T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/207
KARAR NO : 2025/435
DAVA : Alacak - Sözleşmeden Dönme
DAVA TARİHİ : 27/05/2019
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; tarafların, maden ruhsatı ve hakkı müvekkiline ait olan İzmir Aliağa ilçesinde bulunan ''erişim no.... nolu, II. Grup Maden Sahası'' 'nın devri konusunda anlaştıklarını ve maden ruhsatının davalı şirkete devredildiğini, devir bedelinin piyasa rayici üzerinden ödenmesinin kararlaştırılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu hususta davalılara gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini ileri sürerek, bilirkişi incelemesi suretiyle devir bedeli belirleninceye kadar fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde, taraflar arasında yapılan protokolün 11. Maddesi gereğince ihtilaf halinde Aliağa Mahkemelerinin yetkili kılındığını, İzmir Mahkemelerinin yetkili olmadığını, dosyanın yetkili Aliağa Mahkemelerine gönderilmesini istediklerini, esasa ilişkin olarak da, davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 13.04.2018 tarihli protokole göre devir bedelinin 4.500.000,00-TL olduğunu, protokolün 4. Maddesinde tek tek belirtilen borçların müvekkili şirketçe ödenmesinden sonra geriye 1.946.137,59-TL davacının alacağı kaldığını, bakiye borcun da müvekkili tarafından 2019 yılı sonuna kadar peyderpey faizsiz olarak ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, protokolün 5 maddesinde 4 maddede belirtilen ödemeler haricinde davacı yanın gerek şahsına ve gerekse bağlantılı olduğu şirketlere ilişkin gerek devleti gerek 3.şahıslara ilişkin hiçbir ad altında hiçbir borcun üstlenilmeyeceği, her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ödeme yapılmayacağı, davacının müvekkilinden başka bir ödeme talebinde bulunamayacağının kararlaştırıldığını, protokolün 9 maddesinde protokol tarihinden sonra ruhsata ya da demirbaşlara gelecek başkaca hacizlerin varlığı halinde bakiye miktara ilişkin ödemelerin öncelikle bu haciz alacaklarına yapılacağının kararlaştırıldığını, protokolün imzalanmasından sonra müvekkili tarafından davacıya 125.000-TL ödendiğini, ayrıca protokolün 1.paragrafında belirtilen ödemelerin yapıldığını, protokolün yapılmasından sonra protokolde belirtilmeyen ancak ruhsat üzerinde davacı yana ait yaklaşık 4.000.000-TL SGK alacağına ilişkin haciz bulunduğunun anlaşıldığını, davacının borcunu ödeyerek bu haczi kaldırması ihtar edildiği halde kaldırmadığını, bugün itibariyle davacı yana 1.821.137,59-TL borçlarının bulunduğunu bunun ödenebilmesi için SGK'nın ruhsat üzerindeki haczin kaldırılması gerektiğini, kaldı ki borcun vadesinin 2019 yılı sonuna kadar olduğunu, dava tarihi itibariyle vadesi geçmiş borçlarının olmadığını ileri sürerek, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın Aliağa Mahkemelerine gönderilmesini ve davanın reddini savunmuştur.
Yargılamanın devamı sırasında davacı tarafından sunulan dilekçe ile dava tam ıslah edilerek taraflar arasındaki 13/04/2018 tarihli sözleşmeden döndüklerini, sözleşmeden döndüklerinin tespiti ile dönme sebebi ile sözleşme ilişkisi geçmişe etkili olarak ortadan kalkacağı için maden ruhsatının müvekkiline iadesine dönmeye dair taleplerinin kabul edilmemesi halinde davalı tarafından 3.kişilere yapılan ödemelerin tespitinden sonra taraflar arasındaki protokol gereğince davalının yaptığı ödemelerin tespitinden sonra şimdilik bakiye 10.000,00-TL devir bedelinin belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Bilahare mahkemece belirli olan alacak ve sözleşme devir bedeli olan 4.500.000,00 TL devir bedeli üzerinden peşin nispi harcın yatırılması talep edilmiş olup, 76.848,75 TL peşin nispi harç yatırılmış olup davaya 4.500.000,00 TL alacak ve sözleşme değeri üzerinden devam olunmuştur.
İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesince deliller toplanmış, bilirkişi raporu alınmış, 09/11/2021 tarihli celsede... karar sayılı karar ile davayı görmeye İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava mahkememizin ... Esasına kaydedilmiş ve dosya kapsamı değerlendirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı ile ...Madencilik San ve Tic Ltd Şti arasında imzalanan 13/04/2018 tarihli maden ruhsatı devri ve demirbaş satım protokolünden kaynaklandığı olup davacı yanın davasını tam ıslahı ile öncelikle sözleşmeden dönme talebinin kabulü ile maden ruhsatının devri işleminin iptali ve kendisine iadesi bu talebi kabul edilmediği taktirde sözleşme devir bedeli tutarının kendisine ödenmesi talebine ilişkin olduğu, davalı yanın ise davacının bu talebine karşılık davacı yanın işletme ruhsatını devir tarihindeki borçlarının yüksekliği protokolün imza ve devir tarihi sonrasında ruhsata ve demirbaşlara gelecek başkaca hacizlerin varlığı halinde öncelikle devir bedeline ilişkin son bakiye miktarın öncelikle bu haciz ve alacaklara yapılacağının protokolün 9. Maddesi ile belirlendiği yine protokolün 10. Maddesi ile demirbaşlar ve ruhsatın borçsuz ve üzerinde her hangi bir şahıs hak iddia etmeksizin müvekkili şirkete geçeceğinin kararlaştırıldığı, müvekkili şirketin davacı yana bugün itibariyle 1.821.137,59 TL borcu bulunduğu ancak bu borcun ödenmesi için davacı yanın öncelikle SGK borcunu ödemesi ve ruhsat üzerindeki hacizlerin kaldırılması gerektiği savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır.
13/04/2018 tarihli protokol ile davacı tarafından Aliağa ilçesi, Şakran köyünde bulunan... nolu, 2-b grubu maden ruhsatının devri ile madende bulunan demirbaşların 4.500.000,00-TL satımı kararlaştırılmış, ödeme şekli başlıklı 4.maddesinde satış bedelinin büyük bir bölümünün davacının irtibatlı olduğu şirketlerin 3.şahıslara olan borcunun ödenmesi suretiyle ödenmesi ve geriye kalan tutarın ise davacıya ödenmesi kararlaştırılmıştır. Protokolün bütünü birlikte değerlendirildiğinde TBK 202.maddesinde tanımlanan işletme devri niteliğinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Söz konusu sözleşme ile sadece maden ruhsatı ve maden ruhsatında bulunan bir kısım demirbaşların satımı konu edilmiş olup işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri söz konusu değildir. Bir mal varlığının veya işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri özel hükümlere ve sonuçlara bağlanmış olup söz konusu sözleşme bu nitelikte değildir.
Öncelikle mahkememizin görevini tayin ve taraflar arasında ihtilaf konusu olan yetki sözleşmesinin geçerliliği konusunda davanın ticari bir dava olup olmadığı ve tarafların tacir olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmiş, davanın mutlak ticari dava ya da nispi ticari dava olmadığı, davayı görmeye Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmayıp davayı görmeye Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu değerlendirilerek, görevli mahkemenin daha önce görevsizlik kararını veren İzmir ... ASHM'si görevli olduğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkememiz kararı istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden, görev uyuşmazlığının çözümü için dosya İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin.... Hukuk Dairesine gönderilmiş. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin... Karar sayılı 14.02.2023 tarihli kararı ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş ve dosya mahkememizin...Esas sırasına kaydedilmiştir.
Davalı tarafından borç yapılandırması konusunda kendilerine yetki verilmesi talep edilmiş ise de, davalının maden ruhsatı üzerindeki hacizlere ilişkin borçları sözleşme gereği ödeme konusunda mahkememizin onayına ihtiyaç bulunmadığı, yapılandırma yolu ile ödenmesinin sözleşmesel zorunluluk olmadığı, elbette sözleşme hükümleri gereği sözleşme bedelinden ödeneceği, dilerse karşı taraf ile anlaşarak, yapılandırma kapsamında da ödeyeceği ancak davalının maden ruhsatındaki devirden önceki hacizleri defaten ödeme konusunda davacının onayına da gerek olmadığından yetki verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Mali müşavir ve hukukçu bilirkişiden sözleşme hükümleri, davalının yapması gereken ödemeler dikkate alınarak, davalının davacıya dava tarihi itibarı ile ne miktar borcunun olduğunun tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Nitelikli Hesaplamalar Konusunda Uzman Av.... ile SMMM... 05.12.2023 tarihli raporunda, davacının sözleşmeden dönebilip dönemeyeceğinin Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının sözleşmeye göre davalı şirketten 1.946.137,59 - 125.000= 1.821.137,59-TL bakiye alacağı göründüğü, buna karşın, maden ruhsatı veya demirbaşlar üzerine haciz gelmesi halinde, davacının alacağına mahsuben, öncelikle haciz alacaklılarına ödeme yapması gerektiği, haciz alacaklılarına yapılacak ödemelerin hesabı ve mahsubu bakımından, 13.04.2018 protokol tarihine kadar doğmuş borçlar için konulmuş hacizlerin 13.04.2018 tarihine kadar ferileri ile dikkate alınabilecek olup, bu tarihten sonra işleyen ferilerden ise davalı şirket kendisi sorumlu olabileceği, diğer taraftan yukarıda belirtilen hacizler, mahcuz malların ve hakların mülkiyet dahil durumunu etkileyebilecek olup, ancak yukarıda sunulu şekilde hesaplanabilecek haciz dolaysıyla borç miktarı, davacı alacağını geçmedikçe, davalı borçlu bu durumdan kendisi sorumlu olabilecektir. Ancak yine yukarıda belirtilen hacizler, mahcuz malların ve hakların mülkiyet dahil durumunu etkileyebilecek olup, davalı şirketin alacaklıya devir bakiye bedelini ödemesi halinde, devir öncesi alacaklardan doğan borçları da bu sebeple mükerrer ödeme durumunda kalabileceği, aslen haciz konusu borçların devir tarihinde miktarı belirlenmemiş, işletmeyi ilgilendiren borç niteliğinde olduğu anlaşılmakla, işletmenin devir bedelini etkileyebileceği, yine davacının alacağından mahsup edilmesine gerektiğine taktir edilmesi halinde, dosyada bulunan haciz bilgilerine göre, devir tarihi itibariyle doğmuş olan borçların devir tarihine kadar olan ferileri ile bilinmesi gerekip, yine devir sonrası terkin edilmiş olan haciz konusu borçların da kim tarafından ödendiğinin tespiti gerekebileceğinin de mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
SGK ve Vergi Dairesi Müdürlüğünden 13.04.2018 tarihi itibarı ile davalı şirketin borçlu olup olmadığı ve bu borca ilişkin asıl ve ferilerinin ulaştığı miktarlar araştırılmış, bilirkişi heyetinden tarafların itirazlarını karşılar şekilde ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler ... ile ... 08.08.2024 tarihli ek raporunda, kök rapora karşı taraf itirazları ve gelen müzekkere cevapları incelendiğinde; davacının ortağı ve yöneticisi olduğu dava dışı... MAD.İNŞ.NAKLİYE TUR.SAN.TİC.LTD.ŞTİ.'nin gecikme zammı olmak üzere toplam 1.459.246,52-TL tutarında mal müdürlüğüne borcu olduğu, bu niteliği ile sözleşme gereği ...'e yapılacak bakiye 1.946.137,59-TL ödemeye mahsuben alacaklı mal müdürlüğüne ödenmesi gereken borç niteliğinde gözüktüğü, dava dışı şirketin 13.04.2018 tarihi itibarıyla gecikme zammı hariç SGK'ya toplam 67.034,61-TL, 25.03.2014 tarihi itibarıyla toplam 821.401,01-TL borçlu olduğu belirtilmiştir.
Davalı vekilince ek rapora itirazda bulunulmuş, mahkememizce davalı vekilinin dilekçesinde belirttiği kurum ve kuruluşlara yazılar yazılmış, yazı cevapları gelmekle, bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiler...02.03.2025 tarihli ek raporunda, kurum ve kuruluşlardan gelen yazı cevaplarının incelenmesi sonucunda, devredilen şirketin...dönemlerine ait Aliağa SGK'na toplam 5.213.044,51-TL tutarında, ve 394.057,10- TL tutarında, Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne 25/03/2024 tarihi itibarıyla toplam 4.309.410,40-TL tutarında, 13/04/2018 tarihi itibarıyla 1.655.537,61-TL tutarında, ayrıca icraya intikal etmiş 13/04/2018 tarihi itibariyle toplam 697.053,47-TL tutarında, Bergama Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne 2008/08-2009/09 dönemlerine ait 18.070,35-TL, 2008/04-2009/03 dönemlerine ait toplam 1.094.000,66-TL, 2009/02-2010/09 dönemlerine ait 156.133,76-TL, 2009/02-2010/09 dönemlerine ait 993.463,12-TL, 2009/02-2010/09 dönemlerine ait 96.764,30-TL ve 2009/02-2010/09 dönemlerine ait 116.425,42-TL tutarında olmak üzere toplam 2.474.857,61-TL tutarında ve Aliağa, Dokuz Eylül, Bergama Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüklerine toplam 9.340.553,60-TL tutarında sosyal güvenlik primi, işsizlik sigorta primi, idari para cezası, damga vergisi ve gecikme zammı dahil ve Vergi Dairesine de 13.04.2018 tarihi itibariyle Vergi Aslı: 945.038,85-TL tutarında, Gecikme Zammı olarak 514.207,67-TL tutarında olmak üzere toplam: 1.457.246,52-TL tutarında vergi ve gecikme zammı borcu bulunduğu belirtilmiştir.
Toplanan tüm deliller karşısında, tarafların, maden ruhsatı ve hakkı davacıya ait olan İzmir Aliağa ilçesinde bulunan ''erişim no.... nolu, II. Grup Maden Sahası'' 'nın devri konusunda anlaştıkları ve maden ruhsatının davalı şirkete devredildiği, taraflar arasında düzenlenen 13.04.2018 tarihli protokole göre devir bedelinin 4.500.000,00-TL olduğu, ödeme şekli başlıklı 4.maddesinde satış bedelinin büyük bir bölümünün davacının irtibatlı olduğu şirketlerin 3.şahıslara olan borcunun ödenmesi suretiyle ödenmesi ve geriye kalan tutarın ise davacıya ödenmesi kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 13.04.2018 tarihli protokolün 9. Maddesi ile" bu protokol tarihinden sonra ruhsat devrine ya da demirbaşlara gelecek başkaca hacizlerin varlığı halinde 4.d maddesinde belirtilen son bakiye miktara ilişkin ödemeler öncelikle bu haciz alacaklılarına ilişkin yapılacaktır." 10. Maddesi ile" Söz konusu demirbaşlar ve ruhsat borçsuz ve üzerinde herhangi bir 3. Şahıs tarafından hak iddia edilmeksizin devir alan satın alana geçmiş kabul edilir." düzenlemeleri getirilmiş olup bilirkişi tarafından yapılan incelme ile, mahkememizce yapılan inceleme istemi üzerine 13.04.2018 devir tarihi itibariyle şirketin 3. Kişilere ve kamuya olan borçları çıkartılmış, devredilen şirketin kurumlara borcu bulunup bulunmadığı araştırılmış, alınan bilirkişi raporları ile devredilen şirketin 13.04.2018 tarihi itibariyle SGK'ya 9.340.553,60-TL asıl borç ve 1.457.246,52-TL vergi aslı ve gecikme zammı olmak üzere toplam 10.797.800,12-TL kamu borcu bulunduğu, sözleşmeye göre işletmenin devir bedeli olarak belirlenen 4.500.000,00-TL'nin ise 1.821.137,59-TL'sinin ödenmemiş ise de davacı ...'ün öncelikle sözleşmeden kaynaklı yükümlüğünü kendisinin yerine getirmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlene ve her iki tarafın da kabulünde olan 13.04.2018 tarihli protokolün 9. Ve 10. Maddeleri çerçevesinde belirlenen taraf yükümlülüklerine göre şirketin devir tarihinde 10.797.800,12-TL devirde değerlendirilmeyen borcu bulunduğu davacı tarafça üstlenilmesi gereken daha doğrusu devir bedeli içerisinde değerlendirilmesi gereken tutarların davalı tarafça öncelikle ödenmesi ve devir bedelinden mahsubu yapılmasının sözleşmenin 9. Ve 10. Maddeleri ile belirlenen taraf yükümlülüklerine uygun olduğu bu kapsamda davalının öncelikle bu kamu ve özel sektör borçlarına mahsuben ödemelerini yapıp bakiyesi kalan bedel üzerinden davacı yana devir bedelini ödemesi gerekeceği ,bilirkişi kök ve ek raporları ile belirlendiği üzere 13.04.2018 devir tarihi itibariyle devroluna şirketin 10.797.800,12 TL kamu borcu bulunmakta olup davacıya ödenmesi gereken bakiye devir bedelinin ise 1.821.137,59 TL olduğu, bu bedelin ödenmemiş devir bedelinin üzerinde olduğu, bu durumda öncelikle bu kamu borçlarını ödemek durumunda olan davalının bakiye devir bedelinden sorumlu olmayacağı, anılan nedenle davacının bakiye devir bedeline ilişkin davasını yerinde olmadığı, maden işletme ruhsatının devri işleminin iptali ile kendisine iadesi talepleri yönünden ise, davalı yanın protokol ile belirlenen borç ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşme maden ruhsat devir işleminin iptali ve kendisine iadesi talep edilmiş ise de karşılıklı iki taraf borç yükleyen sözleşmelerde davacı yan kendi asli yükümlülüklerini yerine getirmeden karşı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmesin,i isteyemeyeceği nedeniyle davacı yanın sözleşmeye göre kendi yükümlüklerini yerine getirmediğinden davalı yandan böyle bir istemde bulunamayacağı nedeniyle bu talebine ilişkin davası da yerinde görülmediğinden davacının yerinde görülmeyen her iki talebine ilişkin davasının reddine karar vermek gerekmiş, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 170,78-TL harç ile 76.677,97-TL harç toplamı olan 76.848,75-TL harçtan indirilerek kalan 76.233,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
3-Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre takdiren 501.500,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2025
Başkan ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı