T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/944
KARAR NO : 2025/260
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 18/11/2022
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, 30/10/2020 tarihinde İzmir ilinde meydana gelen deprem nedeniyle davacı kooperatife ait olan İzmir ili ... adresindeki 2 binadaki dairelerin ağır hasarlı hale gelip yıkıldığını, davacı tarafından söz konusu dairelerin dask sigortalarının yaptırılmış olduğu rizikonun gerçekleşmiş olması üzerine kooperatif yönetimi tarafından sigorta bedelinin ödenmesi için 03/11/2020 tarihinde davalıya başvurulduğunu, hasar dosyalarının açıldığını, davalı tarafından hasar bedelinin ödenmesi gerektiğinin belirlenmiş olmasına rağmen ödemenin gerçekleştirilmediğini, kooperatife ait taşınmazlar üzerindeki haciz ve şerhlerin varlığı bahane edilerek ödeme yapılmadığını, kooperatif tarafından hacizlere ilişkin tutar mahsup edilerek bakiye tutarın ödenmesine de olumlu cevap verilmediğini, depremin gerçekleştiği tarihten bu güne kadar artan inşaat maliyetleri karşısında söz konusu sigorta bedelinin piyasa şartlarına göre oldukça düşük hale geldiğini, ve faizle karşılanmayacak zararın oluştuğunu ileri sürerek 4.813.960,00-TL hasar bedelinin davalıya ihbarın yapıldığı 03/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizinden aşağı olmamak ve denkleştirici adalet hesabına da yapılmak suretiyle (munzam zarar talep hakkı saklı tutularak) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, taşınmazın tapu kaydında hacizler ve şerhlerin bulunduğunu, bunlar ile ilgili istenilen belgelerin kendilerine ulaştırılmadığını, bu nedenle davacının kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, eksik evraklar tamamlanmaksızın başvurulduğundan usulüne göre ihbarda bulunulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu meskenlere ilişkin tapu kaydında herhangi bir bankanın alacaklı sıfatıyla yer alıp almadığının araştırılması gerektiğini, deprem sigortası genel şartlarının c.7 maddesine göre davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle meskenlerin yüzölçümü daha önceki depremlerde hasar görüp görmediğini, sigortalının beyan yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığının araştırılması gerektiğini, davacının talebinin sigorta kapsamında kalıp kalmadığını, binanın deprem hadisesine bağlı olmaksızın kendi kusur ve özellikleri nedeniyle zamanla oluşan zararın söz konusu olup olmadığının, eksik sigorta halinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek, davanın usulden olmassa esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tapu kaydı, hasar tespiti ve yıkım kararları getirtilerek incelenmiş, bilirkişi görüşüne başvurulmuştur.
Davalı tarafça zaman aşımı definde bulunulmuş ise de, davacı tarafça davalıya 03.11.2020 tarihinde ihtarda bulunulduğu, 45 günlük inceleme ve ödeme süresi dikkate alındığında davanın 2 yıllık zaman aşımı süresinde açıldığı anlaşılmakla, zaman aşımı definin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazların tapu kaydının incelenmesinden, dava konusu İzmir İli, Bayraklı İlçesi, , ... Parsel ana taşınmazın 1.681 metrekare yüz ölçüme sahip olduğu, ana taşınmazın üzerinde, yıkımdan önce, iki adet dokuz katlı betonarme mesken ve işyeri bulunduğu,... adet bağımsız bölümün yer aldığı, bu bağımsız bölümlerin 49 adetinin "Mesken (Konut)" ve 10 adetinin "İşyeri (Ticari)" niteliğinde oldukları ve tapuda S.S. Bornova Meriç Konut Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.
İzmir Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından dosyaya verilen 24.03.2023 tarihli ve ... sayılı yazı cevabının ekinde ve Bayraklı Kaymakamlığı İlçe Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından yazılan 15.12.2020 tarihli ve 4563 sayılı yazının ekinde İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Ağır Hasarlı Hasar Gören Afetzedelere Ait (Kesin Hasar Tespit) Listesi"ne göre; İzmir İli, Bayraklı İlçesi, Salhane Mahallesi, ... Parselde kayıtlı ana taşınmaz üzerinde bulunan dava konusu ... bina kodlu ... Apartmanı A ve B Blokların "Ağır Hasarlı" olduklarının belirtildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde 17.07.2023 tarihinde keşif yapılmış olup, bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler İnşaat Yüksek Mühendisi..., Jeoloji Mühendisi..., Doğal Afet Sigortaları Uzmanı Av. ... 13.08.2023 tarihli raporlarında, dava konusu taşınmazlarda oluşan hasarların ve derecelerinin "Ağır Hasarlı" olduğu, yerinde yapılan keşifte dava konusu taşınmazların tamamen yıkılmış olduğu ve molozlarının da bertaraf edildiği, 30.10.2020 tarihli depremde, dava konusu taşınmazların (apartman binalarının) ağır hasar almasında depreme yeterince dayanıklı olmamasının etkisinin olduğu, 09.05.1985 tarihli ve 18749 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "3194 İmar Kanunu"nun, Geçici Madde 16- (Ek: 11/5/2018-7143/16 md.) gereğince, bu durumun davacı yapı sahibinin sorumluluğunda kaldığı, ancak 30.10.2020 tarihli depremde, dava konusu yapıların yaşlarının yaklaşık 14 - 20 yıl arası oldukları, dolayısıyla 50 yıllık ekonomik ömürlerini doldurmadıkları, depremin gerçekleştiği yerde benzer yapı özellikleri ile taşınmazın yüzölçümü yapı tarzı göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu taşınmazların yeniden yapım maliyetinin, 52 adet bağımsız bölüm için toplam 7.985.600,00-TL olduğu, % 20 oranında betonarme binanın aşınma payı düşüldüğünde ise dava konusu taşınmazların yeniden yapım maliyetiısı, 52 adet bağımsız bölüm için toplam 6.388.480,00-TL olarak hesaplandığı, davaya konu meskenin bulunduğu zemin yapısının 30.10.2020 tarihindeki ( Afad ’a göre 6.6, Kandilli rasathanesine göre 6.9 şiddetinde) depremin ve artçılardan etkilenmesi jeolojik yapısı gereği doğal karşılanması gerektiği, sonuç olarak davalı kurumun davacı kooperatife poliçelerdeki muafiyet oranı düşüldükten sonra 5.129.947,20-TL hasar tazminatı ödemesi gerektiği, davalı kurumun 17.12.2020 tarihinde temerrüte düştüğü belirtilmiştir.
Taşınmazlarda bulunan tüm hacizler yönünden, ilgili dava ve takip dosyalarına haczin devam edip etmediği, kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, tüm hacizlerle ilgili verilen cevaplar dosyasına alınıp incelenmiştir.
Davalı kurum vekiline hasar tarihi sonrasında taşınmaz tapu kayıtları üzerinde sınırlayıcı hak(ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir) olan kişiler tarafından kendilerine yapılmış müracaatlar var ise bu müracaatlara ilişkin bilgi ve belgeleri sunması istenmiş, davalı vekili tarafından 19.11.2024 tarihli dilekçe ile istenen bilgi ve belgeler sunulmuştur.
Bilirkişi heyetine nitelikli hesaplamalar konusunda uzman (İcra Hukukçusu) bir bilirkişi eklenerek, davalı kurum tarafından bildirilen davacı kooperatife ait sigortalı taşınmaz tapu kayıtları üzerinde sınırlayıcı haciz/tedbir uygulaması bulunan şerhlerin devam edip etmediği, devam ediyor ise tutarlarının ayrı ayrı konularının ne olduğu hususlarının öncelikle kayıtlara dayalı olarak incelenerek bu tutarda hak sahiplerinin sigorta tazminatı yönünden müracaatlarının olması halinde sigorta kurumu tarafından poliçe nispetinde ödenebilecek rakamların ne olacağı hususunun araştırılarak netice itibariyle davacının talep edebileceği bakiye sigorta tazminat tutarının belirlenmesi konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler İnşaat Yüksek Mühendisi ..., Jeoloji Mühendisi ..., Doğal Afet Sigortaları Uzmanı Av. ..., Nitelikli Hesap Uzmanı Av. ... 28.01.2025 tarihli ek raporda sonuç olarak, icra dosyalarının incelendiği, toplam 356.433,75-TL borcun bulunduğu, kök raporda tespit edilen 5.129.947,20-TL hasar tazminatı tutarından icra borç miktarının mahsup edilmesiyle poliçe nispetinde ödenebilecek miktarın 4.773.513,45.TL olduğu, İzmir .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya üzerinden taşınmaz üzerindeki haczin devam ettiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.
Toplanan tüm deliller karşısında, dava konusu İzmir İli, Bayraklı İlçesi, ... Parsel sayılı ana taşınmazın üzerinde, iki adet dokuz katlı betonarme mesken ve işyeri bulunduğu, A Blok'ta 30 adet ve B Blokta 29 adet bağımsız bölümün yer aldığı, bunlardan 49 adetinin konut, 10 adetinin de dükkan olduğu, davacı ... Yapı Kooperetif'inin maliki bulunduğu 52 adet gayrimenkulün 30.10.2020 hasar tarihi itibariyle geçerli Dask poliçelerinin olduğu, tüm poliçelerin başlangıç tarihinin 15.11.2019 olduğu ve vadesinin bir yıl olduğu, toplam 52 poliçe ile verilen teminatın 5.234.640,00-TL olduğu, İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Ağır Hasarlı Hasar Gören Afetzedelere Ait (Kesin Hasar Tespit) Listesi"ne göre dava konusu taşınmazların ''Ağır Hasarlı" olduklarının belirtildiği, Bayraklı Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün 21.06.2021 tarihinde yerinde yapılan incelemede, riskli yapının malikleri tarafından yıkıldığının tespit edildiği, ağır hasarlı binaların yasa gereği yıkılmak zorunda olduğu ve dava konusu taşınmazların da 30.10.2020 tarihli depremde ağır hasar aldığı için daha sonra yasal zorunluluk nedeniyle kat malikleri tarafından yıktırıldığı, dolayısıyla söz konusu zararın onarımı veya yapıların güçlendirilmesinin yasa gereğince mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda dava konusu taşınmazlarda meydana gelen zararın taşınmazın eksikliğinden mi yoksa depremden mi kaynaklandığı, zarar ile deprem arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konularında uzman bilirkişilerden rapor alınmıştır. Dava konusu yapıların inşası için 16.01.1995 tarihinde anahtar teslim kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı ve 31.01.1997 tarihinde mimari projenin onaylandığı, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Zorunlu Deprem Sigortası Poliçeleri'ne göre taşınmazların 2000 - 2006 yılları arasında inşa edildiği anlaşılmıştır. Buna göre 30.10.2020 tarihli depremde, dava konusu yapıların yaşlarının yaklaşık 14 - 20 yıl arası oldukları, dolayısıyla 50 yıllık ekonomik ömürlerini doldurmadıkları kanaatine varılmıştır. Dosya kapsamına ve bölgenin genel yapısının irdelenmesi sonucunda davaya konu taşınmazların bulunduğu zemin yapısının 30.10.2020 tarihindeki Afad’a göre 6.6, Kandilli rasathanesine göre 6.9 şiddetinde görülen deprem ve artçılardan etkilenmesinin jeolojik yapısı gereği doğal karşılanması gerektiği, dava konusu taşınmazlarda depremin etkisi sonucu hasarların meydana geldiği, zarar ile yapının deprem arasında illiyet bağı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları, A.1 maddesinde, sigorta kapsamı belirtilmiş, buna göre ''6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler Zorunlu Deprem Sigortasına tabidir.”şeklinde ifade edilmiştir. Bu durumda dava konusu taşınmazların tamamına yakın apartman dairesi ve bir kısmı işyeri niteliğinde olduğundan, sigorta teminatı kapsamında olduğu belirlenmiştir. Hasar tarihi olan 30.10.2020 gününde güncel inşaat maliyetleri ve yeniden imalat bedelinin poliçelerde verilen toplam teminat rakamından fazla olduğu için hasar hesabının poliçe teminatı olan 5.234.640,00-TL üzerinden hesaplanması gerekmiş, davalı kurumun davacı kooperatife poliçelerdeki muafiyet oranı düşüldükten sonra 5.129.947,20-TL hasar tazminatı ödemesi gerektiği, ancak icra dosyalarında tespit edilen 356.433,75-TL borç düşüldükten sonra 4.773.513,45-TL hasar tazminatının 17.12.2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 4.773.513,45-TL hasar tazminatının 17.12.2020 temerrüt tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren tamamının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 514.675,67-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddolunan tazminat tutarı üzerinden hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça aşağıda dökümü yazılı toplam 104.309,01-TL yargılama giderinden kabul - red oranına göre ( % 99,15 ) 103.422,38-TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye giderin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2025
Başkan ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı
Davacı tarafından yapılan
Yargılama giderleri dökümü:
80,70-TL başvurma harcı,
82.210,41-TL peşin harç,
20.000,00-TL bilirkişi gideri,
63,00-TL posta gideri,
200,00-TL tebligat gideri,
480,00-TL keşif araç gideri,
+ 1.274,90-TL keşif harcı
104.309,01-TL TOPLAM