T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/221 Esas
KARAR NO: 2025/942
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 10/03/2025
KARAR TARİHİ: 21/10/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 05/11/2024 günü saat 17.50 sıralarında, davacıya ait ve... sevk ve idaresindeki, İzmir ili Bornova ilçesi Işıkkent egemenlik mahallesi alp caddesi istikametindeki... plaka numaralı araç, sağ şeritten ve nizami bir şekilde seyir halindeyken, davalılardan ... Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin maliki olduğu ve ... sevk ve idaresinde bulunan... plaka numaralı araç park halindeyken kapısını açması sonucu işbu davaya konu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davaya konu kaza sonucunda müvekkilimize ait olan... plaka numaralı araçta hasar meydana geldiğini,...plaka numaralı aracın sürücüsü olan davalılardan...'ın asli ve tam kusurlu olduğu, Husumet, ... Sigorta Anonim Şirketi’ne kazaya sebep olan... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini,...plakalı aracın sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeni ile maddi zarardan sigorta teminatları dâhilinde sorumlu olduğunu, davalı açısından “zarar ve sigorta” arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu, davalılar ...Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi' ve ... ise hem kusur sorumluluğu ilkelerine göre hem de araç işletenin kusursuz sorumluluğuna göre zararın tamamından sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada tahkikat sonucunda kazadaki değer kaybı ve ikame bedel miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere davacı aracında meydana gelen şimdilik 100,00 TL ikame bedel tazminatının 2 ve 3 numaralı davalılardan, şimdilik 100,00 TL bakiye değer kaybı tazminatının ise davalı sigorta şirketinin poliçe teminatlarını aşmamak üzere davalılardan müteselsilen ve müştereken, poliçe limitini aşan kısmı için sadece 2 ve 3 numaralı davalılardan, araçta meydana gelen onarımın layığıyla yapılmadığı için bakiye hasar onarım bedeli şimdilik 100,00 TL olmak üzere poliçe limitleri sınırını aşmamak kaydıyla 1, 2 ve 3 numaralı davalılardan müştereken ve müteselsilen poliçe limitlerini aşan kısmı için yalnızca 2 ve 3 numaralı davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Müvekkili için 13.810,39-TL değer kaybı bakımından maddi tazminatın davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (sigorta şirketi bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmak üzere) birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili için 19.465,97-TL bakiye hasar onarım bedeli yönünden maddi tazminatın davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (sigorta şirketi bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmak üzere) birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkili için 6.020,00-TL ikame araç bakımından tazminatın davalılar ... Makina Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'dan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar ...Makina Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ...vekili, cevap dilekçesinde; Kaza tespit tutanağına dayalı talepte, tutanağın hatalı düzenlenmiş olması ve kusur dağılımının yanlış yapılmış olması kuvvetle muhtemel olduğunu, bu durumda uzman bilirkişi marifetiyle kusur oranlarının netleştirilmesi gerektiğini, talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla öncelikle kusur oranının netleşmesinin gerektiğini, Davacı yanın, hasar miktarına ilişkin zararının tamamını sigorta şirketinden tahsil ettiğini, bunun dışında, yine değer kaybı alacağına dair sigorta şirketine başvuru yapmış ve bu konuda da kendisine bir ödeme yapıldığını, sigorta şirketin, olayın oluş şekli, davacıya ait aracın kilometre, geçmiş hasar kaydı, model ve değeri dikkate alınarak bir değer kaybı ödemesi yaptığını, davacının huzurdaki dava ile yeniden bir talepte bulunmasının dayanaksız olduğunu, sigorta şirketince araca ilişkin veriler ışığında olması gereken değer kaybı yönünden bir ödeme yapılmış olup davacının başkaca bir alacağı bulunmadığını, davacı yanın, değer kaybı alacağı dışında ikame araç bedeli talebinde bulunduğunu, ancak bu yöndeki talebinin de haksız olduğunu, zira davacıya ait aracın serviste ne kadar süre kaldığı, bu sürenin teknik verilere uygun olup olmadığının, talep edilen süre / bedel yönünden gerçeğe uygun ve denetlenebilir olduğu yönündeki hususların tamamı belirsiz olduğunu, bu nedenle davacının ikame araç bedeline yönelik talepleri de haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalı şirket... Makina Ltd. Şti. araç sahibi olmakla beraber aracın işleteni olmadığını, bu itibarla dava konusu kazada hukuki ve cezai sorumluluğunun bulunmadığını ve huzurdaki davada taraf gösterilmesinin hatalı olduğunu, İzah edilen nedenlerle davalı şirketin dava sıfatı bulunmadığından, müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, Her iki müvekkili yönünden dava şartı arabuluculuk yerine getirilmemiş olduğundan davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaat ile esasa ilişkin inceleme yapacak ise mesnetsiz ve soyut iddialara dayalı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; Davanın çift taraflı trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olup öncelikle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, Müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ekspertiz raporuna dayanalı olarak yapılmış olup, parça bedelleri tespit edilerek ve orijinal olarak tedarik edilerek tamir ve ödeme yapıldığını, davacının araç tamirinden doğan zararı bulunmadığını, yukarıda belirtildiği üzere araç değer kaybı yine ekspertiz raporun dayalı olarak ödenmiş durumda olduğunu, araç değer kaybı ödemesi yapılırken aracın sadece marka-cins ve modeli değil ayrıca daha önce karıştığı kazaların da dikkate alınması gerekmekte olup sigorta bilgi ve gözetim merkezine mağdur aracın bilgilerinin yazılarak aracın daha önce karıştığı kaza bilgileri ile ekspertiz raporlarının istenilmesini talep talep ettiklerini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 17/07/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla,
Trafik kuralları ihlali yönünden:
... plaka sayılı davalı araç sürücü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 58. Maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda tamamen hatası ile Etken Olduğu
... plaka sayılı davacı araç sürücüsü... meydana gelen kazanın oluşmasında etken faktörü ve kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hasar onarım bedeli yönünden:
... plaka sayılı ... 1.6 HDI 92 ATTRACTION 2017 model otomobilde 05.11.2024 riziko tarihi itibarıyla meydana gelen gerçek zarar KDV dahil 100.941,60-TL. olarak hesaplanmıştır.
Değer kaybı bedeli yönünden:
... plaka sayılı ... 1.6 HDI 92 ATTRACTION 2017 model otomobilin 05.11.2024 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak araçta piyasa rayiçlerine göre 40.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
İkame araç bedeline yönünden:
... plaka sayılı... 1.6 HDI 92 ATTRACTION 2017 model otomobilin makul onarım süresi 7 gün olarak belirlenmiş olup, 05.11.2024 riziko tarihi itibarıyla kiralama bedelinin 860,00 TL. mertebesinde olduğu, arz ve izah edilen hususlara bağlı ikame araç bedeli 6.020,00 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasara ilişkin bakiye onarım bedeli zararı, değer kaybı zararı ile ikame araç zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı...'ın sürücüsü, davalı ...Makine Sanayi ve Tic.Ltd.Şti.'nin maliki, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında 05/11/2024 tarihinde gerçekleşen trafik kazasının gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan hasarın onarımının tam olarak sağlanıp sağlanmadığı, davacının karşılanmamış hasar zararının miktarı, onarım sonrasında değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı ve miktarı, davacıya ait aracın onarımda geçen sürede kullanılamaması nedeniyle zarar oluşup oluşmadığı ve bu zararların davalı taraflardan tahsilinin gerekip gerekmediği ve sorumluluk miktarları noktalarında toplanmıştır.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
4-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
5-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin davalı şirkete ait aracın 06/07/2024-06/07/2025 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 05/11/2024 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 200.000,00-TL olduğu görülmüştür.
6-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 17/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun kusura ilişkin bölümünde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 58.maddesine yönelik kural ihlali nedeniyle gerçekleştiği, davacı araç sürücüsünün ise kural ihlali ve kusurunun bulunmadığı yönünde görüş sunulmuştur.
Rapora karşı davalı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de, aksi iddia ve ispat edilmemiş olan kaza tespit tutanağına göre kazanın davalı araç sürücüsünün park halinde bulunduğu sırada aracın yol kısmına bakan sürücü kapısını açması nedeniyle meydana geldiği, KTK'nın 58.maddesinin "Sürücüler aksine bir işaret bulunmadıkça, araçlarını gidiş yönlerine göre yolun en sağ kenarında durdurmaya, yolcularının iniş ve binişlerini sağ taraftan yaptırmaya ve yolcular da iniş ve binişlerini sağ taraftan yapmaya zorunludurlar." hükmünü haiz olduğu, madde uyarınca davalı araç sürücüsünün yola iniş yaptığı sırada gerekli dikkat ve özeni göstererek geçişine devam eden araçların geçişine öncelik tanıyıp yolun boş olduğu anda kapısını açarak araçtan iniş yapması gerektiği halde bu hususta gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olduğundan kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği değerlendirildiğinden itirazlar yerinde görülmemiş ve davalı araç sürücüsü... asli ve %100 kusurlu kabul edilmiştir.
7-Davacının kaza sonucu oluşan hasar, değer kaybı zararının ve araç mahrumiyeti zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 17/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarımının ekonomik olduğu, aracın onarımının 100.941,60-TL bedel ile gerçekleştirilebileceği, kaza öncesi aracın rayiç değerinin 600.000,00-TL olduğu ve kaza nedeniyle araçta 40.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı, aracın onarımının 7 gün süreceği ve bu süre zarfında günlüğü 860,00-TL bedel ile emsal nitelikte bir aracın kiralanabileceği ve zararın 6.020,00-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiş, davalılar vekillerince sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, bilirkişi tarafından hasar bedelinin belirlenmesine esas alan parçaların dava öncesi sigorta şirketi tarafından atanan eksperin düzenlediği rapor ile uyumlu olduğu, ekspertiz raporuyla mahkememize sunulan rapor arasındaki fiyat farklılığının iskontosuz fiyatlar üzerinden zarar hesaplaması yapılmasından kaynaklandığı, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca zararın KDV dahil ve iskontosuz fiyatlar üzerinden belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda ekspertiz tarafından onarımda kullanılmaları gerektiği tespit edilen parçaların iskontosuz KDV dahil fiyatları üzerinden yapılan hesaplamanın yerinde olduğu, dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait aracın kaza nedeniyle ön tampon, sağ ön çamurluk ve motor kaputunda onarımlar gerçekleştirildiği ve eski tarihli hasar kayıtlarının dikkate alınarak değer kaybı zararının belirlendiği, tespit edilen değer kaybı miktarının dosya kapsamına ve emsal nitelikteki dava dosyalarında alınan raporlarla uyumlu seyrettiği, ikinci el araç piyasasında değerin alıcı ve satıcının bir araya gelmesiyle net olarak tespit edilebildiği ve net değerin tespit edilebileceği likit bir piyasa koşulu bulunmadığı dikkate alındığında tespit edilen değer kaybı zararı miktarının dosya kapsamı ve rayiçlere uygun olduğu değerlendirildiğinden itirazlar yerinde görülmemiş ve davacıya ait aracın 40.000,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir.
İkame araç ücreti yönünden yapılan incelemede, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre haksız fiil nedeniyle aracın kullanımından yoksun kalan araç malikinin bu süre içinde masraf yaparak yeni bir araç temin etmesi şartı aranmaksızın salt aracın kullanımından yoksun kalması nedeniyle maddi zarara uğradığı kabul edilmektedir. Maddi zararın miktarı ise aracın emsal kiralama bedeli olarak tespit edilmelidir. Buna göre, dava konusu kaza nedeniyle boyama ve sair işlemler içeren onarımın 7 gün içerisinde onarılabileceğine ve bu süreçte günlüğü 860,00-TL bedel ile emsal nitelikte bir araç kiralanabileceğine ilişkin bilirkişi görüşünün aracın gördüğü hasara ve segmentine göre makul düzeyde olduğu gözetilerek davacının ikame araç zararının 6.020,00-TL olduğu kabul edilmiştir.
Dava öncesinde davalı sigorta şirketi tarafından davacıya kısmi hasar ve değer kaybı ödemeleri yapıldığı görülmekle bunların mahsubu sonrası bakiye zararın tespit edilebileceği, dosya kapsamına göre davalı şirketin 81.475,63-TL hasar onarım bedeli ödemesi gerçekleştirdiği, tespit edilen 100.941,60-TL zarardan bu miktarın düşülmesiyle davacının bakiye hasar zararının 19.465,97-TL olduğu, yine davalı sigorta şirketinin 26.189,61-TL kısmi değer kaybı ödemesi gerçekleştirdiği ve tespit edilen 40.000,00-TL değer kaybı zararından bu ödemenin mahsubu sonrası davacının bakiye değer kaybı zararının 13.810,39-TL olduğu kabul edilmiştir.
8-Davacı vekili 29/09/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle dava değerini bakiye hasar bedeli yönünden 19.465,97-TL'ye, değer kaybı zararı yönünde 13.810,39-TL'ye ve araç mahrumiyeti/ikame araç zararı yönünden ise 6.020,00-TL'ye yükseltmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kaza tarihi itibariyle 200.000,00-TL ile sınırlıdır. Dava öncesinde davalı sigorta şirketinin, davacıya ait aracın onarımı için sarf ettiği 81.475,63-TL ve değer kaybı zararı ödemesi için gerçekleştirdiği 26.189,61-TL ödeme sonrası bakiye poliçe limitinin 92.334,76-TL olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporuyla birlikte davalıların %100 kusur oranına göre davalıların bakiye hasar bedeli yönünden 19.465,97-TL ve değer kaybı zararı yönünde 13.810,39-TL sorumlulukları bulunduğu anlaşıldığından bu miktarlar üzerinden tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluk başlangıcı temerrüt ile gerçekleşeceğinden 20/01/2025 tarihli yazılı başvuru sonrası 8 iş günü sonunda 31/01/2025 temerrüt tarihinden itibaren, davalı araç sürücüsü ve araç maliki şirket yönünden ise kaza anından itibaren temerrüt oluştuğu gözetilerek kaza tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
Zarar veren aracın ticaret şirketi adına kayıtlı olduğu ve ticaret şirketlerinin tüm iş ve işlemlerinin ticari amaçlı olarak gerçekleştirildiği, bu itibarla talep halinde ticari faize de hükmedilebileceği ancak davacı tarafça yasal faiz talep edildiği anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak faiz türü olarak yasal faiz belirlenmiştir.
Araç mahrumiyeti zararı yönünden davalı araç sürücüsü ve araç maliki şirketten talepte bulunulmuş olup bu zarar yönünden 6.020,00-TL maddi tazminatın davalı araç sürücüsü ve araç maliki şirketten kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle tahsiline karar verilmiştir.
9-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
A-19.465,97-TL hasar tazminatı ile 13.810,39-TL bakiye değer kaybı zararı olmak üzere toplam 33.276,36-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğu bakiye poliçe limiti 92.334,76-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarlarına davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden temerrüt tarihi 31/01/2025, davalılar... Makina Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi yönünden haksız fiil tarihi 05/11/2024 yasal faiz işletilmesine,
B-6.020,00-TL araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi tazminatın davalılar... Makina Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden haksız fiil tarihi 05/11/2024'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.684,33-TL harçtan peşin olarak alınan 615,40-TL ile ıslah harcı olarak alınan 667,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.401,93-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun 990,70-TL ile sınırlı tutulmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 667,00-TL toplamı 1.282,40-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 615,40-TL başvuru harcı, 562,50-TL posta ve tebligat ücreti, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 10.177,90-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nin yargılama giderlerinden yalnızca 8.618,70-TL'lik kısmından sorumlu tutulmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalılar... Makina Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin duruşmada yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır