T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/669 Esas
KARAR NO: 2024/486
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18/11/2020
KARAR TARİHİ: 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davalılardan ...'na ait ...3 plakalı aracın davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde iken, 08.03.2020 tarihinde, İzmir/Bayraklı ... Belediyesi karşısı otobüs durakları civarında, davacılar ... ve ...'in oğlu, diğer davacılar ...'in kardeşi ve ...'in abisi ...'e çarptığını, ağır yaralanan yayanın kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, yapılan soruşturma neticesinde sürücü ... hakkında "Taksirle Ölüme Neden Olma" suçundan İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında halihazırda derdest ceza davası açıldığını, davaya konu kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, ... numaralı poliçe ile yapıldığını ve sigorta süresinin henüz dolmadığını, kaza sonrasında sürücü ...'ın alkol yönünden yapılan muayenesinde 0.23 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kendisinin emniyet ifadesinde de, yanındaki arkadaşları ile birlikte gece alkol aldıklarını ve sabaha karşı çorbacıya gitmek için Alsancak'a gittikleri esnada kazanın meydana geldiğini belirttiğini, kazada vefat eden...'in, okulu bıraktığı için zamanının tamamında davacı babası ... ile birlikte ayakkabı imalat sektöründe çalıştığını ve günlük ortalama 150,00 TL geliri ile anne ve babasına önemli bir maddi destek sağladığını, davalı sigorta şirketine 16.07.2020 tarihinde müracaat edildiğini, ancak davalı sigorta şirketinin maddi tazminata yönelik taleplerinin değerlendirilemeyeceğinden bahisle olumsuz yanıt verdiğini, İzmir Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'na müracaat edilmiş ise de anlaşma sağlanamadığını, davaya konu kaza sonrasında her ne kadar vefat eden yayaya kusur atfedilen bir tutanak düzenlenmiş ise de, söz konusu kazanın meydana gelişinde sürücü ...ın asli ve tam kusurlu olduğunu, zira gece boyunca arkadaşları ile birlikte alkol aldığını ve uyumadığını, bütün gece uyumayan ve alkol alan bir kimsenin sevk ve idaresindeki aracına tam olarak hakim olması ve yolun durumuna göre gereken ölçüde reflekslerde bulunması hayatın olağan akışında mümkün olmadığını, soruşturma dosyasında ifadesi alınan ve kaza yapan araçta bulunan ...'in beyanında "taksi sürücüsü manevra yaparak şahsa çarpmadan yoluna devam etti " şeklinde beyanda bulunduğunu ve aynı yönde seyahat eden bir taksinin yayaya çarpmadan yoluna devam edebildiğini açıkça ortaya koyduğunu, kaza nedeniyle vefat eden ...'in 18.08.2002 doğumlu olup, kaza günü itibariyle henüz 17 yaşında olduğunu, başta davacı anne ve babası ile diğer davacı kardeşlerinin, üzüntüden perişan olduklarını, kendilerini manevi açıdan toparlayamadıklarını, kaza neticesi gerçekleşen ölüm dolayısıyla davalıların baş sağlığı dahi dilememelerinin davacıların üzüntüsünü arttırdığını belirterek, kazaya karışan ...plakalı araç olmak üzere, uyap sisteminden yaplacak tespit sonucunda davalılar ... ve ...'na ait araç ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, davacı anne ve baba için ayrı ayrı, 6100 Sayılı Yasa’nın 107.Maddesi uyarınca toplanacak delillere ve yapılacak hesaplamaya göre, maddi destekten yoksun kalma tazminat tutarları belirlenerek (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00'er TL'nin davalı araç sahibi ... ve davalı araç sürücüsü ... yönünden kaza tarihi olan 08.03.2020 tarihinden, davalı sigortacı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline, davacı anne Necla Er ve davacı baba ...için ayrı ayrı 80.000,00'er TL, davacı kardeşler ... ve ... için de ayrı ayrı 40.000,00'er TL olmak üzere toplamda 240.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı araç sahibi... ve davalı araç sürücüsü ...'dan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacak talepleri saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderlerinin ve manevi tazminatlar yönünden ayrı olarak hesaplanacak karşı taraf Avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanca müvekkili şirkete yapılan başvuru istinaden hasar dosyası açılmışsa da ibrazı zorunlu evrakların eksik olması nedeniyle yeterli değerlendirme yapılamadığını ve bu nedenle de ödeme yapılamadığını, dolayısıyla müvekkili şirkete yapılan başvurunun KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru sayılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kusura ilişkin olarak davacının öncelikle araç sürücüsünün kusurunu kanıtlamak zorunda olduğunu sigortalı araç sürücüsüne yöneltilen kusur durumunun kesin bir oran olarak belirlenmediğini, bu nedenle uzman bilirkişilerden alınacak heyet raporu ile kusur durumunun net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, davacı yanın, müteveffanın gelir durumunu somut belgelerle ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gelir durumuna ilişkin olarak somut belge ve delil sunulamaması halinde yasal asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, hazırlanacak raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, davacı murisinin kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olması ve TBK 52. maddesi ile sürücünün yakınlarının uğradıkları destek zararlarının trafik sigortacısının sorumluluğu kapsamı dışında kalması dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, hukukun genel ilkelerinden kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği, davacıların talep hakkı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek, aleyhe açılan davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası,
Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğü, Konak SGK Merkezi, ... Sigorta A.Ş., İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, Karşıyaka ilçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevapları,
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08.06.2021 tarihli, 04.01.2022 tarihli raporlar,
İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası aracılığıyla 3 kişilik Makine Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 27.06.2022 tarihli rapor,
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 08.01.2024 tarihli rapor,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile, davalı Azize Şahinoğlu'na ait ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın davacıların desteği yaya...'e çarpması ve desteğin vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kaldığı iddia edilerek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85. maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/j bendi uyarınca destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası dışındadır.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlu Sigortası Genel Şartlarının A.6.maddesinin (d) bendinde " destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri" Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatının dışında kalan hallerden sayılmıştır. (Yargıtay 4. HD'sinin 27/06/2022 tarih ve 2021/5512 esas, 2022/9423 karar sayılı kararı, Yargıtay 4.HD'sinin 30/06/2022 tarih ve 2022/180 esas, 2022/9854 karar sayılı kararı, Yargıtay 4.HD'sinin 23/06/2022 tarih, 2021/13811 esas, 2022/9376 karar sayılı kararı, İzmir BAM 11.HD'sinin 04/07/2022 tarih ve 2022/1043 esas, 2022/1058 karar sayılı kararı)
Davacıların maddi ve manevi tazminat alacaklarının bulunup bulunmadığının tespiti için davacıların desteği ve davalı araç sürücüsü veya üçüncü kişilerin kusur durumu ve oranının belirlenmesi gerekir.
Dava konusu olaya ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma sonucunda davalı ...'ın sanık olduğu ve davacı ...'in katılan olduğu İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; "Mahkememizce yapılan gözlem içeriğinden kaza bölgesinde 100 m Konak istikametinde üst geçit bulunduğu ayrıca orta refüjde yayaları geçişini engelleyecek şekilde yaklaşık 40 cm beton onun üzerinde de 1 yüksekliğinde demir bariyer olduğu, bu hali ile sanığın bu yolun karşısına ilerlemesinin orta refüjü geçip, orta refüjden sonraki bölünmüş yolun diğer tarafına geçip yolun karşısına ulaşmasının mümkün olmadığı da dikkate alınarak gece vaktinde meskun mahal içinde ortadan fiziki refüj ile bölünmüş, orta refüj üzerinde yayaların geçişini engelleyen demir bariyer bulunan yolda seyir yönünde üç şeritli yolun sol şeridinde seyir eden sürücü sanığın olay yerine geldiğinde en ilerisinde sağ tarafında ilerleyen bir ticari taksinin önündeki yayaya çarpmamak için sağa sola manevra yaptığı, ticari taksinin yanında yolda beliren maktulün sallanarak ve önüne bakarak uyuşturucu madde etkisi altında karşıya geçmeye çalıştığı, sürücünün 0,23 promil alkollü olarak yasal sınırlar içerisinde alkollü iken yönetimindeki otomobil il e maktule çarpması ile meydana gelen ve maktulün ölümü ile sonuçlanan kazada, maktul ... karşıdan karşıya geçmelerinin fiziki olarak engellendiği kesimde uyuşturucu etkisi altında davranışlarını yönlendirme yeteneğini ve reflekslerini etkilemesi ile bilinçsizce hareket ederek Karayolları Trafik Kanunun 68/B maddesi aleyhine taşıt yolunun karşı tarafına geçmek için okul ve yaya geçidi, kavşak geçidi, üst geçidi kullanmamak, 100 m kadar mesafede bulunan üst geçitten geçmemek, zorunlu hallerde kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçme şeklindeki ve yola girişte ve çıkışta sağa sola bakarak kontrol yapma şeklindeki kurallara aykırı davrandığı, tamamen kusurlu olduğu, sanığın kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce keşif ve sonrası alınan üç ayrı raporda da bu yönde mütala verilmiştir. Bu sebeple katılan tarafın iddialarına itibar edilmemiştir. " gerekçesi ile sanık davalının kazanın oluşumunda bir kusuru bulunmadığından beraatine karar verilmiş ve verilen karar katılan davacı tarafından istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Ceza Dairesi'nin istinaf incelemesi sonucunda 11.10.2023 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 08.06.2021 tarihli ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04.01.2022 tarihli raporda sürücü davalı Yasin Tanman'ın kusursuz olduğu, yaya...'in %100 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Kovuşturma aşamasında dava konusu kazaya ilişkin yargılama devam ettiği sırada mahkememizce soruşturma aşamasında alınan 12.07.2020 tarihli raporla ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğundan üç kişilik trafik alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyetince düzenlenen 26.02.2022 tarihli raporda, davalı araç sürücüsünün kaza anında hızının yol ve aracın durumuna göre ayarlayarak yavaşlamadığı ve yayayı yol üzerinde gördüğünde zamanında etkin fren tedbirine başvurmadığı nedeniyle 2918 Sayılı yasanın 52/a ve b maddelerini ihlal ettiği belirtilerek, %25 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteğinin ise yol üzerinde seyir halindeki araçlara ilk geçiş hakkını vermediği, trafik ışığı bulunmayan bir yol kesiminden karşıdan karşıya geçmek için kaplamaya girdiği için %75 oranında kusurlu olduğu kanaati ifade edilmiştir.
Mahkememizce alınan 26.02.2022 tarihli rapor ceza dosyasına delil olarak bildirildiğinden, çelişkinin giderilmesini teminen makine mühendisi bilirkişilerden oluşan 5 kişilik bilirkişi heyetinden rapor düzenlenmesi istenilmiş, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, " olayın meydana geldiği gece vaktinde, meskun mahal içerisinde ortadan fiziki refüj ile bölünmüş, orta refüj üzerinde yayaların geçişini engelleyen demir bariyer bulunan yolda, seyir yönünde üç şeritli yolun sol şeridinde seyreden davalı sürücü olay yerine geldiğinde ön ilerisinde sağ tarafında ilerleyen bir ticari taksinin muhtemelen önündeki yayaya çarpmamak için sağa sola manevra yaptığı, ticari taksinin yanında yolda beliren yaya ...'in sallanarak ve önüne bakarak uyarıcı madde etkisinde yolun karşısına geçmeye çalıştığı, sürücü ...'ın 0,23 promil alkollü olarak yasal sınırlar içerisinde alkollüyken meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün herhangi bir kural ihlali bulunmadığından kusursuz olduğu, yaya ...'in Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/b maddesinde yer alan kurala uymayarak ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 138/b maddesine (Ancak, 100 metre kadar mesafede yaya geçidi, okul geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir zorluk veya engel yaratmamak şartıyla ve yoldan gelen taşıtların uzaklık ve hızını kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler. Yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılır.) aykırı davranarak dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. "
ATK mevzuatı gereğince ATK Trafik İhtisas Dairesi ile trafik bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için ve ceza dosyasının kesinleştiği de dikkate alınarak ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyetince rapor düzenlenebileceği ve bu raporun kusur yönünden nihai ve kesin nitelik taşıdığı dikkate alınarak mahkememiz dosyasında ve kovuşturma ve soruşturma dosyasında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'nden rapor düzenlenmesi istenilmiş, düzenlenen 08.01.2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda; Olay mahalli yoldaki hız limiti, yolun orta refüjünde bulunan 40 cm yükseliğindeki beton ve bu betonun üzerindeki 1 metre yüksekliğinde olan demir bariyerlerin bulunması durumları dikkate alındığında; güven prensibi bağlamında buradan bir yayanın geçişini beklemeyen ve yine mahalde geçiş hakkına sahip olan sürücünün mevcut kazanın oluşuna etken kural ihlalinin bulunmadığı görüşüne komisyonumuz oy birliği ile varmış olup bu doğrultuda rapor tanzim edilmesi kararlaştırılmıştır.
Mevcut verilere göre;
A) Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti seyir halindeyken yaya girişinin bariyerlerle engellendiği olay mahalli yola girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya çarpmak durumunda kaldığı olayın oluşuna etken hatalı tutum ve davranışının bulunmadığı anlaşılmakla, olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
B) Müteveffa yaya ..., yaya girişinin bariyerlerle engellendiği ve hız limitinin saatte 82 km olduğu yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı, yolda seyreden araçların seyir durumlarını dikkate almadığı ve yaklaşan araca ilk geçiş hakkını vermediği, kendi can güvenliğini tehlikeye atar biçimde akan trafiğe rağmen geçiş eyleminde bulunduğu sırada davalı idaresindeki aracın seyir alanına girerek çarpmasına maruz kaldığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda kusurludur." denilerek kazanın oluşumunda davalı sürücü Yasin Tanman'ın kusursuz olduğu, yaya...'in asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Toplanan delillere göre; davacıların desteğinin vefatı nedeniyle davalılardan maddi ve manevi tazminat talep edebilmeleri için davalı araç sürücüsünün kusurlu olması gerektiği, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlu Sigortası Genel Şartları ve Karayolları Trafik Kanunu uyarınca, desteğin kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin poliçe teminat dışında kaldığı, davalıların kazadan dolayı tazminat sorumluluğu için davalı sürücünün kusurlu eylemi ile davacının yaralanmış ya da vefat etmesi gerektiği, zarardan davalıların sorumlu olması için davalı sürücünün kusurlu eylemi ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, olay nedeniyle davalı sürücü ... hakkında soruşturma sonucunda açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda davalının kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek davacıların desteği ...'in ölümüne yönelik taksirle ölüme neden olma suçundan beraatına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, soruşturma aşamasında alınan rapor ile mahkememizde alınan bilirkişi heyet raporu ile kovuşturma aşamasında alınan raporlar ve ATK raporları arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'nden rapor alındığı, düzenlenen bu raporda olayın ayrıntılı olarak irdelendiği, ceza mahkemesince verilen kesinleşmiş beraat kararı ve bu karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporları ile ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde olay mahalli yoldaki hız limiti yolun orta refüjünde bulunan 40 cm yüksekliğindeki beton ve bu beton üzerinde 1 metre yüksekliğinde olan demir bariyerlerin bulunması dikkate alındığında; buradan bir yayanın geçişini beklemeyen bir durum olarak nitelendirilmesi gerektiği ve geçiş hakkının araçlara ait olduğu, geçiş hakkına sahip olan davalı sürücünün gece vakti seyir halindeyken yaya girişinin bariyerlerle engellendiği olay mahalli yola girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya çarpması sonucunda oluşan trafik kazasında kazayı önleyecek bir durumunun bulunmadığı, kazanın oluşuna etki eden hatalı tutum ve davranışının ve kusurunun bulunmadığı, davacıların desteği yaya girişinin bariyerlerle engellendiği ve saatte hız limitinin 82 km olduğu yola girerek karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı yolda seyreden araçların seyir durumlarını dikkate almadığı ve yaklaşan araca ilk geçiş hakkını vermediği, kendi can güvenliğini tehlikeye atar şekilde akan trafiğe rağmen karşıdan karşıya geçmeye çalışması sonucunda oluşan trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmakla, bu nedenlerle davacıların kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 853,88 TL harç mahsup edildikten sonra artan 426,28 TL harcın davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Maddi tazminat davası yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.400,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
12/06/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.