kılan başkaca bir durumun varlığını gösterir delil bulunmadığı anlaşıldığından fatura bedelinden kaynaklanan alacak miktarı likit kabul edilmiş ve kabul edilen dava değerinin %20'si oranında davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının 1.111.321,77-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlasına dair istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen alacak miktarı likit nitelikte görülmekle %20 oranında belirlenen 222.264,35-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 75.914,39-TL harçtan peşin olarak alınan 16.313,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 59.601,01-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 167.585,05-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 38.304,55-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 16.313,38-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen 615,40-TL başvuru harcı ile 80,00-TL posta ve tebligat ücreti, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 8.195,40-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 6.742,84-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 3.784,69-TL'sinin davalıdan, 815,31-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır