T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/356 Esas
KARAR NO: 2025/514
DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ: 21/04/2025
KARAR TARİHİ: 26/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün sicil numarasında kayıtlı (... Kollektif Şirketi... ve ortağı) ünvanlı şirketin tasfiyesi amacına uygun yapılmadığını, şirket lehine malvarlığı (ipotekler) bulunduğu anlaşıldığından 2009 yılında bu şirketin Mahkemece ihyasına karar verildiğini, daha sonra şirketin 5 ortağı bir araya gelerek, 26.05.2010 tarihli Kollektif Şirket Tadil Sözleşmesi imzaladıklarını ve bu tadil sözleşmesini 02.06.2010 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan ettirdiklerini, şirket tadil sözleşmesine göre (madde 3) şirket temsilcisi olarak seçilen...'nun 18.05.2023 tarihinde vefat ettiğini, şirket temsilcisi...'nun vefatı ile organsız kalan şirkete yeni bir temsilci seçmek üzere 09/03/2024 tarihinde Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, Genel kurulda, 80/100 paya sahip ortakların oyu ile ... şirket temsilcisi seçildiğini, Müvekkili ...'in 09/03/2024 tarihli Genel Kurul Kararı'nı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne götürdüğünü, şirket temsilcisi olarak kendisinin ticaret sicilde tescil edilmesini talep ettiğini, ancak Ticaret Sicil görevlileri " Türk Ticaret Kanunu madde 213 ve 226 hükümleri gereğince Genel kurul Kararı'nın tüm şirket ortaklarının oybirliğiyle alınması gerektiğini" belirterek, bu konuda dava açılması gerektiğini beyan ettiklerini, bunun üzerine müvekkilinin dava açtığını, İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/01/2025 tarih,... K. sayılı kararı ile "şirket yöneticisinin seçilmesi de dahil kararların ortaklarının çoğunluğunun oylarıyla alınmasının mümkün olup, çoğunluğun ise şirketteki ortakların salt çoğunluğunun olumlu oyu olup, somut olay yönünden; genel kurul kararının, butlan veya iptal hükmüne tabi olsa dahi bu yönde bir karar verilinceye kadar geçerli olduğu, ana sözleşmede kanuna aykırı bir hükmün bulunmadığını, davacının 80/100 paya sahip ortakların oyu ile şirket temsilcisi seçildiği" belirtilerek, şirket temsilcisinin seçimine ilişkin kararın tüm şirket ortaklarının oybirliğiyle alınmasına gerek bulunmadığına, oy çokluğuyla alınan kararın geçerli olduğuna hükmettiğini, Mahkeme kararını alan müvekkilinin 18.03.2025 tarihli dilekçe ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurduğunu, bu mahkeme kararını da ekleyerek, kendisinin şirket temsilcisi olarak ticaret sicilde tescil edilmesini istediğini, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ise, 16.04.2025 tarihli ve ... sayılı kararı ile " Türk Ticaret Kanunu madde 213 ve 226 hükümleri gereğince bu kararın tüm şirket ortaklarının oybirliğiyle alınması gerektiğini" belirterek tescil talebimizi red ettiğini, şirket temsilcisi seçimine ilişkin 09/03/2024 tarihli Genel Kurul Kararı, mahkemeye göre hukuken geçerli olduğunu, Mahkemenin hukuken "geçerli" dediği bir kararı, Ticaret Sicil Müdürlüğü "geçersiz" sayamayacağını, Ticaret Sicil Müdürlüğünün hukuken yorum yapma hakkı bulunmadığını, Mahkeme kararında bir olgunun tespiti bulunduğunu, bu olgu ve tespit "kollektif şirket yöneticisinin seçilmesi de dahil kararların ortaklarının çoğunluğunun oylarıyla alınmasının mümkün olduğu" olduğunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği (madde 26) hükmüne göre" Mahkemenin veya resmi bir kurumun, bir olgunun resen tesciline ilişkin kararını alan müdürlük, bu kararı resen tescil eder." Ticaret Sicil Müdürlüğünün red kararının, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin emredici hükmüne aykırı olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü görevlileri, müvekkilime hitaben "evet, mahkeme kararında böyle bir olgu tespiti var, ancak mahkeme kararında (bu hususun Ticaret Sicilinde TESCİL ve İLANINA) şeklinde bir hüküm yok" şeklinde beyanda bulunarak tescil taleplerinin reddedildiğini, oysa ki "çoğun içinde az da vardır" (evleviyet) ilkesi gereğince, mahkeme kararındaki tespit hükmü içinde bu hususun Ticaret Sicilinde TESCİL ve İLAN edilebileceği) anlamı da bulunduğunu, davacının hakkının varlığı (şirket temsilcisi seçiminin hukuka uygun olduğu) mahkeme kararı ile belirlenmiş olmasına rağmen, mahkeme kararında (bu hususun Ticaret Sicilinde TESCİL ve İLANINA) şeklinde bölüm yok diyerek tescil taleplerinin red edilmesinin, "özü şekle feda etmek" anlamına geleceğini, Ticaret Sicil Müdürlüğünün red kararının, TMK.m.2 gereğince hakkın kötüye kullanılması olduğunu, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 16.04.2025 tarihli red kararının, dava açma nedenleri ile de çeliştiğini, şöyle ki olayda dava açılmasının nedeninın, vefat eden şirket temsilcisi...'nun mirasçılarının, genel kurul toplantısına vekilleri aracılığıyla katıldıkları halde şirketin 09/03/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararları imzalamamış olmaları olduğunu, taleplerinin sadece, şirket temsilci değişikliğinin tescil edilmesi olduğu halde, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün; 09/03/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan diğer kararlar konusunda da inceleme ve yorum yapıldığını, genel kurulda alınan diğer kararların tescili taleplerinin bulunmadığını, bu hususun 18.03.2025 tarihli dilekçe içeriğinden açıkça anlaşıldığını, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 16.04.2025 tarihli red kararı, bu yönüyle de hatalı olduğunu, Ticaret Sicili Yönetmeliği (madde 39)" İlgililer; tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak müdürlükçe verilecek kararlara karşı, tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebileceğini, Mahkeme dosya üzerinde yapacağı inceleme sonucunda tescilin gerekli bulunduğu sonucuna varırsa tescilin yapılmasını müdürlüğe emredeceğini, aksi takdirde tescil istemini reddeder." Ticaret Sicili Yönetmeliği (madde 39) hükmü gereğince, işbu itiraz başvurusu yapılmak zorunda kalındığını, bu nedenlerle İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 16.04.2025 tarihli ve ...sayılı kararına karşı vaki itirazımızın kabulüne, ...’in şirketin tasfiye işlemleri tamamlanıncaya kadar ve süresiz olarak şirketi temsil ve ilzama yetkili temsilci olarak atanmasına ilişkin 09/03/2024 tarihli Genel Kurulda bu konuda alınmış 1 No'lu kararın Ticaret Sicilinde tescil ve ilanına, 09/03/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 1 No'lu karar dışındaki diğer kararlar için tescil taleplerinin bulunmadığının tespitine karar ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı cevap dilekçesinde; davacının, müdürlüklerinin Merkez-... sicil numarasında kayıtlı ... KOLLEKTİF ŞİRKETİ-... VE ORTAĞI'na ilişkin 16/04/2025 tarihli ...sayılı tescil talebinin reddine ilişkin Ticaret Sicili Müdürlüğü kararına itirazda bulunarak 09/03/2024 tarihli genel kurulda alınmış olan 1 no'lu kararın tescil ve ilanına karar verilmesini talep ettiğini, Müdürlükleri sicil kayıtlarının incelenmesinde, Müdürlüklerinin Merkez... sicil numarasında kayıtlı...KOLLEKTİF ŞİRKETİ-... VE ORTAĞI unvanlı şirketin İzmir.... Noterliğinin 29/01/1997 tarihli fesihnamesi gereği fesih ve tasfiye mukavelesinin 05/03/2002 tarihinde tescili yapılarak sicilden silindiğini, bu hususun 05/04/2002 tarihli 5521 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, daha sonra İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı 10/12/2009 tarihli kararı ile şirketin ihyasına karar verildiği şirketin ihyasının 30/03/2010 tarihinde tescil edildiğini ve 05/04/2010 tarihli 7536 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini, İzmir .... Noterliği'nin 26/05/2010 tarihli ... sayı ile tasdikli kollektif şirket tadil sözleşmesi ile şirket ortağı ... ve...'in vefatı sebebiyle mirasçılık belgesi gereği mirasçılarına intikali amacıyla şirketin unvanının, ana sözleşmesinin şirketin temsili başlıklı 3. Maddesinin, 6. Maddesinin ve 7. Maddesinin tadil edildiğini, şirketi her hususta münferiden temsil etmek üzere ...'nun seçildiğini, şirket ortaklarının ...,...,... ve ... olduğunu, bu hususun 27/05/2010 tarihinde tescil edildiği, 02/06/2010 tarihli 7576 sayılı TTSG'de yayınlandığını, İzmir .... Noterliği'nin 23/03/2012 tarihli ...ayı ile tasdikli kollektif şirket tadil sözleşmesi ile ana sözleşmenin 7. maddesinin tadil edildiği söz konusu tescil işleminden başka herhangi bir tescil işleminin bulunmadığı tespit edildiğini, davacı tarafından tescili talep edilen... sayılı 09/03/2024 tarihli genel kurul toplantısında, şirketin temsilcisi ...'nun 18/05/2023 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle şirket ortağı ...'in süresiz olarak müdür atanmasına, her konuda şirketi temsil etmesine karar verildiğini, . 16/04/2025 tarihli...sayılı ret kararında da belirtildiği üzere Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 66 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrası " tescil edilmiş olgularda meydana gelen değişiklikler de tescil edilir. Tescilde ortaklar kurulu kararının "noter onaylı" örneğinin ibrazının zorunlu zorunludur. Şirket sözleşmesindeki değişikliklerde ise değişen yeni şeklinin kararda veya kararın ekinde gösterilmelidir." şeklinde düzenlendiğini, 6102 Sayılı TTK'nın 218 inci maddesinde kollektif şirketlerde yönetim (idare) yetkisinin düzenlendiğini, yönetim ve temsil yetkisinin birbirinden ayrı kavramlar olduğunu, yönetim, ortaklık adına karar alma sürecini; temsil ise ortaklık adına üçüncü kişilerle işlemler yapılmasını ifade ettiğini, dolayısıyla yönetim iç ilişkiye, temsil dış ilişkiye dair yetkiler içerdiğini, kollektif şirketlerde tüzel kişilik adına üçüncü kişilerle işlemler yapılmasını ifade eden temsil hususu ise 6102 Sayılı TTK'nın 233 üncü maddesinde düzenlendiğini, yine Kanun'un 213 üncü maddesinde kollektif şirket sözleşmesinde bulunması gereken zorunlu kayıtların belirtildiğini, 213 üncü maddenin birinci fıkrasının f) bendi aynen "şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, bunların yalnız başına mı yoksa birlikte mi imzaya yetkili oldukları," şeklinde düzenlendiğini, Bahsedilen Yasa maddeleri gereğince kollektif şirketlerde şirketi temsile yetkili kişi/kişilerin bilgileri ana sözleşmede yer alması zorunlu unsurlardan olduğundan temsilci değişikliğinde, yeni temsilci atanmasında şirket ana sözleşmesinin de değiştirilmesi gerektiğini, şirket ana sözleşme değişikliği gerektiren hususlarda ise Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 66 ıncı maddesi gereği değişen yeni şekli kararda veya kararın ekinde gösterilmesi gerektiğini, tescili talep edilen 09/03/2024 kararda ise Kanun ve Yönetmelik ile belirlenen söz konusu unsurların bulunmadığını, Bununla birlikte, 6102 Sayılı TTK'nın 226 ncı maddesinin ikinci fıkrası " şirket sözleşmesinin her ne şekilde olursa olsun değiştirilmesine ilişkin kararlar oybirliği ile diğer kararlar ise kanunda veya şirket sözleşmesinde aksine hüküm yoksa ortakların çoğunluğunun oylarıyla verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Üçüncü fıkrasında ise "oybirliği" şirketteki ortakların tümünün", çoğunluk şirketteki ortakların salt çoğunluğunun olumlu oylarıyla alınması gereken kararları ifade ettiğinin belirtildiğini, şirketi temsile yetkili kişilerin ad ve soyadları, bunların yalnız başına mı yoksa birlikte mi imzaya yetkili oldukları kollektif şirket ana sözleşmesinde bulunması gereken zorunlu unsur olup ana sözleşme değişikliği gerektiren ( temsilci değişikliği/yeni temsilci atanması) hususlarında da Kanun'un 226 ncı maddesi gereği oy birliği ile alınması gerektiğini, tescili talep edilen 2024/1 sayılı 09/03/2024 tarihli kararın incelenmesinde tüm ortakların toplantıya katılmadığını, oybirliği ile karar alınmadığının tespit edildiğini, kanun ile aranan nisaba uygun olarak alınmayan kararın tescil ve ilanı mümkün bulunmadığını, nitekim Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin müdür ve müdür yardımcılarının inceleme yükümlülüğü başlıklı 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının c) bendinde tescil için Kanun ve bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen belgelerin ve harç makbuzunun bulunup bulunmadığı ç) beninde de tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanun'un emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir şirketin organının kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanun'un emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığının vs hususların incelenmesi olarak belirtildiğini, Müdürlüklerinin 6102 Sayılı TTK'nın 32nci maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34 üncü maddesi gereği tescili talep edilen hususların kanuna, ana sözleşmeye uygun olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunduğunu, diğer taraftan,... sayılı 09/03/2024 tarihli kararın incelenmesinde, ... adına vekâleten katılım olduğu belirtildiğini, ancak vekâleten katılıma ilişkin olarak sunulan Ankara.... Noterliği'nin 09/02/2024 tarihli vekâletnamesi ile 16/03/2024 tarihinde yapılacak 2023 yılına ait olağan/olağanüstü genel kurul toplantısında temsil etmeye yetkili kılındığı tescili talep edilen toplantının tarihinin ise 09/03/2024 olduğunu, dolayısıyla sunulan vekâletnamenin tescili talep edilen genel kurul toplantısına ilişkin olmadığının tespit edildiğini, Kanun ve Yönetmelik ile aranan şartlara haiz olmayan, Kanun'un 226 ncı maddesinde belirtilen tüm ortakların oybirliği olmadan alınan kararın tescil ve ilan talebinin Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 35 inci maddesi gereğince reddine karar verildiğini, Müdürlükleri tarafından verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını, bu nedenlerle Kanun ve Yönetmelik ile aranan şartlara ve nisaba sahip olmayan 09/03/2024 tarihli... sayılı genel kurul toplantısında alınan kararların tescil ve ilanı mümkün olmadığından davacının aksi yöndeki talep ve istemlerinin ve işbu davanın reddi ile Müdürlüğümüz aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Ticaret Sicil kayıtları, şirket esas sözleşmesi ve tadil sözleşmeleri delil olarak değerlendirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraza ilişkindir.
2-Davacı şirket ortağı tarafından İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...sicil numarasında kayıtlı ... Kollektif Şirketi ...e Ortağı ünvanlı şirkete yetkili seçimine dair 09/03/2024 tarihli genel kurul kararının ticaret siciline tescilini talep ettiği, talep yazısının 18/03/2025 tarihli dilekçeyle İzmir ticaret Sicili Müdürlüğü'ne verildiği, davalı İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 16/04/2025 tarihli ... sayılı kararıyla talebin reddine karar verildiği, görülmekte olan davanın 21/04/2025 tarihinde yasal süre içerisinde ikame edildiği görülmüş, dosya kapsamına göre duruşma açılmasını gerektirecek bir hal bulunmadığından dosya üzerinden inceleme yapılmıştır.
3-Davacı vekili dava dilekçesinde, uyuşmazlık konusu kollektif şirketin 26/052010 tarihli tadil sözleşmesiyle ...nun yetkili olarak seçildiğini, yetkili ortağın 18/05/2023 tarihinde vefat etmesi sonrasında diğer ortakların organsız kalan şirkete temsilci seçmek üzere 09/03/2024 tarihinde genel kurul toplantısı yaptıklarını ve 80/100 paya sahip ortakların oyu ile davacı...'in şirket temsilcisi seçildiğini, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün şirket yetkilisinin tüm ortakların oybirliğiyle seçilmesi gerektiği gerekçesiyle tescil talebini reddettiği, İzmir....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih... Karar sayılı ilamına göre şirket yöneticisi seçilmesi de dahil tüm kararların oy çoğunluğuyla alınmasının mümkün olduğu ve oy çokluğuyla alınan kararın geçerli olduğunun belirtildiği, buna rağmen davalı ticaret sicili müdürlüğünün tescil talebini yerine getirmediğini ileri sürerek 09/03/2024 tarihli genel kurulda alınan temsilci seçimine dair kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
4-Dava, dava dışı kollektif şirket yöneticisi seçimine dair genel kurul kararının tescil ve ilanı talebine ilişkindir.
Dava dış... Kollektif Şirketi... ve Ortağı ünvanlı kollektif şirketin İzmir...Noterliği'nin 26/05/2010 tarih...evmiye sayılı tadil sözleşmesiyle...'nun şirketi temsile münferiden yetkili olarak şirket temsilcisi seçildiği, İzmir...Noterliği'nin 29/05/2023 tarihli...evmiye nolu mirasçılık belgesine göre...'nun 18/05/2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 211. ve devamı maddesinde düzenlenen kollektif şirket bir ticari işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla, gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklarına karşı sınırlanmamış olan şirkettir. Ortakların birbirleriyle olan ilişkilerinin düzenlenmesinde sözleşme serbestisi ilkesi geçerli olup, ortaklardan her biri ayrı ayrı şirketi yönetme hakkını ve görevini haizdir. Ancak şirket sözleşmesi ile veya ortakların çoğunluğunun kararıyla yönetim işleri ortaklardan birine, birkaçına veya tümüne verilebilir.(TTK 218.md.)
5-Görülmekte olan davada uyuşmazlık şirket esas sözleşmesiyle belirlenen şirket yöneticisinin vefatından sonra yeni şirket yöneticisi seçiminin esas sözleşme değişikliği gerektirip gerektirmediği noktasında toplanmaktadır.
TTK 218. Madde gereğince şirket ortaklarından biri gerek sözleşme ile gerekse ortakların çoğunluğunun kararıyla belirlenebilmektedir. Şirket yöneticisinin ölümü halinde yeniden esas sözleşme değişikliği gerekip gerekmediği hususunda TTK'da özel bir düzenleme yer almamaktadır. Bununla birlikte TTK'nın "Görevden alma" başlıklı 219.maddesiyle;
"a) Şirket sözleşmesiyle atama
MADDE 219- (1) Yönetim işleri şirket sözleşmesiyle bir ortağa verilmiş ise, onun yönetim hak ve görevi diğer ortaklar tarafından sınırlandırılamayacağı gibi kendisi görevden de alınamaz. Ancak, haklı sebeplerin varlığında, ortaklardan birinin istemi üzerine, mahkeme kararı ile yönetim hak ve görevi sınırlandırılabilir veya geri alınabilir. Görevin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya yönetimde iktidarsızlık gibi hâller, haklı sebep sayılır.
b) Ortaklar kararıyla atama
MADDE 220- (1) Yönetim işleri, şirket sözleşmesi yapıldıktan sonra alınan bir kararla bir ortağa verilmişse o ortak, ortakların çoğunluğunun kararıyla görevden alınabilir. Çoğunluk elde edilemediği takdirde, yönetim işlerine bakan ortağın şirket sözleşmesini ihlal ettiği veya olayda haklı sebep bulunduğu iddiasıyla, her ortak ilgili yönetici ortağın görevden alınması için mahkemeye başvurabilir."
Şeklinde ikili bir ayrıma gidilmiştir. Buna göre 219. madde uyarınca şirket sözleşmesiyle yönetici belirlenmiş olması halinde diğer ortakların şirket yöneticisini değiştiremeyecekleri, ancak haklı sebeplerin varlığı halinde mahkeme kararıyla yöneticinin görevden alınabileceği, yani değiştirilebileceği, 220.maddede ise şirket sözleşmesi yapıldıktan ortakların kararıyla yönetici belirlenmiş olması halinde ise ortakların çoğunluğunun kararıyla görevden alınabileceği düzenlenmiştir. Burada yasal düzenleme "görevden alma" tanımı kullanmış, değişiklik tanımı kullanmamıştır. Çünkü kollektif şirketlerde tüm ortakların yönetime katılma hak ve yetkisi mevcut olup, ortaklardan birine verilen yönetim hakkının geri alınmasıyla birlikte tüm ortaklar başka bir karar alınmasına gerek bulunmaksızın birlikte temsil yetkisini yeniden kazanmaktadır. Ortakların esas sözleşme değişikliği ile yöneticinin görevine son verilmiş olması halinde esas sözleşme tadil edilmek suretiyle bu değişiklik/görevden alma gerçekleşeceğinden şirket yetkilisi de bu suretle belirlenmiş olacaktır. Ortakların oybirliğiyle şirket yetkilisinin yetkisini sona erdiren esas sözleşme değişikliği yapması ve tadil edilen sözleşmede yeni bir yetkili gösterilmemesi halinde ise artık tüm ortakların yönetim yetkisine sahip olacakları, böyle bir durumda ise sonraki aşamada ortakların çoğunluk kararıyla yönetim işlerinin bir ortağa verilerek şirket yetkilisinin çoğunluk kararıyla belirlenebileceği görülmektedir. Ancak burada nüans şudur ki; şirket ortaklarının esas sözleşmede belirli bir şirket yetkilisi belirlenmesine yönelik iradelerinin ortadan kalkması için yine esas sözleşme değişikliği yapılması zaruridir. Zira şirket kurmak üzere bir araya gelen ortakların belirli bir kimsenin yönetim yetkisini tek başına sürdürme noktasında fikir birliği içerisinde ortaklığı oluşturdukları, şirket yetkilisinin esas sözleşmede gösterilmemesi suretiyle daha sonradan oy çokluğuyla da belirlenebileceği halde bunun oybirliğiyle esas sözleşmede gösterilmiş olmasıyla artık şirket ortaklarının ortaklığı bu şekilde idare etme iradesi altında kurduklarının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
6-Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu ... Kollektif Şirketi... ve Ortağı ünvalı kollektif şirketin 26/05/2010 tarih...evmiye sayılı tadil sözleşmesiyle temsilcisinin belirlendiği, esas sözleşmeyle temsilci belirlenmiş olmasıyla artık diğer ortakların bir nevi "..." lehine kendi temsil hak ve yetkilerini sınırlamış oldukları, şirket yetkilisi... vefat etmemiş olsaydı TTK 219.maddesi uyarınca diğer ortakların çoğunluk kararıyla, yeni bir temsilci seçme hak ve yetkilerinin bulunmadığı, kaldı ki şirketin uyuşmazlık konusundan önceki tüm şirket yetkilisi belirleme işlemlerinin de yine esas sözleşme tadili suretiyle gerçekleştirildiğinin Ticaret Sicili kayıtlarından anlaşıldığı, bu itibarla yetkilinin ancak oy birliği ile gerçekleştirilecek esas sözleşme değişikliğiyle gerçekleştirilebileceği, bunun sebebinin ise şirket esas sözleşmesiyle şirket yetkilisi belirlenirken diğer ortakların oy birliğiyle belirlenen ortak(Somut olayda ...) lehine yönetime katılma hak ve yetkilerini kısıtladıkları, seçilen ortağın vefatıyla birlikte yeni şirket yetkilisinin sadece oy çokluğuyla belirlenmesinin kollektif şirketin ortakların bireysel uyum ve yönetime katılma hakkının önceliğini esas alan yapısıyla bağdaşmadığı, zira diğer ortakların şirket esas sözleşmesinde yer alan ortak dışındaki diğer ortakların yönetimi altında şirketin idaresini istemeyebilecekleri ve şirket esas sözleşmesinde benimsenen yöntemle yeni bir temsilci belirlenmesinin kollektif şirketin yapısına ve yasal düzenlemelere daha uygun olduğu, esas sözleşmeyi düzenleyen veya tadil eden ortakların oybirliğiyle bu kararı almak suretiyle belirledikleri şirket temsilcisi seçimiyle şirketin idaresinde oybirliğiyle seçilme şartını koştuklarının kabulü gerektiği, zira şirket ortaklarının diledikleri takdirde esas sözleşmede bir yönetici göstermeyip, esas sözleşmenin düzenlenmesinden sonra kendi aralarında oy çokluğuyla da bir temsilci belirleyebilecekleri halde bu yola gitmeyip de esas sözleşmeyle temsilci belirlemeleriyle iradelerinin oybirliğiyle seçilecek ortağın şirket temsilcisi olarak görev yapması yönünde olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda yeni bir temsilcinin ancak esas sözleşmede gösterilen yöntemle, yani esas sözleşme değişikliğiyle seçilebileceği kanaatiyle itiraza konu ticaret sicili müdürlüğü kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
7-Davacı tarafça delil olarak dayanılan İzmir..e Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2025 tarih... Karar sayılı ilamının gerekçesinde "Yukarıda açıklandığı üzere TTK'nun 218 ve 226.maddesi hükümleri göz önünde tutulduğunda, kollektif şirketlerde ana sözleşmede aksine hüküm yok ise tüm ortakların yönetme hakkını ve görevini haiz oldukları, ancak, şirket sözleşmesiyle veya ortakların çoğunluğunun kararıyla yönetim işlerinin ortaklardan birine, birkaçına veya tümüne verilebileceği, şirket sözleşmesinin değiştirilmesine ilişkin kararlar dışında kalan şirket yöneticisinin seçilmesi de dahil kararların ortaklarının çoğunluğunun oylarıyla alınmasının mümkün olup...." şeklinde bir görüş ile şirket temsilcisi seçilmesinin oy çokluğuyla mümkün olduğu belirtilmiş ise de, şirket esas sözleşmesinde şirket temsilcisinin belirlenmesine dair hüküm bulunduğu takdirde artık yeni seçilecek şirket temsilcisinin esas sözleşmede gösterilenden farklı olması nedeniyle bu durumun esas sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği gibi mahkememiz kararının 6 nolu gerekçe paragrafında da açıklanan nedenlerle de şirket esas sözleşmesiyle temsilci belirlenmiş olması hallerinde artık o şirkette yeni bir temsilcinin ancak esas sözleşme değişikliğiyle mümkün olduğu hususları gözetilerek bu yöndeki görüşe iştirak edilmemiştir.
8-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, uyuşmazlık konusu kollektif şirketin vefat eden temsilcisinin esas sözleşme tadili suretiyle belirlendiği, esas sözleşmeyle belirlenen şirket yöneticisinin vefatı sonrasında şirketin yeni temsilcisinin esas sözleşmeye uygun olarak yine esas sözleşme değişikliğiyle ve ortakların oybirliğiyle alınacak bir kararla belirlenebileceği, esas sözleşmeyi düzenleyen ortakların oybirliğiyle karar almak suretiyle belirledikleri şirket temsilcisi seçimiyle şirketin idaresinde oybirliğiyle seçilme şartını koştuklarının kabulü gerektiği, zira şirket ortaklarının diledikleri takdirde esas sözleşmede bir yönetici göstermeyip, esas sözleşmenin düzenlenmesinden sonra kendi aralarında oy çokluğuyla da bir temsilci belirleyebilecekleri halde bu yola gitmeyip de esas sözleşmeyle temsilci belirlemeleriyle iradelerinin oybirliğiyle seçilecek ortağın şirket temsilcisi olarak görev yapması yönünde olduğunun kabulü gerektiği değerlendirildiğinden, TTK 32. Maddesi uyarınca İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescil talebinin reddine karar vermesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 26/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır