T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/422
KARAR NO : 2025/510
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
DAVA TARİHİ : 17/05/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, davacının 27.10.1998 tarihinde davalı Kooperatifin kendisine verdiği ortaklığa kabul belgesi ile davalı kooperatifin üyesi olduğunu, o tarihlerde ve devamında sözleşmedeki borçlarını da düzenli olarak ödediğini, davacının o yıllarda Almanyada yaşadığından bahisle, taksitlerini düzenli olarak ödemesine rağmen, kendisine genel Genel Kurul toplantı tutanakları gelmemeye başlayınca ve Kooperatifin diğer ortaklarının ödemelerini aksatmaya başladığı bilgisini alınca tüm bunlara eşi ile boşanması ve diğer ailevi sorunları da eklenince, ekonomik olarak zor günler geçirdiğinden dolayı ödemelerini yapmamaya başladığını, ancak davalı kooperatifin müvekkiline ihtarname çekerek borcu olduğunu bildirmediğini ve ödemeler için müvekkiline süre vermediğini, müvekkilinin hali hazırda Kooperatifte pay sahibi olduğunu, yıllar sonra müvekkilinin Türkiye'ye kesin dönüş yaptığında Kooperatife ulaşmaya çalıştığını fakat bütün çabalarının yine sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, öncelikle ihtiyati tedbir talebinde bulunarak, tasfiye işlemlerinin yürütmesinin durdurulmasına ve müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, davacının Kooperatiften olan alacağının zaman aşımına uğrayıp uğramadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği, ancak daha sonra davalı vekili tarafından süresinden sonra beyan dilekçesi olarak kabul edilen dilekçe sunduğu ve davanın zamanaşımına uğradığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini davacının kooperatiflerine üye olmadığını, davanın reddine karar verilmesi savunulmuştur.
Davalı tarafça zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davalı tarafın süresinde olmayan zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafça dava dilekçesi ekindeki ortaklık belgesinde kooperatifin unvanının...Mensupları ... Arsa ve Tatil Sitesi Yapı Kooperatifi olduğu, dava dilekçesinde ise kooperatifin unvanının... Arsa ve Tatil Sitesi Yapı Kooperatifi olarak belirtildiği, iki unvanın birbirinden farklı olduğu ve davalıya husumet yöneltilemeyeceği iddia edilmiş ise de, bilirkişi tarafından incelenen kooperatif evraklarına göre “Oyak Mehsupları” ibaresinin, ortak olmak isteyenlere güven vermek amacıyla, kooperatif yöneticileri tarafından kullanıldığı, ayrıca kooperatifin tanıtımı için bastırılan broşürlerde, “Kurucu ortakların tamamı subay ve astsubaylardır” şeklinde ibarelere yer verildiği, Ticaret Siciline tescil edilen ünvanında bulunmamasına rağmen davalı kooperatifin tanıtım broşürlerindeki ünvanına “Oyak Mensupları” ibaresinin eklendiği, böylece davalı kooperatifin ortaklık belgesinde yazılı olan kooperatif ile aynı olduğu değerlendirilerek davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı tarafça tasfiye memuruna usulüne uygun tebligat yapılmadığı, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu iddia edilmiş ise de, davalı kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı adresine usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olduğundan, tüzel kişilerin sicilde kayıtlı adreslerine tebligat yapılması asıl ve yeterli olduğu, tasfiye memurunun bizatihi şahsi adresinin araştırılarak buraya tebligat yapılması usulü söz konusu olmadığından, davalı adına yapılan tebligatın usulüne uygun olduğuna, cevap dilekçesinin tebliğ tarihine göre süresinde olmadığına, davalı tarafın sunduğu cevap dilekçesinin beyan dilekçesi olarak kabulüne karar verilmiştir.
Kooperatif Uzmanı bilirkişi ...den davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtlarını yerinde inceleyerek davacının kooperatif ortağı olarak kaydedilip kaydedilmediği, kooperatife giriş keseneği aidat vs adı altında ödeme yapıp yapmadığı, daha sonra kooperatifden ihraç halinin söz konusu olup olmadığı, kooperatifin tanıtımlarında veya kayıtlarında oyak mensupları şeklinde unvanı ekli ibare olup olmadığı, iddia ve davalı beyanları değerlendirilerek davacının kooperatif ortağı olup olmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi...26.05.2023 tarihli raporunda, davalı kooperatifin incelenen genel kurul evraklarına göre davacı ...'nın, davalı kooperatife ortak olduğu, davacı adına tesis edilen ortaklığın, 1998 yılı ile 1995 yılını kapsayan süreçle yürürlükte olduğu, davacının para yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile ortaklıktan çıkarıldığı, davacıya ortaklıktan çıkarma kararının PTT kanalı ile tebliğ edildiğinin ileri sürüldüğü, Ana Sözleşmeye göre ortaklıktan çıkarma kararının noter kanalı ile tebliğ edilmesinin gerektiği, PTT kanalı ile iadeli/taahhütlü olarak yapılan bildirimin geçerli olup, olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğunu, belirtmiştir.
Bilirkişiden davacı hakkında ortaklıktan çıkarma kararı verildiği 1995 yılı öncesine ait aidat ödeme yükümlülüklerine ve diğer yükümlülükleri belirleyen genel kurul toplantı tutanakları incelenmek suretiyle davacının bu yıllara ilişkin aidat ödeme yükümlülüğü ve diğer yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, 1995 yılı sonrasına ilişkin olarak ise kooperatif genel kurullarının yapılıp yapılmadığı, kooperatif üyeleri için akçeli yükümlülük belirlenip belirlenmediği, davacının kooperatifin iktisadi ve ticari faaliyetlerinin devamı açısından kooperatif bünyesinde takip ve icra etmesi gerekli ya da katılımı gerekli bir işlem olup olmadığı konularında ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi... 03.02.2025 tarihli ek raporunda, 1980'li yıllarda kurulan davalı kooperatifin, Muğla / Milas'tan arsa aldığı ancak arsa bedelinin ödenmesinde karşılaşılan sorunlar nedeniyle parsellerden bir kısmının arsa sahipleri tarafından geri alındığı, kalan parsel üzerinde inşaat yaptırılması veya kat karşılığı inşaat yaptırılmak suretiyle değerlendirilmesi ya da satılması seçeneklerinin uzun süre tartışıldığı, başlangıçta 45'e kadar yükselen ortak sayısının bu süreçte 6-7'ye kadar düştüğü, arsa bedeli ile genel yönetim giderlerinin paylarına isabet eden kısmının ortaklardan talep ve tahsil edildiği, davacı ...mlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle ve ... sayılı yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edildiği, bu kararla 14 ortağın ihraç edildiği, yaptıkları ödemelerin 19.000.000 TL ile 38.000.000 TL arasında değiştiği, karara göre davacı tarafından 23.495.480 TL ödeme yapıldığı, inşaat yapılmadığı için ortaklardan düzenli olarak aidat tahsil edilmediği ancak ihtiyaç oldukça genel kurul toplantılarında görüşülmek suretiyle aidat talep ve tahsil edildiği, bu uygulamanın, davacının ortaklıktan çıkarılmasından sonra de devam ettiği belirtilmiştir.
Toplanan tüm deliller karşısında, davalı kooperatifin 1980'li yıllarda ortakları adına yazlık konutlar inşa etmek üzere kurulduğu, davac...) 23.10.1988 tarih ve... sayılı yönetim kurulu kararı ile davalı ...Arsa ve Tatil Sitesi Yapı Kooperatifi'nin ortaklığına kabul edildiği anlaşılmaktadır. Genel kurula katılma hakkı olan ortakların kayıtlı olduğu dokümanlara yani hazırun cetvellerine göre davacı...'nın, 24.08.1991 tarihli Ortak Cetvelinin 36. sırasında kayıtlı olduğu, 24 12.1993 tarihli Ortak Cetvelinin 36. sırasında kayıtlı olduğu, 24.12.1994 tarihli Ortak Cetvelinin 36. sırasında kayıtlı olduğu, 12.08.1995 tarihli Ortak Cetvelinin 32. sırasında kayıtlı olduğu, ancak davacının bu genel kurul toplantılarına katılmadığı, davacıya sonraki ortak cetvellerinde yer verilmediği anlaşılmıştır. Davacı...nın, davalı kooperatifin ortağı olduğu, incelenen kayıt ve belgelere göre sabittir. Ancak davalı kooperatifin 04.11.1995 tarihinde toplanan Yönetim Kurulu, aralarında davacı ...'nın da bulunduğu 14 ortağı, 1994 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan karar ve Ana Sözleşmenin 14/2. maddesine dayanarak ortaklıktan çıkarmıştır. Davacı kendisine ulaşmış herhangi bir tebligatın bulunmadığını iddia etmiş ise de, davacının ortaklık dosyasında iki adet iadeli / taahhütlü PTT gönderi belgesi bulunduğu, ayrıca davalı kooperatif tarafından da ihraç kararının PTT kanalı ile iadeli / taahhütlü posta belgesi ile yapıldığı kabul edilmiştir. Böylece davacının ihracına ilişkin kararın davacıya PTT kanalı ile tebliğ edildiği sabittir.
Bilindiği üzere 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ortaklıktan çıkarılma esasları ve itirazı düzenleyen 16. Maddesinde; Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler ana sözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Ana sözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir.
Dosya kapsamına göre davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesi ile 04.11.1995 tarihli ve... sayılı yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan ihraç edildiği, bu karar ile 14 ortağın ihraç edildiği, ortakların yaptıkları ödemelerin 19.000.000-ETL ile 38.000.000 ETL arasında değiştiği, karara göre davacı tarafından 23.495.480 ETL ödeme yapıldığı, inşaat yapılmadığı için ortaklardan düzenli olarak aidat tahsil edilmediği, ancak ihtiyaç oldukça genel kurul toplantılarında görüşülerek aidat talep ve tahsil edildiği, bu uygulamanın davacının ortaklıktan çıkarılmasından sonra da devam ettiği anlaşılmaktadır. Öncelikle davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi amacı ile ortağın aidat borcu bulunduğuna ilişkin ihtarın yapılması gerektiği halde davacıya böyle bir ihtarat çıkarılmadığı, davalı kooperatif evrak belgelerinden anlaşıldığı gibi, taraflarca da böyle bir ihtaratın yapıldığı ya da yapılmadığına ilişkin iddiaya rastlanmamıştır. Kooperatif Ana sözleşmesinin 14. Maddesi ortaklıktan çıkarma halini düzenlemekte olup buna göre Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar Yönetim Kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılırlar.... Madde 14/ 1 fıkra 2. Bendine göre " Parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine Yönetim Kurulunca Noter aracılığı ile yapılan ihtarı takip eden 30 gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenler....Madde 14/2. Fıkra ile.. Çıkarma kararı gerekçeli olarak Yönetim Kurulu Karar Defteri ile Ortaklar pay defterine kaydedilir. Kararın onaylı örneği çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilir. Ortak çıkarma kararının tebliği tarihinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir veya Genel Kurula itiraz edebilir. Bu itiraz ilk toplanacak Genel Kurula sunulmak üzere Yönetim Kurulan Noter aracılığıyla tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel Kurula itiraz edildiği taktirde Yönetim Kurulunun çıkarma kararı aleyhine iptal davası açılamaz .İtiraz üzerine Genel Kurulca verilecek karara karşı iptal davası açma hakkı saklıdır..Üç aylık süre içinde Genel Kurula veya Mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen Genel Kurul kararı kesinleşir. " şeklinde düzenleme getirilmiş olup Kooperatifler Kanunu ile aynı yöndeki düzenleme hükümlerine göre davacıya öncelikle parasal yükümlülüklerini 30 günlük süre içinde yerine getirmesi konusunda ihtarat yapılması gerekmekte olup davacıya buna ilişkin bir belge ibraz edilmemiş olup Yönetim Kurulunun çıkarma kararı aleyhine Davacıya parasal yükümlüklerini hatırlatan ve Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümlerince kooperatiften ihracı için yasal işlemlerin yapılacağına ilişkin uyarı yapılmadan davacı ortaklıktan ihraç edilmiştir. Davacının ve diğer 14 üyenin Kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin Genel Kurtul Kararının ve bilahare Yönetim Kurulu kararının alındığı 1994 yılında davalıya yapılmış herhangi bir bildirime rastlanmamış olup dosya içerisine sunulan tebliğ evrakının dahi 1991 yılına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Kooperatif Ana Sözleşmenin 14. maddesine göre, ortaklıktan çıkarma kararlarının noter kanalı ile tebliğ edilmesi gerekmektedir. Esasen davacıya parasal yükümlülüklerine ilişkin ihtarat yapılmış olsa bile ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın noter kanalı ile değil de PTT kanalı ile yapıldığı dosya kapsamına ve tarafların beyanına göre sabittir. Bu durumda davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın noter kanalı ile tebliğ edilmediğinden, usulü uygun bir ihraçtan bahsedilemeyeceği açıktır. Anılan nedenlerle davacı Vahide Narinç'in usulüne uygun bir ihratatla ortaklıktan çıkartılmasından söz edilemeyeceğinden buna ilişkin itirazı ve davası haklı görülmüş olup sonuç itibarı ile davacı ...n davalı Tasfiye halinde ... Arsa ve Tatil Sitesi Yapı Kooperatifi üyesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalı kooperatiften olan alacaklarının zaman aşımına uğrayıp uğramadığının tespiti talebi yönünden yapılan isteminin ise Kooperatif üyelerinin Kooperatiften olan alacaklarının Kooperatif üyeliğinin son bulmasından sonraki hesap dönemi içerisinde muaccel hale geleceği ve istenebileceğinden davacının bu aşamada yani Kooperatif üyeliği devam ederken henüz muaccel hale gelmeyen Kooperetiften olan alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti talebi bu aşamada erken açılmış davaya ilişkin olduğundan hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı ...'in davalı Tasfiye halinde ...Arsa ve Tatil Sitesi Yapı Kooperatifi üyesi olduğunun TESPİTİNE,
Davacının davalı kooperatiften olan alacaklarının zaman aşımına uğrayıp uğramadığının tespiti talebi yönünden yapılan isteminin bu aşamada erken açılmış davaya ilişkin olduğundan hukuki yarar yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın düşümü ile bakiye 534,70-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça aşağıda dökümü yazılı toplam 2.515,15-TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2025
Başkan...
✍e-imzalı
Üye...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı