T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1024
KARAR NO : 2025/261
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 13/12/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, davalı tarafından davacı aleyhine girişilen İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı takibinin konusu bononun taraflar arasındaki hisse devri nedeni ile düzenlendiğini, ancak hisse bedeli karşılığında verilen takibe konu senedin ödendiğini, davacı müvekkili ile davalı ... arasında 30.06.2020 tarihinde şirket devri temlik sözleşmesi yapılmış olup iş bu sözleşmeye göre davalı ...'ın... Kalıp Makine Hidrolik Pnömatik Yedek Parça İthalat İhracat Sanayi Ticaret ve Limited şirketinde bulunan payını davacı müvekkiline devretmeyi taahhüt ettiği, İzmir... Noterliği'nin 30.06.2020 tarihli... yevmiye numaralı şirket pay devir sözleşmesi ile pay devrinin gerçekleştiğini, müvekkilinin ise pay devrinden kaynaklı edim yükümünü yerine getirebilmek adına davalı lehine düzenlenmiş 2.000.000,00 TL bedelli 30.06.2020 düzenleme tarihli ve 2 yıl vadeli senet düzenleyip verdiğini, iş bu senet bedelini ise 30.06.2020 tarihli hisse devrine istinaden verilen senet bedeli açıklamalı makbuz karşılığında 22.11.2021 tarihinde ödemiş ve senedin imza yeri taraflarca tam bir mutabakat içinde yırtılmış olduğunu, davacı müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyle dava konusu senedin bedelsiz kaldığını ancak davalı tarafın söz konusu senet bedelini tahsil etmiş olmasına rağmen 27.10.2022 tarihinde kötü niyetli ve tahsil etmiş olduğu senet bedelini yeniden tahsil etmek maksadıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını dolayısı ile söz konusu senet nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığını ileri sürerek, davacının davalıya söz konusu icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ve % 20 dan az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, müvekkilinin davacı oğluna şirketteki hisselerini devrettiğini, bu konuda ekteki sözleşmenin düzenlendiğini, iş bu sözleşmeye karşılık davacının davalı annesine icra takibine konu edilen senedi verdiği, senedin 22.11.2021 tarihinde ödendiğine dair iddianın ve makbuzun hakikate aykırı olduğunu, senedin mutabakatla yırtıldığına ilişkin iddianın da yerinde olmadığını, davacının sunduğu makbuzun sahte olduğunu, makbuzdaki imzanın davalıya ait olmadığını, makbuzdaki 35.000,00-TL için çek verildiğinin ve 2.000.000,00-TL için nakit verildiğinin belirtildiğini, 35.000,00-TL çek veren bir kimsenin 2.000.000,00-TL yi nakit ödemesinin mantığa aykırı olduğunu, kaldı ki 35.000,00-TL bedelli çekin davacı tarafça kendilerine verildiğini, ancak makbuzdaki imzanın kendilerine ait olmadığını fakat, 2.000.000,00-TL nakit ödendiğine ilişkin ibarelerin sonradan makbuza eklendiğini, dolayısı ile makbuzun sahte olduğunu, bunun yanı sıra davacının 2.000.000,00-TL borcu için parça parça ve küçük küçük bir kısım ödemeler yaptığını, bu ödemelerin makbuz tarihinden sonra da sürdüğünü, borcu ödemiş bir kimsenin bu ödemeleri yapmayacağını, buradan da makbuzun sahte olduğunun anlaşılacağını, davacının yaptığı kısmi ödemelerin de icra takibinde mahsup edilerek kalan tutar için takibe girişildiğini ileri sürerek, % 20 den az olmamak üzere tazminata karar verilmesi ve davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, icra dosyası incelenmiş, davalının imza örnekleri alınmış, tatbike medar imza örnekleri getirtilmiş, Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, bilirkişi görüşüne başvurulmuştur.
Dava açılırken 1.486.543,00-TL takipteki asıl alacak üzerinden harç yatırıldığı ancak dava ile icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmakla; icra takip talebinde yazılı miktar olan 1.637.376,00-TL üzerinden hesaplanan 27.962,28-TL peşin karar ve ilam harcından (dava açılırken yatırılan 25.386,44-TL düşüldükten sonra) bakiye 2.575,84-TL harcı yatırması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekilince süresi içinde bakiye harç yatırılmıştır.
Davalı tarafça ödemeye ilişkin makbuzdaki imzaya itiraz edildiğinden, davalının mahkeme salonunda imza örnekleri alınmış, tatbike medar imza örnekleri toplanmış, davalının inkar ettiği 22.12.2021 tarihli makbuzdaki ismi altındaki imzanın ile söz konusu makbuzdaki T.C. Kimlik numarası ve ... yazılarının davalıya ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 17.01.2024 tarihli raporunda, inceleme konusu belgede tahsil eden bölümündeki "..." (üzerinden gitmeler bulunan yüzbinler basamağındaki "4" okunur rakamı hariç) okunur ibaresi, "..." isim yazısı ve atfen atılı imza ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, söz konusu bölümde üzerinde gitmeler bulunan yüzbinler basamağındaki "4" okunur ibaresinin tanı unsurlarını yitirmiş olması nedeniyle söz konusu ibarenin aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, söz konusu isim yazısı, T.C. Kimlik numarası ve imzanın sorulduğu üzere sair yöntemlerle bulundukları konuma sonradan aktarıldıklarını gösterir herhangi bir bulgu saptanamadığı, inceleme konusu belgede "2.000.000,00" TL ibaresinin bir kalem, tahsil eden bölümündeki ibarelerin ve imzanın farklı fiziki evsafta başka bir kalem ile yazılmış oldukları, inceleme konusu belgede kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu belgede yer alan yazıların hangilerinin daha önce hangilerinin daha sonra yazılmış olduklarına dair yazı yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği, belirtilmiştir.
İzmir... İcra Müdürlüğünün... dosya örneğinin incelenmesinden, ... tarafından ... hakkında 1.486.543,00-TL alacaklı annenin borçlu oğluna devrettiği hisse karşılığı verilen senedin bakiye alacağı ile 150.833,00-TL 30.06.2022 tarihli hisse devir sözleşmesine göre vadeden itibaren işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.637.376,00-TL alacağın tahsili için haciz yolu ile girişilen icra takibi olduğu, takip dayanağının 2.000.000,00-TL bedelli 30.06.2020 tanzim, 30.06.2022 vade tarihli bono olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ olunduğu, borçlunun süresi içinde itiraz etmediği, takibin kesinleştiği, haciz yapıldığı, dava dışı şirketin pay defterine haciz işleminin tesis edildiği, takibe konu bono aslının mahkememizce istendiği ve icra müdürlüğü görevlisi tarafından mahkememize getirildiğinde imza kısmında yırtık (ancak koparılmamış olduğuna) bulunduğundan, mahkememizde tutanak tutulduğu, icra müdürlüğünce de bononun alacaklı vekili tarafından sisteme eklendiğinden ayrıca taranmadığı, ancak takibe dayanak senet aslının alacaklı tarafından yırtılmış (kopartılmamış) olarak müdürlüklerine teslim edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Taraflarca tanık deliline dayanılmış ise de, her iki tarafın karşı tarafın tanık dinletilmesine açıkça muvafakat edilmediği dikkate alınarak, her iki tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiş, daha sonra davalı tarafça yeniden tanık dinletme talebinde bulunduğundan, her ne kadar anne ile evladı arasında bir hukuki ilişki ve buna dayalı menfi tespit davası söz konusu olsa da, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin borcun senede bağlandığı, buna karşı iddiaların yine senet ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafın açıkça muvafakat etmediği dikkate alınarak, davalı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça hisse devri yapıldığı belirtilen şirketin mali kayıtları üzerinde inceleme yapılmasının talep edildiği, her ne kadar şirket doğrudan iş bu uyuşmazlık yönünden taraf değil ise de, Adli Tıp Kurumu incelemesine esas belge ile tahsilat makbuzunun şirkete ait bir makbuz olduğu göz önüne alındığında ödemeye yönelik incelemenin şirket kayıtları üzerinden de değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, makbuzun doğrudan şirketçe verilmesi sebebiyle hisse devrine yönelik ödemenin aynı zamanda şirket kayıtları üzerinden de incelenmesi hususunda dava dışı... Kalıp Makine Hidrolik Pnömatik Yedek Parça İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi SMMM...arafından mahkememize sunulan 03.05.2024 tarihli raporda, dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ibraz edilmediğinden gerekli incelemenin yapılamadığı, dosyadaki belgeler üzerinde inceleme yapılarak raporun sunulduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilince 20.12.2024 tarihli duruşmada, şirket tarafından ödenen bir paranın söz konusu olmadığını, şahıslar arasında hisse devri ile ilgili bir ilişki olduğunu, makbuzun her ne kadar şirket antetli olarak düzenlenmiş ise de şirket ile ilgili bir ticari ilişkinin olmadığını, bu nedenle şirkete ait ticari defterlerin incelenmesinin gerekmediğini düşündüklerini, şirket defterlerinde böyle bir kaydın olmadığını, ancak mahkemece gerek görülür ise şirket defterlerini inceleme için sunacaklarını beyan etmiştir.
Davacı tarafça dava dışı şirkete ait istenilen ticari defter belgeler mahkememize sunulmuş, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi SMMM ... 18.02.2025 tarihli ek raporunda, davacı tarafın ortağı bulunduğu dava dışı ... Kalıp Makine Hidrolik Pnömatik Yedek Parça İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerindeki dava konusuyla ilgili kayıtlara göre; davacı tarafın ortağı bulunduğu dava dışı şirket tarafından davalı tarafın ... Bankası nezdindeki hesabına 2020-2021 ve 2022 yıllarında toplam 324.997,60-TL davacı ... tarafından da 36.600,00-TL tutarında olmak üzere toplam 361.597,60-TL tutarında "Hisse devir sözleşmesine istinaden) ödeme yapılmış olmasına rağmen sadece 2021 yılındaki 122.000,00-TL tutarındaki ödemelerin ticari defter kayıtlarında bulunduğu, davacı tarafından davalı tarafa 31/05/2021 keşide tarihli, 100.000,00-TL, 01/10/2021 keşide tarihli 17.000,00-TL ve 24/12/2021 keşide tarihli 35.000,00-TL bedelli olmak üzere toplam 152.000,00-TL tutarında çek ile olmak üzere toplam (361.597,60+152.000,00)= 513.597,60-TL tutarında ödeme yapılmış olduğu, davacı tarafından davalı tarafa keşide edilmiş olan 2.000.000,00-TL tutarındaki senetten yapılmış bulunan bu ödemeler toplamının düşülmesiyle de; davalı tarafın davacı taraftan (2.000.000,00 - 513.597,60)= 1.486.402,60-TL tutarında alacaklı olduğu, defter kayıtlarına göre davalı ...'ın 01/01/2020 tarih ve 1 nolu yevmiye maddesinde 13.400,00-TL tutarındaki devreden alacağı ve 10/01/2020 tarih ve 7 nlou yevmiye maddesinde kayıtlı 4.100,00-TL tutarındaki ödeme olmak üzere toplam 17.500,00-TL tutarındaki alacak ödemesinin davalı tarafın... Bankası A.Ş. nezdindeki cari hesap özetinde kayıtlı bulunmadığı, ayrıca, 30/06/2020 tanzim tarihli ve 2.000.000,00-TL tutarındaki 30/06/2022 vadeli senedin de davalı adına keşide edilmiş olduğuna ve bu senet bakiyesinin de ödenmiş olduğuna dair ticari defterlerde herhangi bir kayıt bulunmadığı, takdiri mahkemeye ait olmak üzere davalı tarafın davacı taraftan bakiye alacağının (1.486.402,60 - 17.500,00)= 1.468.902,40 TL tutarında olduğu belirtilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı anne tarafından davacı oğul aleyhine girişilen İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı takibine konu bono, taraflar arasındaki hisse devri nedeni ile düzenlenmiştir. Davacı, hisse bedeli karşılığında verilen takibe konu senedin ödendiği, ödemenin makbuz karşılığında yapıldığı ve ödeme nedeni ile de senedin imza kısmının yırtıldığını ileri sürülmüştür. Senedin davacı tarafça hisse devir bedeli için verildiği tartışmasızdır. Nitekim, davacı taraf senet bedelinin ödendiği ve senedin bu nedenle yırtıldığı iddiasına dayanmakta ise de, senedin ödenmesine rağmen alacaklıda olmasının ve icra takibine konulmasının, ayrıca senedin yırtılmış ancak koparılmamış olduğu gerçeğinin, senedin ödendiği anlamını taşımayacağı gibi, ödenen bir senedin halen alacaklıda bulunması da hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, davacının ileri sürdüğü ödeme iddialarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafça ödemeye ilişkin somut bir belge de sunulmamıştır. Ancak davacı tarafça ödemeye ilişkin olarak 22.12.2021 tarih ve ... nolu tahsilat makbuzuna dayanılmıştır. Söz konusu tahsilat makbuzu ile... Bankası 4. Sanayi Sitesi Şubesinin 24.12.2021 tarihli ve ...u 35.000,00-TL bedelli çek ve 30.06.2020 tarihli hisse devrine istinaden NAKİT/ELDEN verilen senet bedeli olarak 2.000.000,00-TL olmak üzere toplam 2.035.000,00-TL ödemeye ilişkin olduğu ileri sürülmüştür. Bilirkişi raporuna göre davalı ...'ın... Bankası hesabına 03.07.2020 - 17.06.2022 tarihleri arasında davacı ... tarafından 36.600,00-TL tutarında, dava dışı... şirketi tarafından da 324.997,60-TL tutarında ''hisse devrine istinaden ödeme yapıldığı, ayrıca davacı tarafından davalıya 3 adet çek bedeli toplamı 152.000,00-TL'nin çek ile ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalıya toplamda 36.600,00-TL + 324.997,60-TL + 152.000,00-TL = 513.597,60-TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça 2.000.000,00-TL bedelli bono 22.12.2021 tarihinde ödendi ise, ''hisse devrine istinaden'' ödemeler yapılmaya neden devam edilmiştir. Davacının nakden/elden ödeme yaptım iddiasına, gerek davalı tarafça itiraz edilmiş olması, gerekse davacı tarafından hisse devrine istinaden ödemelere devam edilmiş olması karşısında itibar edilmemiştir. Toplanan tüm deliller, dosya içerisine ibraz edilen bilirkişi raporu ile de davacının davalı yana senet bedeli olan ödemelerini banka aracılığı ile ve çek yolu ile yaptığı yapılan yukarıda izah edilen toplam 513.597,60 TL tutarlı ödeme düşüldükten sonra bakiye bedel üzerinden icra takibine girişilmiş olması, senedin halen davalının elinde bulunması ve davalı tarafından icra takibine bakiye bedel üzerinden girişilmiş olması karşısında, davacının ileri sürdüğü şirket tarafından düzenlenen makbuz nitelikli belgenin şirket hisse devrinin taraflar arasında borç ve yükümlülük ifade eden sözleşmeye ilişkin olması ve davacının söz konusu makbuz tarihinden sonra da banka yolu ile ödemeler devam etmekte oluşu ve yapılan ödeme açıklamalarında da açıkça şirket hisse devir bedeline istinaden yazılı oluşu karşısında davalıya söz konusu senetten kaynaklı borçlu olduğu değerlendirilerek açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca davacı tarafından davanın kötü niyetli olarak açıldığı kanaatine varılarak, takip ve dava konusu alacağın % 20'si olarak hesaplanan 297.308,60-TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
Kötü niyetli dava nedeniyle takip ve dava konusu alacağın %20'si tutarında hesap edilen 297.308,60-TL icra inkar tazminatının davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
2-İhtiyati tedbirin KALDIRILMASINA, bu konuda gerekli yerlere yazı YAZILMASINA,
3-Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 25.386,44-TL harç ile 2.575,84-TL tamamlama harç tutarları toplamı 27.962,28-TL 'nin düşümü ile bakiye 27.346,88-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
4-Taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin dava red edildiğinden, davacıdan yargılama gideri olarak alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 220.116,02-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafa yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davalı tarafından yapılan 3.500,00-TL bilirkişi gideri ile 80,00-TL tebligat gideri toplamı olan 3.580,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2025
Başkan ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı