T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/170 Esas
KARAR NO: 2024/561
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 28/02/2023
KARAR TARİHİ: 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 15/02/2014 doğumlu müşterek çocukları ... 13.07.2021 tarihinde,... sokakta babası ile birlikte yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte iken sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ve babası ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı aracın çarpması sonucunda yaralandığını, kaza sonrası ... ilk müdahale ile Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Acil servisi yapılarak daha sonra Dokuz Eylül Tıp Fakültesi'nde tedavi gördüğünü, ...' ın yaşanan kaza sonrasında vücudunun araç tekerinin altında kalarak ezildiğini, müvekkilinin vücudunda kaza nedeniyle kırık,ezilme ve doku tahribatı bulunduğunu, kaza sebebiyle olay tarihinden bu yana müvekkilinin ağrı yaşadığını ve vücudunu işlevli kullanamadığını, uzuvlarında hissizlik mevcut olduğunu, göğüs bölgesinde ezilmeye bağlı olarak nefes sıkısma hissi yaşamadığını, vücudunda kalıcı izler bulunduğunu, kaza sebebiyle tahribata uğrayan müvekkilinin elinde ve diğer uzuvlarında gücü kaybı mevcut olduğunu, müvekkilinin elini aktif şekilde kullanamadığını, davalılardan asli kusurlu olan araç sürücüsü davalı ..., ... kazaya karışan aracın sahibi ..."in babası olduğunu, davalı sigortanın kazada asli kusurlu olan aracın sigorta şirketi olup aracı 17/07/2021 tarihine kadar sigortaladığını, bu nedenle tüm davalıların işbu kazadan dolayı meydana gelen zararlarda müşterek ve müteselsil sorumlulukları bulunduğunu belirterek; öncelikle adli yardım ve teminatsız olmak üzere ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, müvekkillerinin müşterek çocuğu ...'ın maddi zararları bakımından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ve şimdilik maddi olarak açmış oldukları belirsiz alacak davalarının kabulü ile yapılacak bilirkişi incelemeleri ve yargılama sonucunda belirlenecek olan ...'ın çalışma gücünün azalmasından geçici ve kalıcı maluliyeti ile doğan zararlar/ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zararları bakımından 1000 TL, tedavi öncesi ve tedavi sonrası giderler ile özel bakım ve bakıcı giderleri için ise 100 TL yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizile ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; (Sigorta şirketleri bakımından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi ve poliçe miktarları kadar sorumlu olmaları üzere), manevi tazminat davalarının da kabulü ile müvekkili ... yönünden 150.000 TL manevi tazminatın 13.07.2021 olan kaza tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... poliçe numarası ile Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında 17.07.2020-17.07.2021 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise başvuran tarafın talepleri muğlak olduğundan netleştirilmesi gerektiği, aksi takdirde huzurdaki davanın usulden reddinin gerektiği açık olduğunu, davaya konu kaza hakkında yürütülmekte olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma numaralı dosyanın bekletici mesele yapılarak sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkili şirkete Karayolları Trafik Kanunu madde 97 hükmü gereğince yapılması gereken zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, çocuk yaşta trafik ya da iş kazası geçiren kişiler için talep edilemeyeceğinden davacının işbu taleplerinin reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından talep edilmekte olan geçici işgöremezlik tazminatının Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu altında olduğunu, dolayısıyla davacı tarafa SGK nezdinde geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmasını ve söz konusu giderlerin husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur ve maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu'nun ilgili dairesine sevk edilmesini talep etme zarureti doğduğunu, tazminat hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre yapılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi’nin e...., k.... sayılı ve 09/10/2020 tarihinde yürürlüğe giren ve Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ve 92. maddelerinde ZMMS genel şartlarına atıf yapan ibarelerinin iptaline ilişkin kararı nedeniyle %1.80 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmayacağı görüşünün hatalı olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise, kabul anlamına gelmemekle birlikte, 17.07.2020-17.07.2021 tarihlerini kapsayan ... numaralı poliçe nedeniyle sigorta şirketinin trafik sigortasından kaynaklı sorumluluğunun poliçe limitleriyle ve sigortalının kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, huzurdaki olayda, müvekkili sigorta şirketine zorunlu başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığından müvekkili sigorta şirketi yerleşik yargıtay içtihatları gereğince temerrüde düşmediğininden davacının faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin talep, dava, şikayet ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, hukuki yararın yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazası neticesinde mağdur olan kişilerin, kaza nedeni ile ortaya çıkan zararlarının tazmini adına ilgili sigorta şirketine karşı gerek adli yargıda dava açmadan evvel gerekse de Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmadan evvel sigorta şirketine doğrudan başvuru yapmış olmalarının yasal zorunluluk olduğunu, bu başvurunun yerine getirilmeksizin dava açılması halinde davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile 6100 sayılı HMK m.114 ve m.115 gereği usulden reddedilmesi gerektiğini, davaya konu 13.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası 2014 doğumlu ...'ın tedbirsiz ve dikkatsizliği, anne ve babası olan davacıların ise özensizliği ve ihmali neticesinde meydana geldiğini, müvekkilinin kaza esnasında araç ile hız yapmasının mümkün olmadığını, zira aracın yeni hareket edip hızlanmadığını, ayrıca kazanın meydana geldiği sokakta bir çok oyun oynayan küçük çocuk bulunduğundan müvekkilinin kontrollü ve yavaş hareket ettiğini, dava dilekçesinde kaza geçiren ... babası ile birlikte yaya geçidinden karşıya geçtiği belirtilmiş ise de dosya kapsamında bulunan davacı baba ...'ın 18.07.2021 tarihli ifade tutanağında kendi aracını parkettiği sırada kazaya uğrayan çocuğun tek başına karşıya geçtiği yolunda ifadesi bulunduğunu, ayrıca dava dilekçesinde yer alan 2. bir çelişki de trafik tespit tutanağında kaza mahalli olan sokakta yaya geçidi olmamasına rağmen davacı baba ile ... yaya geçidinden birlikte karşıya geçtikleri ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, mahkemeyi yanıltmayı amaçladığını, dinletilecek tanık ifadeleri ile de doğrulayacağı gibi müvekkilinin kazanın meydana gelişinde kusurlu hiç bir eylemi olmadığını, kaza mahalinde azami hız sınırının 50 km olup, müvekkilinin aracın hızının 50 km hıza dahi çıkarmadığını, kazanın oluş sebebine baktığımızda 7 yaşında bir çocuğu tek başına yolda bırakan babanın koruma gözetme görevini yerine getirmediğini ve kazanın oluşunda çocukla birlikte ağır kusurlu olduğunun açık olduğunu, öte yandan çevrede bulunan ve çoğu davacının yakını olan kişilerin kaza sonrası bilinçsizce yaptıkları ve engellenemeyen müdahaleleri ile de davacıya zarar verdiğini müvekkili ... idaresindeki aracı yasaya ve trafik kurallarına uygun bir biçimde kullanmış olup, hukuka aykırı bir eylemi ile kazaya neden olmadığını, kusurlu olmayan müvekkilinin tazminattan sorumlu olmasının düşünülemeyeceğini, arıca kaza sonrası çocuğun hastaneye götürülmesi üzerine. müvekkili ...'da derhal araç ile arkasından önce Bozyaka Eğitim Araştırma Hastanesi'ne daha sonra Dokuz Eylül Hastane'sine gittiğini, ailesi ile birlikte davacıların yanından ayrılmadığını, çocukla ilgili sürekli bilgi edindiğini ve aileye maddi manevi destek olmaya çalıştığını, müvekkillerden ... kazaya karışan ... plaka sayılı aracın maliki olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredilmesi halinde artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerektiğini, bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmaması gerektiğini, sürücü müvekkili ...'nın kazanın gerçekleşmesinde kusurunun olmaması, aksine mağdurun ve ebeveynlerinin ihmali ile ağır kusurları nedeniyle kazanın gerçekleşmiş olması nedeni ile somut olayda araç maliki müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacıların her ne kadar kazaya uğrayanın tedavi giderlerini talep etmişlerse de, ... tedavisi Dokuz Eylül Hastanesi'nde yapıldığını, devlet tarafından tedavi giderlerinın karşılandığını, yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporla da kazanın kalıcı bir sakatlığa neden olmadığının ortaya çıkacağını belirterek; öncelikle teminatsız tedbir talebinin ve davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATİ:
Mahkememiz 08/03/2023 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin adli yardım talebinin; mevcut dosya durumu itibariyle, davacı tarafça adli yardımdan yararlanabilme koşullarından haklılık ve yoksulluk ölçütlerinin yaklaşık ispat derecesinde sağlanamadığı anlaşıldığından ve şartları oluşmadığından reddine dair karar verilmiş, davacılar vekili tarafından bu karara itiraz edilmiş ve itiraz üzerine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş sayılı 21.03.2023 tarihli kararı ile davacılar vekilinin itirazının reddine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve davacılar vekili tarafından ikmali gerekli harç ve gider avansı Mahkememiz veznesine yatırılmıştır.
Mahkememiz 28.03.2023 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin alacak yargılamayı gerektirdiğinden ve yaklaşık ispat kuralı gerçekleşmediğinden reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz 24.01.2024 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin adli yardım talebinin mevcut dosya durumu itibariyle, davacı tarafça adli yardımdan yararlanabilme koşullarından haklılık ve yoksulluk ölçütlerinin yaklaşık ispat derecesinde sağlanamadığı anlaşıldığından ve şartları oluşmadığından reddine dair karar verilmiş, davacılar vekili tarafından 16.01.2024 tarihli celse ara kararı uyarınca ikmali gerekli gider avansı davacılar vekili tarafından yatırılmamıştır.
DELİLLER:
1-İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğü Uluslararası Koruma Çalışma Grubu Başkanlığı yazı cevabı,
2-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyası,
Uyap üzerinden getirtilen dosyanın incelenmesinde; müştekiler..., ..., şüphelileri ..., ..., ... ve ... olan kasten yaralama suç nedeniyle açılan soruşturma dosyası olduğu anlaşılmıştır,
3- SGK Kayıtları;
13.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının tedavilerine ilişkin belge ve harcamaların miktarları hususlarında SGK İzmir İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 03.04.2023 tarihli cevabında davaya konu 13.07.2021 tarihli kazaya nedeniyle herhangi bir ödenmediği bildirilmiştir.
4-Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması
Davacı ile davalıların mali ve sosyal durumlarının araştırılması için Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından tanzim edilen tutanaklar dosyamız arasına alınmıştır.
5-Davalı sigorta şirketi nezdindeki hasar dosyası;
Davalı sigorta şirketi tarafından ... numaralı ZMMS sigorta poliçesi ile hasar dosyası kapsamı Mahkememize sunulmuş, hasar dosyası kapsamında davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı bildirilmiştir.
6-Davacının meydana gelen trafik kazası sonrasına görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları;
Davacıya ait tedavi kayıtları Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi ile Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinden celp edilerek dosya arasına eklenmiştir.
7-Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı yazı cevabı,
... plaka ilişkin aracın 13.07.2021 tarihi itibari ile maliklerini gösterir tescil kayıtlarının mahkememize gönderilmiştir.
8-Kaza Tespit Tutanağı,
9-Bilirkişi raporları
i) Kusur bilirkişi raporu; Mahkememizce; tarafların kusur oranlarının tespiti için 22.09.2023 tarihinde keşif yapılması sonucu düzenlenen 05.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Yaya ... (7 yaşında)'ın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, KTK nın 68/c (Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır.) maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanının oluşumuna etken olduğu; davalı sürücü ... (...)'un, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, KTK nın 52/1-b (Sürücüler, hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanının oluşumuna etken olduğu; Üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlar ile dış faktörlerin olay esnasında kazanın oluşumu üzerinde etken olabilecek bir davranış şekli görülmediğinden kazanın oluşumunda etken olmadığı, rapor edilmiştir.
ii)Maluliyet Oranı Tespitine İlişkin Sağlık Kurulu Raporu:
Mahkememizce davacı ...' ın Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilerek; davaya konu kazaya ilişkin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre geçici ve kalıcı maluliyet oranının tespiti ile tedavi ve iyileşme giderleri ile bakıcı ihtiyacı olup olmadığı, var ise süresi hususlarında rapor aldırılmış, aldırılan 04.10.2023 tarihli raporda özetle; İlgili yönetmelikte her bir arızanın oran olarak tam karşılığı bulunmamakta ve "özel gereksinim varlığı" halinde engel oranları bir yüzde aralığı olarak belirtilmektedir. İlgili yönetmeliğe göre şahsın yaralanması nedeniyle özel gereksiminin olmadığı anlaşılmakta ve yönetmelikte bir oran karşılığı bulunmadığını, tıbbi iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 1.5 (birbuçuk) ay olarak kabul edilmesinin uygun olacağı, ancak varsa istirahat/iş göremezlik raporu sürelerinin göz önünde bulundurulmasının daha uygun olacağı, şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yaralanmaları nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 5 (beş) gün olarak kabulünün uygun olacağı, devam eden bir takip ve tedavi süreci olmadığı bilgisi alınmış olup şimdiye kadar yapılan tedavi ve iyileşme giderleri ile ilgili olarak şahsın takip ve tedavisini yapan hekimlerden bilgi alınmasının uygun olacağı rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat (sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri) ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'in maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 13/07/2021 tarihinde davacıya çarpması sonucu davacının yaralanıp yaralanmadığı, meydana gelen trafik kazasında kusur oranı, davacının kaza nedeniyle geçici ve kalıcı maluliyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, tedavi ve iyileşme giderleri ile bakıcı gideri olup olmadığı, var ise miktarı, davacının geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, davacının manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davalıların maddi ve manevi tazminattan sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." şeklinde ifade edilmiştir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davaya konu kazanın, 13/07/2021 günü saat 21:00 sıralarında davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... sokak üzerinde seyir halinde iken No:... önüne geldiğinde aracının sol ön teker kısımları ile seyir yönüne solundan sağına, No: ... tarafına doğru karşıdan karşıya geçmek isteyen 7 yaşındaki yaya ...'a çarpması neticesinde meydana geldiği;
Kazanın oluşumunda Yaya ...'ın yol üzerindeki araçların seyrini izlemeden, kendi can güvenliği açısından, yol üzerinde hareket halinde bulunan araçların kendisi için tehlike oluşturacağını idrak edemeden, bu noktada sağından gelen ve yol üzerinde ilk geçiş hakkına sahip olan araçların kendisi tehlike arz edecek ehemmiyetini ön göremeyip, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde kaplamaya girip yolun karşısına geçmek isterken karıştığı olayda, dikkat, özen yükümlülüğüne aykırı ve fevri davranışlarından dolayı aracın kendisine çarpmasına maruz kalarak yaralandığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68/c maddesinde düzenlenen "Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır" kuralını ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu;
Davalı sürücü ...'in yönetimindeki aracı ile gündüz vakti, görüş mesafesinin açık olduğu iki yönlü yolda seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, yaya geçidi bulunmayan bu alanda ve ayrıca bir çok iş yerlerinin olması sebebiyle yayaların varlığını dikkate alıp, yaşayabileceği bir olumsuzluğu (bu kaza gibi) yaşamamak için hızını etkin fren ile durabileceği minimum seviyeye düşürmüş olduğu hızı ile seyredip olay mahalline geldi ne göre sol tarafından kaplamaya inen çocuk yayayı gördüğünde mevcudiyetini belirtecek tarzda korna çalıp düşürmüş olduğu hızı ile etkin fren tedbirine başvurarak kazayı önlemeye çalışması gerekirken sürücü bu hususlara riayet etmeyerek, aracının seyrini ve hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı, dikkatini seyir yönüne vermemesi sebebiyle, seyir yönüne göre solundan kaplama alanına inen çocuk yayaya karşı ön tedbirsiz çarparak karıştığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-b maddesinde düzenlenen "sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar." hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu soruşturma dosyası kapsamı, Mahkememizce yapılan keşif, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu doğrultusunda Mahkememizce değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan şekilde gerçekleşen kazanın oluşumunda her iki tarafın kazanın oluşumuna etken davranışları bulunduğu tespit edildiğinden tarafların kusur oranlarının tespiti yönüyle İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmasına karar verilmiş ise de, davacı tarafça Mahkememiz ara kararında bildirilen delil avansı yatırılmadığından rapor aldırılamamış, her ne kadar davacı tarafça adli yardım talep edilmiş ise de Mahkememizce verilen ara karar ile adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında, davacının yaralanması sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığının belirlenmesi yönünden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından, kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine uygun şekilde düzenlenen raporda, ilgili yönetmelikte her bir arızanın oran olarak tam karşılığının bulunmadığı ve "özel gereksinim varlığı" halinde engel oranlarının yüzde aralığı olarak belirtilmekte olduğu, ilgili yönetmeliğe göre şahsın yaralanması nedeniyle özel gereksiminin olmadığı, tıbbi iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin 1.5 (birbuçuk) ay olarak kabul edilmesinin uygun olacağı, şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yaralanmaları nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 5 (beş) gün olarak kabulünün uygun olacağı belirtilmiştir.
Davacı vekilince maluliyet durumunun tespitine ilişkin rapora itiraz edilmiş ve Mahkememizce dosya kapsamı ile taraf itirazları da göz önünde bulundurularak davacının sürekli iş göremezlik durumunun ve malul kaldığı dönem boyunca ne kadar süre ile bakıcıya ihtiyacı olduğunun, devamlı surette bakım ihtiyacının olup olmadığının belirlenmesi için İstanbul ATK ... İhtisas Kuruldan rapor aldırılmasına karar verilmiş ise de, davacı tarafça Mahkememiz ara kararında bildirilen delil avansı yatırılmadığından rapor aldırılamamış, her ne kadar davacı tarafça adli yardım talep edilmiş ise de Mahkememizce verilen ara karar ile adli yardım talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davaya konu taleplerin özel ve teknik bilgi gerektirmesi sebebiyle ATK rapor ücretlerinin yatırılması amacıyla davacıya kesin süre verildiği, davacı tarafın verilen süreye riayet etmediği ve delil avansını yatırmadığı, bu nedenle ara kararda belirtildiği üzere bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş kabul edildiği, dosyanın mevcut delil durumu ile davacının maddi tazminat talebi yönünden davasını ispatlayamadığı değerlendirilerek davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, meydana gelen trafik kazasında tarafların meydana gelen trafik kazasındaki kusurlu davranışları, davacının ve davalıların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli gözetilerek davacı lehine 15.000,00-TL manevi tazminata hükmetmenin hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu değerlendirilerek manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, hükmedilen manevi tazminatların davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan haksız fiil tarihi olan 13/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Maddi tazminat talebi yönünden davanın REDDİNE,
2- Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE, 15.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'ten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Maddi tazminat yönünden
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.280,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davalı sigorta şirketi ile diğer davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT gereğince davanın red edilen bölümü üzerinden hesap edilen 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Manevi tazminat yönünden
7-Alınması gereken 1.024,65-TL harçtan peşin alınan 539,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 484,95-TL harcın davalılar ... ile ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan 539,70-TL peşin harç, 179,90-TL başvuru harcı ve 2 müzekkere gideri 4,00-TL olmak üzere toplam 723,60-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 72,36-TL yargılama giderinin davalılar ... ile ...'ten alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesap edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı sigorta şirketi ile diğer davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT gereğince davanın red edilen bölümü üzerinden hesap edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
11-Kararın kesinleşmesi halinde ayrıca karar yazılmaya gerek kalmadan artan gider avansının taraflara resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalılar ... -... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı.
11/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı