T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/326 Esas
KARAR NO: 2025/637
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 11/04/2025
KARAR TARİHİ: 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/08/2023 tarihinde;sürücü ...'ün sevk idaresindeki... plaka sayılı otomobilil ile Torbalı istikametinden Buca istikamatine seyri sırasında buca bağlantı koluna girdiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, aracın sol kısımları ile bariyerlere sürtüp, ardından sağında bulunan sürücü ...'ın idaresindeki... plakalı aracın sol kısımlarına çapması neticesinde ...plakalı aracın su kanalına girerek Karayollarına ait yön levhasına çarparak durduğunu, akabinde... plakalı araç önünde seyreden sürücü...'in sevk ve idaresindeki... plakalı aracın arkasından çarptığını, çarpmanın etkisi ile... plakalı aracın su kanalını geçerek aracın ön kısımları ile ağaca çarparak durduğunu, davaya konu hasar nedeniyle müvekkilinin aracının perte ayrıldığını, bu kapsamda hasar gören araç için kasko sigorta şirketi olan...Sigorta tarafından müvekkilinin söz konusu zararının giderildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş başvuruda bulunulmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, bunun üzerine İzmir Arabuluculuk Bürosunun... sayılı arabuluculuk dosyası açıldığını, ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkiline ait aracın sovtaj değeri davalı sigorta şirketince 694,000-TL olarak varsayıldığını, ancak müvekkiline ait aracın gerçek değerinin ise 850.000-TL olduğunu, bu sebeple kasko şirketinin 850.000-TL ederindeki araca 694.000-TL bedel üzerinden hasar ödemesi yaptığından müvekkilinin eksik kalan bakiye alacağının bulunduğunu, HMK m.107 (belirsiz alacak davasıdır) kapsamında fazlaya ilişkin müvekkil hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla , bakiye pert bedeli olarak 100,00-TL tazminatın sigortaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama esnasında muhakkak aracın kaza tarihi itibariyle güncel piyasa değerini belirtir eksper raporun alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki açılan davada zamanaşımının dolduğunu,bu bakımdan davanın zamanaşımından reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğundan ayrıca görevli ve yetkili olmayan mahkemede açıldığını, davanın bu yönden reddinin gerektiğini ayrıca davanın belirsiz alacak talebi olarak açıldığından hiç bir hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketi tarafından tüm sorumluluklarının yerine getirildiğini, müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını, 08/10/2024 tarihinde... adına 290.001,00-TL pert bedelinin ödendiğini, araç üzerinde yapılan eksper incelemeleri neticesinde ve araç maliki ili piyasa değeri üzerinden mutabakat yapılarak araç çekme belgeli pert total işlemi görüldüğünü, rayiç bedel olarak 694.000,00-TL sovtaj bedeli 403,999-TL olduğunu, sovtaj bedeli düşürüldükten sonra ortaya çıkan bakiye tutarın 290.001.00-TL olduğunu, davacı tarafa yapılan ödeme ile müvekkili şirket sigorta poliçesinden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu araçta meydana gelen zararın sigorta sözleşmesi nedeniyle sigortacısı olan davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. Aynı maddede, tüketicinin, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olduğu, satıcının ise, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği düzenlenmiştir.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Davanın taraflar arasındaki 08/10/2024 başlangıç ile 30/05/2025 bitiş tarihlerini kapsar genişletilmiş kasko poliçesinden kaynaklandığı, davacının 17/08/2023 tarihli trafik kazası nedeniyle araçtaki bakiye pert bedeli tazminatının tahsilini talep ettiği ve davaya konu aracın hususu araç olması ile davacının tacir olduğuna yönelik delilin bulunmaması nazara alındığında taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olması nedeniyle davanın Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiği kanaatine varılarak Mahkememizce davanın görev yönünden usulden reddine karar vermesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi' ne gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya görevli mahkemede devam edilmesi hâlinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2025
Katip...
E imza
Hakim...
E imza