T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/837 Esas
KARAR NO: 2025/788
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 10/09/2025
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkil şirket nezdinde ...No’lu ”Yat Sigorta Poliçesi” ile sigortalı ... isimli tekne/yat 10/07/2022 tarihinde, davalı ...nun maliki ve davalı ...Sigorta AŞ'nin sigortacısı olduğu ... isimli teknenin/yatın kusurlu olarak çarpması neticesinde hasarlanmıştır. Kazadan hemen sonra düzenlenen 10/07/2022 Tarihli Çeşme Marina Kaza Raporunda da görüleceği üzere davalılar kazanın oluşumunda asli ve %100 kusurludur. Nitekim 28-12-2022 tarihli 'Kesin Ekspertiz Raporu' ile poliçe genel şartlarına uygun olarak karşı yanın müvekkil şirkete sigortalı aracına çarpması nedeni ile meydana gelen hasar tespit edilerek hasar tazminatı hesaplanmış ve söz konusu ekspertiz raporuna istinaden tazminat tutarı olarak sigortalımıza 107.609,48-TL (5.299,55EURO) ödenmiştir. (Ödeme EURO şeklinde olduğundan rapor tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur farklılık göstermektedir.) Müvekkil şirket tarafından ödenen tazminat tutarından karşı yanın kusuru oranında müvekkil şirketin bu hususta sigortalısının 3. şahıslara karşı olan talep ve dava hakkını halefiyet ilkesi gereğince temlik aldığı hususu açıktır. Sayın Mahkemenizce bilindiği üzere; Türk Borçlar Kanunu sebebiyet verdiği zarardan işleteni/ donatanı sorumlu tutmuştur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472/1 Maddesi ise: "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmünü amirdir. Anılı madde ile müvekkil şirket sigortalısının zararını gidermekle davalı karşısında sigortalısının halefi konumuna geçmiştir. Nitekim müvekkil şirket ödemenin yapılması gerektiğini bildirmiş lakin müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Dava konusu kaza sonucu sigortalımıza ait teknede/ yatta oluşan hasar nedeniyle ödenen tutarın tahsili için başlatılan İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmıştır. Davalı borçlular yasal süresi içerisinde haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğinden ilgili icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İcra dosyasına sunulmuş olan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere borçlu davalının itirazı kötüniyetli ve icra takibini uzatma amaçlıdır. Davalılar tarafından her ne kadar ödeme emrine itiraz edilmişse de gerek ödeme emri gerekse takip talebimizin incelenmesinde borcun sebebinin açık ve net şekilde belirtildiği görülmektedir. Davalıların itirazı icra dosyamızda mevcut hasar tespit tutanağı ve diğer tüm delillerle ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kalmaktadır. Borçlu davalıların İzmir..cra Müdürlüğünün... Esas dosyasına yaptığı haksız ve kötüniyetli borca itirazının iptaline, takibin devamına ve davalıların %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur. Yukarıda açıklanan nedenler ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla; davalı borçluların İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına vaki borca itirazının iptaline ve takibin devamına, haksız ve zaman kazanma amacına yönelik itirazda bulunan davalı borçluların %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle AAÜT madde 16/2c uyarınca davalı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi saygıyla bilvekale arz ve talep olunur." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Dava, yat sigorta poliçesine istinaden yatta kaza nedeniyle meydana gelen hasarın kusurlu kişi ve sigorta şirketinden rücuen tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davanın deniz (çatma) ve sigorta hukukundan kaynaklandığı, davalının maliki olduğu teknenin sigorta şirketine karşı da dava açıldığından eldeki davada, 6102 sayılı TTK'nın 5/2.maddesine göre, birden fazla Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerde iş durumunun gerekli kıldığı yerde Hakimler ve Savcılar Kurulunca bunlardan biri veya birkaçının münhasıran bu kanundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği, HSYK tarafından İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla deniz ticaretine ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirildiği, dava konusu uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklandığı ve bu nedenle davada görevli mahkemenin İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesine,
3- Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içerisinde dosyanın görevli İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK m. 20/1. hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara ihtarına,
4- HMK nın 331/2 maddesi gereğince dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde, yargılama giderleri hususunda görevli mahkemece karar verilmesine; aksi durumda talep üzerine dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025
Katip...
E-imza
Hakim ...
E-imza