T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/895 Esas
KARAR NO : 2024/638
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/08/2017
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 10.12.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Acentelik Sözleşmesi akdedildiğini, davacının 10/12/2010 - 13/06/2017 tarihleri arasında davalı sigorta şirketinin yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, performansı yerinde olan davacı şirkete davalının, Üsküdar ... Noterliği'nin 13/06/2017 tarihli, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile bildirimsiz olarak acentelik sözleşmesini feshettiğini bildirdiği ve ekranları kapatarak Üsküdar ... Noterliği'nin 12/10/2010 tarihli, ... yevmiye no'lu vekaletnameden azil ettiğini bildirdiğini, 13/06/2017 tarihli ihtarnamede sözleşmenin, 11/b maddesi gereğince feshedildiğinin belirtildiğini, bu madde incelendiğinde davalının keyfiyetine bağlı olarak sözleşmenin feshedilmiş olduğunu, T.T.K.'nın 121/4. maddesi gereğince sözleşmeyi 3 ay önceden feshedeceğini bildirmeyen ve derhal ekranları kapatan davalı şirketin 3 aylık tutarındaki kazanç kayıplarından sorumluluğu bulunduğunu, 5684 sayılı yasanın 23/16, T.T.K. 121-121, B.K. 112 maddeleri ve res'en tespit edilecek yasalar çerçevesinden iş bu davanın açılma zorunluluğunun hasıl olduğunu, buna göre davalı tarafça haksız sebebe dayalı olarak sözleşmenin tek taralı fesih edilmesi sebebiyle; H.M.K.'nın 107. maddesi gereğince, fazlaya ilişkin talep, artırım, dava ve tazminat hakkı saklı kalmak kaydı ile, 1.000,00 TL 5684 sayılı yasanın 23/16 maddesi ve T.T.K. 122. maddesi gereğince denkleştirme tazminatı ile haksız fesih nedeniyle 5.000,00 TL (T.T.K. 121 ve B.K. 112 gereğince) maddi tazminatın, 1.000,00 TL kazanç kaybının ve 20.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile avukatlık ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin 28.09.2017 tarihli talep dilekçesi ile davaya cevap süresinin uzatılması talep etmiş, Mahkemece cevap süresine ek 2 haftalık süre verilmiş ise de süresinde cevap dilekçesini sunmamıştır.
DELİLLER:
Acentelik Sözleşmesi, Ticari defter ve kayıtları, Üsküdar ... Noterliği'nin 13.06.2017 tarihli, ... yevmiye no'lu ihtarnamesi,
Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla Sigorta Alanında uzman ve SMMM bilirkişilerinden oluşan bilirkişi heyetince davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 20.11.2018 tarihli bilirkişi raporu,
İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla SMMM bilirkişince davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 01.04.2019 tarihli bilirkişi raporu,
Mahkememizce SMMM bilirkişisi ile Sigorta Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplama alanında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden aldırılan 09.06.2020 tarihli rapor, 21.10.2020 tarihli ek rapor, 06.01.2023 tarihli 2. Ek rapor, 15.08.2023 tarihli 3. Ek rapor,
Mahkememizce yeni bir SMMM bilirkişisi ve Ticaret Hukuku Alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17.06.2021 tarihli bilirkişi raporu ve 15.04.2022 tarihli bilirkişi ek raporu,
Davacı vekili sunduğu 07.11.2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile özetle; denkleştirme tazminatı için dava dilekçesinde talep edilen harca esas değerin 6.000-TL olup, bilirkişi raporunda 23.784,84-TL olarak tespit edildiğini, değerin 17.784,84-TL artırılmasını talep ettiklerini, kazanç kaybı için dava dilekçesinde talep edilen harca esas değerin 1.000-TL olup bilirkişi raporunda 16.877,70-TL olarak tespit edildiğini, değerin 15.877,70-TL artırılmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; talebin kabulü ile, denkleştirme tazminatına ilişkin 23.784,84 TL, kazanç kaybı alacağına ilişkin 16.877,70 TL ve art 20.000 TL manevi tazminat miktarlarının birleştirilmesi sonucu toplam 60.662,54 TL tutarın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, acentecilik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı ve kazanç kaybı talebi ile manevi tazminat davasıdır.
Taraflar arasında 10.12.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere acentelik sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşme davalı sigorta şirketi tarafından Üsküdar ... Noterliği'nin 13 Haziran 2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedilmiştir.
Fesih bildiriminde davalıya herhangi bir süre verilmeden vekaletname ile verilen yetkilerinde geri alınmış olduğu belirtilerek acente nezdinde ki poliçe zayil name makbuz ve diğer tüm evrakların şirkete iadesi istenilmiştir.
Davacı tarafça açılan dava ile haklı bir sebep olmadan ve üç aylık ihbar süresine uyulmaksızın sözleşmenin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatı ve kazanç kaybından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu iddia edilerek haksız fesih nedeniyle 5.000,00 TL denkleştirme tazminatı ve 1.000,00 TL kazanç kaybı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Acentelik sözleşmesinin sona ermesi ve sebepleri ile denkleştirme istemi 6102 sayılı TTK'nın 121 ve 122. Maddelerinde düzenlenmiştir.
TTK 121. maddesinde " (1) Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Sözleşme belirli bir süre için yapılmış olsa bile haklı sebeplerden dolayı her zaman fesih olunabilir. (2) Belirli süre için yapılan bir acentelik sözleşmesinin, süre dolduktan sonra uygulanmaya devam edilmesi hâlinde, sözleşme belirsiz süreli hâle gelir. (3) Müvekkilin veya acentenin iflası, ölümü veya kısıtlanması hâlinde, Türk Borçlar Kanununun 513 üncü maddesi hükmü uygulanır. (4) Haklı bir sebep olmadan veya üç aylık ihbar süresine uymaksızın sözleşmeyi fesheden taraf, başlanmış işlerin tamamlanmaması sebebiyle diğer tarafın uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. (5) Müvekkilin veya acentenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya iflası sebebiyle acentelik sözleşmesi sona ererse, işlerin tamamlanması hâlinde acenteye verilmesi gereken ücret miktarına oranlanarak belirlenecek uygun bir tazminat acenteye ya da bu maddede yazılı hâllere göre onun yerine geçenlere verilir." hükmü yer almaktadır.
Yine aynı yasanın TTK 122. Maddesinde ise "(1) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, ... b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. (2) Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. (3) Müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. (4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. (5) Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır.
" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Davacının iddiası yönünden taraflara ticari defterlerin yerini bildirmesi için süre verilmiş, davalı şirketin ticari defterleri yönünden Mali Müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 01.04.2019 tarihli raporda, davalının 2013,2014,2015,2016 ve 2017 ticari defter onay belgeleri ve bu yıllara ait davacı adına oluşturulmuş sigorta komisyon gider belgelerinin ve bu belgelere ilişkin muhasebe kayıtlarının istenildiği ancak 2016 ve 2017 yıllarına ait defter onay belgeleri ile 2013 yılı hariç diğer yıllara ait komisyon gider belgelerinin gönderilmediği belirtilmiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi kanalıyla aldırılan bilirkişi heyet raporunda; 3 aylık kazanç kaybının (2.034,15x 3) = 6.102,45 TL olduğu belirlenmiştir.
İncelenen mali kayıtlara göre bilirkişi heyeti oluşturularak denkleştirme tazminatı ve kazanç kaybı hesaplaması yönünden rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 09.06.2020 tarihli kök raporda, davacının kazanç kaybı son üç ayın aylık 2.187,83 TL'den toplam 6.563,49 TL olacağı, denkleştirme tazminatı yönünden ise sözleşmenin feshedildiği 13.06.2017 tarihinden itibaren geriye doğru son 5 yıllık dönemde davalı şirketin sigorta acenteliği faaliyetinden elde ettiği net ücretlerin ortalaması üst sınır kabul edilerek hesaplanmasının uygun olacağı, buna göre acentenin sözleşmenin feshinden geriye doğru 5 yıl net kazanç ortalamasının 157.523,43 TL olabileceği belirlenmiş ve davacının yıllara sari müşteri kaybına dair ileriye dönük elde edebileceği ticari kârın iş bu denkleştirme ile baştan peşin olarak hesap edilmesi nedeniyle avans faizi oranında indirim yapılması suretiyle %13,75 oranında indirim yapılmak suretiyle belirlenen 21.659,47 TL çıkarıldığında dekleştirme tazminatının 135.863,96 TL olabileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna itiraz üzerine düzenlenen 21.10.2020 tarihli ek raporda; kök raporda yer alan tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek herhangi bir hususun olmadığı kanaati ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporlarındaki eksikliklere yönelik sunmuş olduğu beyan ve belgeler de dikkate alınarak ve davalının kayıtları üzerinde tam olarak inceleme yapılmadığı hususu da göz önünde bulundurularak davalı sigorta şirketinin Ege Bölge Müdürlüğü'nün kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 17.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda "Son üç aylık ihbar süresine uymadan sözleşmenin feshedildiği dikkate alınarak üç aylık dönemle sınırlı kazanç kaybı tutarı 2.463,20 TL aylık tutardan olmak üzere toplam 7.389,60 TL olabileceği,
Yukarıda yer verilen içtihatlar dikkate alındığında (1) Davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalı sigorta şirketinin acentenin portföyünden ne gibi önemli menfaatler elde ettiği / edeceğinin incelenmesi (2)Davacının herhangi bir zarar görüp görmediği ve davacı acentenin fesih sonrasında herhangi bir komisyon kaybına da uğrayıp uğramadığının incelenmesi ve (3) Davacı Acente tarafından Davalı Sigorta Şirketine yeni müşteri çevresinin yaratılıp yaratılmadığı ve yeni müşterilerle ilişkinin davalı Sigorta Şirketi tarafından geliştirilip geliştirilmediği ve bu müşteriler sebebiyle davalının önemli menfaatler elde edip etmediğinin incelenmesi neticesinde aşağıda yapılacak incelemeye bağlı olarak; hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediğinin tartışılması gerektiği ancak heyet tarafından bu hususlarda mali inceleme yapılmasının gönderilen verilerden tespit edilmesinin mümkün olmadığı;
Bu kapsamda ispat ve karşı ispat yükü altındaki tarafların itirazlarını aydınlatma yükümlülüğü kapsamında detaylandırmaları ve itirazlarına konu mali bilgileri paylaşmaları gerektiği; Davalı Sigorta Şirketinin önemli menfaatler elde ettiği iddiasının ispat yükünün davacıya ve denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğinin ispat yükünün Davalı Sigorta şirketine ait olduğuna yerleşik Yargıtay içtihatlarında yer verildiği dikkate alındığında bu hususta özellikle mali inceleme yapmaya uygun belge ve bilgilerin heyete sunulması halinde inceleme yapılabileceği;
Sayın Mahkeme tarafından Denkleştirme tazminatı ödenmesine karar verilmesi halinde bu tutarın üst limitinin 135.863,96 TL olabileceği " şeklinde görüş ve kanaat ifade edilmiştir.
İtiraz üzerine bilirkişi heyetince düzenlenen 15.04.2022 tarihli ek raporda, acentenin kaydının 59.727,59 TL denkleştirme tazminatı üst sınırının 26.253,91 TL olabileceği, 3 aylık kazanç kaybının ise 7.389,60 TL olabileceği yönünde görüş ve kanaat ifade edilmiştir.
Raporlar da yargıtay içtihatlarında belirtilen şekilde hesaplama yapılmadığından ve Hukukçu Nitelikli Hesap Bilirkişisi, Sigorta aktüerya bilirkişisi ve Mali Müşavir Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden yargıtay içtihatlarında belirtilen şekilde denetime elverişli denkleştirme tazminatı hesaplamasının yapılması istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 09.01.2023 tarihli ek raporda, " Taraflar arasındaki belirsiz süreli hale dönüşen acentelik sözleşmesinin davalı tarafça herhangi bir ihbar öneli verilmeden tek taraflı şekilde feshedilmiş olduğu,
Davalı tarafça acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshine dair herhangi bir somut gerekçe ve dayanak gösterilmediği,
Sayın Mahkemenizce davalı sigorta şirketinin haklı sebebe dayanmadan ve üç aylık ihbar süresine uymadan sözleşmeyi feshettiğinin kabulü ile kazanç kaybına hükmedilecek olursa sınırlı olacağı, 3 aylık kazanç kaybı hesabında davacının 5 yıllık toplam aylık ortalama net komisyon gelirleri üzerinden (12.723,30 TL./5- 2.544,66 TL) aylık ortalama net geliri esas alındığında davacının 3 aylık kazanç kaybının 2.544,66 x 3-7.633,98 TL olabileceği , 3 aylık kazanç kaybı hesabında davacının geriye dönük 5 yıllık toplam aylık ortalama geliri yerine acentelik sözleşmesinin feshi öncesindeki en son aylık ortalama geliri esas alındığında ise 3 aylık kazanç kaybının 5.625,90 TL x 3 - 16.877,70 TL. olabileceği ,
Denkleştirme tazminatı yönünden ise, gerek davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalı sigorta irketinin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra kendi müşterileri ile yenilendiği belirtilen bu bir kısım poliçelerin varlığı, gerek taraflar arasında 10.12.2010-13.07.2017 tarihleri arasında uzun sayılabilecek devam eden bir sigorta acenteliği sözleşmesinin varlığı ve gerekse dosyada mübrez acente komisyonları icmal tablolarına göre komisyon gelirleri ( poliçe istihsallerinin ) normal seyrinde devam etmekte iken acentelik sözleşmesinin tek taraflı şekilde feshi akabinde davacının bu komisyon gelirlerinden mahrum kaldığı belirlemesi karşısında , davacı acentenin belirli bir müşteri portföyü yaratmış olup olmadığı ve davalı şirketin de bu müşteri portföyünden önemli sayılabilecek bir menfaat elde edilip etmediği, dolayısıyla denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunup bulunmadığı hususunda hukuki takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize ait olmak üzere, denkleştirme tazminatı ödenmesine karar verilmesi halinde bu tutarın üst limitinin 25.733.16 TL olabileceği, bu bedelden uygulanabilecek hakkaniyet indiriminin de sayın mahkemenin takdirinde olduğu " görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı vekilinin itirazı üzerine ve 09.01.2023 tarihli ek raporda, fesihten geriye doğru 5 yıl ve 6 yıl olmak üzere net kazanç hesaplaması ve değerlendirmesinin yapıldığı, yerleşik yargıtay içtihatları ve yasa uyarınca acentenin son 5 yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon ve diğer ödemelerinin ortalamasını aşmayacağı dikkate alınarak denkleştirme tazminatının hesaplanmasına yönelik ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 15.08.2023 tarihli ek raporda, " Taraflar arasındaki belirsiz süreli hale dönüşen acentelik sözleşmesinin davalı tarafça herhangi bir ihbar öneli verilmeden tek taraflı şekilde feshedilmiş olduğu,
Davalı tarafça acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshine dair herhangi bir somut gerekçe ve dayanak gösterilmediği,
Sayın Mahkemenizce davalı sigorta şirketinin haklı sebebe dayanmadan ve üç aylık ihbar süresine uymadan sözleşmeyi feshettiğinin kabulü ile kazanç kaybına hükmedilecek olursa sınırlı olacağı, 3 aylık kazanç kaybı hesabında davacının 5 yıllık toplam aylık ortalama net komisyon gelirleri üzerinden (12.723,30 TL / 5 = 2.544,66 TL. ) aylık ortalama net geliri esas alındığında, davacının 3 aylık kazanç kaybının 2.544,66 x 3=7.633,98 TL olabileceği, 3 aylık kazanç kaybı hesabında davacının geriye dönük 5 yıllık toplam aylık ortalama geliri yerine acentelik sözleşmesinin feshi öncesindeki en son aylık ortalama geliri esas alındığında ise 3 aylık kazanç kaybının 5.625,90 TL x 3=16.877,70 TL olabileceği,
Denkleştirme tazminatı yönünden ise, gerek davacı tarafça dosyaya sunulan ve davalı sigorta şirketinin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra kendi müşterileri ile yenilendiği belirtilen bu bir kısım poliçelerin varlığı, gerek taraflar arasında 10.12.2010-13.07.2017 tarihleri arasında uzun sayılabilecek devam eden bir sigorta acenteliği sözleşmesinin varlığı ve gerekse dosyada mübrez acente komisyonları icmal tablolarına göre komisyon gelirli poliçe istihsallerinin normal seyrinde devam etmekte iken acentelik sözleşmesinin tek taraflı şekilde feshi akabinde davacının bu komisyon gelirlerinden mahrum kaldığı belirlemesi karşısında , davacı acentenin belirli bir müşteri portföyü yaratmış olup olmadığı ve davalı şirketin de bu müşteri portföyünden önemli sayılabilecek bir menfaat elde edilip etmediği, dolayısıyla denkleştirme tazminatı talep hakkı bulunup bulunmadığı hususunda hukuki takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize ait olmak üzere, denkleştirme tazminatı ödenmesine karar verilmesi halinde bu tutarın , ara kararında belirtildiği şekilde son 5 yıllık dönem esas alınarak son 5 yıllık dönem komisyon tutarları ortalaması üzerinden üst limitinin 23.784,88TL olabileceği, bu bedelden uygulanabilecek hakkaniyet indiriminin de sayın mahkemenizin takdirinde olduğu, " sonuç ve kanaatine varılarak ek rapor düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; bilirkişi heyetince düzenlenen 15.08.2023 tarihli ek raporda itirazlar giderilerek seçenekli olarak değerlendirme ve hesaplama yapıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, taraflar arasındaki belirsiz süreli hale dönüşen acentelik sözleşmesinin davalı tarafça ihbar öneli verilmeden tek taraflı olarak feshedildiği, fesih nedeninin somut haklı bir nedene dayanmadığı, bu nedenle davalı tarafça yapılan fesih haklı nedene dayalı fesih olmadığı ve davacının TTK uyarınca bu fesih nedeniyle denkleştirme tazminatı talep edebileceği, TTK'nın 121 ve 122 maddesi ile Yerleşik yargıtay içtihatlarında belirtilen şekilde denkleştirme tazminatının acentenin elde ettiği müşterilen nedeniyle davalı şirketin bu müşteri portföyünden önemli sayılabilecek bir menfaat elde etmesi halinde davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği, denkleştirme tazminatı hesaplamasının acentenin son 5 yıllık faaliyeti sonucu aldığı tüm ödemelerin yıllık ortalamasının aşamayacağı, sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonrada acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi ve acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesi nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği, bu kapsamda taraflar arasında 10.12.2010-13.07.2017 tarihleri arasında uzun sayılabilecek devam eden bir sözleşmenin bulunduğu, davalı sigorta şirketinin acentelik sözleşmesinin feshinden sonra daha evvel acente ile poliçe düzenleyen müşterilerle poliçeleri yenilemiş olduğu, bu nedenle davacının denkleştirme tazminatı talep edebileceği, son 5 yıllık dönem esas alınarak yapılan hesaplamada denkleştirme tazminatının üst sınırının 23.784,84 TL olduğu, takdiren bu tutardan %20 oranında indirim yapılarak davacının denkleştirme tazminatı alacağının 19.027,87 TL olduğu, sözleşmenin ihbar öneli verilmeden feshi ve sona erdirilmesi nedeniyle davacının 3 aylık kazanç kaybı talep edebileceği, davacı her ne kadar fesih tarihinden önceki son 3 aylık kazanç kaybının esas alınmasını talep etmiş ise de 3 aylık kazanç kaybının davacının 5 yıllık toplam aylık ortalama net komisyon gelirleri üzerinden hesaplanması gerektiği, buna göre yapılan hesaplamada davacının aylık ortalama net komisyon gelirinin 2.544,66 TL olduğu ve davacı 3 aylık kazanç kaybı talep edebileceğinden toplam 7.633,98 TL kazanç kaybından davalının sorumlu olduğu, davacı acente tarafından sözleşmenin feshi nedeniyle her ne kadar manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de sözleşmenin feshinden dolayı davacının manevi zarara uğradığının ispat edilmediği, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı kanaatine varılmakla denkleştirme tazminatı ve kazanç kaybı yönünden davanın kısmen kabulü ile 19.027,87 TL denkleştirme tazminatı ile 7.633,98 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 26.661,85 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ve manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE 19.027,87 TL denkleştirme tazminatı ile 7.633,98 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 26.661,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin denkleştirme tazminatı ve kazanç kaybı ile manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 1.821,27 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 461,10 TL nispi harçtan mahsup edildikten sonra bakiye 1.360,17 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 31,40 TL başvurma harcı ile 461,10 TL nispi harç toplamı 492,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 6.200,00 TL bilirkişi ücreti ile 360,50 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 6.560,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 2.883,41 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi Tazminat Davası yönünden; davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 14.000,69 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Manevi Tazminat Davası yönünden; davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
11/09/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.