T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/217 Esas
KARAR NO: 2025/609
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/03/2025
KARAR TARİHİ: 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "15/08/2024 tarihinde, sürücü... idaresindeki... plakalı araç ile Konak ilçesi, Bayramyeri Kavşağı istikametinden İkiçeşmelik istikametine doğru seyrederken ... caddesi Cici Park önüne geldiğinde ters istikamete dönmek için U dönüşü yaptığı esnada aynı istikamette seyir halinde olan müvekkil davacı sevk ve idaresinde bulunan... plakalı araca çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında müvekkil ciddi şekilde yaralanmış ve malul kalmıştır. Kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı... plakalı otomobil sürücüsüne 2918 sayılı KTK md. Md.47/1-c kuralını ihlalden tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu trafik kazasına ilişkin müvekkilin şikayetçi olması üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma yapılmıştır. Sürücünün kusuru sonucu oluşan bu olay neticesinde müvekkilin ilk müdahalesi ve tedavisi Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, İzmir Kent Hastanesinde ve Acıbadem Hastanesinde olmuştur. Kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile bağlı olduğu anlaşılmıştır. 26/12/2024 tarihli PTT Kep başvurusu ile davalı sigorta şirketine söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve müvekkilin sakatlık durumu bildirilmiş; zararının karşılanması gerektiği aksi halde dava yoluna başvurulacağı ihtar ve ihbar edilmiş, fakat söz konusu sigorta şirketi zararı karşılamamıştır.
Ardından Türk Ticaret Kanunumuz ile kabul edildiği üzere "Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk sistemi çerçevesinde İzmir Arabuluculuk Bürosu... Numaralı dosyası ile arabuluculuk başvurusu yapılmış ancak arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir anlaşma sağlanamamıştır. İkame ettiğimiz dava Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olup, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harç tarafımızca ikmal edilecektir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesinde: "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." denilmektedir.
Müvekkile ait tazminat miktarı açıkça belirlenebilir nitelikte olmadığından alacağımızın tespiti bilirkişi incelemesi gerektirdiğinden uyuşmazlık konusu bütün alacak için zamanaşımını kesmek ve ileride tespit edilecek bütün alacağa temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesini temin etmek amacıyla belirsiz alacak davası niteliğinde yukarıda anılan kanun maddesinden yararlanarak iş bu davayı açmış bulunmaktayız. Fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen nazara alınacak hususlarla fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilimiz için şimdilik 10,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı ile 10,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, İzmir Kent Hastanesinde ve Acıbadem Hastanesinde bulunan tüm tedavi belgelerinin istenmesine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyasının bir örneğinin incelenmek üzere celbine, davalı sigorta şirketinden poliçe aslının istenmesine,
...plakalı otomobilin kaza tarihi itibariyle tüm tescil bilgilerinin celbi için ilgili Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, dava şartı olan arabuluculuk aşamasında davacı müvekkili temsil ettiğimizden ötürü tarafımız lehine arabuluculuk vekalet ücretinin de hükmedilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde; "Huzurdaki davaya konu 15.08.2024 tarihli kazaya karışan ... plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde ... numaralı... ZMMS Sigorta Poliçesi ile 31.05.2024 - 31.05.2025 tarihleri arasında sigortalıdır. Poliçeden dolayı sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetindedir. Davacı yan, müvekkil sigorta şirketine Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bildirilen usule aykırı ve Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde başvuru için istenilen zorunlu evraklar olmaksızın başvuruda bulunup; dava yoluna başvurduğundan huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerekir. Davacı yanca eksik evrak ile başvuruda bulunulması KTK 97. Maddesindeki dava şartının yerine getirilmeden huzurdaki davanın açılmış olduğu anlamına gelir ki bu da davanın dava şartı sebebi ile reddi gerektirmektedir. Davacı tarafından başvuru sonrasında yasal süre içerisinde 30.12.2024 tarihinde müvekkil şirket tarafından eksik evrak bildirimi yapılmışsa da eksiklik giderilmeden zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmış ve arabuluculuk süresinde de eksik evrak giderilmemiştir. Bu nedenle, usule uygun başvuru olmadığından dava şartı eksikliği ile usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Devam ile mezkur kazanın oluşumunda müvekkil şirket nezdinde Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru tespit edilmelidir. Müvekkil şirketin sorumluluğunun sınırı, sigortalısı araç sürücüsünün vaki kazadaki kusur oranıdır. Bu hususun bir yansıması olarak müvekkil ... Sigorta A.Ş.’nin davacı yanca iddia ve talep olunan tazminattan sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacı yanca iddia olunan sürekli iş gücü/gelir kaybının tespiti aşamasında, 20 Şubat 2019 tarihli ve 30692 S. Resmi Gazete'de yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik gereğince davacı yanın uğradığı iddia olunan engel oranının dikkate alınması gerekmektedir. Hiçbir surette kabul anlamına gelmemek üzere; davacı yanda sürekli bir sakatlık meydana gelmiş ise, sürekli sakatlık tazminatı hesaplanması aşamasında Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlar ve Ek 3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplanması gerekmektedir ve TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda davacı yanın uğradığı iddia olunan zararın hesaplanması aşamasında vergilendirilmiş geliri esas alınacak olup; aksi takdirde asgari ücrete göre hesaplanması gerekmektedir.Davacı yanın kaza tarihinden bu yana dek gelişen iyileşme durumu gözetilmelidir. Kazanın ardından minimum 12 Aylık bir süreçte kazazedenin gözlemlenmesi ve tedavilerine devam edip etmediğinin dikkate alınması ile birlikte anılan stabilizasyon süreci sonunda sürekli sakatlık değerlendirmesi yapılması gerekmektedir. Sayın mahkemeniz nezdinde; iyileşmelerin gözlemlenebilmesi, iddialarımızın ispatı adına, Adli Tıp İhtisas Dairesi'nden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli yeni bir rapor alınmasını talep ediyoruz. Dava konusu kaza; trafik - iş kazası mahiyetindedir. 5510 s. kanun gereği sgk tarafından kazazedeye yapılan/yapılacak ödemelerin bağlanacak gelirin peşin sermaye değerinin hesaplanacak zarardan tenzili gerekir. işbu hususun tespiti için kuruma müzekkere yazılması gerekmektedir. Yine iş kazası sebebiyle iş sağlığı ve güvenliği bağlamında iş mevzuatı kapsamında işverene atfedilen kusur ile, araç sürücüsü işletenine ve/veya sürücüsüne trafik kazası bağlamında trafik mevzuatı kapsamında atfedilecek kusurlar farklılık arz edeceğinden sayın mahkemenizce ayrı ayrı trafik bilirkişisi ve iş sağlığı güvenliği bilirkişisinin dahil olduğu heyet ile kusur incelemesi yaptırılmalıdır.Müvekkil şirket tarafından davacı yana, varsa SGK ve diğer kişilere yapılan ödeme ve miktarlarının ve hasar dosyasının örneğinin celbi hususunda müvekkil... Sigorta A.Ş'ye müzekkere yazılmasını talep etmekteyiz. Devam ile mezkur kazada davacı yan motosiklet kullanıcısı olup, kaskının / koruyucu tertibatının takılı olmadığı görülmekle, müterafık kusur indirimi uygulanmalıdır. Yukarıda sunmuş olduğumuz beyanlarımız baki kalmak kaydıyla; müvekkil şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden; müvekkil şirket yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ve yine yargılama giderleri ile ücreti vekalet taleplerinin de reddi gerekmektedir. Zira varsa müvekkil şirket yönünden sorumluluk ancak ve ancak temerrüt tarihinden itibaren olacaktır. Davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapıldığı ve eksiklik de giderilmediğinden usule uygun başvuru bulunmamaktadır. Bu nedenle ancak dava tarihinden itibaren faiz işletmesine karar verilebilecektir. Yukarıda sunmuş olduğumuz beyanlarımız baki kalmak kaydıyla; dava konusu taleplerden sorumluluğumuz bulunmadığından ve ayrıca davanın açılmasına sebebiyet vermediğimizden dolayı müvekkil şirket yönünden olay tarihinden itibaren avans faizi ve yine yargılama giderleri ile ücreti vekalet taleplerinin de reddi gerekmektedir. Dava konusu taleplerden tüm davalıların ortaklaşa ve zincirleme sorumluluğunun talep edilmesi haksız olup usule ve yasaya aykırıdır. Sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde dahi sigorta şirketi tüm fer'ilere temerrüt tarihi itibariyle, işletene terettüp eden kusur oranında, yasal faiz ve limiti nispetince katlanır.Davanın usulden reddine, davanın esastan dahi reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini bilvekale saygıyla arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Dava, trafik kazası sebebiyle geçici ve kalıcı iş görmezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili 19/06/2025 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği feragat dilekçesi ile davalıdan arabuluculuk ücreti hariç masraf ve vekalet ücreti talebinde bulunmadığını, ancak feragat beyanında davalı ile sulh olmaları neticesinde vuku bulunduğundan arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline, davalı taraf lehine vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili 24/06/2025 tarihli uyap sistemi üzerinden gönderdiği dilekçe ile davacının davadan feragat etmesi halinde, yargılama gideri ve vekalet ücreti sair bir taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Somut olayda dava açıldıktan sonra tarafların anlaşma sağladıkları anlaşma doğrultusunda ödemenin yapıldığı görülmekle, tarafların sulh oldukları, HMK'nun 313 vd maddelerine göre Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurda bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.
Davacı vekilinin 19/06/2025 tarihli dilekçesi ekinde yer alan Makbuz ve İbraname başlıklı belgeye göre; "... vekili Av.... tarafından, yukarıda yazılı tarihte... SİGORTA A.Ş nezdinde... numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan ...'ın işleteni/maliki, ...'ın ise sürücüsü olduğu... plakalı aracın karıştığı kaza neticesi ...ın yaralanması sebebiyle ... Sigorta A.Ş. aleyhine maddi tazminat talebiyle İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasından dava açılmış olup yargılama süreci devam etmektedir. Yukarıda bahsedilen dosya kapsamında ... Sigorta A.Ş. ile yapılan görüşmede, sulhen belirlenen tutarların ...SİGORTA A.Ş. nezdinde düzenli ... numaralı Trafik Sigorta Poliçesinden karşılanması amacıyla... Sigorta A.Ş. vekili ile davacı vekili arasında gerçekleştirilen sulh görüşmeleri neticesinde, ...Sigorta A.Ş. ile sulhen belirlenen maddi tazminat tutarı (aşağıda ödemenin detaylı hesap tablosu bulunmaktadır) üzerinden anlaşma sağlanmıştır....SİGORTA A.Ş. tarafından yapılacak ödeme nedeniyle....SİGORTA A.Ş.'nin başkaca bir sorumluluğu kalmayacağını, hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu alacaklarımız yönünden, fazlaya ilişkin ve/veya faiz talebi, asli ve fer'ileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve talebimizin olmadığını, olmayacağını ... SİGORTA A.Ş.'ye karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürmeyeceğini, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyasından ödemeyi müteakip 3 (üç) iş günü içinde feragat edeceğimizi kabul, beyan ve taahhüt ederiz. Feragat sebebiyle ...Sigorta AŞ vekili tarafından yargılama gideri ve vekil ücreti talep edilmeyecektir."şeklinde anlaşmaya varıldığını, makbuz ve ibraname protokolü kapsamından davadan vazgeçileceği açıkça belirtildiğinden ve davacı vekili eldeki davadan feragat ettiğinden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 615,40-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Sulh protokolü doğrultusunda taraflara vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca suç üstü ödendiğinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
6-Yargılama soncu ve re'sen yapılaca gider olmadığı takdirde gerekirse re'sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza