T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/87 Esas
KARAR NO: 2025/281
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/01/2025
KARAR TARİHİ: 14/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davalı alacaklı, müvekkil aleyhine... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı takip ile aslen hakkı olmayan bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratmak kastıyla hareket etmiştir. Söz konusu borcun bulunmadığının tespiti için Sayın Makamınıza başvurma zaruretimiz doğmuştur. Müvekkil ... aleyhine, borçlu göründüğü 1.000.000TL(bir milyon Türk Lirası) senetle davalı tarafından icra takibi başlatılmıştır. Evli ve bir çocuk babası olan müvekkil alacaklı görünen davalı taraftan böyle bir nakit almamıştır. 2019 yılında bu şekilde bir parayı nakden alması yada emlakçılık yapan davalının bu parayı nakden yanında taşıması mümkün değildir ve bu durum hayatın olağan akışına da terstir. Davalı ... köyde emlak bürosu olan birisidir.Eski köy muhtarı ... sayesinde bu kişilerle tanışmış ve bir satışa aracılık yaparak insanların güvenini kazanmıştır. Bu husus dinlenecek tanık beyanları ile de açığa kavuşacaktır. Davalı ile eski köy muhtarı olan..., müvekkil ile diğer mağdurları arayarak hissedarı oldukları ... parsel,... ada ... parsel sayılı taşınmazlara müşteri olduğunu ve kaparo vereceğini belirterek mağdurlardan...’in babasının evine 11.06.2021 tarihinde davet etmiştir. Masaya vereceği kaporaları dizen emlakçı davalı, müvekkil ve annesine 25.000TL.toplamda 50.000TL. Diğer mağdurlara da 50.000TL.yada 73.500TLgibi rakamları kaparo olarak vererek önce satış sözleşmesine ve sonra da başka bir evrağa imza attırdığı tüm mağdurlar tarafından beyan edilmektedir.(Bu evrağın boş senet olduğu yapılan icra takipleri ile ortaya çıkmıştır.) Mağdurlardan müvekkillerden ... neden iki yere imza attıklarını sorduğunda satışı tamamlamak için bu imzaları almaya mecbur olduğu davalı tarafından beyan edilmiştir.Ancak mağdurlardan biri durumdan şüphelenerek fotoğraf çekmiştir.Sözkonusu fotoğraflar da dilekçemiz ekinde sunuludur.Bilirkişi inceleme yapılabilmesi için müvekkile ait telefon Sayın Mahkemeye sunulacaktır. Müvekkil dışında yaklaşık 15 kişi ellerinden bu şekilde senetler alınarak ve düzenlenerek mağdur edilmişler ve aynı köyden bu kişilere yaklaşık 65.000.000TL.(altmış beş milyon Türk Lirası) tutarında icra takipleri yapılmıştır.Söz konusu bu durum nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı... Hz.nosu ile davalı hakkında şikayet dilekçesi verilmiştir. Köyde emlakçılık yapan bir kişinin 65.000.000TL. Tutarında bir rakamı fiziken yanında taşıyıp köyde yaşayan vatandaşlara elden taksim yapması hayatın olağan akışına uymamaktadır.Nitekim Yargıtay Kararları da bu doğrultudadır. (‘’Dava konusu alacağın dayanağı olan senetlerin elden verilen nakit paralara istinaden düzenlendiği iddia edilmiş ise de,senetlere konu meblağların yüksekliği gözetildiğinde elden nakit olarak teslim edilmesi hayatın olağan akışına uygun görülmemektedir.’’ ...H.D.16.06.2021 Tarih ve...K) Ayrıca köyde emlakçılık işi ile uğraşan bir kişinin senet tarihinde 2019 (Müvekkillerin beyanına ve çekilen fotoğrafta görülen tarih olan 2021 yılında) olarak görülen bir tarihte 65.000.000TL.gibi bir yatırım yapması için bu rakamın vergilendirilmiş olması ve kazancının ispat edilmesi ve bu rakamın bankadan başka bir yerden çekilmesi mümkün olmadığı gibi fiziken taşınması da mümkün olamayacağı için araştırılması gerektiği kanaatindeyiz. Çünkü 65.000.000TL.gibi bir rakam 200 lük bankonatlar halinde ise dahi 357,5kg.ağırlığını oluşturmaktadır. Aksi halde köy ortamında ilkokul mezunu ve işçi yada emekli olan insanların aleyhine haksız kazanç ile mağduriyetlere sebebiyet verilmiş olacaktır. Bu durumun hak, hukuk ve vicdan ile bağdaşmayacağı açıktır. Müvekkil ve diğer mağdurlar bu şekilde kendilerinden alınan boş senetlerin doldurularak takibe konulması ile borçlu hale getirilmişlerdir. Müvekkil ve diğer mağdurlar icra takibi ile ilgili evrak geldiğinde bunu davalıya götürerek ne olduğunu sormuşlar davalı bunların satışın yapılabilmesi için gerekli işlemler olduğunu yoksa tapuda işlem yapamayacağını ve hisselerine düşen kalan paralarını alamayacaklarını belirterek gelen ödeme emirlerini de ellerinden almıştır.Müvekkil ... alacaklı görünen ... ile son ana kadar görüşmeye devam etmiş ve arazi satışının tamamlanması için bunlar gerekli söylemine inanmıştır. Ancak Burhaniye'de bulunan taşınmazı ile ilgili kıymet takdiri kendisine tebliğ edildiğinde durumun ciddiyetini anlayarak Yargı yoluna başvurmak zorunda kalmıştır.(Burhaniye İcra Hukuk Mahkemesi...E.) Müvekkil ve diğer hissedarlar hisselerini satmaya çalışırken mağdur olmuşlar ve haksız takibe maruz kalmıştır. Yerini satacak kişiler normalde para alırken hissederlar bu işlemler ile haksız ve hukuka aykırı bir şekilde borçlandırılmışlardır. Yukarıda izah etmeye çalıştığımız ve re’sen belirlenecek sebeplerle; davamızın ve Adli Yardım Talebimizin kabulü ile; adli Yardım talebimizin kabulüne, ileride telafisi mümkün olmayacak zararlara sebebiyet vermemek için İhtiyati tedbir talebimizin kabulüne, İzmir 20.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edilen borçlusu ... lehtarı davalı ... olan 1.000.000TL. bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız icra takibinin durdurulmasına ve dava konusu senet dolayısı ile yapılan icra takibinin iptaline, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla bu icra takibi ve davalar nedeniyle müvekkilin uğrayacağı zararlar nedeniyle alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkil davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Müvekkilim aleyhine ikame edilen halihazırdaki haksız ve hukuka aykırı davaya yasal süresi içerisinde cevaplarımızı sunmaktayız. Şöyle ki; dava dilekçesine yönelik detaylı itiraz ve beyanlarımızda bulunmadan önce Sayın Mah. 03.02.2025 tarihinde '' ADLİ YARDIM TALEBİNİN REDDİNE '' şeklindeki ara kararı son derece yerinde olup mahkemenin kararına aynen iştirak etmekteyiz. Çünkü; sayın mahk. ara kararının gerekçesinde de detaylı belirttiği üzere, adli yardımdan kendisinin ve ailesinin geçimi bakımından önemli bir zarurete düşmeksizin avukatlık ücretleri ile yargılama giderlerini karşılaması mümkün olmayan ve adli yardıma konu isteminde haklı olan başvuru sahipleri yararlanmaktadır. Oysa ki dosya kapsamında baktığımızda davacının üzerine kayıtlı taşınmazları olduğu kadar...'den kalan ve halen üzerine intikal ettirmemiş olduğu 6 adet daha taşınmazı bulunmaktadır. Dava dilekçesi; HMK 119.md.gereğince taşıması gerekli unsurları taşımamaktadır. Davacının iddiasının dayanağı olan tüm vakıaların açık özetleri; iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler, aldığını iddia ettiği ücret; talep sonucu, vs.yeterince açıklanmamıştır. Davacının iddiasının aksine davacı ve diğer 3.kişilere yapılan ödemeler kapora olarak değil bizzat taşınmaz satış bedelleri olarak ödenmiştir. Müvekkilim, davacı ve dava dilekçesinde yer almayan diğer 3.kişilerden toplamda 6 adet taşınmaz satın almış ve bu taşınmazların bedeli nakden davacı ve dava dilekçesinde yer almayan diğer 3. Kişilere senet bedellerinde yazan tutarların tamamını nakden ödemiştir. Müvekkilim, davacı ve diğer 3. Kişilere tüm taşınmaz bedellerini ödemesine rağmen davacı ve diğer 3. Kişiler tapuyu devretmeye yanaşmamıştır. Sürekli olarak çeşitli bahanelerde uzun süre müvekkillimi geçiştirmişlerdir. Müvekkilim, davacıların bu tutumlarından ötürü sözleşmenin iptal olduğunu artık parasının kendisine ödenmesi gerektiğini söyleyerek parasının iadesini talep etmiştir. Aradan geçen zaman içerisinde davacılar, söz konusu para borçlarına karşılık senet verebileceklerini senede yazılan vade tarihinde ödeme yapabileceklerini söyleyerek müvekkilime her birisi senet vermişlerdir.Ancak senedin vade tarihi geldiğinde müvekkilin alacağını talep etmesi üzerine davacılar müvekkilimi bugün yarın diyerek geçiştirmişlerdir. Bunun üzerine müvekkilim, mağduriyetini giderebilmek ve alacağını tahsil edebilmek için söz konusu senetleri icra takibine koyma zorunda kalmıştır. Nitekim davacı, dava dilekçesinde '' ...satış için gerekli... '' diyerek aslında satışın tamamlandığını açıkça ikrar etmiştir. Dolayısıyla müvekkilimin, davacı ve diğerlerine yapmış olduğu ödemeler kapora olarak değil taşınmaz satış bedelleri olarak ödenmiştir. Davacı, 65 milyon gibi bir borç miktarının olduğu iddia etmiş dava dilekçesinde sanki bu rakam asıl borç miktarı gibi belirtmişsede gerçeğe aykırı olup, Sayın Mahkeme huzurunda gerçek dışı kanaat uyandırma çabasındadır. Buradan hareketle davacı, dava dışı alacaklardan ve 3. kişilerden dava dilekçesinde bahsetmiş ise de hukuken halihazırdaki davamız ile uyuşmazlıkla alakalı olmadığından dikkate alınmaması gerekmektedir. Davacı, eski köy muhtarı...021 tarihinde kapora verileceğinden bahisle... babasının evine davet edilmiş olduklarını beyan etmiştir. Öncelikle davacının beyanlarına bakıldığında olayın akışı dahi hayatın olağan akışına aykırı şekildedir. ...'ın, aileden biri olmadığı için...'in babasının evine davacıyı davet etme gibi bir durumu söz konusu olamayacağı kendi ailesinden birinin ancak davette bulanabileceği aşikardır. Davacı tarafından sayın mahkemeye sunulan fotoğraftan bu toplantının belli olduğu beyan ve iddia edilmişse de davaya konu uyuşmazlıkta neyi ispat çabasına girmiş oldukları anlaşılamamıştır. İlgili fotoğrafı kabul etmemekle beraber herhangi bir delil mahiyeti söz konusu değildir. Dava dilekçesinde davacı vekili tarafından söz konusu yargılamaya taraf olmayan ... ile alakalı beyanının belirtilmesi HMK uyarınca hukuken davanın tarafı olmayan ve müvekkilim ile husumetli olan bu kişinin beyanı dikkate alınamaz. Bu sebeple Sayın Mahkemeye sunulan dava dilekçesindeki ... ile alakalı beyanları kabul etmiyor ve dikkate alınmamasını talep ediyoruz. Buna rağmen söz konusu beyanlara açıklık getirecek olur isek; dava dilekçesi 6. maddede "satışı tamamlamak" için imzalanan evraklar denilmek suretiyle aslında taşınmazın bedelinin tamamının ödenmiş olduğu dava dilekçesiyle kabul edilmektedir. Kanaatimizce başkaca bir açıklamaya gerek bulunmamaktadır. Bu cümleden devamla gizlice fotoğraf çekildiği söz konusu fotoğrafların dilekçe ekinde sunulduğu iddia ve beyan edilmiştir. İlgili fotoğraflardaki senedin dava konusu uyuşmazlığa dair senet olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Dilekçe ekinde sunulu fotoğraflar incelenmiş olduğunda dava konusu uyuşmazlığa ilişkin neyi ispatladığı anlaşılamamaktadır. Söz konusu fotoğrafların Sayın Mahkeme huzurunda delil mahiyeti bulunmamaktadır. Çünkü, davacı da pek tabi biliyordur ki olaylar anlattıkları gibi olmamakla beraber dosya kapsamında sözde haklılıklarını ispatlayacak yazılı herhangi kesin bir delil bulunmamaktadır. Söz konusu fotoğraf başka bi zamanda çekilmiş olabilir yahut yine kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile dava konusu senet olsa dahi belki de daha imzalar atılmadan önce bilerek tamamen kötüniyetli olarak çekilmiş olabilir. Yani özetle, bu fotoğraf dosya kapsamında yer alan senetin boş imzalandığının bir delili olamaz. Ayrıca davacı tarafından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına ... Soruşturma numarasıyla şikayetçi olunduğu beyan edilmiştir. Söz konusu soruşturma devam etmektedir. Müvekkilimiz tarafından da bu hususta davacı ve başkaca kişiler tarafından organize şekilde hileli davranışlarla gösterilen taşınmazların kendilerine ait olduğu iddiasıyla müvekkilimizden bu taşınmazların bedelinin tamamının parasının alınarak dolandırılması sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcığı... Soruşturma numaralı dosyasıyla şikayetimiz neticesinde soruşturma süreci devam etmektedir. Ayrıca davacı tarafından, müvekkilim tehdit ve hakarete maruz kalmıştır. Bu sebeple İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı... Soruşturma numaralı dosyasıyla şikayetimiz devam etmektedir. Sayın Mahkemenizce ilgili dosyaların celbini talep ediyoruz. Yine davacı tarafından 65.000.000,00-TL asıl alacakmış gibi gösterilerek dava dışı başkaca dosyaları dahil ederek Sayın Mahkemeyi yanıltma çabasındadır. Davaya konu uyuşmazlığa dair asıl alacak 1.000.000,00-TL'dir. Sayın Mahkemece yapılacak değerlendirme ve yargılama bu bedel üzerinden olmalıdır. Davacı aynı zamanda senedin talili yoluna gitmiş olup bu iddiasını yazılı kesin delil ile ispatlayamamıştır. Bilindiği üzere; Bono üzerinde temel ilişki ile ilgili bedel kaydı gibi kayıtlar yer alabilir. Bu durumda bu kayıtların bononun geçerliliğini etkilemediği kabul edilmektedir. Aşağıda detaylı belirttiğimiz Yargıtay kararlarına göre bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta’lili(nedene, illete bağlanması) anlamına gelmektedir. Bu durumda senedi ta’lil eden, iddiasını ispatlamak yükü altındadır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Yargıtay bu duruma senedin ta’lili demektedir. Davacının senedin bedelsiz olduğu ve/veya borç olmadığı yönündeki iddiası için, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte davacı borcu olmadığını veya borcun itfa veya ihmal edildiğini yalnız resmi veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebilir. Davacı, açmış olduğu menfi tespit davasında '' Borçlu olmadığının tespitini '' ileri sürmüş ise de Bono bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükü kaydın aksini savunan tarafa aittir. Bu kapsamda davacı, ''nakden'' ibaresine rağmen bu kaydın aksini inkar edip borçlu olmadığı yönündeki iddiası senedin talili anlamına gelmekte olup bu da İspat yükünün davacı da olduğunun açıkça göstergesidir. davacı, bu iddiasını tanık beyanları ile değil ancak yazılı kesin delil ile ispat yükü altındadır. Ancak görüyoruz ki davacı dosyaya herhangi yazılı kesin delil sunmamış, sadece acıtasyon cümleleri ve tanık beyanları ile sayın mahk. algı oluşturmaya çalışmaktadır. burada mağdur olan bir kişi varsa bizzat müvekkilimin kendisidir. çünkü taşınmaz satış bedellerini ödemesine rağmen hem taşınmazlarını alamamış hem de davacı ve diğerlerine parasını kaptırmıştır. Davacı, dava dilekçesinde sunmuş olduğu resim ile sözde senetin boş imzalatıldığını iddia etmişse de bu iddiası kati suretle doğru değildir. A. Maddede ifade ettiğimiz süreci aynen tekrar ederiz. Dolayısıyla davacı kendi hür iradesi ile senedi dolu olarak imzalamış ve müvekkilime vermiştir. Dosya kapsamında bir resim sunulmuş ise de bu resim dava konusu senet olduğunun açıkça ispatı değildir. Çünkü, davacı da pek tabi biliyordur ki olaylar anlattıkları gibi olmamakla beraber dosya kapsamında sözde haklılıklarını ispatlayacak yazılı herhangi kesin bir delil bulunmamaktadır. Söz konusu resim başka bi zamanda çekilmiş olabilir yahut yine kabul anlamına gelmemek kayıt ve şartı ile dava konusu senet olsa dahi belki de daha imzalar atılmadan önce bilerek tamamen kötüniyetli olarak çekilmiş olabilir. Yani özetle, bu resim dosya kapsamında yer alan senetin boş imzalandığının bir delili olamaz. Davacı, dava dilekçesinde, müvekkil ve diğer mağdurların ellerinden ödeme emirlerinin alındığını iddia etmişse de bu iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Çünkü, Sayın Mahk. İzmir... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Sayılı icra dosyasını istediğinde göreceği üzere 10 örnek ödeme emri ve ekleri 11/07/2024 tarihinde muhataba yani davacıya bizzat teslim/tebliğ edilmiştir. Davacının bizzat kendisinin teslim aldığı ödeme emrinin müvekkilim tarafından elinden alındığına yönelik asılsız iddiaları aslında bu davanın ne kadar kötüniyetle açıldığının açıkça ispatıdır. HMK açısından '' ihtiyati tedbir '' şartları oluşmadığı gibi mahkeme ihtiyati tedbir kararı vermesindeki sebepleri de gerekçesinde izah etmemiş aksine genel-geçer ifadeler kullanarak müvekkilimin hak kaybına uğramasına sebebiyet vermiştir. Sonuç olarak ; Müvekkilim, davacı ve diğer kişilerden 6 adet taşınmazlardaki hisselerini senet üzerinden yazan bedelleri ödemesine rağmen taşınmaz devredilmemiş olup davacı ve diğer kişilerden borçlarına karşılık senet alınmıştır.Yukarıda açıkladığımız üzere davacı, borçlu olmadığının tespitini yazılı kesin delillerle ispatlayamadığından hukuki dayanaktan yoksun olarak açılmış işbu davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine.." karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kambiyo senetlerine özgü başlatılan takipte menfi tespit istemine ilişkindir.
Görev hususu kamu düzeninden olup davanın her aşamasında mahkeme tarafından resen dikkate alınması gerekeceğinden basit yargılamaya tabi eldeki davada usul ekonomisi de gözetilerek tensip zaptı ile belirlenen duruşma gün ve saatinin beklenilmesine gerek görülmemiştir.
İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine toplam 1.000.000,00-TL üzerinden 05/06/2019 keşide tarihli 10/02/2024 vade tarihli bonoya dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği görülmüştür.
Somut olayda; menfi tespite konu takip dosyasının dayanağı kambiyo senetlerinden olan bono olarak gösterilmiş ve kambiyo senetleri 6102 syl. TTK' da düzenlendiğinden davanın mutlak ticari dava olarak nitelendirilmesi gerekmekte ise de; kambiyo senedinin düzenlenmesi bir alt ilişkiyi gerektirmekte ve bu alt ilişkinin ispatı her ne kadar dava menfi tespit davası ise de borçlu/davacı tarafa düşmektedir. Ancak alacaklı taraf bononun düzenlenme sebebini açıklar ise uyuşmazlığın açıklanan sebebe yönelik hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde bononun taraflar arasındaki taşınmaz satış bedellerinin iadesine yönelik düzenlendiği savunulduğundan ve davanın taraflarının tacir olduğu iddia edilmediğinden uyuşmazlığa bakmakta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı kanaatine varılmakla davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine,
3-Yargılama ücreti, vekalet ücreti ve sair hususların görevli mahkemece ele alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır