T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/727 Esas
KARAR NO: 2024/22
DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/09/2022
KARAR TARİHİ: 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Kooperatifinin ortağı olan davacı ...'e, 8308 Ada, 2 Parsel üzerinde inşa edilen D Bloktaki 3 nolu dairenin tahsis edildiğini; sözü edilen taşınmazın, 19.08.2009 tarihinde davalı ...”e satıldığını, satışla birlikte ortaklığın da devredildiğini, imzaladığı sözleşme ile ortaklıktan kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerin kendisine geçtiğini, ortaklığı kendi adına kayıt ve tescil ettireceğini kabul ve taahhüt etmesine rağmen davalının, kooperatife bildirimde bulunmayarak, devir işlemini yaptırmaktan kaçındığını, Ortaklık devrine ilişkin belgelerin kooperatife teslim edilmediğinin ortaya çıkması üzerine müvekkilinin, 30.03.2010 tarihinde gerekli belgeleri kooperatife teslim ederek, devir işleminin yapılmasını istediğini, buna rağmen 10.03.2014 tarihinde İzmir .... Noterliği kanalı ile keşide edilen ihtarname ile müvekkilinden, 5.071,32 TL aidat talep edildiğini, yeni bir haciz işlemi ile karşılaşmak istemeyen müvekkilinin, ... Kooperatifinin banka hesabına yatırmak suretiyle ortaklık borcunu ödeyip, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinde, ... aleyhine rücu davası açtığını, yapılan yargılama sonunda, ortaklık devrinin gerçekleştiğinden hareketle davanın kabul edildiğini, ...'ün istinaf başvurusunda bulunması üzerine İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarında, İzmir .... ATM'nin E...., K.... sayılı kararını kaldırdığını, bu defa kararı ...'in temyiz ettiğini, yapılan yargılama sonunda ortaklık devrinin gerçekleştiğinden hareketle, İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin kararının davacı yararına bozulduğunu (Yargıtay 6. HD. 14.10.2021, E.2021/836, K.2021/872), bozmadan sonra dosyayı tekrar incelemeye alan İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin, usul ve yasaya uygun olan Yargıtay'ın bozma ilamına uyarak, 5.071,32 TL'nin 03.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak, davacı ...'e ödenmesine karar verdiğini, ...'ün kararı temyiz ettiğini ancak kararın bozulmasını gerektiren hiçbir neden bulunmadığı için büyük bir ihtimalle kararın onanacağını, yargıtay denetiminden geçmiş emsal bir karar bulunduğundan, müvekkilin ödemek zorunda kaldığı 4.615,00 TL'nin de ... tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, buna rağmen sözü edilen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, dava konusu icra takibinde talep edilen alacağın likit ve muayyen olduğunu belirterek, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, haksız ve hukuka aykırı işlemleri ile işbu davayı açmaya sebebiyet vererek kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyan davalı aleyhine HMK. Mad:329/1 uyarınca asgari ücret tarifesinden ayrı vekalet ücretine ve HMK. mad:327 uyarınca disiplin para cezası uygulanmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacak talebinin kooperatif ortaklığı / hisse devri ile ilgili olduğunu, bu konudaki uyuşmazlığın Yargıya intikal ettiğini; İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin E...., K.... sayılı kararının temyiz edildiğini ve Yargıtay ... Hukuk Dairesindeki incelemenin devam ettiğini, taşınmaz satılırken ortaklığın da devir alınıp alınmadığı konusunda çıkan uyuşmazlıkla ilgili olarak İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin, 09.10.2019 tarih, E...., ... sayılı kararında, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görüldüğünün belirtildiğini, toplanan tüm delillerin, hisse devir sözleşmesinden dönüldüğünü açıkça ortaya koyduğunu, aksini iddia eden davacının, 19.08.2009 tarihindeki hisse devrinden sonra 28.03.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katılmasının gerekçesini açıklaması gerektiğini, hakkın kötüye kullanılması söz konusu olduğundan, devir sözleşmesini niçin kooperatife teslim etmediği ve devirden 8 ay sonra yapılan genel kurul toplantısına niçin katıldığı konusunda davacıdan açıklama istenmesinin uygun olacağını, devir sözleşmesinin 2009 tarihli olması nedeniyle talep edilen alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek, haksız ve yersiz açılan davanın reddedilmesini, dönülmüş olan devir sözleşmesine dayanarak icra takibi başlatmakla kötü niyetli hareket eden davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
19.08.2009 Tarihli Kooperatif Hisse Devri Sözleşmesi, 04.06.2010 tarihli yönetim kurulu karar sureti, Kooperatif genel kurul tutanakları , defterleri ve kooperatif kayıtları, ödeme dekontları,
İzmir ... Noterliği'nin 10.03.2014 Tarih ve ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi,
İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası,
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas-... Karar sayılı dosyası,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 29.04.2022 Tarih ve ...Esas, ... Karar sayılı dosyası,
... Bankası Bornova Şubesi ve Bornova Tapu Müdürlüğü yazı cevapları,
Kooperatif alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 29.08.2023 tarihli bilirkişi raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının devrettiği kooperatif hissesi nedeniyle ilgili kooperatife ödediği bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.
İcra dosyasının incelenmesinde; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında, davacının alacaklı, davalının borçlu olduğu, 19.08.2009 tarihli Kooperatif Hisse Devri Sözleşmesi uyarınca bu tarihten sonraki kooperatif genel kurul kararı ile belirlenen aidat ve ferilerinin kooperatif tarafından yapılan ihtarı üzerine, 03.10.2017 tarihli 1.940,00 TL, 02.08.2019 tarihli 400,00 TL, 15.01.2021 tarihli 750,00 TL, 09.08.2021 tarihli 825,00 TL, 29.06.202 tarihli 700,00 TL olmak üzere toplam 4.615,00 TL'nin alacaklı eski ortak tarafından ödenmesi sebebi ile borçludan rücuen tahsili talepli başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, davalı borçlunun süresinde borca itiraz ettiği ve takibin durduğu, süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı savunmasında her ne kadar taraflar arasındaki hisse ve ortaklığın devir sözleşmesinden dönüldüğü, hisse devir sözleşmesinin kooperatife bildirilmeyerek ve davacının genel kurul toplantısına katıldığı bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararına konu davada aynı davacı tarafından davalı aleyhine 04.06.2010 tarihinde kooperatif tarafından davacının ortaklık payının davalıya devredildiği kabul edilerek ortak olarak kaydının yapıldığı, buna rağmen kooperatif tarafından 5.071,32 TL tasfiye giderleri ve katılım payını 12.03.2014 tarihinde kooperatif hesabına ödemek durumunda kaldığı iddia edilerek ödenen bu bedelin kooperatif hissesini devralan davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiği, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edildiği, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı bozma ilamı ile davacı tarafından edinilen bağımsız bölümün ferdi ilişkiye geçildikten sonra tapuda davalıya devredildiği, ayrıca kooperatif hissesinin de devredildiğine dair yazılı bir sözleşme yapıldığı, bu sözleşmenin kooperatife ibraz edildiği ve davalının kooperatif yönetim kurulunca üye olarak kaydedildiği, aksinin davalı tarafından ispat edilmediği hususu da nazara alındığında davalının kooperatif üyesi olduğunun kabulü ile bu doğrultuda çözülmesi gerektiği bu gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin kararının kaldırılarak davacı yararına bozulmasına karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda İzmir BAM .... Hukuk Dairesince davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararında davalı tarafça temyiz edildiği, temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin... Esas, ... Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilerek, kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacının icra takibinde talep ettiği miktarların kooperatife ödenip ödenmediği ve aidat bedeli olarak tahsil edilip edilmeyeceğinin tespiti bakımından kooperatif bilirkişisi tarafından düzenlenen 29.08.2023 tarihli raporda, icra takibinde talep edilen ve davacı tarafça kooperatife ödendiği belirtilen alacakların kooperatif genel kurulu kararlarına dayalı olduğu ve davacı tarafça bu kararlar gereğince ...Kooperatifi'ne toplam 4.615,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kesinleşmiş kararı da dikkate alındığında davacının kooperatifteki taşınmazının davalıya sattığı ve tapuda devrettiği, davalı kooperatif hissesini de davalıya devrettiği ve kooperatife bu hususun bildirildiği, davalının kooperatif üyesi olduğu, bu nedenle üyelikten kaynaklı gider ve aidatlardan davalının sorumlu olduğu anlaşılmış, taşınmazın devrinden sonra alınan genel kurul kararları gereğince üyelerden tahsil edilmesi gereken ve davacının davalıya devrettiği taşınmaza ilişkin kooperatif üyeliği nedeniyle ödemek durumunda kaldığı toplam 4.615,00 TL'den davalının sorumlu olduğu ve davacıya ödemesi gerektiği kanaatine varılmakla davanın kabulü ile İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalının borca itirazının iptali ile takibin aynen devamına karar vermek gerekmiş, davalı itirazında haksız olsa da kooperatif ilgili aidatları davalıdan talep etmediğinden davalı yönünden alacaklar likit olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının bulunmadığı değerlendirilerek davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalının borca itirazının iptali ile takibin aynen devamına,
Koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL nispi harç ile icra dosyasında alınan 23,08 TL harç indirildikten sonra bakiye 323,82 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 80,70 TL başvurma harcı ile 80,70 TL nispi harç toplamı 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının yapmış olduğu 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 82,25 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 1.582,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 4.615,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
16/01/2024
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.