T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/563 Esas
KARAR NO: 2024/562
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2017
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili şirketin sahibi ...’in yeğeni olduğunu ve 14.07.2010-25.11.2016 tarihleri arasında ... Yem San ve Tic A.Ş.’nde işveren vekili olarak satış ve pazarlama direktörü olarak çalıştığını, davalının kendi işini yapma amacıyla istifa ederek müvekkili şirketten kendi rızası ve isteği doğrultusunda ayrıldığını, ancak davalının, rekabet ve dürüstlük kurallarına aykırı davranarak eşi ... adına 09.12.2016 tarihinde müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren ... Sanayi Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Lojistik İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ni kurduğunu ve müvekkili şirketteyken haiz olduğu müşteri ve ticari bilgilerini kendi lehine, müvekkili aleyhine kullandığını, davalının satış ve pazarlama direktörü sıfatıyla kendisini tanıtarak bu unvan altında müvekkilinin müşterileri ile ticari konuda görüştüğünü beyan ile davanın kabulü ile davalının haksız rekabetinin menine, haksız rekabet neticesinde müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlara karşılık (haksız rekabet neticesinde davalının elde etmesi muhtemel görülen kârların karşılığı da dâhil olmak üzere) şimdilik 1.000,00-TL’nin haksız eylem tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 30.05.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesi ile 1.000,00-TL olarak talep ettikleri alacaklarını 40.340,12-TL arttırarak 41.340,12-TL olarak talep ettiklerini beyan etmiş, talebe ilişkin harç tamamlanmıştır.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin salt müvekkilinin kendilerine karşı açmış bulunduğu işçilik hakları alacağına dair davasına karşın açtığı işbu haksız rekabet davasının reddi gerektiğini, müvekkilinin işveren vekili olduğu iddialarını reddettiklerini, zira müvekkilinin her ne kadar şirket sahibi ...'in yeğeni olsa da oğlu ... ... şirket müdürü iken müvekkilinin de işveren vekili olduğunu iddia etmenin yersiz olduğunu, müvekkilinin, aile şirketinde çalışan akraba olmasına rağmen yetenekleri ve şirkete kattıkları nedeniyle şirkette olduğunun şirket ciro ve hasılat artışından da anlaşıldığını, müvekkilinin mobbing ile istifaya yönlendirildiğini, müvekkilinin sadece bağlı bulunduğu birimle ilgili ve vazifeleri gereği bildirimlerde bulunarak kendisine verilen görev tanımını yerine getirmiş olduğunu, kendi hırsı ve çalışkanlığı ile davacının ulaşamayacağı yerlere ulaşıp ona yeni piyasalar, yeni müşteriler sağladığını, bu bilgileri şirkete kazandıranın zaten müvekkili olduğunu, kaldı ki gizli bir bilgi yahut ticari sırdan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin kendi yeteneklerini yeni çalıştığı iş yerinde de gösterdiğini, müvekkili şirketin yeni ortaklarının amcası ...'in yerini sarsmak için müvekkiline teklifte bulunması, onun yerini sarsmak istemeleri ve şirketin kalan kısmına da sahip olma arzularını dile getirmeleri, müvekkilinin de bu yönde baskı sebebiyle rahatsız bir ortamda çalışmaya mecbur bırakılması, tecrübesi ve kendi emekleriyle şirkete kattıklarından ötürü öngörüsünü dile getirmesine rağmen itibar edilmemesi, yıldırma politikaları nedeniyle işten ayrılmaya sürüklendiğini, müvekkilinin davacıya sunmuş olduğu ihbar önelli istifa dilekçesinde belirtilen tarihten önce işten çıkarıldığını, kendisinin ve eşinin çalışmış olduğu, bilgi birikimleri ve emeklerinin doğru bir şekilde kazanca dönüşebileceği alanda davacı gibi üretim değil, gıda lojistik ve dış ticaret şirketi kurduğunu, müşterilere, davacı şirket tarafından, müvekkilinin artık bünyelerinde çalışmadığının mail yoluyla bildirilmesinin ardından bahsi geçen alışverişler ve fiyat teklifi alma eylemlerinin gerçekleştiğini, müşterilerin kendilerinin teklif istediklerini, bilakis karşı tarafın iddialarının aksine, müvekkilinin müşterilere vermiş olduğu fiyatlardan daha aşağı çekenin karşı taraf olup müvekkilini zarara sokma ve iş yapmasına engel olma amacıyla hareket ettiğini, maillerde de müvekkilinin karşı tarafın aleyhine hiçbir şekilde iş ve eylemde bulunmadığının anlaşılacağını, davacı tarafın, iddialarını ispatta yetersiz kaldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, müvekkilinin böyle bir faaliyetinin olmadığının aşikar olduğunu, bu alandaki her ticari ilişkinin tek seferlik alım için geçerlilik arz ettiğini, bu durumda da müvekkilinden teklif isteyen 3.kişi şirketlerin davacı ile aralarındaki sözleşmeyi sonlandırdığından ve davacı aleyhine müvekkiliyle çalıştığından da söz edilemeyeceğini, mail zincirlerinde ilk olarak ... adına ...'ın fiyat almak için başvurduğunun görüleceğini, müvekkilinin de serbest piyasada çalıştığı şirket adına bilgi birikimini ve yeteneklerini kullanarak çalıştığını, serbest piyasa ekonomisi modelinde temelin ticari rekabete dayandığını, müşterilerin bir kısmı da müvekkilini yetenekleri ve başarısından dolayı tercih ettiklerini, burada haksız rekabetin varlığından söz edilemeyeceğini, müvekkilinin, davacının iddia ettiği müşterilerine herkese verdiği fiyat listesini sunduğunu, ... ...'nin, davacının bu bahsi geçen cari hesaplı müşterisi olmakla beraber sabit, süresi dolmamış sözleşmesi bulunan bir müşterisi olmadığını, davacının müvekkiline ait mail yazışmalarını hukuka aykırı bir şekilde elde ederek dosyaya sunduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI:
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; 07.05.2019 tarih ... E.... K.sayılı karar ile "Davanın reddine" karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf incelemesine konu edilmesi nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ....H.D'nin 08.06.2022 tarihli ... E.... K.sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. BAM kaldırma kararı sonrası dosya Mahkememizin işbu esasına kayıt edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
DELİLLER:
1-Davacı şirket ile dava dışuı ....Ltd. Şti.'ye ilişkin TSM kayıtları ile SGK kayıtları,
2-İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyası,
BAM kaldırma kararı sonrası; UYAP üzerinden getirtilen dosyanın incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından dava dışı davalı ... Sanayi Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Lojistik İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine 31.07.2019 tarihinde haksız rekabet sebebiyle tazminat talebine ilişkin açılan dava olduğu, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen 26/09/2023 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
3- Tanık Anlatımları
Davalı Tanığı ... 16.10.2018 tarihli celsede; "bende 2013 yılından 2016 yılının sonuna kadar davacı şirkette davalı ile birlikte çalıştım, satış pazarlama işi plasiyer olarak çalıştım, daha sonra davalı davacı şirketten ayrıldı, kendi şirketini eşi ... üzerine kurdu, bende ...'in kurmuş olduğu iş yerinde çalıştım ve 1 ay önce buradan da ayrıldım, ben davacı şirketten ayrılırken benimle birlikte başka kişilerde davalının kurduğu iş yerine çalışmaya geldi, ve herkes kendi isteğiyle geldi, gelen kişi sayısı 2-3 kişiyle sınırlıdır, bütün işçiler kendi isteğiyle geçmiştir, gıda sektöründe hiçbir müşteri hiçbir firmaya bağlı kalmaz, kim daha düşük ve iyi bir fiyat verirse müşterilerde o firmaya ya da kişiye gider, ben davacı şirketten ayrıldıktan sonra, davacı şirketin müşterileri olan kişilerle davalının yanında çalışırken de iş ilişkisine girdim, bu kişiler beni tanıdıkları için benden yumurta temin ettiler, ayrıca davacı şirketin faaliyet alanı ile davalının faaliyet alanı yumurtacılık üzerinedir, davacı şirketi nezdinde çalışırken davalı bizim patronumuz olduğu için onun yönlendirmesiyle müşterilere fiyat verirdik, ayrıca ben kendi isteğimle ... tavukçuluğa geçtim, çünkü ... tavukçuluk da başlayan patronları tanımıyordum, ...ta çalıştığım dönemde fiyat verirken kesinlikle ... Tavukçuluk un fiyatlarını göz önüne almadık, yani onlardan daha düşük bir fiyat vermedik, biz bayagı bir yüksek fiyat veriyorduk, ayrıca davalının benim maaşımın yükseltilmesi amacıyla davacı şirket yetkililerine mail attığına ilişkin bir belgem yoktur, bizim ... Tavukçuluk daki asıl patronumuz ...'den sonra ikinci patronumuz da ... di" şeklinde ifade vermiştir.
Davalı Tanığı ... 16.10.2018 tarihli celsede; "ben davalının eşi oluyorum, kendisi davacı şirket nezdinde satış ve pazarlamadan sorumlu yönetici olarak çalışıyordu, 2016 yılı başında davacı şirket ekonomik yönden sıkıntıya girdi, şirket sahibi olan ... eşimin öz amcasıdır, yönetim kurulu da eşi ve oğlundan oluşuyordu, maddi sıkıntılardan sonra o şirkete aile dışından 1-2 ortak daha alındı, şirketin büyük bir hissesi satıldı, ancak satımdan sonra da eşim bir süre orada çalışmaya devam etti, yeni ortaklar ile aileden olan ortaklar arasında birtakım maddi sıkıntılar da baş göstermeye başladı, yeni ortaklardan dolayı şirket hisselerinin fazla olmasından dolayı birtakım farklı yaptırımlar uygulanmaya başlandı, daha doğrusu eşime aile dışı alınan ortaklar tarafından mobbing uygulandı, ben eşime ayrılıp dışarıda yeni bir şirket kurmamız gerektiği ni söyledim, eşim daha davacı şirket nezdinde çalışırken ben ... Tavukçuluğu kendi adıma kurdum, eşim davacı şirketten ayrıldıktan sonra birlikte çalışmaya başladık ve satış pazarlama konusuyla eşim ilgilendi, ayrıca eşim davacı şirketten ayrıldıktan sonra tabiri caizse bir ceketiyle ayrılmıştır, hatta davacı şirket ile eşim arasında İş Mahkemesinde görülmekte olan bir tazminat davası mevcuttur, ben 2015-2016 yılları arasında 1 yıl boyunca davacı şirket nezdinde çalıştım, zaten şirketi kurmamdaki cesaretimdi, davacı şirket nezdinde çalışırken edindiğim bilgi birikimi ve tecrübemden kaynaklanmaktaydı, biz Dubai menşeili olan firmalarla herhangi bir ticaretimiz olmadı, yeni kurulmuş bir şirketiz, bu nedenle iş ilişkisinde bulunmadık, ayrıca eşim 10 yıl boyunca davacı şirketi nezdinde satış ve pazarlama departmanında çalıştığı için yurt içi ve yurt dışı firmalar eşimi tanımaktadır, dolayısıyla eşimin davacı şirketten ayrılıp benim kurmuş oldğuum şirkete geçtiğimi biliyorlar, bu nedenle telefon açarak ya da mail atarak fiyat sormaları normaldir, zira Türkiye de yumurta fiyatlarını ... diye bir firma belirler, dolayısıyla her hafta pazartesi gününde fiyatlar konusunda bir kargaşa yaşanır, eşime davacı şirketin müşterilerinin fiyat sorması da bu nedenle normaldir" şeklinde ifade vermiştir.
4-BAM kaldırma kararı öncesinde aldırılan bilirkişi raporları;
i) Dosya ve ekleri davacının ticari defterlerinin bulunduğu yer mahkemesi olan Foça Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek SMMM bilirkişi aracılığıyla davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmış, SMMM bilirkişi ... Foça Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 26/09/2018 havale tarihli raporunda; Davacının son üç yıllık yurtiçi ve yurt dışı emtia satışlarının analizinde: 2015 yılında 77,728.459,13-TL, 2016 yılında 86778.306,44-TL ve 2017 yılında ise 73.031.459,14-TL tutarda toplam satış cirosunun bulunduğu, 2017 yılı cirosunun 2016 yılına göre düşüş olduğu, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu yurt dışı firmalardan ... firması ile ... firmasına davacının 2015, 2016 ve 2016 yıllarında satışlarının bulunduğu, 2017 yılındaki satışlarında bahsi geçen firmalarda düşüşün haksız rekabete dayalı olup olmadığı yönünden davalı ...'in haksız rekabete yönelik çalışmalarından kaynaklı olduğu yönüyle net bir bulguya rastlanılmamış olmakla birlikte davalı ...' in 5510 sayılı kanun kapsamında hali hazırda çalışmış olduğu ... Sanayi Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Lojistik tç ve Dış Tic. Ltd. Şti.nîn 2017 yılı satışlarının mahkeme marifetiyle incelenmesi halinde davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu yurt dışı firmalardan ... firması ile ... firmasına herhangi bir emtia satışlarının olup olmadığının ortaya çıkacağı, davacı tarafın, ticari müşterileri ile aralarında yapılmış herhangi bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, davacı tarafın bünyesinde çalıştırdığı personel ile ilgili 4857 sayılı iş kanunu kapsamında herhangi bir İş sözleşmesinin bulunmadığı, Ticaret Sicil Gazetesi örneklerinden şirketin 2017 yılında hem sermaye değişikliği hem de yönetim kurulu yöneticilerinin değişmesi nedeniyle yeni bir yapılanma sürecine girmiş olduğu, rapor edilmiştir.
ii)Mahkememizce dosya ve ekleri SMM bilirkişiye tevdi edilerek, davalının çalışmış olduğu ... Hayvancılık Yem Sanayi Tarım Gıda İç ve Dış Tic Ltd Şti nin defterleri üzerinde inceleme yapılmış, SMMM bilirkişi ... mahkememize sunduğu 25/03/2019 havale tarihli raporunda özetle; Dava dışı şirketin 2017 yılına ait defter kayıtlarında dava konusu ... unvanlı firmaya satış kaydının bulunmadığı, ... firmasına ise transit ticaret yoluyla 1.252.686,53 TL karşılığı ticari emtia satışı, 141.804,00 TL karşılığı makine satışı gerçekleştiği, davacının ... firmasına yaptığı satış tutarının 2017 yılında bir önceki yıla göre 955.620,42 TL azalış göstermiş olup, bu firmaya dava dışı ... firmasının satışının bulunmadığı, diğer taraftan davacının diğer firma ... şirketine 2017 yılında yaptığı satışlar bir önceki yıla göre 37.900,45 TL azalış göstermiş olup, bu firmaya dava dışı ... firmasının ticari emtia satış tutarı 1.252.686,53 TL olduğu, rapor edilmiştir.
5-BAM kaldırma kararı sonrası aldırılan bilirkişi raporları;
i)Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden aldırılan 11.05.2023 havale tarihli raporda;
Mali İnceleme Sonucu; davacı şirketin brüt satış hasılatının 2017 yılında bir önceki yıla göre 416 oranında 13.746.847,30 TL azaldığı, bu azalışın; 37.900,45 TL lik kısmının ... fırması, 95.620,42 TL lik kısmının ... firması satışlarındaki azalıştan oluştuğu, kalan (13.746.847,30-37.900,45-995.620,42-—)12.713.326,43 TL lik 492 lik oranındaki satışların ise ... ve ... dışındaki satışlardan oluştuğu, davacının ... firmasına yapılan satış tutarının 2017 yılında bir önceki yıla göre 955.620,42 TL azalış gösterdiği ancak ... firmasına dava dışı ... firmasının 2017 yılında satışı bulunmadığı, davacının ... firmasına yapılan satış tutarının 2017 yılında bir önceki yıla göre 37.900,45 TL azalış gösterdiği, bu firmaya dava dışı ... firmasının 1.252.686,53 TL karşılığı ticari emtia satışı, 141 -804,00 TL karşılığı makine satışı gerçekleştiği, davacının ... firmasına satışlarının 2016 yılında başladığı, 2017 yılında bir önceki yıla göre 160.529,96 TL artış gösterdiği, dava dışı ... firmasının ... Firmasına 2017 yılında 75.002,75 TL satış kaydının mevcut olduğunun görüldüğü, diğer yandan SGK İzmir İl Müdürlüğünün 16.12.2022 tarihli yazısı ekinde davacı ve dava dışı firmanın sadece tescil bilgileri gönderilmiş olup, yazı ekinde müzekkerede istenen davacı şirkette 14.07.2010 tarihinden 25.11.2016 tarihinden sonra dava dışı ... firmasına geçerek çalışan işçi olup olmadığı bilgisinin yer almadığının görüldüğü, rapor edilmiştir.
Hesap bilirkişiden aldırılan 11.05.2023 havale tarihli raporda; dosya içeriğine ve mali müşavir bilirkişinin yaptığı tespitlere göre, davalının işten ayrılması sonrasında 2017 yılında davacı şirketin satış cirolarında genel bir azalma olduğu, buna karşın incelenen müşteri şirketlere satış oranlarındaki azalmanın genel ciro azalmasına oranla düşük kalmakta olduğu, davacının genel faaliyet alanın yumurta satışı olduğu kabul edilip, davalının ... firmasına transit ticaret yoluyla 1.252.686,53 TL karşılığı ticari emtia satışının aynı tür olması halinde haksız rekabete konu olabileceği, Aynı şekilde ... Firmasına 2017 yılında gerçekleşti satışın da haksız. rekabet arzedebileceği hususları taktirlerindedir. ... unvanlı firmaya satış kaydının bulunmadığı,Mali Müşavir Bilirkişinin tespit ettiği üzere, SGK İzmir İl Müdürlüğünün 16.12.2022 tarihli yazısı ekinde davacı ve dava dışı firmanın sadece tescil bilgileri gönderilmiş olup, yazı ekinde müzekkerede istenen davacı şirkette 14.07.2010 tarihinden 25.11.2016 tarihinden sonra dava dışı ... firmasına geçerek çalışan işçi olup olmadığı bilgisinin yer almadığı, bu bakımdan haksız rekabetin tespiti halinde, davacının satışlarının karlılığı oranına göre, satışı davalının çalıştığı firma değil, davacı şirket gerçekleştirmiş olsa idi, 41.340,12-TL davacının mahrum kalmış olabileceği kar hesaplanabileceği rapor edilmiştir.
ii)Mahkememizce; dosyanın daha önce rapor aldırılan bilirkişi heyetine tevdi edilerek, davacı ve dava dışı ....Ltd. Şti.'nin defterleri kıyaslanmak suretiyle davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği şirketler (..., ... ve ... Şirketi) dışında olmak üzere, davacı ve dava dışı şirketin aynı şirketlerle iş yapıp yapmadığının, ortak müşteri çevresinin bulunup buunmadığının karşılaştırmalı olarak tespit edilmesi, kök raporda tespite konu edilen ..., ... ve ... Şirketi ve işbu ara karar gereği düzenlenecek ek raporda tespit edilecek ortak müşteri çevresi bakımından davacı ve dava dışı şirketin satıma konu ürünlerinin aynı olup olmadığının açıkça tespit edilmesi, dayanaklarının gösterilmesi, celp edilen SGK kayıtları irdelenerek davacı şirketten ayrılıp davalının çalışmaya başladığı davadışı şirkette işe giren personelin olup olmadığının ve bu hususta davalının etkisinin, varsa davacı şirkette dava dışı şirkete geçen çalışanların geçiş tarihleri ve davalı ile ne kadar süre davacı şirkette çalıştıklarının tespit edilmesi, bu hususların haksız rekabet kuralları uyarınca irdelenmesi hususlarında bilirkişi heyetinden aldırılan 22.04.2024 havale tarihli raporda; müşteri portföyünün yeni şirkete kaydırılması konusunda, yabancı şirketler dışında, piyasada her zaman bulunan ve ulaşılabilmesi kolay olan müşteriler bakımından portföyün kaydırılıp kaydırılmadığının ayrıca ortaya konulması gerekebileceği Yüce Mahkemenin taktirinde bulunabileceğini, bu bakımdan yabancı ünvanlı bu şirketler dolayısıyla önceki raporda belirtildiği şekilde 41.340,12-TL davacının mahrum kalmış olabileceği kar hesaplanabileceği, buna karşın işbu raporda incelenen yerli müşteriler ve dönem bakımından ise davacının yoksun kalabileceği kazancın, davalıya dair ilgili işletmenin elde edebileceği menfaat (ilgili müşterilere incelenen dönemdeki ciro) ile sınırlı olmak üzere, davacının önceki raporda sunulu karlılık oranı üzerinden 79.111,11-TL olarak hesaplanabileceği rapor edilmiştir.
UYUŞMAZLIK:
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının davacı şirkette çalışmasının ardından, davacı şirketin iştigal konuları ile aynı olan konularda faaliyet gösterip göstermediği, rekabet yasağına aykırı davranıp davranmadığı, bu nedenle davacı şirketin bir zararının doğup doğmadığı, zararı varsa miktarı, bu zararın davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa ne kadarının tahsil edilebileceği hususlarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Somut uyuşmazlıkta davacı şirket vekili, aynı zamanda davacı şirket sahibinin yeğeni de olan davalının davacı şirkette üst düzey yönetici olarak çalıştığını, şirket ticari bilgilerine ve sırlarına vakıf olduğunu, ancak davacı şirketten istifa ettikten kısa süre sonra aynı iş kolundaki davadışı şirketi eşi üzerine açarak bu şirket üzerinden müvekkilinin müşteri çevresiyle irtibata geçerek iş yapmaya başladığını, bu suretle haksız rekabet eyleminde bulunduğunu ileri sürmüş, davalı ise savunmalarında; davacı şirkette kendi birikimi, çevresi ve emeği ile belli bir yere geldiğini, davacı şirketin de ciro ve hasılatlarını arttırdığını, yeni yönetimle olan anlaşmazlıklar nedeniyle davacı şirketteki işinden ayrılıp eşinin adına kurdukları şirkette eşiyle birlikte çalışmaya başladıklarını, davacı şirketin bahsettiği bilgileri davacı şirkete kazandıranın da zaten kendisi olduğunu, bu anlamda bir sır olmadığını, davacının bahsettiği mail yoluyla gerçekleşen alışverişlerin ve fiyat teklifi alma işlemlerinin, davacı şirketin artık davalının şirkette çalışmadığını müşterilerine bildirmesinden sonra gerçekleştiğini, davalının davacı şirket aleyhine bir iş ve eylemde bulunmadığını, kaldı ki bu sektörde her alımın tek seferli alım olup bu nedenle davacının müşterileriyle mevcut sözleşmelerini sonlandırdığından bahsedilemeyeceğini beyan etmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada, davacı şirket defterleri ile davalının sonradan işe girdiği davadışı şirket defterleri incelenerek iki ayrı bilirkişi raporu alınmış olup, davacı şirket defterlerinin incelendiği ilk raporda; davacı şirketin 2017 yılı itibariyle cirolarının düştüğü, özellikle davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği iki şirket bakımından da (..., ... şirketleri) cirolarının düştüğü, ancak davalı şirkette yönetim değişikliği de olup bunun da etkisi olabileceği, yine davacı şirketteki personelin de çoğunlukla değiştiği şeklinde görüş bildirildiği, davadışı şirketin defterlerinin incelenmesiyle düzenlenen raporda ise, davacı şirketin bildirdiği şirketlerden biri olan ... Şirketiyle davadışı şirketin yüksek oranda iş yaptığı, davacının 2017 yılı iş cirosunun da bu şirket bakımından düştüğü belirlenmiştir.
Mahkememizce BAM kaldırma kararında işaret edildiği üzere, davacının dava dilekçesine eklediği ve davalının satış yaptığını belirttiği bir diğer şirket olan "... Şirketi" ile davacının örnek olarak belirttiği şirketler dışında her iki taraf defterleri kıyaslanmak suretiyle de başka aynı şirketlerle iş yapılıp yapılmadığının araştırılması yönünde bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Yine kaldırma kararında belirtilen şekilde, SGK'ya müzekkere yazılarak, davacı ve dava dışı ....Ltd. Şti.'nin 14/07/2010 ile dava tarihi olan 21/03/2017 tarihine kadar olan döneme ilişkin çalışan kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalının, SGK kaydına göre davacı şirkette üst düzey yönetici olarak görev yaptığı, bu durumun davalının eşinin tanık beyanıyla ve diğer tanık beyanlarıyla da doğrulandığı, görev tanımının "satış pazarlama müdürü" olarak tanıklarca beyan edildiği, davalının satış birimindeki faaliyetlerde ve bu birimdeki çalışanlar üzerinde yetki sahibi olduğu BAM dairesinde ifade edilmiş ise de, Mahkememizce kaldırma kararı sonrasında celp edilen SGK kayıtlarının değerlendirilmesinden davacı şirket tarafından 2016 yılı içerisinde çok sayıda çalışanın haklı sebep bildirilmeksizin işten çıkarıldığı, işçilerin blok olarak davacı şirketten ayrılıp dava dışı ... şirketinde çalışmaya başlaması şeklinde yorumlanabilir bir durumun tespit edilemediği, davacı şirketten ayrılıp dava dışı şirkette çalışmaya başlayan dört kişinin tespit edildiği (..., ..., ..., ...), bu kişilerden ...'ın 18/03/2016 tarihinde davacı şirketteki (satış destek personeli) işinden ayrıldığı, 27/03/2017 tarihinde dava dışı şirkette (satış müdürü) işe başladığı, ...'un 12/12/2016 tarihinde davacı şirketteki (satış destek personeli) işinden ayrıldığı, 01/02/2017 tarihinde dava dışı şirkette işe (ön muhasebeci) başladığı, ... 12/12/2016 tarihinde davacı şirketteki (şoför) işinden ayrıldığı, 01/02/2017 tarihinde dava dışı şirkette (şoför) işe başladığı anlaşılmakla adı geçen çalışanların işten ayrılma ve dava dışı şirkette işe başlama tarihleri gözetildiğinde, ayrıca adı geçenlerin davacı şirketteki işlerinden ayrılmasında davalının etkisinin bulunduğuna dair somut bir delil de bulunmadığından davalıya bu vakıa yönünden haksız rekabet teşkil eden davranış atfedilmemiştir.
BAM kaldırma kararı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının dava dilekçesine eklediği ve davalının satış yaptığını belirttiği ... Şirketi ile davacının ticari ilişkisi irdelendiğinde 2015 yılında davacı ile adı geçen şirketin herhangi bir alışverişinin bulunmadığı, 2016 yılı itibariyle başlayan ticari ilişkide elde edilen 1.774.285,28-TL'lik işlem tutarının, 2017 yılında artarak 1.934.815.24-TL olarak devam ettiği, buna karşılık dava dışı şirketin 2017 yılında ... Şirketi ile ticari ilişkisinde satış tutarının 72.002,75-TL olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. Davacı şirketin davalının işten ayrılmasından sonra ... Şirketi ile satış miktarını ve işlem tutarını artırdığı, davacının bu işlem tutarı ile dava dışı ... şirketi ile ... Şirketi arasında gerçekleşen işlem tutarı kıyas edildiğinde davacı şirketi zarara uğratacak ya da zarar tehlikesi yaratacak boyutta olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacının örnek olarak belirttiği şirketler dışında her iki taraf defterleri kıyaslanmak suretiyle başka aynı şirketlerle iş yapılıp yapılmadığı yönünde yapılan değerlendirmede, davacı şirket ile dava dışı ... şirketinin yurtiçi satışları bakımından ortak müşterileri bulunduğu anlaşılmış ise de elde edilen satış tutarları kıyas edildiğinde haksız rekabetten kaynaklanan zarar tehlikesi yaratacak boyutta dava dışı şirket tarafından gerçekleştirilen satışın bulunmadığı, davacı şirketin sunduğu ve davalının da kabulündeki maillerde davalının davacı şirket e-posta adresini (...) şirketten ayrıldıktan sonra da kullanmaya devam edip alışverişe dair şirketlerle bu mailler üzerinden de iletişim kurduğu, bu haliyle karşı tarafa davacı şirket ile iş yapıyormuş izlenimi verildiği, bu şekilde davalı tarafından ... şirketine davalı tarafça davacı şirket e-posta adresi olan (...) adresinden mail gönderildiği bu vakıanın davacı şirket yönünden haksız rekabet ve dolayısıyla zarar tehlikesi oluşturduğu değerlendirilmiştir. Nitekim incelenen ticari defter kayıtlarına göre de davacı şirket ile ... şirketi arasında devam eden ticari ilişkideki işlem tutarının 2017 yılı itibariyle düştüğü tespit edilmiş olduğundan, davalının çalıştığı dava dışı ... şirketinin ... şirketi ile 2017 yılı içerisinde gerçekleşen işlem tutarı olan 1.252.686,53-TL üzerinden tazminat hesabı yapılarak davalının haksız rekabet teşkil eden eylemler nedeni ile davacının talep edebileceği maddi tazminatın 39.004,76-TL olduğu kabul edilerek bu miktar üzerinden davanın kabulüne, ayrıca davalının haksız rekabetinin menine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
a)Haksız rekabetin MENİNE,
b)Haksız rekabet teşkil eden eylemler nedeni ile 39.004,76-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE;
2-İstinaf kaldırma ilamı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla;Alınması gereken 2.664,41-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin harç olarak alınan 31,40-TL harç ile 688,92-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.944,09-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf kaldırma ilamı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davacı tarafça peşin harç olarak yapılan 31,40-TL, başvurma harcı olarak yatırılan 31,40-TL ile 688,92-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 751,72-TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf kaldırma ilamı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 5.524,10-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.212,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf kaldırma ilamı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; davalının yaptığı ve karşıladığı toplam 60,00-TL yargılama giderinden red oranına göre hesaplanan 3,39-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf kaldırma ilamı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-İstinaf kaldırma ilamı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın red edilen bölümü üzerinden hesaplanan 2.335,36-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden artan gider avansının resen ilgilisine iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 11/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı