T.C.
İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1333
KARAR NO : 2025/734
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2016
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki olduğu, davalının aldığı mallara karşılık olarak kısmen çek vermiş olduğunu, çeke bağlanmayan alacak bakiyesinin kaldığını, davalının kalan bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlandığını, ancak davalı şirketin hiçbir borcu olmadığından bahisle icra takibine, alacağa ve ferilerine itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı şirket tarafından müvekkiline teslim edilen malların hatalı ve bozuk olduğunu, ancak davacı şirket faaliyetine son verdiğinden bu hatalı ürünlerin davacı şirkete iade edilemediğini müvekkili şirketin zarara uğradığını, bu nedenle haklı olarak icra takibine ve borca itiraz ettiğini belirterek davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Mali Müşavirler Odasına yazılan yazı cevabı, .... ASHM 'ye yazılan yazı cevabı, SMMM Bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 02/06/2017 tarihli rapor, 16/11/2017 tarihli ek rapor, 12/03/2018 tarihli 2.ek rapor, mahallinde yapılan keşif neticesi Metalurji Bilirkişisi ... ve Hesap bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 25/05/2018 tarihli heyet raporu, tanık beyanları, 28/03/2019 tarihli heyet ek raporu, SMMM bilirkişisi tarafından hazırlanan 20/07/2020 tarihli rapor, 21/12/2020 tarihli ek raporların dosyamız arasında olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu İzmir ...İcra dairesinin ...esas sayılı dosya aslı getirtilerek dosya içerisine alınmış olup yapılan incelemede; takip alacaklısının ... olduğu, takip borçlusunun ... Makine Sanayi Ve Ticaret Limited Şti. olduğu, 05/09/2016 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip konusu asıl alacak tutarın 64.154,57 TL, işlemiş faiz tutarın 1.553,14 TL olmak üzere toplam 65.707,71 TL tutarı üzerinden icra takibine başlandığı, takip dayanağı olarak muhtelif tarihlerde düzenlenmiş 6 adet faturanın gösterildiği, takip talebine söz konusu faturanın bir sureti ile cari hesap dökümünün sunulduğu, ödeme emrinin borçluya 22/09/2016' da tebliğ edildiği, borçlu tarafından süresinde olmak üzere sunulan 29/09/2016 tarihli borca itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edildiği ve icra takibinin durduğu, takibin durduğu bir aşamada 03/04/2017 tarihi dilekçe ile temlik alan vekilinin takip konusu alacağın kendilerine temlik edildiğini gösterir yazılı temlik sözleşmesini dosyaya sunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 23/03/2017 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararında; dosyanın resen seçilecek bir SMMM bilirkişine tevdi ile davaya konu faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, icra takibi ve işlemiş faiz hususlarında bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 02/06/2017 havale tarihli rapor özetle; "Davacı şirketin 2016 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. 64/3. maddesine göre noterden açılış onaylarının yaptırılmış olduğu, 2016 yılına ait yevmiye defterinin kapanış onayının yaptırılmış olduğunun görüldüğünü, davacı şirketin 2016 yılına ait yevmiye defterinin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davalı tarafın şirketin ticari defter ve kayıtlarını rapor tanzim tarihine kadar bilirkişiye ibraz etmediğinden gerekli incelemenin yapılmadığı, davacı şirketin 2016 yılı yevmiye defter kayıtlarında; davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 12 adet toplam 218.427,43 TL tutarındaki faturalar karşılığında, davalı şirkete açılış bakiyesinden 84.028,78 TL tutarında olmak üzere toplamda 302.456,21 TL tutarında davalı şirketin borçlandırıldığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete verilmiş olan toplam 232.010,00 TL tutarındaki çekler, davalı şirketin davacı şirkete yapmış olduğu 200,00 TL tutarındaki ödeme karşılığında 10/01/2016 tarihli 4.908,64 TL hesap düzeltmesi ve davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu 1 adet 1.183,00 TL fatura karşılığı olmak üzere toplamda 238.301,64 TL tutarında davalı tarafın alacaklandırıldığı, davacı şirketin ticari defterlerinde icra takip tarihi olan 07/09/2016 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 64.154,57 TL tutarında alacaklı olduğu, davacının davalıdan icra takip tarihi olan 07/09/20216 tarihinde kadar toplam 1.595,0,5 TL uşlimuş faiz talep edebileceği, fakat icra dosyasında davacının davalıdan 1.553,14 TL işlemiş faiz talep ettiği için takipteki işlemiş faize bağlı kalınması gerektiği hususları tespit edildiğini " şeklinde kanaat belirtildiği görülmekle, 03/10/2017 tarihli duruşmanın 2 nolu ara karar kararında; davalı defterleri üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle taraflarında itirazlarını da karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi istenilmesi hususlarında bilirkişi ek raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 16/11/2017 tarihli ek raporda özetle "Davalı şirketin 2016 yılına ait yevmiye defteri 6102 sayılı TTK. 64/3. maddesine göre noterden açılış onaylarının yaptırılmış olduğu, 2016 yılına ait yevmiye defterinin kapanış onayının yaptırılmamış olduğu, davalı şirketin 2016 yılına ait yevmiye defterinin sahibi lehine delil niteliğinde olmadığı, davalı şirketin 2016 yılı yevmiye defter kayıtlarında; davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 12 adet toplam 218.427,43 TL tutarındaki faturalar karşılığında, davalı şirkete açılış bakiyesinden 77.120,13 TL. tutarında olmak üzere toplamda 295.547,56 TL. tutarında davacı şirketin alacaklandırıldığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete verilmiş olan toplam 232.010,00 TL tutarındaki çekler, davalı şirketin davacı şirkete yapmış olduğu 200,00 TL tutarındaki ödeme karşılığında, davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu 1 adet 1.183,00 TL fatura karşılığı olmak üzere toplamda 233.393,00 TL tutarında davalı tarafın borçlanrdırıldığı, davalı şirketin ticari defterlerinde icra takip tarihi olan 07.09.2016 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 62.154,56 TL tutarında borçlu otduğu şeklinde kayıt bulunduğu, icra takip tarihinden sonra 59 nolu verilen 75.000,00 TL.lik çekin karşılıksız çıktığı ve davacı tarafın alacaklandırıldığı, 75.000,00 TL. tutarında davalı tarafından davacının banka hesabına yatırıldığı ve dava tarihi olan 07.11.2016 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 62.154,57 TL tutarında borçlu olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, dava tarihinden sonra 60.000,00 TI. tutarında davalı tarafından davacının banka hesabına yatırıldığı ve 61 nolu verilen 75.000,00 TL.lik çekin karşılıksız çıktığı ve davacı tarafın alacaklandırıldığı, 75.000,00 TL. tutarında davalı tarafından davacının banka hesabına yatırıldığı 27.12.2016 tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 77.154,57 TL tutarında borçlu olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, Davacının ticari defter kayıtlarında 31.12.2016 tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı 4.154,57 TL olup, davalının ticari defter kayıtlarında ise davalının davacıya borcu 77.154,56 TL. olduğunu, arada 72.999,99 TL.lik farkın 2.000,01 TL.sinin önceki yıldaki devirden ileri geldiği, 75.000,00 tl.nin de karşılıksız çıkan 75.000,00 TLlik çekin davacının ticari defter kayıtlarında yer almadığı davalının ticari defter kayıtlarında yer almasından ileri geldiği, Davacı karşılıksız çıkan 75.000,00 TLlik çeki muhasebe kayıtlarına alsaydı ticari defter kayıtlarında 79.154,57 TL. alacaklı olacak şekilde kayıt bulunacak ve davalı ticari defter kayıtları ile 2.000,01 TLlik fark kalacağı hususları tespit edildiği" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmekle, 13/02/2018 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararında; dosyanın daha önce rapor düzenleyen SMMM bilirkişisine yeniden tevdi ile davalı vekilinin itirazları ve davacı vekilinin de beyanlarının incelenmesi hususlarında SMMM bilirkişiden 2.ek raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 12/03/2018 tarihli 2. Ek raporda özetle "davalı tarafın 2017 yılına ait ticari defter kayıt ve belgelerinin incelenmesi yönünde karar verilmesi ve davalı tarafından da ticari defter kayıt ve belgelerinin de noksansız olarak bilirkişiye ibrazı halinde inceleme yapılarak ek rapor tanzim edileceğini, ancak sadece davalı tarafın 2017 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesi halinde davacı tarafında 2017 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesi gerekeceği, aksi takdirde defterlerdeki kayıtların karşılaştırılmasının mümkün olmayacağını, bu şekilde tek taraflı bir inceleme olacağının" tespit edilmekle 19/04/2018 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararında; dosyanın resen seçilecek bir Metalurji mühendisi bilirkişi ile bir hesap bilirkişi heyetine tevdi ile davaya konu malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, ayıbın ne zaman ve neden meydana geldiğinin tespiti ile SMMM bilirkişisinden alınan raporlarda göz önüne alınarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunun incelenerek bilirkişi heyet raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 25/05/2018 tarihli raporda özetle "davalının, hakkında yapılan icra takibine istinaden davacıya olan asıl borcunun 62.254,56 TL olacağı, işlemiş faiz borcunun olmayacağı "tespit edilmiştir.
Mahkememizin 06/12/2018 tarihli duruşmasında davalı tanığı ... beyanında " Ben yaklaşık 15 yıldan beri davalı firmada satış ve pazarlama müdürü olarak çalışmaktayım. Davacı şirket ile de davalı şirketin yaklaşık 19 yıldan beri ticari bir ilişkisi vardır. Davalı firma davacı şirkete bir takım model ve dereceler ile maça sandıkları vererek bunlara uygun kalıplar yaparak döküm malzemeleri veriyordu. Yani bizim verdiğimiz kalıplara göre bir üretim yapılarak bize bu döküm malzemeleri veriliyordu. Bu malzemeler verildiğinde bazen ayıplı olanlar çıkıyordu. Bunları biz biriktirip davacı firmaya bildiriyorduk. Onlarda gelip hatalı malzemeleri alıyorlardı. Yine davaya konu malzemelerle ilgili davacı taraf fatura kesti ve işyerini kapattı. Bizde kendilerini arayarak gelip hatalı malzemeleri almalarını söyledik. Bildirimi telefon ile yaptık. Hatta şirket yetkilisi ... beyi de çağırdık. Malzemeleri iade almasını istedik. Ancak malzemeleri iade almadılar. Biz bu malzemeleri bize geldikten yaklaşık 1 hafta sonra kalite kontrol incelemesini yaptıktan sonra ayıplı olduklarını farkettik. Ve telefon ile biraz önce dediğim gibi davacı tarafa bildirimde bulunduk. Ayrıca davacı taraf kendilerine verdiğimiz kalıpları, maça sandıkları ve dereceleri de eksik ve kırık olarak verdiler. Hatta başka firmalara ait kalıpları ve dereceleri de bize yanlışlıkla verdiler. Tüm bunlara ilişkin biz tutanak tuttuk. Bu tutanakları tuttuğumuz sırada davacı şirket yetkilisi ... bizim şirkete gelmişti. Ancak tutanakları imza etmekten imtina etti. Bizde bunu tutanakta belirttik." şeklinde beyanda bulunduğu, davalı tanığı ... beyanında " Ben davalı şirkette şoför olarak çalışıyorum. Davacı ile davalı şirket arasında uzun yıllardır ticari ilişki vardır. Davacı tarafın getirdiği son parti ürünlerde ve daha önce getirmiş oldukları dökümlerde bir takım ayıplar vardı. Bazı dökümler kırıktı. davalı firma dökümler geldiğinde aynı gün kalite kontrol yaptırır. Ve hemen karşı tarafa ayıpları bildirir. Son parti dökümlerde geldiğinde hemen kalite kontrol yapıldı ancak ayıpların davacı tarafa ne zaman bildirildiğini ben bilmiyorum normalde uygulama hemen bildirilmesi yönündedir. Son parti mallar firmamıza yanlış hatırlamıyorsam 2016 yılı Ağustos ayında gelmişti. Normalde davalı firma ayıplı mal geldiğinde hemen kalite kontrolü yapar ve 15-20 gün içinde iade faturasını keserdi. Davaya konu malların iade faturasının ne zaman kesildiğini bilmiyorum dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 06/12/2018 tarihli duruşmanın 3 nolu ara kararında; dosyanın en son rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdi ile taraf vekillerinin rapora karşı itirazlarını da karşılar şekilde ek rapor düzenlenmesi hususlarında bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/03/2019 tarihli heyet ek raporunda "mahkemece davalı tarafından davacıya yasal süre içerisinde / hemen ayıp ihbarının yapılmadığının kabulü halinde; tarafımızdan tanzim edilen asıl raporda değişiklik olmayacağı ve davalının davacıya olan asıl borcunun 62.254,56 TL olacağı, işlemiş faiz borcunun olmayacağı, mahkemece davalı tarafından davacıya yasal süre içerisinde /hemen ayıp ihbarının yapıldığının kabulü halinde; davacının davalıdan alacağı olmadığı gibi; davacının davalıya 21.008,91 TL borcunun olacağı" tespit edilmiştir.
Mahkememizce 22/01/2020 tarihinde kurulan ara karar ile 15/10/2019 tarihli duruşma tutanağının 1. bendinde her ne kadar sehven dosyanın mali müşavir bilirkişisi ...'e tevdiine karar verilmiş ise de, bilirkişi ... tarafından verilen 22/01/2020 havale tarihli dilekçe ile görevlendirme konusunun uzmanlık alanı olan "sigorta mevzuatı ve aktüer hesaplama" olmaması ve bilirkişilik mevzuatı gereği uzmanlık alanı dışında dosya alınamadığı için görevden çekildiğini bildirdiğinden söz konusu bilirkişinin sevhen yazıldığı anlaşılmakla bu nedenle dosyanın sürüncemede kalmaması için mahkememizce resen önceki rapor sunan SMMM bilirkişisi ...'tan bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi tarafından sunulan 20/07/2020 tarihli raporda özetle "dava dışı şirketin ticari defter kayıtlarındaki davalı tarafın cari hesabında 21.12.2017 tarihi itibariyle davalı taraftan 4.154,51 TL tutarında ve karşılıksız çek hesabından 60.000.00 TL tutarında olmak üzere toplamda 64.154,57 TL tutarında alacaklı olduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarındaki dava dışı şirketin cari hesabında; 21.12.2017 tarihi itibariyle dava dışı şirkete 47.220,49 TL tutarında borçlu olduğu şeklinde kayıtlar görülmüş olmakla, dava dışı şirket ile davalı şirketin cari hesap ve karşılıksız çek hesabına ait kayıtları arasında (64.154.57 - 47.220.49)= 16.934,08 TL. tutarında farklılık olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından dava dışı şirkete düzenlenmiş olan 14.934,08 TL tutarındaki 06.04.2017 tarih ve ... nolu iade faturasının davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu halde, dava dışı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından, dava dışı şirketin 2016 yılı açılış bakiyesinin davalı tarafın 2016 yılı açılış bakiyesinden 2.000,00 TL. tutarında fazla olmasından kaynaklandığının tespit edildiği, talep dayanağı ekindeki faturalardan kaynaklı olarak davali tarafın dava dışı şirkete icra takip tarihi olan 07.09.2016 tarihi itibariyle; 77 .154,57 tutarında borçlu olduğu, dava tarihi olan 07.11 2016 tarihi itibariyle; 77.154,57 TL tutarında borçlu olduğu, talep dayanağı ekindeki faturalardan kaynaklı olarak dava dışı şirketin davalı taraftan, icra takip tarihi olan 07 09.2016 tarihi itibariyle; (64.154.517 2.000,00) (2.000,00 TL. 2016 yılı öncesinden gelen cari hesap alacaği olduğundan ve talep dayanağı faturalardan kaynaklanmadığı için düşülmüştür.)= 62.154,57 TL tutarında alacaklı olduğu, dava tarihi olan 07.11.2016 tarihi itibariyle; (64.154.517 2.000,00) (2.000,00 TL. 2016 yılı öncesinden gelen cari hesap alacağı olduğundan ve talep dayanağı faturalardan kaynaklanmadığı için düşülmüştür.) =62.154.57 TL. tutarında alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği" kanaatine varılmakla mahkememizin 20/10/2020 tarihli duruşma 1 nolu ara kararında; 20/07/2020 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesindeki hususların değerlendirilmesine yönelik ek rapor sunulmasının istenilmesi üzerine 21/12/2020 tarihli ek raporda özetle daha önceki tespitlerini tekrarla buna ek olarak yapılmış olan bu tespit davalı tarafın 2017 yılındaki ticari defterlerindeki kayıtlara göre yapılmış olduğu, davalı tarafından dava dışı şirkete tanzim edilmiş olan 06.04.2017 tarih ve ... seri nolu 14.934,08 TL tutarındaki iade faturası ile Adliye Bilirkişisi Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenmiş olan 07.06.2017 tarihli rapora istinaden yapılmış olan “... raporu açıklamalı 72.910,92 TL. tutarındaki” kaydın, 31.12.2017 tarihinde yapılmış olan hesap düzeltme kaydı ile sıfırlandığı, ancak davalı vekili tarafından bu kaydın sehven yapılmış olduğu, daha sonra yeniden 2019 yılında hesaplara alınmış olduğu dikkate alındığında; davalı taraf dava dışı şirketten (102.845,00 77.154,57) = 25.690,43 TL. tutarında alacaklı olacağı, davalı tarafından dava dışı şirkete tanzim edilmiş olan 06.04.2017 tarih ve ... seri nolu 14.934,08 TL tutarındaki iade faturası ile Adliye Bilirkişisi Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenmi 07.06.2017 tarihli rapor ile tespit edilmiş olan 72.910,92 TL tutarındaki davalı tarafın alacağı konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE:
Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; davacının davaya konu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, dava konusu faturalara konu malların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, itirazın haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden yapılan kontrolünde ... karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine merci tayini yönünden dosyanın gönderildiği, İzmir BAM .... HD'nin ... esas ve ... karar sayılı ilam ile yargı yerinin önceki görevsizlik kararı veren İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine kesin olarak karar verildiği, dosyanın yapılan kontrolünde İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam edildiği, yapılan yargılama sonucu 20/12/2024 tarih ve ... sayılı gerekçeli karar ile davanın reddine karar verildiği, tarafların yasal süre içerisinde kanun yoluna başvuru da bulunmaması nedeniyle verilen hükmün 16/04/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı gerekçeli kararı ile davacı ... ile temlik alan ... arasında görülen sözleşmenin iptali davasında davanın reddine karar verildiği, bu suretle dava ve takip konusu alacağın geçerli bir alacağın temliki sözleşmesi ile temlik alana devredildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacı şirketin davalı şirketten 64.154,57 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin ticari defterlerinde temlik alan ...'un izlendiği bir hesap bulunmadığı, ayrıca temlik sözleşmesine istinaden yapılan herhangi bir ödeme kaydının da bulunmadığı tespit edilmiş olup temlikin geçerliliğine ilişkin davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ispatlanamadığı ve bu suretle temlikin iptali isteminin ve davanın reddine karar verildiği, mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilecek hükmün temlik alan lehine veya aleyhine kurulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve ayrıca temlikin iptaline ilişkin davaya bakan İzmir 15. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda anılan dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ileri sabit olduğu üzere ticari satımdan kaynaklı taraflar arasında kurulan sözleşme çerçevesinde davacı satıcının davalıdan alacaklı olduğu ve alacağa ilişkin taraf ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, davalının savunmasına yönelik toplanan delillerin ve alınan bilirkişi raporlarının davalının ayıplı ifa savunmasını doğrulamadığı, davacının davalıya satmış olduğu malların ayıplı olduğuna ilişkin kesin bir kanaat oluşturacak tespit bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif de gösterilen ve incelenen malların açık ayıp olduğu belirtilmiş ise de açık ayıp nedeniyle tacir olan davalının derhal ayıp ihbarında bulunması gerektiği ancak ayıp ihbarının süresinde yapıldığına ilişkin bir delil ve belge bulunmadığı, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının hukuki niteliği itibariyle ayıp ihbarı olarak nitelendirilemeyeceği, dinlenen davalı tanıklarının davacı ile temlik alan arasındaki alacağın temliki sözleşmesinin geçerliliğine ilişkin beyanlarda bulundukları, davalı tanıklarından ...'in yeminli beyanı ("Biz bu malzemeleri bize geldikten yaklaşık 1 hafta sonra kalite kontrol incelemesini yaptıktan sonra ayıplı olduklarını farkettik.") ile sabit olduğu üzere ayıplı malların tesliminden 1 hafta sonra davalının ayıp ihbarında bulunduğu, 6102 sayılı TTK m.23/1-c hükmü uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcının, ayıptan doğan haklarını korumak için 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmekle yükümlü olduğu ancak somut olayda 2 günlük ihbar süresinin geçirilmesi sureti ile malın ayıplı olduğunun bir hafta kadar sonra satıcıya bildirildiği ve bu sebeple davalının ayıptan doğan haklarını yitirdiği, davalı alıcının iade faturası ile malların iadesi talebinin davacı tarafından kabul edilmediği ve iade faturasının davacı defterlerine işlenmediği sabit olup bu sebeple tarafların ticari defterlerine kayıtlı cari hesap ve borç dökümü dikkate alındığında her iki taraf ticari defterlerine işlenmiş takip konusu faturalardan kaynaklı davacının alacaklıyı olduğu, alacağın geçerli bir temlik sözleşmesi ile temlik alana geçtiği göz önüne alınarak davanın göz önüne alınarak davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Likit nitelikte faturaya dayalı alacağa haksız itiraz nedeni ile yasal koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile, temlik alanın davalı hakkında başlatmış olduğu İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya kapsamında davalı borçlunun yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin devamına,
2-Temlik alanın icra inkar tazminatının kabulü ile, alacağın (65.707,71-TL) %20'si tutarında olmak üzere 13.141,542-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak temlik alana verilmesine,
3-Alınması gereken harç 4.488,49-TL olup, peşin alınan 793,50-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.694,99-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan ilk dava açma gideri 827,00 TL, posta ve tebligat masrafı 826,20-TL, bilirkişi ücreti 1.150,00- TL, keşif harcı 253,80- TL keşif araç ücreti 250,00 TL olmak üzere toplam 3.307,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak temlik alana verilmesine,
5-Temlik alan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak temlik alana verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Temlik alan tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde temlik alana iadesine,
8- Davalı tarafından yatırılan delil avansından yargılama sırasında yapılan masraflardan geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,
Dair, temlik alan vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Hukuk (Ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İzmir BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/09/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı