T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1005
KARAR NO : 2025/519
DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
DAVA TARİHİ : 07/12/2022
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Manisa Kula ilçesinde 15 seneyi aşkın süredir farklı köylerde yirmiden fazla bahçe toplamında yaklaşık 3.800 dönüm arazide badem üreticiliği yaptığı, sözleşme hesap numarası...olan sözleşme üzerinden müvekkili şirkete...fatura numarası ile 443.693,19 TL kaçak elektrik bedeli fatura edildiği, söz konusu fatura bedelinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, müvekkili şirketin trafonun bulunduğu arazide badem fidan üreticiliğinin olumsuz gitmesi nedeniyle sulu tarım faaliyetlerine 2011 tarihinde son verdiği ve kuru tarım faaliyetleri yapmak suretiyle tarım faaliyetlerine devam ettiği, 08.08.2011 tarihinde de elektrik aboneliğini iptal ettirmiş olup, o tarihten bu yana alanda sulama olmadığı ve kuru tarım faaliyeti yapıldığından elektrik kullanımının da olmadığı, kaçak kullanım yapıldığı iddia edilen alanın merkez araziye çok uzak olduğu için çalışanlarının da pek sık uğramamakta ve alanı sürekli kontrol altında tutamadıkları, dolayısıyla bu denli yüksek bir fatura düzenlenirken neye göre kullanım tespit edildiği ve ne şekilde hesaplama yapıldığının taraflarınca anlaşılamadığı, zira sulu tarım yapılmayan bir yerde sulama ve dolayısıyla elektriğin kullanılmış olmasının imkansız olduğu, Mahkeme tarafından karar verilmesi halinde araziye yapılacak keşifte bölgede hiçbir tarım faaliyetinin yapılmadığının ve elektrik kullanımına gereksinim olabilecek bir yer olmadığının açıkça görüleceği, kabul anlamına gelmemekle ve söz konusu hesaplamanın neye göre yapıldığı anlaşılamamakla birlikte, söz konusu yerde daha önceki abonelikten kalan bir elektrik sayacı bulunmakta olup, yönetmelik gereğince kaçak tespiti süresinin 90 günü geçmemesi gerekmekte iken 6 ayı geçkin bir sürenin hesaba esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, davalı ile kaçak elektriğin neye göre tespit edildiği ve nasıl hesaplandığı hakkında bilgi almak için yapmış oldukları görüşmelerde taraflarına tam bir cevap verilemediği, davalının önceki abonelikten kalan sayacın sözde kaçak elektrik tespiti sırasında kendileri tarafından sökülerek götürülmüş olması nedeniyle, sayacın akıbeti hakkında bilgi istemelerine rağmen, sayaç ile ilgili de taraflarına bir bilgi verilmediği, zira iddia ettikleri gibi kaçak kullanım olsa idi, mevcut sayaçtan rahatlıkla tespit edilebilecek olduğu, müvekkili şirketin, elektrik aboneliğinin iptalinden önce söz konusu yerdeki aboneliğini tarımsal sulama amacı ile kullandığı, müvekkili şirketin sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat üzerinden kaçak olarak birtakım cihazlar beslediğini kabul anlamına gelmemekle birlikte, böyle bir durumda dahi yalnızca bu hat üzerindeki kurulu güç dikkate alınarak tüketim hesabı yapılması gerektiği, buna rağmen, sözde kaçak elektrik kullanım miktarının neye dayalı olarak hesaplandığı belirsiz olup, söz konusu hesaplamanın dayanağını öğrendiklerinde ek beyanlarını sunma hakları saklı kalmak kaydı ile hesaplamanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, müvekkili şirketin Manisa’nın Kula ilçesinde dönümlerce arazisi bulunmakta olup, burada tarımsal faaliyetlerini sürdürdüğü ancak tarımın, müvekkili şirketin ana faaliyeti olmadığı, müvekkili şirketin araç kiralama işi ile iştigal ettiği, 2011 yılında da orada sulu tarım faaliyeti yapılmadığı için elektrik aboneliğinin iptal edildiği, dolayısı ile söz konusu arazide haberleri olmadan çevredeki üçüncü şahıslar tarafından bir kaçak elektrik kullanımı oldu ise dahi müvekkili şirketin bu kullanımdan haberdar olmasının mümkün olmadığı, kaçak elektrik kullanma haksız fiil olup, sonuçlarından haksız fiili işleyen kişinin sorumlu olduğu, sorumluluğun kendisine yüklenmesinin de mümkün olmadığı, zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış ise de bu aşamada da taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı belirtilerek açıklanan nedenlerle müvekkili açısından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığından haklı davanın kabulüne, müvekkiline yüklenilen para cezasının iptaline, mahkeme harç ve masraflarıyla ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle; dava konusu fatura hakkında müvekkil şirketçe yapılan incelemede;... Mevkii ... Mahallesi KULA/MANİSA adresinde yapılan incelemede "sözleşmesi iptal edilen tarımsal sulama trafosundan abonesiz olarak ayırıcı kapatılarak trafoyu enerjilendirmek'' suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edildiği, tespite istinaden müvekkili şirketçe ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenmiş, tutanağa istinaden... Turizm Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi adına ... faturalama belge numaralı 443.693,19 TL kaçak kullanım faturasının oluşturulduğu, yapılan iş ve işlemler usul ve yasaya uygun yapıldığı, dilekçede belirtilen hükümler gereği; Kaçak kullanım faturasının; 27.07.2022 ile 29.01.2022 tarihleri arası 180 günlük döneme, 50 kW trafo gücünün %60'ı alınarak 30 kW güç üzerinden, ‘'13,33'' çalışma saati abonesiz kaçak olduğu için %20 arttırılarak ‘'15,99'' çalışma saati üzerinden 30 x 15,99 x 180 = 86.378 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla, 443.693,19 TL fatura oluşturulduğu, yukarıda verilen açıklamalar doğrultusunda yapılan kaçak tahakkukunun ilgili mevzuat hükümlerine göre doğru hesaplandığının görüldüğü belirtilerek açıklanan nedenlerle haksız açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine
karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
...Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye , dava dışı... Elektrik perakende Satış A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği, Mahkememizce alınan davacı tanık beyanı ile İstanbul... ATM'nin ... talimat sayılı dosyasından alınan tanık beyanı, Kula İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne, Manisa İl Tarım ver Orman Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, tevdi üzerine elektrik mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 05/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı tanığı... “Yaklaşık 10 senedir davacı şirketin operasyon müdürü olarak görev yaptığını, taraflar arasındaki ihtilafı bildiğini, taraflar arası ihtilafa konu kaçak tutanağının düzenlendiği arazinin bulunduğu mahalde en büyük badem üreticisi olduklarını, kendisinin şirkette çalışmaya başladığı dönemden önce söz konusu arazide sulu tarım yapmak amacıyla sondaj yapıldığını, ancak su çıkmadığı için herhangi bir işlem yapılmadığını, ayrıca trafodan elektrik alınması amacı ile davalı ile resmi abonelik ilişkisi olduğunu bildiğini, ancak buradan su çıkmayınca şirketin vekaleti olduğunu bildiğim çalışan ...arafından bu aboneliğin kullanılmaması sebebiyle sona erdirilmesine yönelik davalıya başvuru yapıldığını, çünkü bu başvurunun kendisinin zamanında yapılan bir başvuru olduğunu, dolayısıyla aboneliğin iptal olduğunu bildiğini, trafonun... Turizm. A.Ş. tarafından yaptırılan bir trafo olduğunu, davalı şirketin, trafoya gelen elektriği kestikten sonra trafoyu sökeceklerini, ancak davalı şirketin elektriği kesmediğini, elektriğin kesilmesine yönelik bir başvuru yapılmadığını, ancak şirketin bu araziyi ara sıra kuru tarım yapmak üzere halen kullandığını, elektriğin trafoya kadar olan kısmının halen aktif olduğunu, çünkü trafodan önceki aşamadaki davalı yanın tellerinin halen durmakta olduğunu, trafodan sonraki aşamada kullanılabilecek nitelikte bir elektrik enerjisi olmadığını, çünkü trafodan sonra bağlantı olmadığını, ayrıca bundan yaklaşık 5 sene evvel arazinin bulunduğu yerin sorumlusu olan davacı şirket çalışanı ... tarafından bizim bu arazi ile birlikte yaklaşık 2500 dönümlük arazinin tamamındaki panoların yenilendiğini, davaya konu edilen panonun da yenilendiğini, dolayısıyla panonun yeni olmasının sebebinin bu olduğunu, yoksa kullanılmaktan kaynaklı olmadığını” şeklinde, tanığı... ise “Davacı şirkette o tarihlerde bölge yöneticisi olduğunu, bu arazide kısa bir süre kuru tarım yapıldığını, taşınmazda davacı şirkete ait özel trafo bulunduğunu, hatırladığı kadarıyla 2011 yılında elektrik aboneliğinin iptal ettirildiğini, ancak davalı şirketin elektriği havadan kesmesi gerekmesine rağmen kesmediğini, kendisinin birkaç kez İzmir'deki Bölge Müdürlüğüne gittiğini, kendisine trafoda çok yüklü bir elektrik enerjisi olduğunu, kesinlikle müdahale edilmemesi gerektiğini, elektrik enerjisini ancak ... Elektrik Dağıtım A. kesebileceğini söylediklerini, davalı şirketin sayacı okumadan orada elektrik kullanıldığını, sayacın okunmasını istediklerinde sayacın olmadığının beyan edildiğini, kendisinin bizzat sayacın fotoğrafını çekerek davalı şirkete gönderdiğini, davalı şirketin elektriği kesmemesi sebebiyle ihmalinin bulunduğunu, davalının yenilendiğini beyan ettiği panonun trafo panosu olmadığını, sulama motorlarına ait panonun yenilendiğini, ileride tarım yapılabileceği düşüncesiyle sulama motorlarının panolarını yenilediklerini, 2011 yılında abonelik iptal edildikten sonra hiçbir şekilde elektrik kullanmadıklarını' beyan etmişlerdir.
Mahkememizce tevdi üzerine elektrik bilirkişisi tarafından hazırlanan ve taraflara tebliğ edilmekle davacı vekili tarafından itiraza uğradığı anlaşılan 08/10/2024 tarihli raporda özetle " Dosya içerisindeki ... Elektrik Dağıtım A.Ş. yazısında davacı şirketin 443.693,19 TL tutarlı kaçak elektrik faturasını 08.08.2022 tarihinde ödediği belirtilmektedir. Bu durumda davacının.... tarafından düzenlenen 08.08.2022 son ödeme tarihli ve 443.693,19 TL tutarlı kaçak elektrik faturasının 133.137,64 TL'lık bölümünden sorumlu ve borçlu olduğu, 443.693,19 — 133.137,64 - 310.555,55 TL'lık bölümü nedeniyle borçlu olmadığı " şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından sunulan 05/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00.-TL harca esas değer üzerinden açılan davanın ıslahı neticesinde; 433.693,19.-TL arttırılarak 443.693,19.-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde davacı ve davalı taraf arasında... tesisat nolu tarımsal sulama aboneliğinden kaynaklı ticari bir ilişkinin kurulduğu, bu kapsamda davalının, davacının adresi olan... Mah....Mevki Kula Manisa adresine elektrik hizmetinin sağlanmasına dair yükümlülük üstlendiği, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin 08/08/2011 tarihinde sona erdiği, davalı yetkililerince bahse konu adreste yapılan inceleme ile düzenlenen 27/07/2022 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı üzerine davacı aleyhine...nolu belge no ile 29/01/2022 - 27/07/2022 arası 180 gün kaçak tüketim üzerinden yapılan değerlendirme sonucu 443.693,19 TL tutarında kaçak elektrik kullanımından kaynaklı fatura düzenlendiği, söz konusu faturaya davacı tarafça 24/08/2022 tarihli yazı ile itiraz edildiği, yapılan inceleme neticesinde 30/09/2022 tarihli cevabi yazı ile düzenlenen faturanın yerinde olması sebebiyle başvurunun reddine karar verildiği, söz konusu fatura bedelinin cevabi yazı ile halen ödenmediğinin anlaşıldığı, kaçak tutanağına istinaden çeşitli fotoğraflama işlemlerinin yapıldığı konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davalı tarafından davacı aleyhine düzenlenen kaçak elektrik tutanağının yerin de olup olmadığı, bu kapsamda davaya konu faturadan davacının sorumlu ya da muhatap olup olmadığı hususlarının tespit ve değerlendirilmesine yönelik açılan menfi tespit istemi ile cezanın iptaline yönelik dava olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar kazandırılan rapora taraflarca beyan ve itirazlarda bulunularak davacı yanca yeni bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı şirketin görevlileri tarafından 27/07/2022 tarihinde...Mah....Mevkii, Kula/ MANİSA adresinde davacı şirkete ait taşınmazda kurulu... tesisat no.lu müstakil trafodan alınan aboneliğe dair kurulan ticari münasebette belirtilen tarihteki yapılan denetleme sırasında 08/08/2011 tarihinde dosya tarafları arasındaki sözleşmesel ilişki iptal ile sona ermesine rağmen abonesiz olarak kaçak kullanım yapıldığı yönünde tutulan tutanak kapsamında taraflar arasında oluşan uyuşmazlığa yönelik yapılan inceleme sonucunda hükme esas alınan rapordan da anlaşılacağı üzere abonelikten kaçak elektrik enerjisi temin edilmek sureti ile yararlanıldığı yönündeki görüşe iştirak edilmekle birlikte davalı kurum tarafından 30 kw üzerinden tüketim miktarının hesaplanmasına dair yöntemin yerinde olduğu ancak kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45. maddesi kapsamında tüketim miktar hesabı eski yönetmelik hükümlerine göre yapıldığından bu anlamda yürürlükteki yönetmeliğe göre il ve ilçe tarım müdürlüğü tarafından yazılan müzekkerelere verilen cevabı yazılar kapsamında aboneliğin diğer tüketicilerdeki günlük çalışma süresinin 8 saat olarak baz alınması yönündeki mevzuat kapsamında ve abonelik olmadığından bu sürenin % 20 oranında artırılması ile yapılan hesaplaması sonunda 90 günlük süre yönünden kaçak elektrik tüketim faturası değerinin 133.137,64 TL olması gerekirken davalı yanca daha fazla bir tutarda fatura düzenlendiğinden bu anlamda bu anlamda davacının fatura hesaplamasına dair talebinde kısmen haklı olduğu bunun yanında davacı tarafça aynı zamanda bahse konu kaçak kullanıma dair işlemin esasına yani yararlanmanın kendisi tarafından yapılmadığına yönelik içeriğe de itiraz etmekte ise de dosya kapsamına kazandırılan delillere göre bahse konu abonelik iptal edilmiş ise de davacının iptalden önceki dönemde yararlandığı elektrik aboneliğinin trafosunun davacı arazisinin içerisinde bulunduğu ve kaçak kullanımın da bu trafo kullanılarak yapıldığı göz önüne alındığında oluşan kaçak elektrik eylemi yönünden davacı aleyhine karine oluştuğu, bu karinenin aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği her ne kadar bu anlamda davacı tanıkları dinlenilmiş ise de elektriğin trafoya gelme aşamasındaki bölümüne yönelik kesme işleminin davalı yanca yapılmadığı gibi davacının da bu yönden bir başvurusunun olmadığı, bunun yanında bu şekilde trafonun kaldırılmamasına dair işlem de davacı yanın ihmalinin olduğu kabul edilerek karinenin aksinin tanık beyanı ile de ispatlanamadığı kabul edilerek davacı yanın aleyhine düzenlenen faturanın 310.555,55 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığına dair açılı davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı yanca davacı aleyhine düzenlenen 29/07/2022 tarihli, 08/08/2022 son ödeme tarihli, ... nolu 443.693,19 TL bedelli faturadan kaynaklı davacının davalıya 310.555,55 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının TESPİTİNE, fazlaya dair isteminin REDDİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 21.214,04 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.577,18 TL (170,78 TL peşin harç ile 7.406,40 TL ıslah harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 13.636,86 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 7.657,88 TL (170,78 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru ve 7.406,40 TL ıslah harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan kısmın ret kabul oranına göre hesaplanan 2.185,54 TL'sinden oluşan toplam 9.843,42 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmı davacı üzerinde bırakılmasına
- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 49.688,88 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...a ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında tarafların haklılık durumuna göre;
- 2.183,79 TL'sinin DAVALIDAN,
- 936,21 TL'sinin ise DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususlarda Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
E imza ¸
Hakim ...
E imza ¸