T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/178 Esas
KARAR NO: 2025/812
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/02/2025
KARAR TARİHİ: 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ticari ilişkinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin davalılardan 5.337,78 USD alacağının bulunduğunu, müvekkili şirketin alacağına ulaşmak maksadıyla İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, davalı tarafın 13/11/2024 tarihli dilekçesi ile takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olup, tahsilini geciktirme maksatlı olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu ve müvekkili şirketin alacağını tahsil edemediğini belirterek davamızın kabulüne İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli oluşu ile alacağın likit olduğu hususu gözetilerek alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasında incelendiğinde,davacı tarafından davalı aleyhine cari hesap alacağından kaynaklanan 5.337,78 USD'nin talep edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı eser sözleşmesinde yüklenici konumunda bulunduğundan ücret talep edebilmesi için öncelikle faturalara konu ürünleri davalı/işverene teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Bu nedenle mahkememizce ön inceleme celsesinde taraflara ticari defterlerinin bulunduğu adresi bildirmek için mehil verilmiş olup, dosyaya davalı adına sunulan vekaletnameden önce davalı şirkete ticari defterler için tebligat çıkartıldığından ayrıca tebligat işlemi yenilenmemiş ve davalı süresi içerisinde mahkememize bilgi vermediğinden davacı ticari defterleri ile celp edilen B/A formları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup,
Davacının ticari defterlerinin incelenmesi için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucu Bilirkişiden alınan 16/06/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
"Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmeler ile;
1)-Davacı... Alimunyum Tic. A.Ş.'nin incelenen 2022-2023-2024 takvim yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
2)- Davacı ...Alüminyum Tic. A, incelenen ticari defter ve belgelerinde; Davalı... İki Tekerli Araçlar Tic. A.Ş. 120 hesap kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, faturalar elektronik ortamda düzenleniğinden dolayı vergi dairesine bildirimlerin otomatik yapıldığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 5.337,78 USD alacaklı göründüğü,
3)- Davacının, İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas numaralı icra dosyasında icra takibini yaptığı 5.337,78 USD tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığı, defter, kayıt, belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 5.337,78 USD olduğu" şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Bilindiği üzere; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK m. 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK m. 222/2) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. Md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (HMK m. 222/3) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK m. 222/4) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. (HMK m. 222/5)Bu kapsamda ticari defterlerin sahibi lehine delil olması için kural olarak işin ticari olması, her iki tarafın tacir olması ve iki tarafında ticari defterlerinin incelenmesi ya da belirli şartlara göre tek başına ona dayanması gerekir.
Somut olayda, yüklenici/davacı tarafından takibe konu edilen cari hesaba işlenmiş faturaların taraf ticari defterlerlere kaydedilip kaydedilmediğinin incelenmesi için davalı tarafa mahkememizce verilen kesin mehile rağmen ticari defterlerin bulunduğu adresin bildirilmediği, davalının celp edilen B/A formlarına göre takibe konu cari hesaba yönelik düzenlenen faturaların davalı tarafça vergi dairesine beyan edildiği, incelenen davacı ticari defterlerine göre davalının 5.337,78 USD borç bakiyesi verdiği, davalının faturalar ile ilgili -BA- “Büyük Alış” beyannamesi düzenlediği, celp edilen vergi kayıtlarından ve HMK' nun 222. Maddesine göre davalı ticari defterlerinin incelemeye hazır edilmediği görüldüğünden davacının ürünleri eksiksiz teslim ettiğini kesin delil ile kanıtladığı, her ne kadar mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna karşı davalı tarafından sunulan itiraz dilekçesinde ürünlerde ayıbın bulunduğu ve eksik teslim edildiği savunulmuş ise de; her iki savunmada def'i niteliğinde olup, cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiğinden ve davalı tarafça süresinde sunulmuş cevap dilekçesi bulunmadığından bu savunmalar yönünden ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek görülmeyerek davanın kabulüne, kabul edilen miktarlar faturalara dayandığından likit olarak değerlendirilerek davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Davalının sorumlu olduğu 194.702,99 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 38.940,59.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 13.300,16 TL karar ve ilam harcının yatan 2.412,76 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 10.887,4 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.412,76 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 65,00 TL posta ve diğer giderler ile 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 9.093,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 31.152,48 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır