T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1049 Esas
KARAR NO : 2025/941
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2022
KARAR TARİHİ: 22/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin Türkiye Sermaye Piyasalarında finansal aracılık hizmetleri alanında faaliyet gösteren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış bir yatırım kuruluşu olduğunu, Sermaye Piyasayı Kurulu Başkanlığı’nca ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin 16.04.2012 tarihinden itibaren İşlem Aracılığı Faaliyeti,...Aracılığı Faaliyeti, Yatırım Danışmanlığı Faaliyeti ve Sınırlı Saklama Hizmetinde bulunmak üzere Geniş Yetkili Aracı Kurum olarak yetkilendirilmesinin uygun görüldüğünü, Sermaye Piyasası Kurulu (...) tarafından yapılan detaylı incelemeler sonucunda verilen izinle kurulduğunu ve yine SPK’nın yaptığı teknik alt yapı, organizasyon, sermaye ve insan kaynakları yeterliliği incelemeleri sonucunda kaldıraçlı alım satım işlemleri yapma ve Sermaye Piyasası Araçlarının Alım Satımına Aracılık (Borsa İstanbul (...) nezdindeki Vadeli İşlemler ve...Piyasası, Pay Piyasası gibi piyasalarda işlem yapma ve alım satıma aracılık) yetkileri verildiğini, davalının 04.02.2019 tarihinden itibaren Müvekkili Şirket bünyesinde Müşteri Temsilcisi olarak görev yapmakta iken, 22.10.2021 tarihinde istifa ederek iş akdine aykırı bir şekilde Müvekkili Şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmaya başladığını, davalıya sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı olarak aynı alanda faaliyet gösteren bir başka aracı kurumda çalışmaya başlamasından doğan cezai şartı ödemesi için, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak başlatılan icra takibinin davalı- borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile durduğunu belirterek, fazlaya, faize, faiz oranlarına, kura, kur farklarına, munzam zarara, hesap hatalarına, BK. Md.84’ te yer alan haklara ve diğer feri haklara, tahliyeden sonra doğacak haklar ve fazlaya ilişkin bütün talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlu yönünden haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullar üzerinden fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere devamına, davalı-borçlunun % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas Sayılı dosyası
Sermaye Piyasası Kuruluşu Başkanlığı, Şişli Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü
, Bodrum Sosyal Güvenlik Merkezi
, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazı cevapları,
Haksız Rekabet Alanında Uzman Nitelikli Hesap Bilirkişisi tarafından düzenlenen 05.11.2024 tarihli rapor ve 12.05.2025 tarihli ek rapor
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haksız rekabet nedeniyle tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça, davalının 04.02.2019 tarihinden itibaren davacı şirket bünyesinde müşteri temsilcisi olarak görev yapmaya başladığı 22.12.2021 tarihinde istifa ederek iş sözleşmesine aykırı bir şekilde davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmaya başladığı, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı olarak aynı alanda faaliyet gösteren başka bir aracı kurumda çalışmaya başlamasından dolayı ödemesi gerektiği iddiası ile icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça haksız yere davaya itiraz edildiği iddia edilerek itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 24.489,68 TL 04.12.2019 tarihli iş akdine aykırılıktan kaynaklı cezai şart alacağının tahsili bakımından davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu davalı tarafından süresinde borca itiraz edildiği ve takibin durmasına karar verildiği ve süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
...'ya yazılan müzekkere cevabında davacı şirketin yurt içinde olacak şekilde paylar, diğer menkul kıymetler, kaldıraçlı alım satım işlemleri kapsamında işlem aracılığı, hem yurt dışında hem yurt içinde olacak şekilde paya dayalı türev araçlar, pay endekslerine dayalı türev araçlar ve diğer türev araçlar kapsamında gerçekleştirilen işlemlerde işlem aracılığı, yurt içinde olacak şekilde ... aracılığı, bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı faaliyetleri ve sınırlı saklama hizmeti gerçekleştirme izni bulunduğu bildirilmiştir.
Davacının çalıştığı iş yerlerine ilişkin ilgi SGK biriminden hizmet dökümü dosya arasına alınmıştır.
Toplanan deliller de dikkate alınarak alanında uzman bilirkişiden rapor düzenlenmesi istenilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen denetime elverişli 05.11.2024 tarihli raporda, sözleşme hükümlerine göre cezai şart taahhüdünde bulunan tarafın bu yönde bağlanma niyetini içeren bir irade açıklamasına gereksinim olduğu, davalının rekabet etmeme yükümlülüğünün ihlalinin cezai şarta bağlanması niyetini içeren irade açıklamasının bulunmadığı görüş ve kanaati ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin itirazları üzerine bilirkişiden ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 10.05.2025 tarihli ek raporda tüm itirazlar değerlendirilmiş ve sonuç olarak seçenekli olarak değerlendirme ve hesaplama yapılmıştır.
TBK'nın 444 ve devamı maddelerinde rekabet yasağının koşulları ve sınırlandırılması ve aykırı davranışların sonuçları düzenlenmiştir. TBK'nın 446. Maddesine göre, rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak iş verenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa da sözleşmeden aykırı bir hüküm yoksa işçi ön görülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir.
Somut olayda, davacının talep ve iddiasına göre taraflar arasındaki sözleşme ile cezai şart hükmünün kararlaştırıldığı ve haksız rekabet yasağına aykırı davrandığından kararlaştırılan cezai şartın ödeme yükümlülüğü bulunduğu iddia edilerek buna dayalı itirazın iptali davası açılmıştır.
Bu kapsamda dava dilekçesi ile toplanan tüm delillere göre yapılan değerlendirme ve inceleme sonucunda taraflar arasında 04.12.2019 tarihli iş sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 10. maddesinde rekabet yasağına ilişkin hususların düzenlendiği, sözleşmenin 13. maddesinde cezai şartın kararlaştırıldığı buna göre davalının sözleşmenin 11,12 ve 13. maddelerinde belirtilen yükümlülüklerden herhangi birini ihlal etmesi durumunda her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere aldığı son ücret üzerinden 6 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminatı ödemeye taahhüt ettiği, sözleşmenin 11. maddesinde gizlilik, 12. maddesinde ise teşvik etmeme hükümlerinin düzenlendiği, cezai şartı içeren sözleşmenin 13. maddesinde rekabet etmeme yükümlülüğüne ilişkin 10. maddeye bir atıf yapılmadığı, bu nedenle davalının sözleşmenin 11 ve 12. maddesindeki yükümlülükleri ihlali dışındaki ihlalden dolayı cezai şart ödeme taahhüdü altına girmemiş olduğunun kabulü gerektiği, sözleşmenin 13. maddesinde yer alan cezai şartın hangi ihlalden dolayı ödeneceğinin açıkça belirlendiği ve sözleşmenin 11 ve 12. maddelerinde yer alan hususlardaki ihlallerin varlığı durumunda davalının cezai şart taahhüdünde bulunduğu ve 11 ve 12. maddelerde yer alan konulardaki ihlal durumunda cezai şart ödemesi gerektiği, davacının iddiasının sözleşmede kararlaştırılan cezai şart hükmü ihlal edildiğine yönelik olduğu ve bu nedenle sözleşmedeki cezai şartın talep edildiği, davacının iddiası kapsamında taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmeye göre davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra başka bir iş yerinde çalışması durumunda cezai şart ödemesi gerekeceğine yönelik sözleşmede bir hüküm bulunmadığı bu nedenle davalının sözleşmeden kaynaklı cezai şart sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL peşin karar ve ilam harcı, başlangıçta alınan 427,00 TL harçtan mahsup edildikten sonra bakiye 188,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 25.003,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
22/10/2025
Katip ...
E-imza
Hakim...
E-imza