T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2025/388 Esas
KARAR NO: 2025/488
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 30/04/2025
KARAR TARİHİ: 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "..09.09.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiller davalı yanca ödenmesi gereken sigorta bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ve enflasyon farkı ile müvekkillere verilmesi talebidir. Sigorta tarafından ödenecek teminat tutarı tarafımızdan bilinmediğinden ileride harç tamamlatılmak üzere fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı olmak üzere harca esas değer şimdilik 10.000TL'dir.09.09.2020 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkiller davalı yanca ödenmesi gereken sigorta bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ve enflasyon farkı ile müvekkillere verilmesi talebidir. Sigorta tarafından ödenecek teminat tutarı tarafımızdan bilinmediğinden ileride harç tamamlatılmak üzere fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı olmak üzere harca esas değer şimdilik 10.000TL'ni davalıdan alınarak müvekkillere verilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederim. " şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
GEREKÇE :
1-Dava; Tazminat ( Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat ) Davasıdır.
2-6100 sayılı HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."
3-06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminata ilişkin olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır.
4-Görülmekte olan davanın açılış tarihi 30/04/2025'dir. Davanın TTK 5/A maddesi ile düzenlenen arabulucuya başvuru şartı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
5-Dava dosyasının ve Uyap kayıtlarının incelenmesinden dava açılışından önce arabulucuya başvurulmadığı görülmüştür.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin... Karar sayılı 30/12/2019 tarihli ilamında;
"Dava tarihinin 01/09/2021... Asliye Hukuk Mahkemesince 21/04/2022 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilerek, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu belirtilmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine süresinde gönderme talebi verilmekle dosyanın izmir ticaret mahkemesine tevzi edildiği anlaşılmıştır.
Ticaret mahkemesince, dosya üzerinde inceleme yapılarak iş bu ticari davada, TTK nun 5/A maddesi gereğince arabuluculuk zorunlu şartına uymadığından ötürü davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı süresinde istinaf yoluna başvurarak, arabuluculuk dava şartı için kendilerine arabuluculuk belgesinin sunulması yönünde bir kesin sürenin verilmediğini bu şekilde hakkının ihlal edildiğini öne sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Dosya içeriği incelendiğinde; davacının dava dilekçe ile sonrasında ve istinaf aşamasında davadan önce arabuluculuk alternatif çözüm yoluna başvurulduğuna dair hiçbir iddiası ve beyanı söz konusu değildir.
İstinaf başvuru dilekçesi içeriğinde belirtilen düzenlemenin davadan önce arabuluculuğa başvurulduğunun belirtilmiş olmasına rağmen uygun belgenin dava dilekçesi ekinde yer almaması durumlarına özgü olup, bu düzenlemenin somut olayda davacı yönünden süre verilmesini gerektirir mahiyette olmadığı kanaati ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmesi gerekmiştir." şeklinde benzer bir olayda görevsizlikle gelen dosyalarda da arabuluculuk şartının aranılacağı yönünde değerlendirme yapılmıştır. Nitekim uygulamada arabuluculuk dava şartı bulunmayan bir mahkemede açılan
davayla ilgili görevsizlik kararı verildiğinde, görevli mahkemeye ilişkin arabuluculuk dava şartı mevcut ise dosya görevli mahkemeye gönderilmesinden önce arabuluculuk süreci tamamlanmakta, böylelikle 6100 Sayılı HMK 115/3 maddesi gereğince: “Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” hükmü gözetilerek dava şartı eksikliği giderildiğinden yargılamaya görevli mahkemede devam edilebilmektedir.
Somut olayda ise; zorunlu arabuluculuk yolu tüketilmeden dava açılmış olduğu anlaşılmakla, dava şartının yerine getirilmemiş olması ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A.2 son cümlesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
6-Yukarıda ayrıntılı gerekçeleri açıklandığı üzere dava arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin tutanağın dava dosyasında bulunmadığı, yargılama boyunca davacı tarafından arabuluculuğa başvurulduğu da iddia edilmediği, aksine duruşma sırasında anlaşma ihtimali görülmemesi nedeniyle arabuluculuğa başvurulmadığının beyan edildiği anlaşıldığından HMK'nın 114/2 maddesi göndermesi ile 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.TTK 5/A ve HMK114/2 maddeleri uyarınca ARABULUCULUK DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacının sarf ettiği yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Fazla yatırılan gider avansının, karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza