T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/875
KARAR NO: 2024/366
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/10/2022
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin tasarım baskı, etiket, ambalaj üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ise gıda ürünleri alanında faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda davacıdan sık sık etiket, branda baskı, fatura kartı ve tutkal gibi ürünler satın aldığını, davacı ile davalı şirket arasında bahsi geçen ticari ilişki neticesinde cari işlem dökümünde belirtilen işlemler gerçekleştirildiğini, Bahsi geçen cari hesaba dayalı olarak davacının, 03.11.2020 - 11.02.2021 tarihleri arasındaki dönemde davalı şirketten 8.904,41 alacağı mevcut olduğunu, Tire İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz neticesinde takip durdurulduğunu belirterek davalı - borçlu yanın Tire İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve müvekkilin alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik kötüniyetli itirazları nedeni ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı yana yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından üretileceği vaad edilen etiket, baskı, fatura kartı ve tutkal gibi ürünler, davalı firmaya teslim edilmediğini, davacı firma tarafından teslimatın gerçekleştiğine dair herhangi bir teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura sunulamadığı, davalı firmanın gıda ürünleri alanında faaliyet gösterdiği, gıda ürünleri için gerekli olan etiket, baskı vb. ürünler için davacı firma ile anlaşıldığı halde, davacı firmanın ürünlerin teslimatını gerçekleştirmediğini, ancak buna rağmen, davacı firma tarafından, 28.09.2021 tarihinde haksız yere müvekkil firma aleyhine icra takibi yoluna başvurulmuş, davalı firmadan teslim alınmamış ürünler için "İşlem Dökümü" başlıklı takip dayanağı belge ile, "8.904,41-TL cari hesap alacağı", "502,70-TL 11.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz" olmak üzere toplam 9.407,11-TL talep edildiği, davacının malları teslim ettiğini iddia etmesi ve fatura düzenlemiş olması bu hizmeti verdiği anlamına gelmediğini, kaldı ki davalıya bu faturaların gönderilmediği, dolayısıyla davalı firma tarafından bu sebeple itiraz edilemediğini, malın teslim edildiği, teslim makbuzu, sevk irsaliyesi, irsaliyeli fatura ile ispat edilir. ayrıca bu belgelerin imzalı olması, imzanın malı teslim almaya yetkili kişiye ait olması gerektiğini, davalı firmanın vaad edilen ürünlerin hiçbirini teslim almadığını, ispat yükümlülüğünün davacıda olduğu düşünüldüğünde, teslimata dair davacı tarafından sunulan herhangi bir teslim makbuzu, sevk irsaliyesi veya irsaliyeli fatura bulunmadığından haksız davanın reddi ile davalı firma temerrüde düşürülmediğini, anılan sebeplerle, 11.02.2021 tarihinden itibaren işlemiş faizin talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek
davacının itirazın iptali ve icra-inkar tazminatı talebinin reddine davanın reddi ile hukuka aykırı açılmış olan icra takibinin iptaline, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Tire İcra Dairesine ai ... Esas sayılı dosyasının Uyap örneği, Bornova Vergi Dairesi ve Tire Vergi Dairesi yazı cevapları, İzmir Vergi Denetim Kurulu İzmir Sektörel Denetim Daire Başkanlığının yazı cevabı, SMMM bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 10/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.
Tire İcra Dairesine ait ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine ... esas sayılı dosya üzerinden 8.904,41 TL asıl alacak, 502,70 TL işlemiş faizden oluşan toplam 9.407,11 TL'nin tahsili bakımından ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının cari hesap olarak belirtildiği, davalı yanca geniş anlamda borca itiraz ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Bornova Vergi Dairesine ve Tire Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevaplarının incelenmesinde; davaya konusu icra dosya alacağının doğduğu tarih olarak belirtilen 03/11/2020-11/02/2021 tarihleri arası döneme yönelik olarak tarafların birbirleri yönünden BA ve BS formlarında 2020 yılı Kasım ayına dair 2 belge üzerinden bildirimde bulunulduğu, davacı yanca 2020 yılı Aralık ayına yönelik 3 belge üzerinden beyanda bulunulmuş ise de davalı yanca herhangi bir beyanda bulunulmadığı, devam eden aylarda da herhangi bir beyan tespitinin olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce 23/02/2023 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği dosyanın SMMM bilirkişisi ...'a tevdi edildiği, adı geçen bilirkişi tarafından hazırlanan 10/05/2023 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Söz konusu raporun sonuç kısmında aynen "Davacıya ait ticari defter kayıtlarında; taraflar arasında mal alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki olduğu ve 2020 yılında başladığı, alacağın faturadan kaynaklandığı ancak teslime ilişkin herhangi bir belgenin dosya kapsamında olmadığı ve bilirkişiliğime de teslime ilişkin bir belge sunulmadığı,
davacının davalıya 2020 yılında toplamı 17.884,89 TL olan 5 adet fatura düzenlediği, davalının 2020 yılında ödemede bulunmadığı ve bu tutarın 2021 yılına devrettiği,
davacının davalıya 2021 yılında 1.019,52 TL tutarında 1 adet fatura düzenlediği, davalının çek karşılığı 10.000,00 TL tutarında ödemede bulunduğu, bu ödemeden sonra davacının davalıdan 8.904,41 TL alacağının kaldığı tespit edilmiştir. Tire İcra Dairesinde başlatılan takibin 8.904,41 TL asıl alacak üzerinden başlatıldığı, asıl
alacağın davacı ticari defter kayıtlarıyla aynı olduğu, İşlemiş faize ilişkin dosya kapsamında yapılan incelemede davalıya gönderilmiş bir ihtarname bulunmadığı görülmüş olup takip talebindeki 502,70 TL tutarındaki işlemiş faiz talebine ilişkin takdir
sayın mahkemenizdedir." şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür. Söz konusu raporda davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmekle birlikte davalı yanın defterlerinin İzmir Vergi Denetim Kurulu İzmir Sektörel Denetim Daire Başkanlığında olması sebebiyle incelenemediği, rapora karşı taraf vekillerince beyanlarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 13/03/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği dosyanın önceki rapor sunan SMMM bilirkişisi ...'a tevdi edildiği ancak davalı vekili tarafından sunulan 10/05/2024 tarihli dilekçesi ile davanın konusuz kaldığı ve bu hususta davacı vekilince sunulan aynı tarihli dilekçede davanın konusuz kaldığı yönündeki beyanlar karşısında bilirkişiden işlemsiz olarak dosyanın iadesinin sağlandığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; davacı tarafından davalı aleyhine yukarıda belirtildiği şekilde Tire İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden 03/11/2020-11/02/2021 tarihleri arası dönemde cari hesap olarak davalıdan asıl alacak ve işlemiş faizden oluşan toplam 9.407,11 TL alacağının olduğu iddiasına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı yanca yapılan geniş anlamda borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu, belirtilen tarih aralığına yönelik taraf BA/BS formlarına göre 2020 yılı Kasım ayına ilişkin beyanlar bakımından uyumluluk olduğu ve ancak sonraki beyan bakımından bildirimin davacı yanca yapılmasına rağmen davalı yanca yapılan BA bildiriminin kayıtlarda olmadığı konularında dosya kapsamına göre taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın söz konusu 03/11/2020-11/02/2021 tarihleri arası döneme yönelik olarak taraflar arası ticari ilişkinin tespiti, cari bir münasebet olup olmadığı ile neyden kaynaklandığının belirlenmesi, vergi dairelerine verilen beyanlar haricinde taraflar arasında başkaca bir ticari ilişkinin olup olmadığının tespiti, bulunması halinde ilişkinin neyden kaynaklandığı, faturadan kaynaklanması halinde faturanın muhatabına teslim edilip edilmediği, sevk irsaliyesinin olup olmadığı ile bunun da davalı yana tesliminin sübuta erip ermediği, içeriği hizmetin yahut malın davalı yana verilip verilmediği ile tesliminin yapılıp yapılmadığı, bunların sübutu halinde davalı yanca herhangi bir ödemede bulunulup bulunulmadığı, bulunulmuş ise bedelinin tespiti ile davacının dayanak takipten kaynaklı alacaklı olup olmadığı bu kapsamda davalı yanca yapılan itirazı haklılık teşkil edip etmediğinin tespiti ile taraflarca istem konusu edilen icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının belirlenmesine yönelik ticari ilişkiden kaynaklı açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce tahkikatın devamı noktasında yukarıda belirtildiği gibi dosya bilirkişiye tevdi edilmekle taraflar arası ticari münasebete istinaden rapor alınmış ve devamında bu sefer davalı kayıtlarını inceler şekilde dosyanın önceki rapor sunan bilirkişiye tevdi yönünde işlem yapılmış ise de davalı vekili tarafından sunulan 10/05/2024 tarihli dilekçe ile davanın konusuz kaldığı yönünde beyanda bulunulmuş, davacı vekili tarafından aynı tarihli dilekçe ile davalı ile sulh olunması sebebi ile ekine sulh protokolü eklenerek davanın konusuz kaldığın beyan edilmiş olması karşısında taraflar arası iddia ve savunmanın değerlendirilmesine geçmeden evvel öncelikle bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği göz önüne alındığında uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin olduğundan ve söz konusu sulh sözleşmesinin temelinde davanın konusuz kalması her iki tarafça beyan edildiğinden ve sulh sözleşmesi içeriğinde dava konusu icra dosyasına ödeme yapılması ile konunun ortadan kalkacağı bildirildiğinden ve davacı tarafça sunulan dilekçe de alacağın tahsil edildiği yönünde beyanda bulunulduğundan dava konusu alacağın varlığının tahkikatın devamı sırasında davacı tarafça tahsil edildiğinden iş bu davanın konusuz kaldığında bir tereddüt bulunmamakla birlikte konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı vermek gerekmiştir.
Her hükmün bir kanuni sonucu olduğu göz önüne alındığında bu hükmünde yargılama giderleri açısından kanuni bir sonucu olması gerektiğinden bu kapsamda dava tarihi itibari ile haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden yapılan inceleme neticesinde tahkikatın devamında taraflar arası imzalanan sulh sözleşmesi kapsamında konu alacak davacı tarafça tahsil edildiğinden dava tarihi itibari ile haklılığın davacıda olduğu bu kapsamda yargılama giderlerinin davacı tarafça hüküm altına alınması gerektiği ancak davalı tarafça vekalet ücret talebi bulunmadığı gibi davacı tarafça tarafların birbirlerinden herhangi bir talebinin oladığı olgusunun sulh sözleşmesine bağlandığı ve sözleşmeye göre yargılama gideri harç ve vekalet ücreti dahil anlaşma yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmediği gibi yine davacı lehine yargılama giderlerine de hükmedilmemiş, bakiye harç davalı üzerinde bırakılmış ancak sulh sözleşmesi ile de olsa arabulculuk ücreti konusunda tarafların tasarruf hakkının bir sınırının olması gerektiği bu kapsamda söz konusu ücretin 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ile yargılama giderleri arasında sayıldığından ve sulh protokolünde davacının alacağının yargılama gideri olarak alacağı yönünde beyan göz önüne alındığında arabucluluk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydedilmesi gerektiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL harcın evvelce alınan 80,70 TL peşin harçtan MAHSUBU ile hazineye irat kaydına, bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç toplamı ile gider avansından kullanılan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesine göre DAVACI TARAFA İADESİNE,
4- Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş ise de vazgeçme sebebiyle davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'e ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
6- Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır