T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/288 Esas
KARAR NO : 2025/740
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 19/04/2021
KARAR TARİHİ: 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.2018 tarihinde, davacı müvekkilinin ... yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile Ankara Caddesi üzerinde Konak istikametine seyir halinde iken ... köprü inişindeki keskin viraja geldiği esnada direksiyon hakimiyetini yitirerek savrulması neticesinde dava konusu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazasında davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin kalça kemiklerinde kırıklar, omurga kemiklerinde kırıklar başta olmak üzere başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık, yaralanma, ezilme ve berelenmeler meydana geldiğini, davacı müvekkilinin kazadan sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldığını, burada tedavi gören müvekkilinin daha sonra.... Devlet Hastanesinde de tedavi gördüğünü, dava konusu kaza neticesinde yaşamış olduğu travma nedeniyle psikolojik olarak da ağır hasar gören müvekkilinin şikayetlerinin halen devam ettiğini, müvekkilinin yaralanmasına, geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğramasına ve bakıcı ihtiyacı doğmasına neden olan tescilsiz motosikletin kaza saati/tarihi itibariyle Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığını, 5964 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b ve Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 9/1-b maddeleri uyarınca Güvence Hesabına başvurulabileceğinin düzenlendiğini, kazaya kusuru ile sebebiyet veren tescilsiz motosikletin sayılı aracın kaza tatihi itibariyle zorunlu sigortaları bulunmadığından Güvence Hesabının, müvekkili ... uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu geçici, kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı ihtiyacından doğan tazminat için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde...nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, işbu hasar dosyası kapsamındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, söz konusu hasar dosyası kapsamında müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, davalı tarafça yapılan ödemenin müvekkilinin uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü belirterek, HMK madde 107/2 uyarınca talep artırım hakkı saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davanın kabulü ile; müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 9.800,00 TL, Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,00 TL, Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkili kuruma davaya konu trafik kazasıyla ilgili tazminat ödemesi yapılması amacıyla 21.11.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, açıklanan yasal zorunluluk çerçevesinde, Mert Karaşal'ın %19 maluliyeti üzerinden TRH 2010 Hesap Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanması suretiyle yapılan hesaplama sonucunda 162.450,00 TL tazminat bulunduğunu, ... ehliyetsiz sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca binmesi sebebiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 129.960,00 TL tazminat ödenmesine karar verildiğini, 129.960,00 TL'lik tazminat miktarının davacı vekilinin banka hesabına 13.05.2019 tarihinde ödendiğini, müvekkili tarafından yerleşik Yargıtay kararları ve ZMMS Genel Şartlar'da belirtilen esaslar doğrultusunda hesaplama yapılarak ödeme yapıldığını, yapılan ödeme miktarının davacı tarafın maluliyetini giderecek nitelikte olduğunu, davacı tarafça talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, bakıcı giderleri, tedavi giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, geçici iş göremezlik giderleri, geçici bakıcı giderleri, rapor bedeli, cenaze giderleri, ulaşım, yol ve yemek giderleri gibi her ne ad altında olursa olsun anılan bu giderlerden sorumluluğu bulunmadığını, plakası belirlenemeyen motorsikletin malikinin ve sürücüsünün kanuna uygun bir şekilde tahkikatı mahkemece yapıldıktan sonra, bu şahıslara davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, araç maliki yahut sürücüsü tarafından davacı yana herhangi bir ödeme yapılmış ise bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödeme doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi, mahkeme aksi kanaatteyse hükmedilmesi ihtimal dahilinde olan tazminat miktarından, müvekkili tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş halinin mahsubunu talep etiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı yana yapılan herhangi bir ödemenin var olup olmadığının tespiti için Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılmasını, alınacak olan aktüerya raporunda 01.06.2015 tarihinde Trafik Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklikler dikkate alınarak ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz) %1,8 dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının taraf söz konusu trafik kazasına sebebiyet veren motosiklette yolcu konumunda bulunduğunu, motosikletin sevk ve idaresine sahip kişinin ise motosikleti sürmeye uygun ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafın ehliyetsiz sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca bilerek bindiğini, motosikletle seyir esnasında davacının kask takıp takmadığı hususunun belirli olmadığını, dolayısıyla davacının dikkatsiz davrandığını, kendisinin sağlığını ve can güvenliğini düşünmeyerek gerekli güvenlik önlemlerini almaması ile zararın meydana gelmesi ve artması arasında illiyet bağının bulunduğunun açıkça tespit edildiğini, kazada müterafik kusurun varlığının sabit olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca en az %20 oranında müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiğini, iş bu dava sonucunda hükmedilmesi ihtimal dahilinde olan tazminat miktarından, öncelikle müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ardından müvekkilinin davacılara yapılan ödeme tutarının güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine yönelik talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aktüerya bilirkişileri tarafından hesaplanacak tazminat miktarının, davacının ispatlanmış aylık geliri üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu hususta davacıların gerçek gelir bilgisinin kolluk marifetiyle araştırılması gerektiğini belirterek, usul yönünden yapılan itirazın dikkate alınarak davanın usulden reddine, usul yönünden yapılan itirazların kabul görmemesi durumunda haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı,
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na ...Soruşturma sayılı dosyası,
İzmir Ege Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği ve Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi tarafından gönderilen davacıya ait tedavi evrakları,
İzmir Emniyet Müdürlüğü ve Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevapları,
Otomotiv bilirkişisi tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli rapor,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.11.2021 tarihli Sağlık Kurulu raporu,
Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 23.08.2022 tarihli Sağlık Kurulu raporu,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Anabilim dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 26.09.2023 tarihli Radyoloji Sonuç Raporu,
İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04.01.2024 tarihli Maluliyet raporu,
İstanbul ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen 05.06.2024 tarihli rapor,
Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 01.10.2024 tarihli rapor ve 25.06.2025 tarihli ek rapor,
Davacı vekili tarafından sunulan değer artırım dilekçesi ile özetle; fazlaya ilişkin ve teminat limitini aşan zararları ile başkaca sorumlulara karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca; 9.800,00 TL olarak belirttilen sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini ZMSS Kişi Başına Sakatlanma Teminatı kapsamında, limiti aşan dahil olmak üzere fazlaya ilişkin başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kaydıyla, 230.040,00 TL olmak üzere artırılmasına, 100,00 TL olarak belirtilen geçici bakıcı gideri tazminatı talebini ZMSS Kişi Başına Sağlık Giderleri Teminatı kapsamından 4.059,00 TL olmak üzere artırılmasına, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 230.040,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 234.199,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı yandan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve tamamlama harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Davacı tarafından 01.07.2018 tarihinde tescilsiz motosiklette yolcu olarak seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralanması sonucu oluşan maddi zararların tazmini talebi ile kaza tarihinde tescilsiz motosikletin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığından Güvence Hesabı'na başvuruda bulunmuş ve Güvence Hesabı tarafından 13.05.2019 tarihinde davacıya 129.960,00 TL ödeme yapılmış, davacı taraf yapılan ödemenin eksik olduğu iddiası ile Güvence Hesabı'na maddi tazminat davası açılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85. maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
2918 Sayılı yasanın 91/1. maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85. maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesi uyarınca, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. Maddesi uyarınca, bu kanunla ön görülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmada veya uyuşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içerisinde iptal edilebilir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi uyarınca 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu kanunla mülga Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak yasada belirtilmiş olan koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarına kadar karşılanması amacıyla... Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı'nın oluşturulacağı belirlenmiştir. İlgili hükmün 2. fıkrasında Güvence Hesabının sorumlu olduğu koşullar tek tek sayılmıştır. Buna göre sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar da Güvence Hesabı'nın sorumluluk kapsamında sayılmıştır.
Bu kapsamda davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluk durumu değerlendirildiğinde dava konusu kazaya karışan araç tescilli olmadığından sigortalısı tespit edilemediğinden davacının bedensel zararlarından davalının kaza tarihindeki poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle müterafik kusur indirimi de yapılarak davacıya 129.960,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek davanın reddi savunulmuştur. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede yapılan ödemenin davacının bedensel zararından kaynaklı tazminatları karşılayıp karşılayamayacağı bakımından delillerin toplanması gerektiği anlaşılmış ve davalının sorumluluk durumunun ve sorumlu olduğu tutarın belirlenmesi için dava konusu kaza nedeniyle kusur durumunun tespiti yönünden Otomotiv bilirkişisi tarafından düzenlenen 22.09.2021 tarihli bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağının değerlendirilmesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motosiklet sürücünün Ankara Caddesinden, Konak istikametine doğru seyri esnasında gündüz vakti, meskun mahal, tek yönlü yolda ...Köprü inişindeki keskin viraja geldiğinde dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne vermediği, trafik düzeni ve güvenliği açısından aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyarlamadığı, görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadığı, mevcut seyir hızıyla fren tedbirine başvurmadan direksiyon hakimiyetini kaybederek, sevk ve idaresindeki motosikleti kaydırıp savrulması neticesinde motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan davacının düşerek yaralanması şeklinde gerçekleşen kazada dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hatalı tutum ve davranışıyla sebebiyet verdiği kazanın oluşumunda dava dışı motosiklet sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde yer alan hükmü ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının trafik kazası nedeniyle maluliyeti yönünden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli raporda, davacının dava konusu trafik kazasında meydana gelen göğüs ve bel omuru çökme kırığına bağlı gelişen omur yükseklik kayıpları nedeniyle %28,7 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 9 ay süre ile geçici maluliyetinin bulunduğu ve yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 ay olduğu tespit edilmiştir. Raporda ayrıca ruh sağlığı yönünden de davacının şikayetleri dikkate alınarak davacının 6 ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 psikiyatri uzmanından oluşan heyet tarafından rapor düzenlenmesi durumunda maluliyet durumunun yeniden değerlendirileceği belirtilmekle ve davacının bu yöndeki beyanı da dikkate alınarak davacının Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevki sağlanarak, 6 aylık takibi sonucunda düzenlenen sağlık kurulu raporunda şu anki haliyle aktif tedavi gerektiren bir psikolojik rahatsızlığının olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu'nun 10.11.2021 tarihli maluliyet raporunda Engellilik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre davacının maluliyetinin %28,7 olarak belirlendiği, Dokuz Eylül Üniversite Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.03.2019 tarihli raporda aynı yönetmeliklere göre yapılan değerlendirmede davacının maluliyetinin %19 olarak belirlendiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu dikkate alınarak dosyanın ATK İkinci İhtisas Dairesi Kurulu'na gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek gerekirse davacının fiziki muayenesi de yapılarak davacının 01.07.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Verilecek Yönetmelik Hükümlerine göre sürekli maluliyet oranının tespitine yönelik rapor düzenlenmesi istenilmiş, ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından davacının muayenesi de yapılarak düzenlenen raporda; Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (altı) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan tüm maluliyet raporları arasında sürekli maluliyet oranları yönünden çelişki bulunduğundan ve çelişkinin giderilmesi gerektiğinden dosyanın ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu'na gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ile ilgili yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranının belirlenmesi ile bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve varsa bakıcı ihtiyacı süresinin tespitine yönelik rapor düzenlenmesi istenilmiş, ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen 05.06.2024 tarihli raporda; Tüm Vücut Engellilik Oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından raporlar arasındaki çelişki giderilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Verilecek Yönetmelik Hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranının %15 olarak belirlenmiş olduğu ve kusur yönünden alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının sürekli maluliyet ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarı ile Ege Üniversite Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversite Hastanesinden alınan raporlardaki 2 aylık bakıcı ihtiyacı süresi de dikkate alınarak hesaplama yapılması için dosya ... bilirkişisine tevdi edilmiş,...bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; "davalı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılan 13.05.2019 tarihindeki veriler ile 194.639,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı hesaplandığı; Güvence Hesabı'nın ise %20 müterafik kusur indirimi yaparak 129,960,00 TL ödediğini beyan ettiği; 2024 yılı verileri ile davacının sürekli iş göremezlik zararının, Güvece Hesabı tarafından yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildikten sonra 1.369.535,31 TL bakiye olduğu; Güvence Hesabının ölüm/sakatlık teminatı bakiyesi olan 230.040,00 TL ile sınırlı olarak sürekli iş göremezlik tazminatı alacaklarından sorumlu olabileceği; 15.680,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 4.059,00 TL. geçici bakıcı gideri hesaplandığı bu alacak kalemlerinin sağlık giderleri teminatı olan 360.000,00 TL içerisinde kaldığı" görüş ve kanaati ifade edilmiştir.
Davacı vekilince alınan bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmiş, davacı vekilinin itirazları da dikkate alınarak dosya... bilirkişisine tevdi edilerek, seçenekli olarak ayrı ayrı %20 oranında hatır taşıması ve %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanma ihtimali de göz önünde bulundurularak, davalının yapmış olduğu ödeme tarihinde seçenekli olarak ayrı ayrı bu indirimlerin de uygulanması veya uygulamaması durumuna göre ayrı ayrı hesaplama yapılarak, davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödemenin zararı sona erdirip erdirmediği, varsa davacının bakiye alacağının güncel verilere göre belirlenmesine yönelik ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 25.06.2025 tarihli raporda; "01.07.2018 tarihinde yaralanan ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı zararının bulunmadığı,
Davacının ödeme tarihi olan 13.05.2019 tarihi itibari ile sürekli maluliyetten kaynaklı zararı 195.388,57 TL olup, davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi halinde bakiye zararının 156.310,85 TL, % 20 oranında hatır taşıması indirimi de yapılması halinde ise 125.048,68 TL olduğu,
Güncel hesaplama yapıldığında ise sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.045.040,06 TL olup,
Davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi halinde bakiye zararın 1.636.032,04 TL olup, önceden yapılan ve güncelleştirilen bedelin (223.552,84 TL) mahsubu sonrası zararının 1.412.479,20 TL olacağı,
Davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi ve % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması halinde ise bakiye zararın 1.129.983,36 TL olup, önceden yapılan güncelleştirilen bedelin (223.552,84 TL) mahsubu sonrası zararının 906.430,52 TL olacağı,
Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 4.058,00 TL olduğu,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 360.000,00 TL (bakiye teminat limiti 230.040,00 TL) olduğu" tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacının plakasız (tescilsiz) araçta yolcu olduğu sırada meydana gelen 01.07.2018 tarihli trafik kazasındaki yaralanmasına ilişkin olayda motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda keskin viraja geldiğinde hızını buna göre ayarlamadan seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının kazanın oluşumunda bir kural ihlalinin bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğu, davacının kazada yaralandığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri'ne göre alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek nihai olarak ATK İkinci İhtisas Üst Kurulu tarafından 30.05.2024 tarihli raporda davacının % 15 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve yine çelişki bulunmayan Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu ve ATK İkinci İhtisas Dairesi raporlarına göre 9 ay süreli geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu ve...Adli Sağlık Kurulu raporuna göre davacının yaralanma nedeniyle 2 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu, maluliyet raporlarının incelenmesinde, davacının kaza nedeniyle göğüs ve bel omuru çökme kırığına bağlı gelişen kas-iskelet sisteminde oluşan rahatsızlıklar nedeniyle maluliyetinin oluştuğu dikkate alındığında davacının yaralanmasında kask takıp takmama durumu etkili olmadığından olaydan dolayı müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, davacının motosiklette yolcu olduğu ve herhangi bir taşıma ilişkisi bulunmadığı gibi akrabalık düzeyi de dikkate alındığında davacının sürücünün arkadaşı olduğuna yönelik beyanı ve davalının cevap dilekçesindeki hatır taşıması savunması karşısında %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, davalı tarafça ödeme yapılması nedeniyle öncelikle ödeme tarihi itibari ile davacının zararı hesaplanarak yapılan ödeme ile zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğinden ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak bu konuda yapılan hesaplamada ödeme tarihi olan 13.05.2019 tarihi itibari ile davacının sürekli maluliyetten kaynaklı 195.388,57 TL zararının bulunduğu, %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında bakiye zararın 156.310,85 TL olduğu, davalı Güvence Hesabı tarafından 13.05.2019 tarihinde 129.960,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibari ile davacının ödenmeyen tazminatının %10'dan fazla olduğu, davacının tazminatının tam olarak karşılanmadığı, bu nedenle davalının bakiye tazminat sorumluluğunun bulunduğu, karar tarihine en yakın tarih itibari ile davacının güncel gelir durumuna göre Yargıtay kararlarında belirlenen usullerde ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen sürekli maluliyet oranı dikkate alınarak %10 artırım ve %10 iskonto uygulanmak suretiyle TRH-2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davacının yaralanmadan dolayı 2.045.040,06 TL sürekli maluliyet ve 4.059,00 TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 2.049.099,06 TL maddi zararının bulunduğu, bu zarardan %20 oranında hatır taşıması indirildiğinde davacının zararının 1.639.279,24 TL olduğu, davalı Güvence Hesabı'nın kaza tarihindeki poliçe teminat limiti kapsamında bu zarardan sorumlu olduğu, davalı tarafından yapılan ödemenin güncel bedeli olan 223.552,84 TL mahsup edildiğinde davacının maddi zararının 1.415.726,40 TL olduğu, bu zararın poliçe limitinin üzerinde kaldığı, yapılan ödeme sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik olduğundan ve kaza tarihi itibari ile sakatlanma teminatının 360.000,00 TL olduğu dikkate alındığında bu tutardan ödeme mahsup edildiğinde davalının sürekli iş göremezlik tazminatından doğan sorumluluğunun 230,040.00 TL olduğu, davalının ayrıca 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatından tedavi gideri teminatı kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmakla; sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden davanın kabulü ile toplam 234.099,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı kaza tarihinde 17 yaşında olduğundan ve bu tarih itibari ile gelir getirici bir işte çalıştığı ispat edilemediğinden geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan zararın oluşmadığı anlaşılmakla, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 230.040,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (kişi başı sakatlanma teminatı kapsamında) ve 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı (tedavi gideri teminatı kapsamında) olmak üzere toplam 234.099,00 TL maddi tazminatın 13.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken 15.991,30 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL nispi harç ile 766,00 TL tamamlama harcı mahsup edildikten sonra bakiye 15.166,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL nispi harç ve 766,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 884,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 9.845,00 TL ATK Fatura Ücreti, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 605,00 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 17.450,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 17.442,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 470,95 TL tebligat-posta giderinden ibaret yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 0,21 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.319,43 TL'sinin davalıdan, kalan 0,57 TL'sinin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir edilen 37.455,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10/09/2025
Katip 277856
E-imza
Hakim ...
E-imza
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/288 Esas
KARAR NO : 2025/740
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/04/2021
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.2018 tarihinde, davacı müvekkilinin ... yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile Ankara Caddesi üzerinde Konak istikametine seyir halinde iken ... köprü inişindeki keskin viraja geldiği esnada direksiyon hakimiyetini yitirerek savrulması neticesinde dava konusu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazasında davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin kalça kemiklerinde kırıklar, omurga kemiklerinde kırıklar başta olmak üzere başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık, yaralanma, ezilme ve berelenmeler meydana geldiğini, davacı müvekkilinin kazadan sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldığını, burada tedavi gören müvekkilinin daha sonra Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesinde de tedavi gördüğünü, dava konusu kaza neticesinde yaşamış olduğu travma nedeniyle psikolojik olarak da ağır hasar gören müvekkilinin şikayetlerinin halen devam ettiğini, müvekkilinin yaralanmasına, geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğramasına ve bakıcı ihtiyacı doğmasına neden olan tescilsiz motosikletin kaza saati/tarihi itibariyle Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığını, 5964 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b ve Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 9/1-b maddeleri uyarınca Güvence Hesabına başvurulabileceğinin düzenlendiğini, kazaya kusuru ile sebebiyet veren tescilsiz motosikletin sayılı aracın kaza tatihi itibariyle zorunlu sigortaları bulunmadığından Güvence Hesabının, müvekkili ... uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu geçici, kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı ihtiyacından doğan tazminat için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde...nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, işbu hasar dosyası kapsamındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, söz konusu hasar dosyası kapsamında müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, davalı tarafça yapılan ödemenin müvekkilinin uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın...Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü belirterek, HMK madde 107/2 uyarınca talep artırım hakkı saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davanın kabulü ile; müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 9.800,00 TL, Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,00 TL, Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkili kuruma davaya konu trafik kazasıyla ilgili tazminat ödemesi yapılması amacıyla 21.11.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, açıklanan yasal zorunluluk çerçevesinde, Mert Karaşal'ın %19 maluliyeti üzerinden TRH 2010 Hesap Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanması suretiyle yapılan hesaplama sonucunda 162.450,00 TL tazminat bulunduğunu, ... ehliyetsiz sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca binmesi sebebiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 129.960,00 TL tazminat ödenmesine karar verildiğini, 129.960,00 TL'lik tazminat miktarının davacı vekilinin banka hesabına 13.05.2019 tarihinde ödendiğini, müvekkili tarafından yerleşik Yargıtay kararları ve ZMMS Genel Şartlar'da belirtilen esaslar doğrultusunda hesaplama yapılarak ödeme yapıldığını, yapılan ödeme miktarının davacı tarafın maluliyetini giderecek nitelikte olduğunu, davacı tarafça talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, bakıcı giderleri, tedavi giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, geçici iş göremezlik giderleri, geçici bakıcı giderleri, rapor bedeli, cenaze giderleri, ulaşım, yol ve yemek giderleri gibi her ne ad altında olursa olsun anılan bu giderlerden sorumluluğu bulunmadığını, plakası belirlenemeyen motorsikletin malikinin ve sürücüsünün kanuna uygun bir şekilde tahkikatı mahkemece yapıldıktan sonra, bu şahıslara davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, araç maliki yahut sürücüsü tarafından davacı yana herhangi bir ödeme yapılmış ise bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödeme doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi, mahkeme aksi kanaatteyse hükmedilmesi ihtimal dahilinde olan tazminat miktarından, müvekkili tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş halinin mahsubunu talep etiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı yana yapılan herhangi bir ödemenin var olup olmadığının tespiti için Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılmasını, alınacak olan aktüerya raporunda 01.06.2015 tarihinde Trafik Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklikler dikkate alınarak ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz) %1,8 dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının taraf söz konusu trafik kazasına sebebiyet veren motosiklette yolcu konumunda bulunduğunu, motosikletin sevk ve idaresine sahip kişinin ise motosikleti sürmeye uygun ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafın ehliyetsiz sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca bilerek bindiğini, motosikletle seyir esnasında davacının kask takıp takmadığı hususunun belirli olmadığını, dolayısıyla davacının dikkatsiz davrandığını, kendisinin sağlığını ve can güvenliğini düşünmeyerek gerekli güvenlik önlemlerini almaması ile zararın meydana gelmesi ve artması arasında illiyet bağının bulunduğunun açıkça tespit edildiğini, kazada müterafik kusurun varlığının sabit olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca en az %20 oranında müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiğini, iş bu dava sonucunda hükmedilmesi ihtimal dahilinde olan tazminat miktarından, öncelikle müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ardından müvekkilinin davacılara yapılan ödeme tutarının güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine yönelik talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aktüerya bilirkişileri tarafından hesaplanacak tazminat miktarının, davacının ispatlanmış aylık geliri üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu hususta davacıların gerçek gelir bilgisinin kolluk marifetiyle araştırılması gerektiğini belirterek, usul yönünden yapılan itirazın dikkate alınarak davanın usulden reddine, usul yönünden yapılan itirazların kabul görmemesi durumunda haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı,
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na ...Soruşturma sayılı dosyası,
İzmir Ege Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği ve Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi tarafından gönderilen davacıya ait tedavi evrakları,
İzmir Emniyet Müdürlüğü ve Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevapları,
Otomotiv bilirkişisi tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli rapor,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.11.2021 tarihli Sağlık Kurulu raporu,
Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 23.08.2022 tarihli Sağlık Kurulu raporu,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Anabilim dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 26.09.2023 tarihli Radyoloji Sonuç Raporu,
İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04.01.2024 tarihli Maluliyet raporu,
İstanbul ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen 05.06.2024 tarihli rapor,
Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 01.10.2024 tarihli rapor ve 25.06.2025 tarihli ek rapor,
Davacı vekili tarafından sunulan değer artırım dilekçesi ile özetle; fazlaya ilişkin ve teminat limitini aşan zararları ile başkaca sorumlulara karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca; 9.800,00 TL olarak belirttilen sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini ZMSS Kişi Başına Sakatlanma Teminatı kapsamında, limiti aşan dahil olmak üzere fazlaya ilişkin başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kaydıyla, 230.040,00 TL olmak üzere artırılmasına, 100,00 TL olarak belirtilen geçici bakıcı gideri tazminatı talebini ZMSS Kişi Başına Sağlık Giderleri Teminatı kapsamından 4.059,00 TL olmak üzere artırılmasına, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 230.040,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 234.199,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı yandan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve tamamlama harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Davacı tarafından 01.07.2018 tarihinde tescilsiz motosiklette yolcu olarak seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralanması sonucu oluşan maddi zararların tazmini talebi ile kaza tarihinde tescilsiz motosikletin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığından Güvence Hesabı'na başvuruda bulunmuş ve Güvence Hesabı tarafından 13.05.2019 tarihinde davacıya 129.960,00 TL ödeme yapılmış, davacı taraf yapılan ödemenin eksik olduğu iddiası ile Güvence Hesabı'na maddi tazminat davası açılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85. maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
2918 Sayılı yasanın 91/1. maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85. maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesi uyarınca, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. Maddesi uyarınca, bu kanunla ön görülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmada veya uyuşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içerisinde iptal edilebilir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi uyarınca 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu kanunla mülga Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak yasada belirtilmiş olan koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarına kadar karşılanması amacıyla... Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı'nın oluşturulacağı belirlenmiştir. İlgili hükmün 2. fıkrasında Güvence Hesabının sorumlu olduğu koşullar tek tek sayılmıştır. Buna göre sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar da Güvence Hesabı'nın sorumluluk kapsamında sayılmıştır.
Bu kapsamda davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluk durumu değerlendirildiğinde dava konusu kazaya karışan araç tescilli olmadığından sigortalısı tespit edilemediğinden davacının bedensel zararlarından davalının kaza tarihindeki poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle müterafik kusur indirimi de yapılarak davacıya 129.960,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek davanın reddi savunulmuştur. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede yapılan ödemenin davacının bedensel zararından kaynaklı tazminatları karşılayıp karşılayamayacağı bakımından delillerin toplanması gerektiği anlaşılmış ve davalının sorumluluk durumunun ve sorumlu olduğu tutarın belirlenmesi için dava konusu kaza nedeniyle kusur durumunun tespiti yönünden Otomotiv bilirkişisi tarafından düzenlenen 22.09.2021 tarihli bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağının değerlendirilmesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motosiklet sürücünün Ankara Caddesinden, Konak istikametine doğru seyri esnasında gündüz vakti, meskun mahal, tek yönlü yolda ...Köprü inişindeki keskin viraja geldiğinde dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne vermediği, trafik düzeni ve güvenliği açısından aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyarlamadığı, görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadığı, mevcut seyir hızıyla fren tedbirine başvurmadan direksiyon hakimiyetini kaybederek, sevk ve idaresindeki motosikleti kaydırıp savrulması neticesinde motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan davacının düşerek yaralanması şeklinde gerçekleşen kazada dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hatalı tutum ve davranışıyla sebebiyet verdiği kazanın oluşumunda dava dışı motosiklet sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde yer alan hükmü ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının trafik kazası nedeniyle maluliyeti yönünden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli raporda, davacının dava konusu trafik kazasında meydana gelen göğüs ve bel omuru çökme kırığına bağlı gelişen omur yükseklik kayıpları nedeniyle %28,7 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 9 ay süre ile geçici maluliyetinin bulunduğu ve yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 ay olduğu tespit edilmiştir. Raporda ayrıca ruh sağlığı yönünden de davacının şikayetleri dikkate alınarak davacının 6 ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 psikiyatri uzmanından oluşan heyet tarafından rapor düzenlenmesi durumunda maluliyet durumunun yeniden değerlendirileceği belirtilmekle ve davacının bu yöndeki beyanı da dikkate alınarak davacının Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevki sağlanarak, 6 aylık takibi sonucunda düzenlenen sağlık kurulu raporunda şu anki haliyle aktif tedavi gerektiren bir psikolojik rahatsızlığının olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu'nun 10.11.2021 tarihli maluliyet raporunda Engellilik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre davacının maluliyetinin %28,7 olarak belirlendiği, Dokuz Eylül Üniversite Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.03.2019 tarihli raporda aynı yönetmeliklere göre yapılan değerlendirmede davacının maluliyetinin %19 olarak belirlendiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu dikkate alınarak dosyanın ATK İkinci İhtisas Dairesi Kurulu'na gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek gerekirse davacının fiziki muayenesi de yapılarak davacının 01.07.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Verilecek Yönetmelik Hükümlerine göre sürekli maluliyet oranının tespitine yönelik rapor düzenlenmesi istenilmiş, ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından davacının muayenesi de yapılarak düzenlenen raporda; Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (altı) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan tüm maluliyet raporları arasında sürekli maluliyet oranları yönünden çelişki bulunduğundan ve çelişkinin giderilmesi gerektiğinden dosyanın ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu'na gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ile ilgili yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranının belirlenmesi ile bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve varsa bakıcı ihtiyacı süresinin tespitine yönelik rapor düzenlenmesi istenilmiş, ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen 05.06.2024 tarihli raporda; Tüm Vücut Engellilik Oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından raporlar arasındaki çelişki giderilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Verilecek Yönetmelik Hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranının %15 olarak belirlenmiş olduğu ve kusur yönünden alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının sürekli maluliyet ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarı ile Ege Üniversite Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversite Hastanesinden alınan raporlardaki 2 aylık bakıcı ihtiyacı süresi de dikkate alınarak hesaplama yapılması için dosya ... bilirkişisine tevdi edilmiş,...bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; "davalı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılan 13.05.2019 tarihindeki veriler ile 194.639,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı hesaplandığı; Güvence Hesabı'nın ise %20 müterafik kusur indirimi yaparak 129,960,00 TL ödediğini beyan ettiği; 2024 yılı verileri ile davacının sürekli iş göremezlik zararının, Güvece Hesabı tarafından yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildikten sonra 1.369.535,31 TL bakiye olduğu; Güvence Hesabının ölüm/sakatlık teminatı bakiyesi olan 230.040,00 TL ile sınırlı olarak sürekli iş göremezlik tazminatı alacaklarından sorumlu olabileceği; 15.680,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 4.059,00 TL. geçici bakıcı gideri hesaplandığı bu alacak kalemlerinin sağlık giderleri teminatı olan 360.000,00 TL içerisinde kaldığı" görüş ve kanaati ifade edilmiştir.
Davacı vekilince alınan bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmiş, davacı vekilinin itirazları da dikkate alınarak dosya... bilirkişisine tevdi edilerek, seçenekli olarak ayrı ayrı %20 oranında hatır taşıması ve %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanma ihtimali de göz önünde bulundurularak, davalının yapmış olduğu ödeme tarihinde seçenekli olarak ayrı ayrı bu indirimlerin de uygulanması veya uygulamaması durumuna göre ayrı ayrı hesaplama yapılarak, davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödemenin zararı sona erdirip erdirmediği, varsa davacının bakiye alacağının güncel verilere göre belirlenmesine yönelik ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 25.06.2025 tarihli raporda; "01.07.2018 tarihinde yaralanan ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı zararının bulunmadığı,
Davacının ödeme tarihi olan 13.05.2019 tarihi itibari ile sürekli maluliyetten kaynaklı zararı 195.388,57 TL olup, davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi halinde bakiye zararının 156.310,85 TL, % 20 oranında hatır taşıması indirimi de yapılması halinde ise 125.048,68 TL olduğu,
Güncel hesaplama yapıldığında ise sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.045.040,06 TL olup,
Davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi halinde bakiye zararın 1.636.032,04 TL olup, önceden yapılan ve güncelleştirilen bedelin (223.552,84 TL) mahsubu sonrası zararının 1.412.479,20 TL olacağı,
Davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi ve % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması halinde ise bakiye zararın 1.129.983,36 TL olup, önceden yapılan güncelleştirilen bedelin (223.552,84 TL) mahsubu sonrası zararının 906.430,52 TL olacağı,
Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 4.058,00 TL olduğu,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 360.000,00 TL (bakiye teminat limiti 230.040,00 TL) olduğu" tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacının plakasız (tescilsiz) araçta yolcu olduğu sırada meydana gelen 01.07.2018 tarihli trafik kazasındaki yaralanmasına ilişkin olayda motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda keskin viraja geldiğinde hızını buna göre ayarlamadan seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının kazanın oluşumunda bir kural ihlalinin bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğu, davacının kazada yaralandığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri'ne göre alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek nihai olarak ATK İkinci İhtisas Üst Kurulu tarafından 30.05.2024 tarihli raporda davacının % 15 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve yine çelişki bulunmayan Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu ve ATK İkinci İhtisas Dairesi raporlarına göre 9 ay süreli geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu ve Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu raporuna göre davacının yaralanma nedeniyle 2 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu, maluliyet raporlarının incelenmesinde, davacının kaza nedeniyle göğüs ve bel omuru çökme kırığına bağlı gelişen kas-iskelet sisteminde oluşan rahatsızlıklar nedeniyle maluliyetinin oluştuğu dikkate alındığında davacının yaralanmasında kask takıp takmama durumu etkili olmadığından olaydan dolayı müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, davacının motosiklette yolcu olduğu ve herhangi bir taşıma ilişkisi bulunmadığı gibi akrabalık düzeyi de dikkate alındığında davacının sürücünün arkadaşı olduğuna yönelik beyanı ve davalının cevap dilekçesindeki hatır taşıması savunması karşısında %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, davalı tarafça ödeme yapılması nedeniyle öncelikle ödeme tarihi itibari ile davacının zararı hesaplanarak yapılan ödeme ile zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğinden ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak bu konuda yapılan hesaplamada ödeme tarihi olan 13.05.2019 tarihi itibari ile davacının sürekli maluliyetten kaynaklı 195.388,57 TL zararının bulunduğu, %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında bakiye zararın 156.310,85 TL olduğu, davalı Güvence Hesabı tarafından 13.05.2019 tarihinde 129.960,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibari ile davacının ödenmeyen tazminatının %10'dan fazla olduğu, davacının tazminatının tam olarak karşılanmadığı, bu nedenle davalının bakiye tazminat sorumluluğunun bulunduğu, karar tarihine en yakın tarih itibari ile davacının güncel gelir durumuna göre Yargıtay kararlarında belirlenen usullerde ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen sürekli maluliyet oranı dikkate alınarak %10 artırım ve %10 iskonto uygulanmak suretiyle TRH-2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davacının yaralanmadan dolayı 2.045.040,06 TL sürekli maluliyet ve 4.059,00 TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 2.049.099,06 TL maddi zararının bulunduğu, bu zarardan %20 oranında hatır taşıması indirildiğinde davacının zararının 1.639.279,24 TL olduğu, davalı Güvence Hesabı'nın kaza tarihindeki poliçe teminat limiti kapsamında bu zarardan sorumlu olduğu, davalı tarafından yapılan ödemenin güncel bedeli olan 223.552,84 TL mahsup edildiğinde davacının maddi zararının 1.415.726,40 TL olduğu, bu zararın poliçe limitinin üzerinde kaldığı, yapılan ödeme sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik olduğundan ve kaza tarihi itibari ile sakatlanma teminatının 360.000,00 TL olduğu dikkate alındığında bu tutardan ödeme mahsup edildiğinde davalının sürekli iş göremezlik tazminatından doğan sorumluluğunun 230,040.00 TL olduğu, davalının ayrıca 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatından tedavi gideri teminatı kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmakla; sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden davanın kabulü ile toplam 234.099,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı kaza tarihinde 17 yaşında olduğundan ve bu tarih itibari ile gelir getirici bir işte çalıştığı ispat edilemediğinden geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan zararın oluşmadığı anlaşılmakla, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 230.040,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (kişi başı sakatlanma teminatı kapsamında) ve 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı (tedavi gideri teminatı kapsamında) olmak üzere toplam 234.099,00 TL maddi tazminatın 13.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken 15.991,30 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL nispi harç ile 766,00 TL tamamlama harcı mahsup edildikten sonra bakiye 15.166,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL nispi harç ve 766,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 884,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 9.845,00 TL ATK Fatura Ücreti, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 605,00 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 17.450,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 17.442,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 470,95 TL tebligat-posta giderinden ibaret yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 0,21 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.319,43 TL'sinin davalıdan, kalan 0,57 TL'sinin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir edilen 37.455,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10/09/2025
Katip 277856
E-imza
Hakim ...
E-imza
İHBAR OLUNAN : Muhammed ATABEY (T.C:15940418754)
Mamık Mezrası Mamık Küme Evleri No:12 Aşağısaklıca AĞRI
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/04/2021
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.2018 tarihinde, davacı müvekkilinin Mert Karaşal’ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü Muhammed Atabey sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile Ankara Caddesi üzerinde Konak istikametine seyir halinde iken Zefer Payzın köprü inişindeki keskin viraja geldiği esnada direksiyon hakimiyetini yitirerek savrulması neticesinde dava konusu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazasında davacı müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin kalça kemiklerinde kırıklar, omurga kemiklerinde kırıklar başta olmak üzere başta olmak üzere vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda kırık, yaralanma, ezilme ve berelenmeler meydana geldiğini, davacı müvekkilinin kazadan sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldığını, burada tedavi gören müvekkilinin daha sonra Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesinde de tedavi gördüğünü, dava konusu kaza neticesinde yaşamış olduğu travma nedeniyle psikolojik olarak da ağır hasar gören müvekkilinin şikayetlerinin halen devam ettiğini, müvekkilinin yaralanmasına, geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğramasına ve bakıcı ihtiyacı doğmasına neden olan tescilsiz motosikletin kaza saati/tarihi itibariyle Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığını, 5964 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b ve Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 9/1-b maddeleri uyarınca Güvence Hesabına başvurulabileceğinin düzenlendiğini, kazaya kusuru ile sebebiyet veren tescilsiz motosikletin sayılı aracın kaza tatihi itibariyle zorunlu sigortaları bulunmadığından Güvence Hesabının, müvekkili Mert Karaşal'ın uğramış olduğu maddi zararların tazmininden varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu geçici, kalıcı iş göremezlik tazminatı ve bakıcı ihtiyacından doğan tazminat için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi nezdinde 151303 nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, işbu hasar dosyası kapsamındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, söz konusu hasar dosyası kapsamında müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, davalı tarafça yapılan ödemenin müvekkilinin uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ve anlaşma sağlanamadığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/499 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yürütüldüğünü belirterek, HMK madde 107/2 uyarınca talep artırım hakkı saklı olmak üzere, HMK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davanın kabulü ile; müvekkilinin dava konusu kazada yaralanarak geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğraması ve bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 9.800,00 TL, Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,00 TL, Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı Sigorta Şirketinden (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkili kuruma davaya konu trafik kazasıyla ilgili tazminat ödemesi yapılması amacıyla 21.11.2018 tarihinde başvuru yapıldığını, açıklanan yasal zorunluluk çerçevesinde, Mert Karaşal'ın %19 maluliyeti üzerinden TRH 2010 Hesap Tablosu ve %1.8 teknik faiz uygulanması suretiyle yapılan hesaplama sonucunda 162.450,00 TL tazminat bulunduğunu, Mert Karaşal'ın ehliyetsiz sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca binmesi sebebiyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak 129.960,00 TL tazminat ödenmesine karar verildiğini, 129.960,00 TL'lik tazminat miktarının davacı vekilinin banka hesabına 13.05.2019 tarihinde ödendiğini, müvekkili tarafından yerleşik Yargıtay kararları ve ZMMS Genel Şartlar'da belirtilen esaslar doğrultusunda hesaplama yapılarak ödeme yapıldığını, yapılan ödeme miktarının davacı tarafın maluliyetini giderecek nitelikte olduğunu, davacı tarafça talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, bakıcı giderleri, tedavi giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, geçici iş göremezlik giderleri, geçici bakıcı giderleri, rapor bedeli, cenaze giderleri, ulaşım, yol ve yemek giderleri gibi her ne ad altında olursa olsun anılan bu giderlerden sorumluluğu bulunmadığını, plakası belirlenemeyen motorsikletin malikinin ve sürücüsünün kanuna uygun bir şekilde tahkikatı mahkemece yapıldıktan sonra, bu şahıslara davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, araç maliki yahut sürücüsü tarafından davacı yana herhangi bir ödeme yapılmış ise bu durumun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödeme doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi, mahkeme aksi kanaatteyse hükmedilmesi ihtimal dahilinde olan tazminat miktarından, müvekkili tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş halinin mahsubunu talep etiklerini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı yana yapılan herhangi bir ödemenin var olup olmadığının tespiti için Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılmasını, alınacak olan aktüerya raporunda 01.06.2015 tarihinde Trafik Sigortası Genel Şartlarında yapılan değişiklikler dikkate alınarak ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz) %1,8 dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davacının taraf söz konusu trafik kazasına sebebiyet veren motosiklette yolcu konumunda bulunduğunu, motosikletin sevk ve idaresine sahip kişinin ise motosikleti sürmeye uygun ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafın ehliyetsiz sürücü tarafından sevk ve idare edilen araca bilerek bindiğini, motosikletle seyir esnasında davacının kask takıp takmadığı hususunun belirli olmadığını, dolayısıyla davacının dikkatsiz davrandığını, kendisinin sağlığını ve can güvenliğini düşünmeyerek gerekli güvenlik önlemlerini almaması ile zararın meydana gelmesi ve artması arasında illiyet bağının bulunduğunun açıkça tespit edildiğini, kazada müterafik kusurun varlığının sabit olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca en az %20 oranında müterafik kusur indirimine gidilmesi gerektiğini, hesaplanan tazminat miktarı üzerinden hatır taşıması indirimine gidilmesi gerektiğini, iş bu dava sonucunda hükmedilmesi ihtimal dahilinde olan tazminat miktarından, öncelikle müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, ardından müvekkilinin davacılara yapılan ödeme tutarının güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine yönelik talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aktüerya bilirkişileri tarafından hesaplanacak tazminat miktarının, davacının ispatlanmış aylık geliri üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu hususta davacıların gerçek gelir bilgisinin kolluk marifetiyle araştırılması gerektiğini belirterek, usul yönünden yapılan itirazın dikkate alınarak davanın usulden reddine, usul yönünden yapılan itirazların kabul görmemesi durumunda haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı,
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait 2019/499 Soruşturma sayılı dosyası,
İzmir Ege Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği ve Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi tarafından gönderilen davacıya ait tedavi evrakları,
İzmir Emniyet Müdürlüğü ve Bornova İlçe Emniyet Müdürlüğü yazı cevapları,
Otomotiv bilirkişisi tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli rapor,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 10.11.2021 tarihli Sağlık Kurulu raporu,
Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 23.08.2022 tarihli Sağlık Kurulu raporu,
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Radyoloji Anabilim dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 26.09.2023 tarihli Radyoloji Sonuç Raporu,
İstanbul Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04.01.2024 tarihli Maluliyet raporu,
İstanbul ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen 05.06.2024 tarihli rapor,
Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 01.10.2024 tarihli rapor ve 25.06.2025 tarihli ek rapor,
Davacı vekili tarafından sunulan değer artırım dilekçesi ile özetle; fazlaya ilişkin ve teminat limitini aşan zararları ile başkaca sorumlulara karşı tahsilde tekerrür olmamak üzere her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK madde 107/2 uyarınca; 9.800,00 TL olarak belirttilen sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini ZMSS Kişi Başına Sakatlanma Teminatı kapsamında, limiti aşan dahil olmak üzere fazlaya ilişkin başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava haklarımız saklı kaydıyla, 230.040,00 TL olmak üzere artırılmasına, 100,00 TL olarak belirtilen geçici bakıcı gideri tazminatı talebini ZMSS Kişi Başına Sağlık Giderleri Teminatı kapsamından 4.059,00 TL olmak üzere artırılmasına, fazlaya ilişkin ve başkaca sorumlulara karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 230.040,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 234.199,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı yandan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve tamamlama harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Davacı tarafından 01.07.2018 tarihinde tescilsiz motosiklette yolcu olarak seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralanması sonucu oluşan maddi zararların tazmini talebi ile kaza tarihinde tescilsiz motosikletin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmadığından Güvence Hesabı'na başvuruda bulunmuş ve Güvence Hesabı tarafından 13.05.2019 tarihinde davacıya 129.960,00 TL ödeme yapılmış, davacı taraf yapılan ödemenin eksik olduğu iddiası ile Güvence Hesabı'na maddi tazminat davası açılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1. maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85. maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
2918 Sayılı yasanın 91/1. maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85. maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99. maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
TBK'nun 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50. maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A-1. maddesi uyarınca, sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. Maddesi uyarınca, bu kanunla ön görülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmada veya uyuşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içerisinde iptal edilebilir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi uyarınca 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu kanunla mülga Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak yasada belirtilmiş olan koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı'nın oluşturulacağı belirlenmiştir. İlgili hükmün 2. fıkrasında Güvence Hesabının sorumlu olduğu koşullar tek tek sayılmıştır. Buna göre sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar da Güvence Hesabı'nın sorumluluk kapsamında sayılmıştır.
Bu kapsamda davalı Güvence Hesabı'nın sorumluluk durumu değerlendirildiğinde dava konusu kazaya karışan araç tescilli olmadığından sigortalısı tespit edilemediğinden davacının bedensel zararlarından davalının kaza tarihindeki poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde, dava konusu trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle müterafik kusur indirimi de yapılarak davacıya 129.960,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek davanın reddi savunulmuştur. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede yapılan ödemenin davacının bedensel zararından kaynaklı tazminatları karşılayıp karşılayamayacağı bakımından delillerin toplanması gerektiği anlaşılmış ve davalının sorumluluk durumunun ve sorumlu olduğu tutarın belirlenmesi için dava konusu kaza nedeniyle kusur durumunun tespiti yönünden Otomotiv bilirkişisi tarafından düzenlenen 22.09.2021 tarihli bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağının değerlendirilmesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu tescilsiz motosiklet sürücünün Ankara Caddesinden, Konak istikametine doğru seyri esnasında gündüz vakti, meskun mahal, tek yönlü yolda Zafer Payzın Köprü inişindeki keskin viraja geldiğinde dikkatini gereği gibi yola ve seyir yönüne vermediği, trafik düzeni ve güvenliği açısından aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyarlamadığı, görüş alanını yeterince kontrol altında tutmadığı, mevcut seyir hızıyla fren tedbirine başvurmadan direksiyon hakimiyetini kaybederek, sevk ve idaresindeki motosikleti kaydırıp savrulması neticesinde motosikletin arkasında yolcu olarak bulunan davacının düşerek yaralanması şeklinde gerçekleşen kazada dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hatalı tutum ve davranışıyla sebebiyet verdiği kazanın oluşumunda dava dışı motosiklet sürücüsünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b maddesinde yer alan hükmü ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının trafik kazası nedeniyle maluliyeti yönünden kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli raporda, davacının dava konusu trafik kazasında meydana gelen göğüs ve bel omuru çökme kırığına bağlı gelişen omur yükseklik kayıpları nedeniyle %28,7 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 9 ay süre ile geçici maluliyetinin bulunduğu ve yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 ay olduğu tespit edilmiştir. Raporda ayrıca ruh sağlığı yönünden de davacının şikayetleri dikkate alınarak davacının 6 ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 psikiyatri uzmanından oluşan heyet tarafından rapor düzenlenmesi durumunda maluliyet durumunun yeniden değerlendirileceği belirtilmekle ve davacının bu yöndeki beyanı da dikkate alınarak davacının Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevki sağlanarak, 6 aylık takibi sonucunda düzenlenen sağlık kurulu raporunda şu anki haliyle aktif tedavi gerektiren bir psikolojik rahatsızlığının olmadığı kanaatine varılmıştır.
Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu'nun 10.11.2021 tarihli maluliyet raporunda Engellilik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre davacının maluliyetinin %28,7 olarak belirlendiği, Dokuz Eylül Üniversite Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 18.03.2019 tarihli raporda aynı yönetmeliklere göre yapılan değerlendirmede davacının maluliyetinin %19 olarak belirlendiği, raporlar arasında çelişki bulunduğu dikkate alınarak dosyanın ATK İkinci İhtisas Dairesi Kurulu'na gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek gerekirse davacının fiziki muayenesi de yapılarak davacının 01.07.2018 tarihli trafik kazası nedeniyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Verilecek Yönetmelik Hükümlerine göre sürekli maluliyet oranının tespitine yönelik rapor düzenlenmesi istenilmiş, ATK İkinci İhtisas Dairesi tarafından davacının muayenesi de yapılarak düzenlenen raporda; Tüm Vücut Engellilik Oranının %8 (yüzdesekiz) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (altı) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan tüm maluliyet raporları arasında sürekli maluliyet oranları yönünden çelişki bulunduğundan ve çelişkinin giderilmesi gerektiğinden dosyanın ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu'na gönderilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ile ilgili yönetmelik hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranının belirlenmesi ile bakıcı ihtiyacı olup olmadığı ve varsa bakıcı ihtiyacı süresinin tespitine yönelik rapor düzenlenmesi istenilmiş, ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen 05.06.2024 tarihli raporda; Tüm Vücut Engellilik Oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından raporlar arasındaki çelişki giderilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Verilecek Yönetmelik Hükümlerine göre davacının sürekli maluliyet oranının %15 olarak belirlenmiş olduğu ve kusur yönünden alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacının sürekli maluliyet ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat tutarı ile Ege Üniversite Hastanesi ve Dokuz Eylül Üniversite Hastanesinden alınan raporlardaki 2 aylık bakıcı ihtiyacı süresi de dikkate alınarak hesaplama yapılması için dosya Aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; "davalı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılan 13.05.2019 tarihindeki veriler ile 194.639,85 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı hesaplandığı; Güvence Hesabı'nın ise %20 müterafik kusur indirimi yaparak 129,960,00 TL ödediğini beyan ettiği; 2024 yılı verileri ile davacının sürekli iş göremezlik zararının, Güvece Hesabı tarafından yapılan ödeme güncellenerek mahsup edildikten sonra 1.369.535,31 TL bakiye olduğu; Güvence Hesabının ölüm/sakatlık teminatı bakiyesi olan 230.040,00 TL ile sınırlı olarak sürekli iş göremezlik tazminatı alacaklarından sorumlu olabileceği; 15.680,49 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 4.059,00 TL. geçici bakıcı gideri hesaplandığı bu alacak kalemlerinin sağlık giderleri teminatı olan 360.000,00 TL içerisinde kaldığı" görüş ve kanaati ifade edilmiştir.
Davacı vekilince alınan bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmiş, davacı vekilinin itirazları da dikkate alınarak dosya Dr. Aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek, seçenekli olarak ayrı ayrı %20 oranında hatır taşıması ve %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanma ihtimali de göz önünde bulundurularak, davalının yapmış olduğu ödeme tarihinde seçenekli olarak ayrı ayrı bu indirimlerin de uygulanması veya uygulamaması durumuna göre ayrı ayrı hesaplama yapılarak, davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödemenin zararı sona erdirip erdirmediği, varsa davacının bakiye alacağının güncel verilere göre belirlenmesine yönelik ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 25.06.2025 tarihli raporda; "01.07.2018 tarihinde yaralanan MERT KARAŞAL'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı zararının bulunmadığı,
Davacının ödeme tarihi olan 13.05.2019 tarihi itibari ile sürekli maluliyetten kaynaklı zararı 195.388,57 TL olup, davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi halinde bakiye zararının 156.310,85 TL, % 20 oranında hatır taşıması indirimi de yapılması halinde ise 125.048,68 TL olduğu,
Güncel hesaplama yapıldığında ise sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.045.040,06 TL olup,
Davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi halinde bakiye zararın 1.636.032,04 TL olup, önceden yapılan ve güncelleştirilen bedelin (223.552,84 TL) mahsubu sonrası zararının 1.412.479,20 TL olacağı,
Davacının % 20 oranında müterafik kusurunun indirilmesi ve % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması halinde ise bakiye zararın 1.129.983,36 TL olup, önceden yapılan güncelleştirilen bedelin (223.552,84 TL) mahsubu sonrası zararının 906.430,52 TL olacağı,
Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 4.058,00 TL olduğu,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 360.000,00 TL (bakiye teminat limiti 230.040,00 TL) olduğu" tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacının plakasız (tescilsiz) araçta yolcu olduğu sırada meydana gelen 01.07.2018 tarihli trafik kazasındaki yaralanmasına ilişkin olayda motosiklet sürücüsünün kazanın oluşumunda keskin viraja geldiğinde hızını buna göre ayarlamadan seyri sırasında direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında asli ve tam kusurlu olduğu, davacının kazanın oluşumunda bir kural ihlalinin bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğu, davacının kazada yaralandığı, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri'ne göre alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek nihai olarak ATK İkinci İhtisas Üst Kurulu tarafından 30.05.2024 tarihli raporda davacının % 15 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve yine çelişki bulunmayan Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu ve ATK İkinci İhtisas Dairesi raporlarına göre 9 ay süreli geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu ve Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu raporuna göre davacının yaralanma nedeniyle 2 ay bakıcı ihtiyacının bulunduğu, maluliyet raporlarının incelenmesinde, davacının kaza nedeniyle göğüs ve bel omuru çökme kırığına bağlı gelişen kas-iskelet sisteminde oluşan rahatsızlıklar nedeniyle maluliyetinin oluştuğu dikkate alındığında davacının yaralanmasında kask takıp takmama durumu etkili olmadığından olaydan dolayı müterafik kusur indirimi yapılamayacağı, davacının motosiklette yolcu olduğu ve herhangi bir taşıma ilişkisi bulunmadığı gibi akrabalık düzeyi de dikkate alındığında davacının sürücünün arkadaşı olduğuna yönelik beyanı ve davalının cevap dilekçesindeki hatır taşıması savunması karşısında %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, davalı tarafça ödeme yapılması nedeniyle öncelikle ödeme tarihi itibari ile davacının zararı hesaplanarak yapılan ödeme ile zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesi gerektiğinden ödeme tarihindeki veriler dikkate alınarak bu konuda yapılan hesaplamada ödeme tarihi olan 13.05.2019 tarihi itibari ile davacının sürekli maluliyetten kaynaklı 195.388,57 TL zararının bulunduğu, %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında bakiye zararın 156.310,85 TL olduğu, davalı Güvence Hesabı tarafından 13.05.2019 tarihinde 129.960,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibari ile davacının ödenmeyen tazminatının %10'dan fazla olduğu, davacının tazminatının tam olarak karşılanmadığı, bu nedenle davalının bakiye tazminat sorumluluğunun bulunduğu, karar tarihine en yakın tarih itibari ile davacının güncel gelir durumuna göre Yargıtay kararlarında belirlenen usullerde ATK İkinci İhtisas Dairesi Üst Kurulu tarafından düzenlenen sürekli maluliyet oranı dikkate alınarak %10 artırım ve %10 iskonto uygulanmak suretiyle TRH-2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davacının yaralanmadan dolayı 2.045.040,06 TL sürekli maluliyet ve 4.059,00 TL bakıcı gideri zararı olmak üzere toplam 2.049.099,06 TL maddi zararının bulunduğu, bu zarardan %20 oranında hatır taşıması indirildiğinde davacının zararının 1.639.279,24 TL olduğu, davalı Güvence Hesabı'nın kaza tarihindeki poliçe teminat limiti kapsamında bu zarardan sorumlu olduğu, davalı tarafından yapılan ödemenin güncel bedeli olan 223.552,84 TL mahsup edildiğinde davacının maddi zararının 1.415.726,40 TL olduğu, bu zararın poliçe limitinin üzerinde kaldığı, yapılan ödeme sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik olduğundan ve kaza tarihi itibari ile sakatlanma teminatının 360.000,00 TL olduğu dikkate alındığında bu tutardan ödeme mahsup edildiğinde davalının sürekli iş göremezlik tazminatından doğan sorumluluğunun 230,040.00 TL olduğu, davalının ayrıca 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatından tedavi gideri teminatı kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmakla; sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden davanın kabulü ile toplam 234.099,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Davacı kaza tarihinde 17 yaşında olduğundan ve bu tarih itibari ile gelir getirici bir işte çalıştığı ispat edilemediğinden geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan zararın oluşmadığı anlaşılmakla, davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 230.040,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı (kişi başı sakatlanma teminatı kapsamında) ve 4.059,00 TL bakıcı gideri tazminatı (tedavi gideri teminatı kapsamında) olmak üzere toplam 234.099,00 TL maddi tazminatın 13.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gereken 15.991,30 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL nispi harç ile 766,00 TL tamamlama harcı mahsup edildikten sonra bakiye 15.166,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL nispi harç ve 766,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 884,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 9.845,00 TL ATK Fatura Ücreti, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 605,00 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 17.450,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 17.442,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 470,95 TL tebligat-posta giderinden ibaret yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 0,21 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan miktarın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23. maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 1.319,43 TL'sinin davalıdan, kalan 0,57 TL'sinin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir edilen 37.455,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3. maddesi uyarınca takdir edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
10/09/2025
Katip 277856
E-imza
Hakim 165564
E-imza