T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/171 Esas
KARAR NO : 2025/230
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2021
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... yönetimindeki ve adına kayıtlı, ... Sigorta A.Ş.’ye sigortalı ... aracın kural ihlali yaparak çarpması neticesinde, hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralandığını, davaya konu kazanın 31/10/2018 tarihinde saat 18:15 sıralarında meydana geldiğini, müvekkilinin sevk idaresindeki ... plakalı araca, Torbalı Çevre Yolu üzeri, ...Benzin İstasyonu yanında, davalı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın hatalı sola dönüşü neticesinde çarpması sonucunda davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza sonucunda müvekkilinin vücudunun çeşitli hayati bölgelerindeki kemiklerinin kırıldığını, hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralandığını ve bir dizi operasyon geçirmek zorunda kaldığını, tedavisinin devam ettiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturma dosyasında mevcut kaza tutanağında ve kollukça düzenlenen fezlekede ve Menderes... Asliye Ceza Mahkemesi ... E.... K. Sayılı dosyada da yer aldığı ve karara çıktığı üzere; işbu kaza esnasında sürücü ...' nın , 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun md.53/1-B, ve md. 53/1-C maddelerini ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 102/C maddesini ihlal ederek kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, kazayla ilgili savcılık dosyasında soruşturmanın tamamlandığını, Menderes... Asliye Ceza Mahkemesi’nde ... E. Sayılı dosyada davalı ...’nın asli kusurlu olduğuna karar verildiğini, trafik kazası sonucu davacının uğramış olduğu bedensel zararlar ve tazminata esas yapılan masraflar nedeniyle şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın araç maliki ve sürücüsü yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve müteselsil sorumlu sigorta yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, kişilik hakları zarar gören müvekkili için 75.000,00 TL manevi tazminatın yine kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle araç maliki ve sürücüden tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Talebin somutlaştırılması; Mahkememiz 02/11/2021 tarihli celsesinde hazır bulunan davacı vekiline dava dilekçesinde netice-i talebi açık olmadığından talebini somutlaştırması, talep konusunun hangi alacak kalemlerine ilişkin olduğu ve her bir alacak kalemi yönünden miktarın ne kadar olduğunu hususunda beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili süresi içerisinde sunmuş olduğu 10/11/2021 havale tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminat talebinin 1.200,00-TL'sinin tedavi sürecine ilişkin her türlü hastane, tedavi ve ilaç giderleri, ameliyat giderleri, bakım ve bakıcı masrafları ile iyileşme süresince yapılan her türlü harcamalar, müvekkilin ve yakınlarının tedavi sürecinde yapmış olduğu masraflara ilişkin olduğu, 300,00-TL'sinin geçici iş göremezlik nedeniyle uğramış olduğu zarar, 8.500,00-TL'sinin sürekli iş göremezlik nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Dava değerinin belirlenmesi; Davacı vekili 10/02/2025 havale tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde talep edilen 8.500,00-TL kalıcı iş görmezlik tutarını 1.260.883,79-TL artırarak 1.269.383,79-TL'ye, 300,00-TL olarak talep edilen geçici iş görmezlik tutarını 10.320,24-TL artırarak 10.620,24-TL'ye, 1.200,00-TL olarak talep edilen tedavi giderleri masraflarını 2.747,23-TL arttırarak 3.947,23-TL'ye çıkardıklarını beyanla toplamda 1.283.951,26-TL maddi tazminatın müvekkiline ödenmesini talep etmiş, talebe ilişkin harç ikmal edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazlarının olduğunu, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, başvuran tarafından dava şartının yerine getirilmeyerek eksik evrakla başvuru yapıldığını, müvekkil sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine, başvuranın maluliyeti %7 ve %75 kusuru esas alınarak aktüer tarafından yapılan (TRH 2010 Ölüm Tablosu ile %1.8 teknik faiz ile) hesaplama sonucu çıkan 34.496,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davacı taraf vekiline 22.05.2020 tarihinde ödendiğini, ödemeye ilişkin dekontu ibraz ettiklerini, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; ödeme tarihinde eksik ve yetersiz bir ödeme yapıldı ise, bu durumda bakiye tazminat bedeli olup olmadığı tespit edilirken ödeme tarihindeki verilerin esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, her halükarda davacının talebine konu “maluliyet tazminatına” ilişkin tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınamaz nitelikte olduğunu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda belirtilen oranın %44 olduğunu ve kaza nedeniyle oluşan lomber omur kırıkları için verilen oranın %7 olduğunu, müvekkil sigorta şirketi tarafından %7 maluliyet oranı üzerinden ödeme yapıldığını, davacı tarafından sunulan raporda psikiyatrik sekelin ise %40 olduğunu ancak psikiyatrik araz için kaza tarihinden 1 yıl sonraya ait ayrıntılı psikiyatrik muayene raporunun ibrazının gerektiğini, Yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı bölümlerinden seçilmiş adli tıp anabilim dalı uzmanlarından evraklar üzerinden yapılacak inceleme ile değil bizzat kişinin muayenesi sonucu genel şartlara uygun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmesini talep ettiklerini, başvuranın güncel sgk hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş görmezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı gideri Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu, davacı tarafından tedavi giderlerinin faturalandırılmadığını, Sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, Somut olayda davacının müterafik kusuru bulunduğu dikkate alınarak belirlenecek tazminat tutarında indirim yapılması gerektiğini, dosyada mübrez Ölümlü/Yaralamalı Trafik kazası tespit tutanağı bulunmadığından davacının koruyucu tertibat olan emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğunu, davacıda lomber omur kırıkları olduğu dikkate alındığında, davacının emniyet kemeri takmadığı hususunun açık olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin güncel ceza soruşturması evraklarının ara karar sonucu dosyaya eklenmesini, her halükarda bilirkişi hesap raporunda alternatifli hesaplamalar yapılması gerektiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı faiz taleplerinin de reddi gerektiğini beyanla davanın usulden aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kaza sonrasında Menderes ... Asliye Ceza Mahkemesinin...E. Sayılı dosyası ile müvekkili hakkında kamu davası açıldığını ve dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkilin asli kusurlu olduğunu ancak davacının da 52/1-a (araçların hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım onarım alanlarına girerken azaltmamak) ihlal etmesinden dolayı tali derecede kusurlu olduğunun belirtildiğini, rapor neticesinde ceza mahkemesi tarafından müvekkil hakkında adli para cezasına hükmedildiğini, karar istinaf edildiğinden henüz kesinleşmediğini, dava dilekçesinde kusurun tamamen müvekkile ait olduğu yönündeki beyanların gerçekle bağdaşmadığını ve mahkemeyi yanıltarak haksız kazanç elde etme gayesi ve çabası içerisinde yazılmış bir beyan olduğunu, kazada asil kusurlu olan ve kazanın meydana gelmesine sebep olan tarafın davacı olduğunu, müvekkilinin dönüş yapacağı sırada mesafeyi kontrol ederek dönüş yapmış ise de; davacının aşırı hızlı olması nedeniyle dava konusu kazanın meydana geldiğini, kaza sonrası davacının tomografi raporu incelendiğinde pelvis yani bel bölgesinin herşeyin normal olduğu ve herhangi bir kırık mevcut olduğuna ilişkin bir yazı yazılmadığını, bu sebeple hastane acil doktoru tarafından sadece davacının beyanı esas alınarak hatalı şekilde pelvis kırığı şeklinde yazılan raporu kabul etmediklerini, davacının ameliyat raporları incelendiğinde asa skoru hafif sistematik hastalık olarak nitelendirilmiş olup, davacının abarttığı gibi çok büyük ve ciddi bir operasyon olmadığını, ayrıca davacının talep ettiği tedavi giderlerinin yerinde olmadığını, davacının, devlet hastanesinde tedavi gördüğünü, tüm tedavi masraflarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılandığını, davacının talep ettiği tedavi giderlerinin haksız kazanç elde etmek amacıyla talep edildiğini, SGK'dan gelen kayıtlar incelendiğinde, davacının kazadan sonra çalışmaya devam ettiğinin ve hala da çalışmaya devam ettiğinin görüleceğini, davacının kazadan sonra ... Sistemleri A.Ş,... San. Tic. Ltd. Şti., ...İnşaat Turizm ve San. Tic. Şirketlerinde çalıştığını, geçici iş görmemezlik, sürekli iş görmemezlik, iş ve kazanç kaybı gibi ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kayıpların mevcut olmadığını, davacının dava dilekçesinde anlattıklarının gerçekle bir ilgisinin bulunmadığını, davacının hiçbir zaman bilincinin kapanmadığını, hayati tehlike oluşturacak şekilde vücunda da çeşitli kırıklar oluşmadığını, Uzman Dr. ... tarafından verilen raporda davacının hayati tehlikesi olmadığının açıkça belirtildiğini ve vücudunda da çeşitli kırklar olduğu şeklinde herhangi bir beyan yazılmadığını, engelli raporlarının ilk sayfasında davacının hipertansiyonun olduğu belirtilmekte olup kaza ile ilgisiz ve alakasız sağlık sorunları sebebiyle manevi tazminat talep edilmesinin hukuken ve ahlaken doğru olmadığını, ayrıca, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının da çok yüksek olup fahiş olduğunu, beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce yargılama devam ederken davalı ...' nın 15/05/2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış, davalının geride kalan mirasçılarının ... ve ... olduğu tespit edildiğinden, davalı mirasçıları davaya dahil edilerek vefat eden davalı ... yönüyle taraf teşkili tamamlanmıştır.
DOSYANIN SAFAHATİ:
i) Eldeki davanın ilk olarak davacı tarafça Menderes ...Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 25/02/2021 tarih ... E. ...K. Sayılı Mahkemelerinin Asliye Ticaret sıfatının bulunmaması ve Menderes Adliyesinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması nedeniyle gönderme kararı üzerine dosyanın Mahkememize tevzii olunduğu anlaşılmakla, dosya Mahkememizin ... esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
ii)Mahkememiz 15/03/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin alacak yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından mahkememiz ara kararının istinaf edilmesi neticesinde yapılan inceleme sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf talebi kabul edilerek mahkememiz... esas ve 15/03/2021 tarihli ara karar sayılı kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf kaldırma kararı sonrası mahkememize vermiş olduğu 03/08/2021 havale tarihli ihtiyati haciz istemli dilekçesinde özetle; mahkememiz 15.03.2021 tarihli ara kararı ile red olunan ihtiyati haciz talebinin istinaf edilmesi sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile istinaf taleplerinin kabul edildiğini, bahse konu istinaf kararı ile ihtiyati haciz icra edilebilmesi için müteveffa ...'nın veraset ilamında yer alan dahili davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz 05/08/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin Müteveffa ...'nın 15.05.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından Türk Medeni Kanunun 605 vd. maddeleri gereğince mirasçılarının vefat gününden itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde mirası reddedebilecekleri, murisin mirasçılarının reddi miras davası açmaları ve davanın kabul edilmesi halinde murisin borçlarından sorumlu olmayacakları, dosya kapsamı itibariyle murisin ölümünden sonra mirasçıların mirası kabul ettiklerine dair dosyaya yansıyan herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı nazara alındığında; mirasın reddi için yasanın öngördüğü 3 aylık sürenin talep tarihi itibari ile dolmadığı anlaşıldığından, mirasçıların reddi miras talep edip etmeyecekleri henüz bilinmediğinden talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 19/08/2021 havale tarihli dilekçesi ile, Müteveffa ...'nın 15.05.2021 tarihinde vefat etmiş olduğunu, TMK madde 605 vd. Maddeleri gereğince 3 aylık reddi miras süresinin 15.08.2021 tarihi itibariyle dolmuş olduğunu, bu nedenle 03.08.2021 tarihli taleplerine istinaden 05.08.2021 tarihli ara kararı doğrultusunda ...'nın veraset ilamında yer alan dahili davalılar hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dahili davalılar vekili; 01/09/2021 tarihli dilekçesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih ... esas, 2021/596 karar sayılı ihtiyati haciz kararının hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek verildiği, bu hususta ilgili daireye itirazda bulunulduğunu, mahkememizce itiraz sonucunun beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar dahili davalılar itiraz sonucunun beklenmesini talep etmiş iseler de, İzmir BAM .... HD'nin verdiği karar kesin nitelikte olduğundan mahkememizce bu aşamada itiraz sonucunun beklenmesine yer olmadığı kanaatine varılarak 06/09/2021 tarihli ara karar ile dahili davalılar hakkında 85.000,00-TL alacak üzerinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dahili davalılar vekili 15/09/2021 tarihli dilekçesi ile İİK'nun 257. maddesi koşulları bulunmaması nedeniyle ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, muaccel olmamış bir alacak için ihtiyati haciz istenemeyeceğini, verilen kararın açıkça hukuka aykırı ve keyfi olarak verilmiş bir karar olduğunu, müvekkillerinin muayyen ikametgah yerlerinin mevcut olduğunu, muaccel olmayan bir alacak için ihtiyati haciz istenmesi için gereken şartların İİK da sayıldığını, bu şartların hiç birinin somut olayda gerçekleşmediğinden ve kanun hakimin takdiri ile bu şartların genişletilmesi gibi bir takdiri hakime vermediğinden ihtiyati haczin kesinlikle kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haciz kararının müvekkillerinin hukuki dinlenilme hakları ihlal edilerek verildiğini, öncelikle hukuka ve kanuna aykırı olarak verilen ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından mahkeme kararına aykırı olarak konulan 4 adet gayrimenkul, 1 adet araç ve ev haczi ile bankalardaki paralara konulan aşkın hacizlerin kaldırılmasına, yine sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise; İhtiyati haciz kararın 85.000,00-TL’nin çok üzerinden olan gayrimenkullerden sadece biri üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz 09/11/2021 tarihli kararı ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 24/06/2021 tarih ... esas, ... karar sayılı kararı ile dahili davalıların murisi ... hakkında ihtiyati haciz kararı verildiği, ...'nın vefatı üzerine davaya dahili davalı olarak dahil edilen davalılara ihtiyati haciz kararının sirayet etmesi nedeniyle mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından dahili davalılar vekilinin ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmiştir. Dahili davalılar vekili tarafından mahkememiz ara kararının istinaf edilmesi neticesinde yapılan inceleme sonucunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 27.01.2022 tarih ... Esas... Karar sayılı kararı ile dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
DELİLLER:
1-Davalı sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası
Davalı sigorta şirketi tarafından ... nolu ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın 31.10.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle açılan hasar dosyası ve ekleri ibraz edilmiş, hasar dosyası kapsamında davacının %7 oranında maluliyeti ve %75 kusuru esas alınarak aktüer tarafından yapılan (TRH 2010 Ölüm Tablosu ile %1.8 teknik faiz ile) hesaplama sonucu 34.496,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davacı vekiline 22.05.2020 tarihinde ödendiği bildirilmiş, ödemeye ilişkin dekont dosyaya ibraz edilmiştir.
2-Trafik Kazası Tespit Tutanağı
3-Mirasçılık belgesi
İzmir ....Sulh Hukuk Mahkemesinin 06/07/2021 tarih ... E. ... K.sayılı veraset ilamı ile ... ve ...'nın davalı müteveffa ...'nın yasal mirasçıları olduğu anlaşılmıştır.
4-Hastane kayıtları ve Sağlık Kurulu raporları
Davacının, dava konusu kaza nedeniyle tedavisine ilişkin kayıtlar, film ve grafiler ile Sağlık Kurulu Raporları Torbalı Devlet Hastanesi, Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi ile Katip Çelebi İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
5- Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması Tutanakları
6-Türkiye Noterler Birliği kayıtları
... plaka sayılı ve ... plaka sayılı araçların 31.10.2018 tarihi itibari ile maliklerini gösterir trafik tescil kayıtları ilgili Trafik Tescil Şube Müdürlüklerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
7-SGK kayıtları
Davaya konu 31.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacıya bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise buna ilişkin belgelerin ve davacının sicil dosyasının ibrazı hususunda SGK İzmir İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Gaziemir Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 05/04/2021 tarihli cevabi yazı ile yapılan incelemede; davacının bölgeleri dahilinde kurulu bir işyerinde çalışmakta iken 27.01.2019 tarihinde işten ayrıldığı, sözkonusu 31.10.2018 tarihli Trafik Kazasına istinaden de 31.01.2019 -19.03.2019 sürelerine ait İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından işgöremezlik raporu verildiği, ödeme hakettiği süre için trafik kazası ile ilgili trafik kaza tutanağı vb. belgeler müdürlüğe intikal etmediğinden iş göremezlik ödemesi yapılmadığının tespit edildiği bildirilerek, davacının sicil dosyası yazı ekinde ibraz edilmiştir.
8-Menderes... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyası
UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelenmesinde; 31.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu dolayısıyla yürütülen kovuşturma dosyası kapsamında katılanın..., sanığın ... Kalaycı olduğu,
Dosya kapsamında kazadaki kusur durumlarının tespitine ilişkin mahallinde yapılan keşif sonrası adli trafik bilirkişisinden aldırılan raporda, sanık ...'nın 2918 Sayılı K.T.K.'nun 53/1-c maddesini (Dönel kavşaklarda dönüşlerde sürücüler, 1. Dönüş işareti vermeye, 2.hızını azaltmaya, 3.orta adaya yakın şeritten kavşağa girmek zorundadır) ihlal etmesinden dolayı kazanın meydana gelmesinde asli derecede kusurlu olduğu, katılan...'ın ise 52/1-a maddesini (araçların hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım onarım alanlarına girerken azaltmamak) ihlal etmesinden dolayı tali derecede kusurlu olduğu tespitlerinin yapıldığı,
Mahkemece kusur durumlarının tespitine yönelik Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 31/12/2020 tarihli raporda, sanık sürücü ...'nın asli kusurlu olduğu, müşteki sürücü...'ın alt düzeyde tali kusurlu olduğunun rapor edildiği,
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, iddia, sanık savunması, müşteki beyanı, tanık beyanları, kaza tespit tutanağı, olay tutanakları, keşif, bilirkişi ve Adli tıp raporu raporu ile dosya kapsamı itibari ile sanığın sabit görülen taksirle yaralamaya neden olma suçundan eylemine uyan, 5237 Sayılı TCK'nun 89/1 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, yaralamanın niteliği ve kusur durumu göz önüne alınarak verilen 10/02/2021 tarihli karar ile adi para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün 29/04/2021 tarihinde istinaf incelemesi neticesinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
9-Tanık beyanları
Mahkememiz 15/02/2022 tarihli celsesinde beyanları alınan;
Davacı Tanığı ...; "davacı benim eşim olur. Ben kazayı görmedim. Eşimin kaza yaptığını yaralandığını öğrendim. Hastane sürecimiz çok yoğun geçti eşim 1 hafta da 3 ameliyat geçirdi. Hatta ameliyatlardan birinde narkoz almadan ameliyat olmak zorunda kaldı. Çok acı çekti. Hem maddi hem de manevi yönden çok kaybımız oldu. Eşim kazadan bu yana çalışamamaktadır. Benim ve eşimin ailesinin yardımlarıyla ayakta durmaya çalışıyoruz. Tüm düzenimiz bozuldu. Yaklaşık 1 sene eşim evde yattı. Yeni yeni kendi işlerini kendisi yapmaya başladı. Kazadan sonra eşim bir süre kendini iyi hissettiği dönemde 6 ay kadar çalıştı ancak sonra çalışamadığı için tekrar işten ayrıldı. SGK biraz ödeme yaptı. Onun dışında da tüm maddi birikimimizi harcadık. Hiç bir şeyimiz kalmadı. Söyleyeceklerim bundan ibarettir ", şeklinde,
Davacı Tanığı...;" davacı benim iş arkadaşım olur aynı işyerinde çalışıyorduk. Olay günü de beni arabasıyla evimin olduğu caddede bıraktı. Bende arabamı evden alıp ... a doğru hareket ettim. Yolda havaalanını geçince ... a gelmeden kavşakta bir kaza olduğunu gördüm. Baktığımda kazayı yapanın davacı olduğunu ve davacının yerde yattığını gördüm. Hemen davacının yanına gittim. Ambulans çağırdık. Davacıyı hastaneye götürdüm. Yanında kaldım. Aynı gün sabaha karşı 04:00 de hastaneden taburcu ettiler . Çelik korse almamızı söylediler. Korse alıp taktık. 2 gün sonra tekrar davacı hastaneye yatıp ameliyat oldu. Hatta ameliyatı anestezi vermeden yaptılar. Davacı kazadan sonra maddi ve manevi bir çöküş yaşadı. Kazadan sonra çalışamadı. Şu anda halen çalışamamaktadır. Benim bilgim bundan ibarettir " şeklinde;
Davalı Tanığı...; " ben tarafları hiç tanımam. Olay günü ben kendi aracımla seyir halinde iken bir kaza meydana geldiğini gördüm. Hemen durdum. Ben gittiğimde bir araçta yaşlı bir amca ve teyze olduğunu gördüm. Onları arabadan indirdim. Karşıda ...vardı oraya götürüp su verdim. Onların durumunun iyi olduğunu görünce kaza yapan diğer aracın yanına gittim. O aracın sürücüsü yerde yatıyordu. Hatta montumu boynunun altına koydum. Vücudunda kırık olabilir diye hemen müdahale etmedim. Ambulansı aradım. Daha sonra kazayı yaşayan yaşlı amcanın yanına gittim. Adının ... olduğunu orada öğrendim. ... nın cep telefonunu aldım. Telefonun kamerası ile olay yerini çektim. ... amcaya telefonu verdim. Bu senin işine yarayabilir dedim. Kendi telefon numaramı da verdim birşey olursa tanıklık yapabileceğimi söyledim. Kazada kimin kusurlu olduğunu bilmiyorum ancak yemin ettiğim için ayrıca öğretmen de olduğum için doğruları söylemem gerektiğini düşünüyorum. Olay yerinde bir kişinin davacıya " bu kadar hızlı gitme dedik en sonunda kaza yaptın" gibi bir söz duydum. Tabii davacının kaza anında hızlı olup olmadığını ben görmedim. Davalı vekilinin beyanı üzerine sorulmakla; ben olay yerinde fren izi görmedim. Davacı vekilinin beyanı üzerine soruldu: davacının aracında davacı dışında kimse yoktu. Benim bilgim görgüm bundan ibarettir " şeklinde,
Davalı tanığı ...; "... benim dedim olur. Olay günü dedem ve babaannem ile Kıbrıs Şehitleri caddesine görüştük. İşlerinin bittiğini yazlığa gideceklerini söylediler. Onlar gittikten 1,5 saat sonra dedem arayarak kaza yaptıklarını bir aracın hızla gelip kendilerine vurduğunu söyledi. Durumlarının iyi olduğunu söyledi. Sonrasında biz yazlığa gittiğimizde dedem cep telefonu ile bir şahsın çektiği videoyu izletti. Videoyu izlediğimiz de olay yerinde herhangi bir fren izi görmedik. Ceza davası açılmıştı. Orada keşif yapıldı. Ben dedemi keşfe götürdüm. davacı da gelmişti. Koltuk değneği yoktu. Gayet sağlıklı görünüyordu. Kendi aracı ile olay yerine gelmişti. Dedemin sigortasından davacıya 34.000,00-TL ödeme yapıldığını biliyorum . Bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Talimat yoluyla beyanı aldırılan davacı tanığı ... 23/12/2021 tarihinde Edremit ....Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği ifadesinde; "Davacı benim yeğenim olur. Ben kendisinin dayısıyım. Davacı İzmir'de ikamet etmektedir. Kaza da İzmir'de meydana gelmiştir. Benim kazaya ilişkin herhangi bir görgüm yoktur. Kazayı öğrendikten 1-2 gün sonra ben davacının yanına ziyarete gittim. Kaza nedeniyle davacının belinde kırıklar oluşmuştu. Davacı kazadan 2 gün sonra belindeki kırıklar nedeniyle ameliyat olmuştur. Ameliyat esnasında ben hastanedeydim. Belindeki kırıklar nedeniyle davacının olduğu ameliyat bayıltılmadan yapılan bir ameliyattır. Bayıltılmadan yapıldığı için davacı kemikteki sızlamalara dayanamamış, bu nedenle ikinci bir ameliyat olmak zorunda kalmıştır. Belindeki iki kırığı ilk ameliyatla, diğer kırığı da diğer ameliyatla ameliyat etmişlerdir. Ameliyat neticesinde davacının beline çelik korse takmışlardı. Kırıklar nedeniyle davacı bir süre kendi ihtiyaçlarını görememiştir. Oturup kalkarken yardım almıştır. Davacı kazadan önce bir şirkette güvenlik kamerası monte işinde çalışıyordu. Kaza nedeniyle bir süre çalışamamıştı. Davacı şuanda işe gireli 6 ay olmuştur. Bundan 6 ay öncesine kadar kaza neticesinde oluşan sakatlık nedeniyle çalışamamıştır. Davacının belindeki kırıklardan bir tanesi halen daha iyileşmemiştir. Davacı ağır iş yapamamaktadır. Belindeki ağrılar devam etmektedir. Benim davacının kazadan önce çalıştığı işyerinde ne kadar ücret aldığına ilişkin bilgim yoktur. Davacı geçirmiş olduğu kaza nedeniyle hastaneye sürekli tedavi amaçlı gidip geliyordu. Bu süreçte bazen yakınları olarak biz hastaneye getirip götürüyorduk. Yakınları olmadığı dönemde de kendisi özel araç tutup, bu araçla hastaneye gidip geliyordu. Kaza nedeniyle davacı malul kalmıştır. Kazanın vermiş olduğu şok ve kalmış olduğu maluliyet nedeniyle davacı psikolojik olarak yıpranmıştır. Büyük üzüntü duymuştur. Kendisi psikolojik tedavi de görmüştür. Şuanda da psikolojik ilaç kullanmaktadır. Bildiğim kadarıyla hem fiziksel hem de psikolojik olarak raporu bulunmaktadır. Davalı tarafça bu süreçte davacı taraf hiç aranıp sorulmamıştır. Herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davacının bir eşi ve iki de çocuğu bulunmaktaydı. Bu süreçte ekonomik olarak çok yıpranmışlardır. Geçinememişlerdir. Bu dönem içerisinde davacı ailesi ile birlikte bir dönem benim yanımda, bir dönem de ailesinin yanında Çorlu'da yaşamak zorunda kalmıştır. Çocukların okulları olduğu için okullar açılınca mecbur İzmir'e dönmek zorunda kalmışlardır. Bu süreçte davacının kirası olsun, ev ihtiyaçları olsun ailesi olarak bizim tarafımızdan karşılanmıştır. Davacı ve ailesi ekonomik olarak da yıpranmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
10-Maluliyet Durumunun Tespitine İlişkin Raporlar
i)Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18/05/2022 tarihli raporu
Davacının Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevki ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkıonda Yönetmelik hükümlerine göre geçici ve kalıcı maluliyet oranı hususunda aldırılan 18/05/2022 tarihli raporda özetle;
Davacının 31.10.2018 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan engellilik oranının Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinden faydalanılarak hesaplandığında; Kişinin psikiyatrik arızası (Travma sonrası stres bozukluğu) nedeniyle engel oranının %70, günlük aktiviteyi orta derecede etkileyen ağrıları nedeniyle engel oranının: %10 olduğu, muayenede tespit edilen bel omur eklem hareket açıklıklarındaki kısıtlılığın, yaşadığı günlük aktiviteyi orta derecede etkileyecek" düzeydeki bel ağrısının sonucu olduğu değerlendirildiğinden; bel omurlarındaki kırıklara bağlı engellilik oranı "Eklem Hareket Açıklığı Modeli"ne göre değil, ilgili yönetmelikte omurgaya ait travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntem olarak belirtilen "Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme" yöntemine göre hesaplanmış olduğu, Lomber omurganın engellilik oranları(yaralanma modeli) Kategori II Kırıklar: (1) bir vertebrada %25'ten az vertebra kompresyonu arızası nedeniyle kişinin engel oranının: %8 olduğu,
Sonuç olarak; şahısta birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin engellilik oranı %75,2 (yüzdeyetmişbeşvirgüliki) olarak bulunduğu,
Tıbbi iyileşme süresinin şahsın psikiyatrik arızası da göz önünde bulundurulduğunda 6 (altı) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kişiden kişiye farklılık gösterebileceğinden kesin iyileşme süresinin kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile de belirlenebileceği, rapor edilmiştir.
ii)İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun 10/04/2023 tarihli raporu
Davalıların Ege Adli Tıp raporuna karşı itirazlarını karşılar şekilde İstanbul Adli Tıp Kurumundan; davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre geçici ve kalıcı maluliyet oranının tespitine ilişkin aldırılan 10.04.2023 tarihli raporda; Dosya kapsamında mevcut belgelere göre; davacının 31/10/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümleri dikkate alındığında;
Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar, Travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle engel oranının %10 olduğu, Kas-İskelet Sisteminde Omurgaya ait sorunların Balthazard formülü ile %9.75 olduğu,
Balthazard formülüne göre: davacının Tüm Vücut Engellilik Oranının %19 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, rapor edilmiştir.
iii) İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 18/01/2024 tarihli raporu
Mahkememizce, Adlî Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi ile Adli Tıp Kurumu Kanununun 15/1-f bendinde belirtilen şekilde "Adlî Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor" niteliğinde olan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulu tarafından düzenlenen 10/05/2019 tarihli rapor, Torbalı Devlet Hastanesi sağlık kurulu tarafından düzenlenen 02/07/2020 tarihli rapor, Mahkememizce Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 18/05/2022 tarihli rapor ile İstanbul Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ... sayılı raporlar arasında davacının maluliyet durumuna ilişkin olarak çelişkiler oluştuğundan söz konusu raporlar arasındaki çelişkileri gideren ve davacı...'ın davaya konu 31/10/2018 tarihli trafik kazasından kaynaklanan yaralaması sebebiyle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun ve malul kaldığı dönem boyunca ne kadar süre ile bakıcıya ihtiyacı olduğunun, devamlı surette bakım ihtiyacının olup olmadığının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde belirlenmesi hususlarında İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan aldırılan 18.01.2024 tarihli raporda özetle;
Davacı hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen verilerin tekrar değerlendirilmesi neticesinde, Mevcut tıbbi belgelere göre; davacının 31/10/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik dikkate alındığında; Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar, Travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle engel oranının %10 olduğu, Kas-İskelet Sisteminde Omurgaya ait sorunların Balthazard formülü ile %9.75 olduğu, Balthazard formülüne göre Kişinin tüm vücut engellilik oranının %19 (yüzdeondokuz) olduğu, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği. bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, rapor edilmiştir.
11-Kusur raporu
Mahkememizce tüm dosya kapsamı, tanık anlatımları ile ceza dosyası kapsamı göz önünde bulundurularak; kusur oranlarının tespitine yönelik İTÜ'de görevli 3 kişiden oluşan Makine Mühendisi bilirkişi heyetinden aldırılan 25/09/2024 havale tarihli raporda özetle;
Davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Devlet Karayolu üzerinden İzmir istikametinden Torbalı istikametine doğru gelerek olay mahalli kavşaktan dönüş yapmadan önce olay mahalli dönel kavşak yaklaşımı sırasında anayol üzerinden arkasından yaklaşmakta olan taşıtların mevcudiyetine, hızlarına ve mesafelerine dikkat etmek suretiyle, gerisinden gelen araç trafiğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde aracını sevk idare etmesi ve bu araçların geçişini bekledikten sonra kavşak şeridine yeterli mesafeden en az 150 metre mesafede yerleşerek seyrini sürdürmesi ve güvenle dönüşünü yapması gerekirken aksine davranarak, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığından olayın gerçekleşmesinde ve sonuçları üzerinde asli ve baskın derecede etken olduğu, tedbirsiz, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın olayda % 85 asli derecede kusurlu olduğu,
Davacı ... plakalı aracın sürücüsü...' ın, olay mahalli kavşağa düz ileri manevrayla yaklaştığı, kavşaktan dönüş yapmak üzere, ilk geçiş hakkı kendisinde olmasına rağmen kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltması, hızını aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektiği şartlara uydurması gerekirken mevcut hızı ile olay mahalli kavşağa geldiğinden, kontrolsüz ve hatalı doğrultusunu değiştirerek seyir istikametini kapatan araca karşı zamanında ve ekili fren tedbiri ile direksiyon manevrasında geç kaldığı ve hızından mütevellit tatbik ettiği frene karşın çarpışmayı önleyemediği ve ön ilerisindeki araca arka çarparak kazaya alt düzeyde tali derecede etken davranışlarda bulunduğu, kazanın oluşunda ve sonuçlarında %15 etken olduğu, rapor edilmiştir.
12-Aktüer Bilirkişi Raporu
Davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ve bakıcı giderinin TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemine uyarınca hesaplanmasına yönelik aktüerya bilirkişiden aldırılan 05/01/2025 havale tarihli raporda; Dosyadaki mevcut belge ve bilgilere göre TRH 2010 Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaplama sonucunda, 31.10.2018 tarihinde yaralanan davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının %15 oranında kusur indirimi sonrası 10.620,24-TL olduğu, Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.542.454,63 TL olup, önceden yapılan ve güncelleştirilen ödeme (49.061,93 TL) ile kusur indirimi sonrası bakiye alacağının 1.269.383,79 TL olacağı, bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunmadığı, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri 764,82 TL olup, kusur indirimi sonrası bu yöndeki giderin 650,09 TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri 1.618,74 TL olup, kusur indirimi sonrası bu yöndeki giderin 1.375,93 TL olduğu, FTR uygulamasından kaynaklı tedavi gideri 1.460,25 TL olduğu, olup, kusur indirimi sonrası bu yöndeki giderin 1.241,21 TL olduğu, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri 800,00 TL olup, kusur indirimi sonrası bu yöndeki giderin 680,00 TL olduğu,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 1.283,951,26 TL'ye tekabül ettiği, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu, poliçe teminat limitinden kalan bakiye sorumluluğun 325.504,00 TL (360.000,00-34.496,00) olduğu, rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yetki itirazı yönünden;
6100 sayılı HMK'nın 16. maddesinde "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı KTK'nun 110. maddesinde; "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" ifadesine yer verilmiştir. HMK'nin haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen anılan 16. maddesinde belirlenen yetkinin kesin yetki olmadığı açıktır. Bir dava için birden fazla yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmakta seçimlik hakka sahiptir. Eldeki davada, davalı sigorta şirketinin İzmir ilinde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu anlaşılmakla, ayrıca davacının yerleşim yeri ve kazanın vuku bulduğu yer Torbalı/İzmir olduğuna göre davanın mahkememizde açılmış olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu sebeple davalı sigorta şirketi vekilinin yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava açılmadan önce başvuru şartının yerine getirilmediği iddiası yönünden:
KTK'nın 97.maddesi "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." şeklindedir. Davacının bu kapsamda dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu, madde metninde başvuru sırasında hangi belgelerin sunulacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı sabit olduğundan davalı sigorta şirketi vekilinin gerekli belgelerle başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin itirazlarına itibar edilememiştir. (Emsal olarak; Yargıtay 4. HD'nin 25/10/2021 tarih 2021/4498 E. 2021/7405 K. Sayılı kararı )
Davanın esası yönünden:
Dava, TBK md. 54 gereğince bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat (geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri) ve TBK md. 56 gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı müteveffa ...' nın sürücüsü davalı sigortanın da ZMMS sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçlar arasında 31/10/2018 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur oranı, davacının kaza nedeniyle geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, tedavi gideri ile yol gideri ile iyileşme sürecinde yaptığını iddia ettiği belgeli ve belgesiz masraflarının olup olmadığı var İse miktarı, davacının belirtilen hususlara ilişkin maddi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, davacının manevi tazminat talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, maddi tazminatın poliçe kapsamında olup olmadığı, davalıların maddi tazminattan, davalı ... mirasçıları dahili davalıların manevi tazminattan sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." şeklinde ifade edilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde,
Kusur yönünden;
Davaya konu kazanın 31.10.2018 günü saat 18.15 sıralarında müteveffa sürücü davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile İzmir ili istikametinden Torbalı ilçesi istikametine sağ şerit üzerinde seyri esnasında 35-51 il yolunun 7.km'sinde bulunan olay mahalli kavşağa geldiğinde kavşaktan sola dönüş yapmak üzere sağ şeritten kavşağa giriş yaptığı esnada, aracının sol ön kısımları ile aynı istikamette sol şerit üzerinden gelen davacı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ ön kısımlarına kavşak içerisinde çarpması neticesinde meydana geldiği,
Kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü olan müteveffa davalı ...'nın olay mahalli kavşaktan dönüş yapmadan önce olay mahalli dönel kavşak yaklaşımı sırasında anayol üzerinden arkasından yaklaşmakta olan taşıtların mevcudiyetine, hızlarına ve mesafelerine dikkat etmek suretiyle, gerisinden gelen araç trafiğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde aracını sevk idare etmesi ve bu araçların geçişini bekledikten sonra kavşak şeridine yeterli mesafeden en az 150 metre mesafede yerleşerek seyrini sürdürmesi ve güvenle dönüşünü yapması gerekirken aksi davranışıyla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle gerçekleşen olayda %85 oranında asli kusurlu olduğu,
... plakalı araç sürücüsü davacının olay mahalli kavşağa düz ileri manevrayla yaklaştığı, kavşaktan dönüş yapmak üzere, ilk geçiş hakkı kendisinde olmasına rağmen kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltması, hızını aracının yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektiği şartlara uydurması gerekirken mevcut hızı ile olay mahalli kavşağa geldiğinden, kontrolsüz ve hatalı doğrultusunu değiştirerek seyir istikametini kapatan araca karşı zamanında ve etkili fren tedbiri ile direksiyon manevrasında geç kaldığı ve hızından dolayı tatbik ettiği frene karşın çarpışmayı önleyemediği olayda alt düzeyde tali derecede %15 oranında etken olduğu kesinleşen Menderes .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas... karar sayılı ceza dosyasında keşfe dayalı aldırılan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumundan aldırılan kusur raporu ile Mahkememizce İTÜ bilirkişi heyetinden alınan alınan rapor doğrultusunda Mahkememizce değerlendirilmiştir.
Kazanın oluşumunda %85 oranında asli kusuru bulunan ... plakalı aracın kaza tarihini de kapsayan süreçte davalı sigorta şirketi nezdinde geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunduğu, müteveffa davalı ...'nın kaza esnasında kazaya karışan karşı araç olan ... plakalı aracın sürücüsü olduğu anlaşılmaktadır.
Sürekli ve geçici iş göremezlik durumunun tespiti ile maddi tazminat talepleri yönünden;
Dosya kapsamında sunulan deliller ve celp edilerek dosyamız arasına alınan tedavi evrakı doğrultusunda, davacı tarafından Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesinden alınan 10/05/2019 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının maluliyet oranının %44 olarak tespit edildiği, davacı tarafından Torbalı Devlet Hastanesinden alınan 02/07/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının maluliyet oranının %52 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından aldırılan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 18/05/2022 tarihli raporda davacının engellilik oranının %75,2, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olarak belirlenmiştir.
Yargılama aşamasında davalı sigorta şirketi tarafından Mahkememize sunulan 02/06/2022 tarihli tıbbi mütalaada, davacının maluliyet oranının %45 olarak tespit edildiği görülmektedir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinden alınan 10/04/2023 tarihli rapor ile davacının tüm vücut engellilik oranının %19 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.
Mahkememizce, davacının maluliyetine ilişkin İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi sağlık kurulu tarafından düzenlenen 10/05/2019 tarihli rapor, Torbalı Devlet Hastanesi sağlık kurulu tarafından düzenlenen 02/07/2020 tarihli rapor ve Mahkememizce Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan alınan 18/05/2022 tarihli raporlar arasında davacının maluliyet durumuna ilişkin çelişki oluştuğundan, dosya kapsamında davacının maluliyetine ilişkin mevcut tüm raporlar arasındaki çelişkileri giderir nitelikte ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun ve malul kaldığı dönem boyunca ne kadar süre ile bakıcıya ihtiyacı olduğunun, devamlı surette bakım ihtiyacının olup olmadığı hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan aldırılan 18/01/2024 tarihli raporda davacının 31/10/2018 tarihli kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan engellilik oranının % 19 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olarak kabulünün uygun olacağı, yaralanmaları nedeniyle sürekli veya geçici olarak bakıma muhtaç durumda olmadığı tespitine yer verilmiş, alınan rapor çelişkileri giderir yönde alınan üst kurul raporu olmakla hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğundan Mahkememizce rapora itibar edilmiştir.
Oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği" hükümlerine uygun olarak düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan alınan rapordaki tespitlere dayalı olarak TRH 2010 tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre yapılan tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasının yerinde olacağı kanaatine varılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması sebebiyle bedensel zararlarının tazminine karşılık davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sürekli iş göremezlik zararı yönünden sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında poliçe teminat limit olan 360.000,00-TL limit ile, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinden ise sağlık gideri teminatı olan 360.000,00-TL limit ile sorumluluğu bulunduğu; dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekiline 22/05/2020 tarihinde yapılan 34.496,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapıldığı görülmektedir.
Mahkememizce alınan aktüerya bilirkişi raporunda sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarihteki verilere göre gerçek zarar miktarı hesap edilmiş olup, ödeme tarihi itibariyle davacının sürekli maluliyetten kaynaklı zararının 244.158,29-TL olduğu, davacının kazadaki %15 kusur oranı uyarınca yapılan indirimi sonrası gerçek zarar miktarının 207.534,54-TL olduğu tespit edildiğinden, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödeme ile davacının gerçek zararının karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Bu surette hesap tarihindeki güncel verilere göre, davacının sürekli maluliyetten kaynaklı zararının 1.542.454,63-TL olduğu, bu bedelden öncelikle davacının meydana gelen trafik kazasında kendi kusuru olarak tespit edilen %15 oranında indirim yapılarak ardından davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce yapılan ödeme güncelleştirilerek mahsup edildiğinde davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının 1.262.024,50-TL olacağı kabul edilmiştir.
Davacının tıbbi iyileşme süresi 6 ay olarak tespit edilmiş olmakla, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı zararının davacının kazadaki %15 kusur oranı uyarınca yapılan indirimi sonrası 10.620,24-TL olacağı kabul edilmiştir.
Bu surette tespit olunan maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünde temerrüt tarihi olarak takdir edilen 01/04/2019 tarihinden (başvuru tebliğ tarihi olan 20/03/2019 + 8 işgünü) itibaren sigortalı aracın vasfı da gözetilerek işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 31/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce yapılan sürekli iş göremezliğe ilişkin kısmi ödeme miktarı olan 34.496,00-TL gözetildiğinde davalı sigorta şirketinin sürekli iş göremezlik zararı yönünden sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında bakiye poliçe teminat limit olan 325.504,00-TL ile geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinden ise sağlık gideri teminatı olan 360.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu olacağı belirlenerek hükümde ilgili teminat limitlerine yer verilmiştir.
Bakıcı gideri ve tedavi gideri talepleri yönünden;
Yargıtay .... HD'nin... E. ... K. Sayılı kararında; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'un 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ve geçici 1. maddesi ile, sigorta şirketleri ve sigorta şirketinin sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün belgeli tedavi giderleri yönünden sorumluluğu son bulmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak sözkonusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderlerleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir." şeklinde belirtildiği üzere davalıların, davacı tarafın belgesiz tedavi giderlerinden sorumlu oldukları değerlendirilmiştir.
Bu surette, davacının sürekli ya da geçici bakıcı ihtiyacı bulunmadığı tespit edildiğinden bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunmadığı, SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin davacının kazadaki %15 kusur oranı uyarınca yapılan indirimi sonrası 3.947,23-TL olacağı kabul edilerek bu tedavi gideri zararının davalılardan müteselsilen tazminine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezlik zararının ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığı savunması yönünden yapılan değerlendirmede;
TBK'nın 54.maddesi ile KTK'nın 98.maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilememiştir. (Bu yönde emsal olarak bkz. Yargıtay 4. HD’nin 2021/8288 Esas ve 2022/1147 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 4. HD’nin 2021/8341 Esas ve 2022/1644 Karar sayılı ilamı)
Müterafık kusur yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacının emniyet kemeri takmamasının kazanın oluşumuna değil, zararın artmasına yol açan bir etmen olması nedeniyle, bu husus bir takdiri indirim sebebi ise de, salt kemerin takılmaması tek başına indirim yapılmasına imkân vermeyip, emniyet kemeri takmama eylemi ile zarar arasında illiyet bağının bulunması da gereklidir. Somut olayda kaza tespit tutanağında bulunan mevcut tabloda emniyet kemeri kısmında “takılı değil” yerine “tespit edilemedi” olarak işaretlemenin yapılmış olduğu, bu tespitin aksinin davalı tarafça ispat edilemediği ve davacının kaza sırasında emniyet kemeri takmadığını kanıtlayan bir somut delil bulunmadığı anlaşılmakla müterafık kusur indirimi yapılmamıştır.
Manevi Tazminat Talebi Yönünden;
Türk Borçlar Kanunu'nun 56/II. maddesi uyarınca Hakim, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Buna göre haksız fiil sonucu ölüm halinde ölenin yakınlarına hakimin adalete uygun, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesini sağlayacak oranda, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar manevi tazminata hükmetmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda, meydana gelen trafik kazasında müteveffa davalı araç sürücüsünün meydana gelen trafik kazasındaki kusur oranı, davacının ve davalının sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli ile kaza neticesinde davacıdan meydana gelen kalıcı iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresi gözetilerek davacı lehine 50.000,00-TL manevi tazminata hükmetmenin hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu değerlendirilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Maddi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, 10.620,24-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.262.024,50-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.947,23-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.276.591,97-TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 01/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 31/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Sigorta A.Ş. sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında bakiye poliçe teminat limit olan 325.504,00-TL limit ile, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderinden ise sağlık gideri teminatı olan 360.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile)
2- Maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3- Manevi tazminat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... mirasçıları ... ile ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Maddi Tazminat davası yönünden;
4-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 87.203,99-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,77-TL harç ile tamamlama harcı olarak yatırılan 21.755,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 65.277,31-TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketi 17.389,23-TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... nolu başvuru dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 170,77-TL peşin harç ile 21.755,91-TL olarak yatırılan tamamlama harcı olmak üzere toplam 21.926,68-TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi 5.841,05-TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),
7-Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınarak ve işbu dosyada davacı tarafından yapılan yargılama giderinin %50'sinin maddi tazminat davasına yönelik olarak yapıldığı kabul edilerek 10.562,25-TL (posta+ tebligat+ATK bilirkişi ücreti) ile 29,65-TL başvurma harcı olmak üzere 10.591,90-TL yargılama giderinden 10.531,19-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, (davalı sigorta şirketi 2.805,40-TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),
8-Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınarak ve işbu dosyada dahili davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin %50'sinin maddi tazminat davasına yönelik olarak yapıldığı kabul edilerek, 626,50-TL yargılama giderinden 3,59-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak dahili davalılara verilmesine, bakiye kısmın dahili davalılar üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesap edilen 190.722,88-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi 50.806,68-TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),
10-Dahili davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davanın red edilen bölümü üzerinden hesaplanan 7.359,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak dahili davalılara verilmesine,
Manevi tazminat davası yönünden;
11-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.280,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.134,68-TL harcın dahili davalılar ... ile ...'dan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Davacı tarafından yatırılan 1.280,82-TL peşin harcın yargılama giderlerine dahil edilmeksizin dahili davalılar ... ile ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
13-Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınarak ve işbu dosyada davacı tarafından yapılan yargılama giderinin %50'sinin manevi tazminat davasına yönelik olarak yapıldığı kabul edilerek 10.562,25-TL (posta+ tebligat+ATK bilirkişi ücreti) ile 29,65-TL başvurma harcı olmak üzere 10.591,90-TL yargılama giderinden 7.061,26-TL yargılama giderinin dahili davalılar ... ile ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
14-Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınarak ve işbu dosyada dahili davalılar tarafından yapılan yargılama giderinin %50'sinin manevi tazminat davasına yönelik olarak yapıldığı kabul edilerek, 626,50-TL yargılama giderinden 208,83-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak dahili davalılara verilmesine, bakiye kısmın dahili davalılar üzerinde bırakılmasına,
15-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin dahili davalılar ... ile ...'dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
16-Dahili davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davanın red edilen bölümü üzerinden hesaplanan 25.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak dahili davalılara verilmesine,
17-Kararın kesinleşmesi halinde ayrıca karar yazılmaya gerek kalmadan artan gider avansının ilgilisine resen iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı mirasçıları vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 13/03/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı