T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1138 Esas
KARAR NO : 2024/642
DAVA : Çıkma Payına İlişkin Alacak
DAVA TARİHİ : 26/03/2013
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 27/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin sona ermesinden kaynaklı Çıkma Payına İlişkin Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili İzmir Kapatılan ....ATM'nin... E. Sayılı dosyasına verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalı kooperatifin 2057 ve 2618 ortaklık numaraları ile 19.09.1994 tarihinden bugüne üyesi olduğunu, davalı kooperatife, 1994 yılından itibaren ödeme yapılmaya başlandığını ve 10 yıl gibi uzunca bir süre ödeme yapıldığı halde, kooperatif faaliyetlerinde herhangi bir ilerlemenin kaydedilememesi ve bunun yanısıra, polis memuru olan ve ancak bir kooperatife üye olarak bir yazlık satın alabilecek gelir düzeyinde olan müvekkilinin mali açıdan sıkıntıya düşmesi üzerine belli bir tarihten itibaren davalı kooperatife ödeme yapamamış olduğunu, 26.06.2012 tarihinde, kooperatif faaliyetlerinin ne aşamada olduğu konusunda bilgi almak için davalı kooperatif arandığında müvekkilinin 2007 yılında alınan kararla kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğinin haricen öğrendiklerini, Kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini haricen ve henüz öğrenen müvekkiline ihtarname ya da kooperatif üyeliğinden çıkarıldığına dair karar tebliğ edilmemiş olduğunu, davalı kooperatifin 27.08.2012 tarih ve 322 sayılı yazısının 03.09.2012 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, 27.08.2012 tarihli yazıda, müvekkilinin ödemesi gereken aidatlarla ilgili olarak "İzmir ... Noterliği'ne ait 18.07.2006 tarih, ... yevmiye sayılı 1.İhtarname gönderildiği, İhtarnamenin 25.07.2006tarihinde muhtara tebliğ edildiği, İzmir ... Noterliği'ne ait 16.11.2006 tarih, ... yevmiye sayılı 2. İhtarname gönderildiği, muhatabın adreste bulunamaması sebebiyle tebligatın iade edildiği, 22.03.2007 tarihinde ... Gazetesi'nde ilanen tebligat yapıldığı, Yönetim Kurulunun 19.05.2007 tarih, 17 sayılı kararı ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarıldığını, çıkarma kararının da aynı adrese tebliğe çıkarıldığını, tebligatın iade olması sebebiyle 22.08.2007 tarihinde ... Gazetesi'nde ilanen tebliğ edildiği ve çıkarma kararının 22.11.2007 tarihinde kesinleştiğinin belirtildiğini, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden ihracına dair alınmış olan 19.05.2007 tarihli Yönetim Kurulu kararının, gerek Kooperatifler Kanunu'na ve gerekse Kooperatif Anasözleşmesi hükümlerine aykırı olarak alınmış olup, tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla Kooperatifler Kanunu ve Koperatif Ana sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak alınmış olan müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden ihracına 19.05.2007 tarih, 17 sayılı Kooperatif Yönetim Kurulu kararının iptali ile müvekkilinin üyeliğinin devam ettiği hususunun tespitine, kabul edilmediği takdirde müvekkiline ödenmesi gereken üyelik hak ve alacaklarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.300,53 TL tazminatın işletilecek avans faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline, davalı kooperatif tasfiye halinde olduğundan, davalı kooperatif siciline şerh düşülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı Kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkil kooperatife ... nolu ortak olan ... 'dan hisse devri almak sureti ile kooperatife üye olduğunu, ortaklık sırasında verdiği adresin... Ankara olduğunu, bilahare davacının ... nolu ortak ... ' in vefatı nedeni ile ikinci üyeliği oluştuğunu, davacının 2004 yılından itibaren yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının verilen adresine 10 gün ve bir aylık süreli ihtarların gönderildiğini, birinci ihtarın 02/03/2004 tarihinde gelini ...'ye ikinci ihtarnamenin 28/04/2004 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, davaya konu 30/06/2004 tarih ... nolu çıkarılmaya ilişkin yönetim kurulu kararının 07/07/2004 tarihinde ağabeyi ...'ye tebliğ edildiğini, davacının bunun üzerine kooperatife gelerek birikmiş tüm borçlarını ödediğini, ve üyeliğe devam ettiğini, ikametgah adresi olarak...-İstanbul adresini bildirdiğini, ödemelerin aksatılması üzerine 18/07/2006 tarihli birinci ihtarnamenin davacının aranan saatlerde işte olması nedeni ile ve 25/07/2006 tarihinde mahalle muhtarlık kaydı bulunmadığından iade edilmesi üzerine 2.ihtarnamenin 22/03/2007 tarihinde ... gazetesinde yayımlandığını, ödeme olmadığı için çıkarılmaya ilişkin yönetim kurulu kararının da noterlikçe gönderilmiş olması ve tanınmaması üzerine geri gelince kararın 22/ 08/2007 tarihli ... gatesinde yayımlandığını her halukarda 5 yıllık zaman aşımı olduğundan ve çıkarılma kararı 19/05/2007 olduğundan dava açma tarihi de 19/05/2012 olduğu gözetildiğinde davanın zaman aşımı yönünden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI:
İzmir Kapatılan ....Asliye Ticaret Mahkemesince verilen, 22/01/2013 tarih ... E. ... K.sayılı karar ile dosyanın Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasıyla bağlantı olması nedeniyle birleştirilmesine dair karar verilmiş, davaya Mahkememizin ... E.sayılı dosyası üzerinden devam olunmuş, yargılama aşamasında her iki dosya arasında bir birini etkileyecek şekilde HMK'nın 166 maddesinde belirtildiği şekilde bağlantı olmadığı anlaşıldığından, 26/03/2013 tarihli karar ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. Sayılı dosyasının dosyamızdan tefriki ile... esasa kaydı yapılarak yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur.
Anılan dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde verilen Mahkememize ait 24/12/2013 tarih ... E. ...K. sayılı karar ile; "Davacının davasının Kısmen kabulü ile 2.074,46 TL nin 07.05.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine. Davacının, üyelikten çıkarılma kararının iptali talebinin ve fazlaya ilişkin alacak talebinin ve avans faiz talebinin reddine." dair karar verilmiştir. Davacı vekilinin kararı temyiz incelemesine konu etmesi üzerine Yargıtay ....H.D.'nin 21.01.2015 tarih ... E.... K.sayılı ilamı ile tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı vekilinin ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi talebi üzerine Yargıtay ....H.D.'nin 17/04/2017 tarih ... E. ... K.sayılı ilamı ile; "(...) Davacının, ihraç kararının iptali istemi ile ilgili açtığı işbu dava kesinleşmeden, ortaklığının sona ermesine bağlı bir talep niteliğindeki çıkma payı alacağına ilişkin diğer istemin esasına girilemez. Mahkemece, davacının çıkma payına ilişkin alacak ile ilgili davası tefrik edilerek, anılan dava yönünden ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, her iki istemin birlikte ele alınarak, çıkma payı alacağının da bu dava içerisinde karara bağlanması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının ihraç kararının iptali ile üyeliğinin tespitine ilişkin talebinin TMK'nın 2. maddesine uygun olup olmadığı ve davanın bu nedenle reddi gerekip gerekmediğinin yeterince tartışılması, davacının çıkma payına ilişkin alacak davasının tefrik edilerek, anılan dava yönünden ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın davacı yararına bozulması gerekirken, hükmün Dairemizce onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 21.01.2015 tarih ve ... E.,... K. sayılı onama kararının kaldırılarak, kararın, davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.(...)" şeklindeki gerekçe ile kararın davacı yararına bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay bozma ilamı sonrası dosyanın Mahkememiz... Esasına kaydı yapılarak, uyulan bozma ilamı doğrultusunda alınan 19/09/2017 tarihli karar ile davacının, davalı kooperatiften talep ettiği ortaklığın sona ermesinden kaynaklı çıkma payı ile alacağı davasının tefrik edilerek Mahkememizin işbu ... Esasına kaydının yapıldığı, yargılamaya bu esas üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER
1-Kooperatif ana sözleşmesi, Genel Kurul Kararları, İhtarnameler ve bilançolar
2-Bozma ilamı öncesi Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporları
i)Dosya kapsamında, İddia, savunma, tüm delil ve belgeler ile davalı kooperatifin ticari defter ve dayanağı belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak Kooperatif Uzmanı bilirkişiden alınan 30/05/2013 tarihli raporda özetle; Davalı kooperatif tarafından çıkarılmaya esas olan birinci ihtarname dikkate alınmak sureti ile davacının iki hisse için ilk ihtarname tarihi olan 18/07/2006 tarihi itibari ile ödemek zorunda olduğu, 740,56 aidat 45,94 TL emlak vergisi, 402,36 TL faiz olmak üzere toplam 1.188,86 TL borcu bulunduğu,
ii) 29/07/2013 tarihli ek raporda; tasfiye payının belirlenmesi için kooperatif bünyesinde mevcut arsanın değerinin belirlenmesi gerektiği,
iii)24/09/2013 tarihli ek raporda, davacının davalıdan talep edeceği miktarın 404,30 TL olduğu,
iv)19/11/2013 tarihli ek raporda, davacının davalıdan talep edeceği miktarın 2.074,46 TL olduğu, ve bu miktarı 07/05/2008 tarihinden itibaren talep edilebileceği, rapor edilmiştir.
3-Mahkememizin... Esas ... Karar sayılı dosyası
Mahkememizin ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı kooperatif aleyhine terditli istem olarak çıkartılmaya ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile üyeliğin devam ettiği hususunun tespitinin talep edildiği, bu talep kabul edilmediği takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla ödenen aidat bedellerinden şimdilik 2.300,53 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsilinin talep edildiği, Mahkememizin ... E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde 24/12/2013 tarihli ve ... Karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulduğu, bu hükme yönelik yapılan temyiz talebi üzerine Yargıtay .... HD'nin... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile her ne kadar Mahkememizce kısmen kabul yönünde hüküm kurulmuş ise de bir kısım bozma sebepleri ile birlikte ayrıca "ihraç kararının iptali istemi ile ilgili açtığı işbu dava kesinleşmeden, ortaklığının sona ermesine bağlı bir talep niteliğindeki çıkma payı alacağına ilişkin diğer istemin esasına girilemez. Mahkemece, davacının çıkma payına ilişkin alacak ile ilgili davası tefrik edilerek, anılan dava yönünden ihraç kararının iptali davasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, her iki istemin birlikte ele alınarak, çıkma payı alacağının da bu dava içerisinde karara bağlanması doğru olmamıştır." şeklindeki ilam ile Mahkememizce verilen karar bozulmakla Mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir,
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ihraç kararının iptali istemli davada 02/05/2017 tarihli ve ... Karar sayılı ilam ile davanın kabulü yönünde verilen hükme karşı yapılan temyiz talebine ilişkin Yargıtay .... HD'.nce ... Esas ve ... karar sayılı ilam ile başvurunun reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine Yargıtay .... HD.'nce ... Esas ve ... Karar sayılı ilam ile başvurunun reddine karar verildiği ve hükmün 17/06/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden çıkma payına ilişkin alacak davasının bu davadan tefriki ile bu sefer Mahkememizin... Esas sırasına kaydedildiği, yapılan yargılama neticesinde; davanın konusuz kalması nedeniyle Karar Verilmesine Yer olmadığına dair karar verilmiştir.
4-Mahkememizin... E.... K.sayılı dosyası
Mahkememizce bekletici mesele yapılarak kesinleşmesi beklenen, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ve üyeliğin tespiti davasına esas yürütülen Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı kooperatif aleyhine terditli istem olarak çıkartılmaya ilişkin yönetim kurulu kararının iptali ile üyeliğin devam ettiği hususunun tespitinin talep edildiği, bu talep kabul edilmediği takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla ödenen aidat bedellerinden şimdilik 2.300,53 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsilinin talep edildiği,
Mahkememizce Yargıtay bozma sonrası, davalı kooperatifin defterlerinin bulunduğu yerde bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi de verilmek suretiyle Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bozma ilamında belirtilen tarihler arasında davalı kooperatifin aidat toplamaya devam edip etmediği ve bozma ilamında belirtilen hususları karşılar nitelikte Kooperatif bilirkişisi Av. ...' den aldırılan 04/12/2017 havale tarihli raporda özetle; Yargıtayın incelenmesini istediği hususlar için dosya kapsamı, genel kurul kararları ve hazirun cetvelleri, defterlerin kooperatif merkezinde incelenmesi sonucu;
Davacının, ihraç kararının alındığı 19.05,2007 tarihinden, davanın açıldığı 25.09.2012 tarihine kadar kooperatif iie ilişkisini devam ettirmediği, Genel Kurul Kararları ile aidat alınmasına İlişkin kararlar alındığı, Kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olduğu, Ortaklardan aidat yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyeler olduğu, bu üyeler için de ihraç prosedürü uygulandığı, Genel kurullara davacının katılmadığı, hazirun cetvelinde isminin ve imzasının yer almadığı, Ana sözleşme uyarınca ortağın kooperatifine uğramasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğünün olmadığı, kooperatif ile bağlantı kurmadığının saptandığı, davacının bu tesbitlere göre ihraç kararının iptali ile üyeliğinin tespitine ilişkin talebinin TMK 2 maddesine uygun olmadığı kanaatine varıldığı sonuç itibariyle davacmın ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespitine yönelik isteminin yasal prosedüre uygun olmadığı, davacının çıkma payı alacak talebi işbu davadan tefrik edildiğinden Yargıtay kararı da dikkate alınarak bu konuda bir inceleme yapılmadığının rapor edildiği,
Mahkememizin kesinleşen ... E. ... K.sayılı dosyası da değerlendirilmek suretiyle dosyamızdaki Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının ihraç kararının alındığı 19/05/2007 tarihinden davanın açıldığı 25/09/2012 tarihine kadar kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediğinin tespiti için davalı kooperatifin defter kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi de verilmek suretiyle Genel kurul kararları ile aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve üyelerin varsa kooperatif adına aidat yatırıp yatırmadıkları, kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, genel kurul toplantılarına katılıp katılmadığı, hazirun listelerinde isminin yer alıp almadığı, ana sözleşme uyarınca ortağın kooperatife uğramasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğünün olup olmadığı, kooperatif ile bağlantı kurup kurmadığı hususlarında Kooperatif Uzmanı bilirkişi...' den aldırılan 06/04/2022 havale tarihli raporda özetle; Ana Sözleşmenin 14. maddesine göre, parasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle ortaklıktan çıkarma sürecinin başlatılabilmesi için ödenmesi istenen borcun 30 gün gecikmiş olması gerektiği, 18.07.2006 tarihinde gönderilen ilk ihtarnamede, 2006/Haziran ayı aidatı da (beher hisse için 10,00 TL) talep edildiği, Özel bir ödeme günü belirlenmediği için 30.06.2006 tarihine kadar ödenmesi mümkün olan 2006/Haziran ayı aidatı için 30 günlük gecikme koşulunun gerçekleşmemiş olduğu,
Tebligat Kanunu'nun 28. maddesine göre, muhatabın adresinin meçhul olması halinde, adres araştırmasının tebliğ mercii tarafından yapılması gerektiği, 16.11.2006 tarihinde keşide edilen ikinci ihtarnamenin, muhatabın adreste olmaması ve muhtarlık kaydının bulunmaması nedeniyle tebliğ edilememiş olduğu, bu durumda kooperatif yönetiminin, ilgili noterden, adres araştırması yapılmasını talep etmesi ve tespit edilecek yeni adrese yeniden tebligat yapılmasını sağlamasının gerekmekte olduğunu, adres araştırması yapılmadan ilanen tebligat yapılmasının, Tebligat Kanunu'nun anılan hükmüne uygun olmadığını,
Davacımn ortaklıktan çıkarılmasına sebep olan borcun, beher hisse için 375,00 TL olduğu, Ortaklık borcu ile ortaklıktan çıkarma sonucunda davacınm kaybedeceği arsanın değeri arasında ciddi bir oransızlık bulunduğu,
Ortaklıktan çıkarma kararında adres araştırması yapılmadan 22.08.2007 tarihli ... Gazetesinde ilan edilmek suretiyle tebliğ edilmek istendiğinden, ortaklıktan çıkarma karannın tebliğ edilip, edilmediğinin belirlenmesinin önem kazandığını, İşbu davanın 03.10.2012 tarihinde açılmış olup, yasal süresi içinde (tebliğ tarihinden itibaren 3 ay) açılıp, açılmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğunun rapor edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde 17/05/2022 tarih ...E. ... K. Sayılı kararı ile; "Davanın kabulü ile davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 19/05/2007 tarih 17. Sayılı kararının iptaline, davacının kooperatife üyeliğinin devam ettiğinin tespitine" dair karar verildiği, karara yönelik davalı vekili tarafından yapılan temyiz incelemesi talebi üzerine dosyanın Yargıtaya gönderildiği, davalı vekilinin 17/10/2023 tarihli temyiz isteminden feragat dilekçesi üzerine Yargıtay ...HD'nin 26/03/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davalının temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine karar verildiği, ilamın 26/10/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt, belgeler ve bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; kooperatif ortaklığının sona ermesinden kaynaklı çıkma payı alacağı talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hususun; davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 19/05/2007 tarih 17. Sayılı kararının iptali ile davacının kooperatife üyeliğinin devam ettiğinin tespiti talepli, bekletici mesele yapılan Mahkememiz ... E. Sayılı dosyada verilen karar doğrultusunda, davacının davalıdan ödediği aidat bedellerinden kaynaklı çıkma payı alacağı talebinde haklı olup olmadığı, haklı ise miktarının tespiti ile davalıdan tahsilinin mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı tarafça eldeki davaya ilişkin olarak ibraz edilen dava dilekçesinde, ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti, bu talebin kabul görmemesi halinde çıkma payı alacağının tahsili isteminde bulunulmuştur.
Mahkememizce verilen kararın temyiz incelemesine konu edilmesi neticesinde Yargıtayca karar düzeltme aşamasında verilen kararda da belirtildiği üzere, kooperatif üyeliğinden ihraç edilen ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 17/1. maddesi ve anasözleşmenin 15/1. maddesi gereğince, ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir. İhracın kesinleştiği yıla ait bilançonun ertesi yıl genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir ve bu tarihten önce erken açılan çıkma payı alacak davası, alacağın henüz muaccel olmadığı gerekçesiyle reddedilmelidir.
Bu hukuki düzenleme doğrultusunda, ihraç edilen ortağın, çıkma payı alacağının muaccel olması, ilk önce ihracın kesinleşmiş olmasına bağlı olmakla, ihracı kesinleşmeyen, dolayısıyla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca aidat ödeme yükümlülüğü devam eden ortak çıkma payını dava edemeyecektir. Davacının, ihraç kararının iptali istemi ile ilgili açtığı dava kesinleşmeden, ortaklığının sona ermesine bağlı bir talep niteliğindeki çıkma payı alacağına ilişkin diğer istemin esasına girilemeyeceğinden, Mahkememizce, davacının çıkma payına ilişkin alacak ile ilgili işbu dava... E. sayılı dosyadan tefrik edilerek, tefrik edilen işbu davamız yönünden ihraç kararının iptaline ilişkin ...E sayılı davasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir. Bekletici mesele yapılan ... E. Sayılı dosyada "davanın kabulüne, davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 19/05/2007 tarih .... sayılı kararının iptaline, davacının kooperatife üyeliğinin devam ettiğinin tespitine" karar verilmiş, verilen işbu 17/05/2022 tarihli hükmün Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 26/10/2023 tarihli ... E-... K sayılı ilamı ile davalının temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine ilişkin kararı ile 26/10/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, ihraç edilen ortağın, çıkma payı alacağının muaccel olması, ilk önce ihracın kesinleşmiş olmasına bağlı olmakla, ihracı kesinleşmeyen, dolayısıyla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca aidat ödeme yükümlülüğü devam eden ortak çıkma payını dava edemeyecektir. Davacının, ihraç kararının iptali istemi ile ilgili açtığı dava kesinleşmiş olduğundan eldeki davada ileri sürülen çıkma payı alacağı davası konusuz kaldığından iş bu uyumazlığa konu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Bilindiği gibi davanın konusuz kalması durumunda verilecek karar "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde kurulmaktadır. Ancak her hüküm gibi bu hükmün de kanuni sonuçları olmakla birlikte yargılama giderlerinden kimin sorumlu olacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespit için en önemli kriter dava tarihi itibariyle tarafların haklılık oranıdır. Dosya kapsamında bu husus doğrultusunda yapılan değerlendirme neticesinde terditli istemlerden ilki olan çıkma kararının iptali yönündeki istem bakımından davalı tarafın haksızlığı yukarıda belirtilen kesinleşen karar ile sabit olmakla dava tarihi itibariyle haklılığın davacı tarafta olduğu ve bu kapsamda yargılama giderlerinden davalının sorumluluğunun bulunduğu ve ancak istem terditli olarak talep edildiğinden ve üyelikten ihraç kararı yönünden ...E. sayılı dosyasında davacı yan lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden yeniden vekalet ücreti takdirine yer olmadığı kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememiz ... E. ... K. Sayılı kararı ile "davacının davalı kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin davalı kooperatif yönetim kurulunun 19/05/2007 tarih 17. Sayılı kararının iptaline, davacının kooperatife üyeliğinin devam ettiğinin tespitine" ilişkin verilen karar, 26/10/2023 tarihinde kesinleşmekle eldeki dava konusu olan çıkma payına ilişkin alacak davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Dosya kapsamında taraflar tarafından yapılan ve karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de terditli ilk istem yönünden kesinleşen karara göre davacı lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden yeniden takdir edilmesine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın geçici 3. Maddesinin 2. Fıkrası gereği gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 12/09/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı