T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/107 Esas
KARAR NO : 2025/847
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/02/2023
KARAR TARİHİ: 01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların her ikisinin de tüzel kişi tacir olduğunu, mesleki ve ticari amaçlarla hareket ettiklerini, uyuşmazlık konusunun, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğunu, anılan sebeplerle, görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, tarafların arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, eser sözleşmesinden kaynaklanan davalara 6100 s. HMK m. 6 uyarınca genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde ve m. 10 uyarınca da işin yapıldığı yer mahkemesinde bakılabileceğini, yetkili mahkemenin İzmir Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının işbu davayı açmadan önce İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin...Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespitinin yapılmasını istediğini, dava ile ilgili olan delil tespiti dosyası sebebiyle yapılan ve 6100 s. HMK m. 323' te sayılan giderler de yargılama giderine dahil olduğunu, bununla birlikte yapılan ihtarname masrafının da yargılama giderlerinden olduğunu, delil tespiti giderlerinin ve ihtarname masrafının yargılama gideri olduğundan ve dava değerine dahil edilemeyeceğinden 6100 s. HMK m. 323 uyarınca, dava sonunda tarafların haklılığı oranınca paylaştırılmasına karar verilmesini, davacının iş yerinin tadilatının yapılması için davalı yüklenici ile davalının sunmuş olduğu imalat fiyatlandırması üzerinde sözlü olarak anlaştığını, davalının tadilatı yerine getirdiğini, davacı müvekkilinin de yapılan iş için davalıya 528.124,00 TL tadilat bedeli ve 14.455,00 TL muhtelif tadilat işleri bedeli açıklamasıyla toplam 542.579,00 TL ödeme yaptığını, davalının yapılan ödemeler doğrultusunda 24.08.2021 tarihinde 528.124,00 TL bedelli faturayı 23.09.2021 tarihinde 14.455,00 TL bedelli faturayı düzenlediğini, davalının, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun ifayı yerine getirmediğinin sonradan anlaşıldığını, işin tesliminden sonra, batar katın altında oluşan çatlaklar ve taşınmazın dış cephesinin kaplamasında kullanılan polikarbon levhalardan bazılarının rüzgarda yerinden oynaması, zarar görmesi üzerine, müvekkilinin davalıya haber vererek sorunların incelenmesini, gerekmesi halinde onarılmasını talep ettiğini, ekte sunulan... konuşma kayıtlarından, davacı müvekkilinin davalıya birden çok kez ihbarda bulunduğunu, davalının, müvekkilinin taleplerini cevapsız bıraktığını, davalının gönderilen ihtarnameye cevap vermediğini, 28.11.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmiş ise de anlaşma sağlanamadığını, tadilata konu olan yerin müvekkilce iş yeri olarak kullanıldığını, bilirkişi raporunda tespit edilen ayıplı işlerin, gerek işçilerin gerek müşterilerin can ve mal güvenliğini tehdit ettiğini, bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ayıpların ilk bakışta anlaşılacak nitelikte olmadığını, müvekkilinin tespit edilen gizli ayıpları, öğrenmesine müteakip, davalıya derhal bildirdiğini, müvekkilinin gözden geçirme ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğundan 6098 s. TBK m. 475' te düzenlenen seçimlik haklara sahip olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, ayıp giderim bedeli olarak, uzman bilirkişilerce yapılacak hesaplama neticesinde artırılmak üzere, şimdilik 50.000,00 TL' nin davalının temerrüde düştüğü 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte, 6100 s. HMK m. 107 uyarınca davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri (delil tespiti dosyası ve ihtarname giderleri de dahil olmak üzere) ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, anlaşma gereğince üzerine düşen tüm edim ve yükümlülükleri büyük bir özenle, tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, eksik ya da ayıplı olarak yapılmış hiç bir iş bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm imalat ve tadilatların, bizzat davacı tarafın talimatları doğrultusunda yapıldığını ve davacı tarafça denetlendiğini, nihayet 24/08/2021 tarihinde davacı tarafça teslim alındığını, bu doğrultuda; yapılan tüm işlerin, kullanılan tüm malzemelerin, yapılan işin avantajları ve dezavantajları, karşılaşabilinecek sorunlar vb. tüm hususlarda davacı tarafın bilgilendirildiğini ve aydınlatıldığını, davacı tarafın ticaret şirketi olup, tüzel kişi tacir olduğunu, tacirin basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında yeterince aydınlatılmadığını ya da bilgilendirilmediğini ileri sürerek buradan kendisine hak ve menfaat elde etmeye çalışmasının da hukuk düzeninde kabul görmeyeceğini, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...Değişik İş sayılı dosyasında müvekkili şirketin gıyabında yapılan tespit sonrasında düzenlenen bilirkişi raporuna süresinde itiraz edildiğini, davacının dava öncesinde ve fakat işin kendisine tesliminden oldukça uzun bir süre sonra davalı müvekkiline ihtarname gönderdiğini, müvekkili tarafından haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı talepler içeren ihtarnameye karşı Karşıyaka ... Noterliği'nin 29 Kasım 2022 tarihli ve...yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile cevap verildiğini, dava konusu yerin batar katının ruhsata aykırı yapı niteliğinde bulunduğunu, projesine aykırı ve tadilat projesi gerektiren batar katın iş yeri olarak kullanılmasının da mümkün görünmediğini, dava konusu taşınmazın batarkatının ruhsatsız ve projesiz olduğunu ve bu hususun davacı tarafın bilgisi dahilinde olduğunu ve/veya tacirin basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında olması gerektiğini, aleyhe beyan ve talepleri asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kontrol, denetim ve gözden geçirme külfetlerine aykırı davranan tacir sıfatına haiz davacının müvekkiline karşı dava hakkı olmadığını, davacı tarafın, müvekkili şirket tarafından yapılan hizmete ilişkin düzenlenen 24/08/2021 tarihli faturayı, 24/08/2021 tarihinde teslim aldığını ve eserin tamamlandığını, bir yıldan uzun bir süredir müvekkiline usulüne uygun şekilde ayıp bildiriminde bulunulmadığını ve aradan uzun süre geçmesine rağmen müvekkilinden haksız ve mesnetsiz taleplerde bulunulmasının da kabul edilemeyeceğini, tacir sıfatı mevcut bulunan davacı şirketin iddialarında geçen eksik, hatalı ve ayıplı hizmet taleplerinin (asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla), teslimden itibaren makul süre içerisinde yukarıda belirtilen şekle bağlı olarak yapılması gerektiğinden, talepler yasal düzenleme hükümlerine ve Yargıtay içtihatlarına da aykırı olup, müvekkilden talep hakları bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin de geçtiğini, aleyhe beyan ve taleplerinin asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının ileri sürdüğü hususların, olağan bir gözden geçirme ile derhal anlaşılabilecek mahiyette olduğunu, dava dilekçesinde yer alan gizli ayıp iddialarının da son derece haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, davacı tarafından davalı müvekkili şirket aleyhinde açılan haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Taraf vekillerinin ticari defter ve kayıtları,
24.08.2021 tarihli... numaralı 528.124,00 TL bedelli fatura, 23.09.2021 tarihinde... numaralı, 14.455,00 TL bedelli fatura,
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...Değişik İş sayılı dosyası,
Bornova ... Noterliği' nin 30528 Yevmiye Numaralı 21.11.2022 Tarihli ihtarnamesi,
Karşıyaka ... Noterliği'nin 29.11.2022 tarihli ve...yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi,
Bornova Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü yazı cevabı,
Davacının bildirdiği tanıklar ... ve ...'in beyanları,
İnşaat Mühendisi ve Elektrik Mühendisi bilirkişi refakatinde 10.05.2024 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen keşif tutanağı,
İnşaat Mühendisi, Elektrik Mühendisi ve Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22.09.2024 tarihli rapor ve 06.03.2025 tarihli ek rapor,
Davacı vekili talep artırım dilekçesi ile özetle; düzenlenen bilirkişi raporu ile dava konusuna ilişkin alacak miktarının tamamının 100.110,00 TL olduğu anlaşılmış olduğundan dava dilekçesindeki taleplerinin 50.110,00 TL artırılarak toplamda 100.110,00 TL’ ye çıkarılmasını talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 s. HMK m. 107 uyarınca, ayıp giderim bedeli olarak, uzman bilirkişilerce yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen 100.110,00 TL'nin davalının temerrüde düştüğü 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, delil tespiti dosyası ve ihtarname giderleri de dahil olmak üzere tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve tamamlama harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı ayıptan doğan zararın tahsiline ilişkin davadır.
Davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözlü anlaşmaya istinaden davacı iş yerinde davalı tarafından yapılan tadilatın karşılığında davalı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin ödendiği, ancak işin tesliminden sonra batarkatın altında çatlaklar oluştuğu ve taşınmazın dış cephe kaplamasında kullanılan polikarbon levhalardan bazılarının rüzgarda yerinden oynaması suretiyle zarar görmesi üzerine davalıdan bu konuda haberdar edilerek onarımının talep edildiği, davalı tarafça haber ve ihbarlara cevap verilmediği, bunun üzerine yapılan işin standartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ayıplı ve eksik iş olup olmadığının tespiti için İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş Sayılı dosyasında delil tespiti suretiyle keşif yapılarak bilirkişi raporunun düzenlendiği ve ayrıca davalıya 21.11.2022 tarihli ihtarname gönderildiği, davalının ifasının kötü bir ifa olduğu, yapılan işin ayıplı olduğu belirtilerek ayıp giderim bedelinin davalının temerrüde düştüğü 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının tüzel kişi tacir olduğu, tacirin basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğu, bu kapsamda yeterince aydınlatılmadığı yada bilgilendirilmediğini ileri sürerek kendisine hak ve menfaat elde etmeye çalışamayacağı, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyasındaki tespitin davalının yokluğunda yapıldığı ve yapılan tespit sonucu düzenlenen rapora süresinde itiraz edildiği, davacı tarafça işin tesliminden oldukça uzun bir süre sonra davalıya ihtarname gönderildiği, davacı tarafça davalı tarafından üstlenilmemiş olan işlerin davalı tarafından yapılmasının istenildiği, dava konusu taşınmazın batarkatının ruhsatsız ve projesiz olduğu, davacının kontrol, denetim ve gözden geçirme külfetlerine aykırı davrandığı, eseri kabul edip teslim aldıktan sonra dava açma hakkının bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü hususların olağan bir gözden geçirme ile derhal anlaşılabilecek mahiyette olduğu, gizli ayıp niteliğinde olmadığı savunularak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 316 ve devamı maddelerinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, basit yargılama usulünde tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremeyeceği ve tarafların dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorunda olduğu, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının dava açılması ile; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlayacağı hususları düzenlenmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 90 ve devamı maddelerinde sürelere ilişkin hükümler düzenlenmiş olup, Yasanın 94. Maddesi uyarınca kanunun belirlediği süreleri kesin olduğu, hakimin tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebileceği, bu takdirde hakimin tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemin hiç bir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklayacağı ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının açıkça tutanağa geçirerek ihtar edeceği belirtilmiş ve "Kesin süre içerisinde yapılması gereken işlemi süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortan kalkar" hükmüne yer verilmiştir.
Dava tarihindeki dava değerine göre dava basit yargılama usulüne tabi olup bu hususta düzenlenen tensip tutanağında bu husus ve buna bağlı sonuçlar açıkça taraflara bildirilmiştir. Dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan dava dilekçesi ve karşı tarafça sunulan cevap dilekçesinden sonra iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı başladıktan sonra tensip tutanağında belirtildiği üzere taraf vekillerine ayrıca tanık deliline dayanılmış olması durumunda tanık isim ve adreslerini bildirmek üzere iki haftalık kesin süreyi içerisinde tanık isim ve adreslerinin bildirilmesi, bildirilmediği takdirde tanık deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı ihtarını içerir davetiye gönderilmiş, gönderilen davetiye taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı tarafça çıkartılan ihtarlı davetiyeye istinaden süresinde tanık listesi bildirilmiş ve buna istinaden davacının bildirdiği tanıklar dinlenmiştir.
İddianın ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı başladıktan sonra sonuçları da açıkça açıklanarak ve belirtilerek taraf vekillerine gönderilen ihtarlı davetiyede tanıkların isim ve adreslerinin bildirilmesi istenilmiş olmasına rağmen verilen kesin sürede davalı tarafça tanık listesi sunulmadığından davalının yargılama aşamasında tanık bildirmek için süre verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 190. maddesi uyarınca " İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir."
6098 Sayılı TBK'nın 470. Maddesi uyarınca, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir."
Yasa'nın devamında 474. Maddesinde "İş sahibi eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır.
Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesine ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." düzenlemesi mevcuttur.
Yasa'nın 477. Maddesinde eserin kabulü düzenlenmiş olup, buna göre "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplan için sorumluluğu devam eder.
İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır.
Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır. "
Yasa'nın 475. Maddesinde iş sahibinin seçimlik hakları düzenlenmiş ve seçimlik haklarının yanında iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı tutulduğu ifade edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile delil listesinde sunulan delillerle birlikte davacının iddia ettiği üzere davalı tarafından davacı iş yerinde tadilat yapılıp yapılmadığı ve varsa yapılan tadilatın ayıplı olup olmadığı, varsa ayıbın açık yada gizli ayıp olup olmadığının ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı veya süresinde yapılıp yapılmadığının da değerlendirilmesi bakımından öncelikle mahallinde keşif icra edilerek ve bununla birlikte tarafların ticari defterleri de incelenmek üzere İnşaat Mühendisi, Elektrik Mühendisi ve SMMM bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor düzenlenmesi istenilmiş, mahallinde yapılan keşif ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı tespit dosyasında alınan raporda değerlendirilerek düzenlenen 30.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda ve itiraz üzerine alınan 06.03.2025 tarihli ek raporda; davalı tarafından düzenlenen faturalar ile davacı tarafından sunulan yapım/tadilat teklif formu birlikte değerlendirildiğinde teklifteki toplam tutarın KDV dahil 543.137,00 TL olduğu, fatura toplamının ise 542.579,00 TL olduğu, fatura toplamı ile teklifin eşleştiği anlaşılmakla batarkatın davalı tarafından yapıldığı ifade edilmiş, ayrıca batarkatın gizli ayıplı olduğu, ayıbın kullanım ile birlikte ortaya çıktığı kullanım sonucunda ayıplı imalatın ortaya çıktığı, hazırlanan ayıp giderim bedelinin teklif fatura değerleri ile uyumlu olduğu, eserin gizli ayıplı olduğu ve pis su gideri için 2.500,00 TL, batarkat için 85.000,00 TL, polikarbon değişim için 6.250,00 TL, tuvalet eşiği için 1.000,00 TL, hatalı boya için 3.000,00 TL ve elektrik için 2.360,00 TL olmak üzere toplam 100.110,00 TL ayıp giderim bedelinin talep edilebileceği, bilirkişi raporundaki tespitlerin temerrüt tarihi ve buna yakın teklif fiyatlarındaki rayiçlere göre esas alındığı, bu nedenle delil tespiti dosyasında belirlenen fiyatların piyasa rayiçlerine uygun olmadığı görüş ve kanaati ifade edilmiştir.
Toplanan deliller alınan bilirkişi raporu ve ek rapor ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davalı tarafından düzenlenen iki adet fatura konusu iş ve bedelle davacı tarafça delil dilekçesi ekinde sunulan imalat fiyatlandırma listesinin uyumlu olduğu, fatura içeriği ve sunulan delillerde davalının fatura konusu işin yapılması konusunda anlaşma sağlanmış olduğu ve bu anlaşma kapsamında yapılan iş karşılığı fatura düzenlendiği, davacı tarafından yapılan iş karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmiş olduğu, her ne kadar 90.000,00 TL'nin ödenmediği hususunda tereddüt oluşsa da her iki tarafın ticari defterlerine yönelik inceleme dikkate alındığında ve davacı vekilince sunulan ödeme dekontundan da anlaşılacağı üzere davacı tarafından davalıya 90.015,04 TL'nin banka havalesi ile 25.08.2021 tarihinde ödemenin yapılmış olduğu, fatura bedellerinin ödenmiş olduğu, yapılan işin ayıplı olduğu, teknik bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede ayıbın gizli ayıp olduğu ve yerin kullanılması sonucunda ayıbın ortaya çıktığı ve anlaşıldığı, ayıbın ortaya çıkmasının akabinde telefon yolu ile whatsap yazışmaları ile ayıp bildiriminin davalıya yapıldığı, ayıp ihbarının davalıya makul sürede yapıldığı, sonrasında delil tespiti ile ayıbın tespiti yoluna gidildiği ve akabinde noter ihtarnamesi ile de ayrıca ayıp ihbarında bulunularak zararın giderilmesinin talep edildiği, ayıbın gizli ayıplı olması nedeniyle işin tesliminden sonra dahi olsa makul sürede ihbar edilmesi ile ayıptan doğan zarardan -ayıp giderim bedelinden- davalının sorumlu olduğu, teknik bilirkişiler tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede ayıp giderim bedelinin 100.110,00 TL olarak belirlendiği, delil tespiti dosyasındaki belirlenen tutardan daha farklı bir miktar belirlenmesinin gerekçeleri ile açıklandığı ve zararın 100.110,00 TL olduğunun ek raporda belirtildiği, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu, davalı tarafça 90.000,00 TL fatura bedelinin ödenmediği savunmasının yerinde olmadığı, başka bir ifadeyle tarafların ticari defterlerine ve davacı tarafça sunulan banka kayıtlarına göre fatura bedellerinin tamamının davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğu, davalı tarafça bu sebeple takas mahsup def'inin yerinde olmadığı gibi cevap dilekçesinde de takas def'inde bulunulmadığından fatura bedeli ödenmemiş olsa dahi takas def'inde bulunulamayacağı, davalının yaptığı işteki gizli ayıplardan sorumlu olduğu ve ayıptan dolayı ayıp giderim bedelinin 100.110,00 TL olduğu anlaşılmakla bedel artırım dilekçesi doğrultusunda 100.110,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; 100.110,00 TL'nin 28.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 6.838,51 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 853,88 TL nispi harç ile 855,75 TL tamamlama harcı indirildikten sonra bakiye 5.128,88 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı, 853,88 TL nispi harç ile 855,75 TL tamamlama harcı toplamı 1.889,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının Mahkememizde yapmış olduğu 1.912,35 TL keşif harcı, 1.350,00 TL ATGV Araç ücreti, 12.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 355,75 TL tebligat-posta gideri olmak üzere toplam 16.118,10 TL yargılama giderleri ile İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş Sayılı dosyasında yapılan 571,90 TL keşif harç ücreti, 300,00 TL keşif araç ücreti, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 51,00 TL tebligat gideri ile 2.400,00 TL vekalet ücretinden ibaret 6.322,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 22.441,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren ... maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
01/10/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza