T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/289 Esas
KARAR NO : 2025/665
DAVA :Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/06/2018
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkememizin... Esas Sayılı Dosyasına davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 22/11/2016 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı otomobili ile seyir halindeyken yön levhasına çarparak yol çalışması olan trafiğe kapalı alana girerek, sisin de etkisiyle alt geçit çalışmasını fark etmeyerek aracın ön kısmı üzerine 8 metre derinlikte olan toprak alana düşmesi neticesinde tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili...n eşi,... ve ...'ın babası olan ...'ın kaza yerinde öldüğünü, söz konusu kazanın Mustafakemalpaşa.... Asliye Ceza Mahkemesi tarafından... Esas numarasıyla yargılamasının yapıldığını, meydana gelen trafik kazasında... plakalı aracın sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu bulunduğunu,... plakalı aracın davalı sigorta şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı yönünden 100'er TL olmak üzere toplam 300,00 TL destekten yoksun kalma (ölüm) tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine, her bir davacı müvekkili için ayrı ayrı olmak üzere vekalet ücretlerinin ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin... Esas Sayılı Dosyasına Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacılar için trafik sigortası genel şartlarında ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara göre toplam 188.805,00-TL tazminatın 17.01.2018 tarihinde davacı vekilinin hesabına ödendiğini, müvekkili şirketin söz konusu borçtan ibra edildiğini, müvekkili şirket tarafından sorumlu olunan miktar ödendiğinden poliçe teminatı dahilinde başkaca hiçbir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İzmir ....asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyasına davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile özetle; 22/11/2016 tarihinde davacının desteği...'ın yolcu olarak bulunduğunu, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan ...plakalı aracın tek taraflı kaza yapması sebebiyle ...n vefatı sebebiyle destekten yoksun kaldığını beyanla bilirkişi marifeti ile tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL destekten yoksunluk tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas Sayılı Dosyasına davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; aynı kaza ile ilgili olarak vefat eden...'ın diğer yakınları tarafından mahkememizin ...Esas sayılı dosyasında davanın görüldüğünü, dosyanın bu dava ile birleştirilmesinin talep edildiğini, esasa ilişkin olarak kaza sebebiyle ve...'ın vefatı sebebiyle davacıya 16.448-TL'nin ödendiğini, ödeme sebebiyle sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığını, sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve müteveffanın diğer hak sahiplerine yapılan ödemelerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini, kusur yönünden adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınmasının gerektiğini, tazminat hesabında asgari ücretin esas alınması gerektiğini, kaza sebebiyle elde edilen gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle bildirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüdünün başvurudan sonra gerçekleştiğini belirterek davanın esastan ve usulden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaza tespit tutanağı, Kazaya ilişkin fotoğraf ve görüntüler,
Mustafakemalpaşa....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dosyası
İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü, Buca Polis Merkezi Amirliği, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı yazı cevapları,
Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 06/11/2018 tarihli rapor,
Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 08/03/2019 tarihli rapor,
Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 16/07/2019 havale tarihli rapor,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin 19/01/2023 tarih ve ... Karar sayılı kararı,
Aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 15.09.2023 tarihli rapor, 21.02.2025 tarihli ek rapor ve 18.04.2025 tarihli 2. Ek rapor,
...Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 09.10.2024 tarihli rapor,
Birleşen davacı vekili sunmuş olduğu 02.05.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; faizleriyle birlikte 500,00 TL maddi tazminat alacağı talep edilmiş olup, 12/11/2019 tarihinde sunulan ıslah dilekçesi ile talep edilen toplam alacak miktarının 59.109,91 TL'ye yükseltildiğini, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda daha önce talep edilen alacağından farklı olarak müvekkilinin, 59.109,51 TL olarak talep edilen maddi tazminat alacağının 105.047,00 TL'ye arttırılması gerektiğini, 18/04/2025 tarihli raporda önceki raporlardan farklı olarak teminat limitinin 310.000,00 TL olarak tespit edildiğini, yapılan incelemede davalı yanca sunulan 05/02/2016-05/02/2017 dönemini kapsayan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinde kişi başı teminat limitinin 310.000 TL olarak belirlendiğini, bu nedenle 18/04/2025 tarihli raporda belirtilen teminat limiti tutarının dosyadaki delillere uygun olarak belirlendiğinden ve yapılan tüm ödemelerin mahsubuyla müvekkilinin bakiye alacağı hesaplandığından bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 45.937,09 TL arttırdıklarını belirterek, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğe çıkarılmasına müteakip; ıslah dilekçesi esas alınmak üzere davanın kabulüne, maddi tazminat talebinin 45.937,09 TL arttırımı ile; toplam 105.047,00-TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalıdan alınıp müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl Dava, 22.11.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, davacılardan...'ın eşi, davacılar ...ın babaları; birleşen dava yönünden ise davacının oğlu...ın yolcusu bulunduğu...4 plakalı aracın tek taraflı trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle, davacıların uğramış oldukları destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.
İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında 22.11.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, davacı ...'ın eşi, davacılar...n babaları dava dışı müteveffa...ın yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle, davacıların uğramış oldukları destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin tazminat davası açıldığı ve İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında davacı...ın oğlu dava dışı müteveffa....22.11.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacının uğramış olduğu destekten yoksun kalma tazminatının talebi istemine ilişkin tazminat davası açıldığı, açılan bu davanın, tazminatın hesabında ve sigorta şirketinin poliçe limitine göre hak sahiplerine poliçe limitinden garameten pay sahibi olacakları ve araştırmaların ortak yapılması gerektiği ve dosyaların birlikte görülmesinin yargılama usul ve ekonomisine uygun olduğu gerekçesi ile İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda... Karar sayılı ve 30.01.2020 tarihli kararı ile asıl davanın reddine, birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile 53.198,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, her iki dava yönünden karar davacılar vekilleri ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin 19.01.2023 tarih ve... Karar sayılı kararı ile asıl dosya davacıları..., ... ve ... vekilinin karara yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü, davalı... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 19.01.2023 tarih ve ...Karar sayılı kararı ile; Birleşen dava yönünden hatır taşıması indirimi yapılması için gerekli şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerektiğinden davacı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne karar verilmiş ve ayrıca anne ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminatın bu ilkelere göre hesaplanması gerektiğinden ve davalı tarafından itiraz edilmeyen hususlar ile karar ve rapora karşı itirazda bulunanın davalı taraf olduğu nazara alınarak kazanılmış usuli haklar da gözetilerek ek rapor alınarak sonucuna göre davacı... lehine hükmedilecek tazminatın değerlendirilmesi gerektiğinden davalı sigorta şirketinin bu yöndeki itirazı ile müteveffanın ölüm nedeninin trafik kazası ile oluşması mümkün künt genel beden travması, omurga, büyük beden kırıkları, çoklu pot kırığı sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtilmiş olması nedeni ile yaralanmasının niteliğine göre zararın artması konusunda müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden müteveffanın yaralanmasının niteliğine göre emniyet kemeri takmamış olmasının zararın artmasına sebebiyet verip vermeyeceği hususunun değerlendirilerek sonucuna göre müterafik kusur indirimi şartlarının oluşup oluşmadığı, hesaplanan tazminat tutarında indirim yapılması gerekip gerekmediği kararda tartışılması gerektiğinden davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki itirazları yönünden de kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Tarafların kusura yönelik istinaf itirazlarının reddine karar verildiğinden mahkememizce daha evvel verilen hükme dayanak teşkil eden kusur raporu esas alınmış, kusur yönünden yeniden inceleme yapılmamıştır.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 19.01.2023 tarih ve...Karar sayılı kararında belirtilen müterafik kusura ilişkin değerlendirme yapılmak üzere dosya ATK... İhtisas Dairesi'ne gönderilerek davacının emniyet kemeri takmasının ölüm olayının meydana gelmesinde etkili olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapılması istenilmiş, ATK... İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 09.10.2024 tarihli raporda, kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot, omur kemiği ve ekstremite kırıkları ile birlikte omurilik yaralanması ve pozisyonel akfiksi sonucu meydana gelmiş olduğu, kişinin emniyet kemeri takması durumunda kurtulma ihtimali bulunduğu ancak kesin olmadığı tespit edilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararında belirtilen davalı sigorta şirketinin istinaf itirazlarına yönelik anne baba payının belirlenen ilkelere göre tespitine yönelik aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınmış, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme sonucu düzenlenen 15.09.2023 tarihli raporda, BAM kararında belirtilen ilkelere göre bilinen ve bilinmeyen dönemdeki anne, baba ve çocukların payları ayrılarak müteveffadan önce ölmüş olan babanın payı sağ kalan anneye aktarılacağı belirtilerek davacıya ödenen tazminatın güncellenerek ve hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi sonucunda yapılan değerlendirme ve hesaplamada, davacı ...'ın sigortalı araç sürücüsünün % 60 kusur oranına göre müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması halinde dahi destekten yoksun kalma alacağının 37.940,90 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından 16.448,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan tazminat ödemesi eksik ve yetersiz olduğundan hesaplamanın yapıldığı bilinen dönem olan 2023 yılı verilerine göre yapılan hesaplamada davacının destekten yoksun kalma tazminatının sigortalı araç sürücüsünün %60 kusur oranına göre 338.461,90 TL %20 oranında hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması halinde destekten yoksun kalma tazminatı alacağının 216.615,62 TL, hesaplanan tazminattan ödenen tazminatın güncel tutarı mahsup edildiğinde bakiye tazminatın 191.930,55 TL olduğu, poliçe limitine göre davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının 141.495,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin 20.05.2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 21.12.2023 tarihli kararında trafik kazası neticesinde meydana gelen ölümden dolayı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının ilk bilirkişi raporunda hesaplanan zarar miktarına davacılar tarafından itiraz edilmemesi sebebiyle miktar yönünden karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile zarar miktarının daha yüksek hesaplandığı ek bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması suretiyle kısmen reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin yapılan değerlendirmede, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2021 tarihli 2018/10 Esas, 2021/111 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/23 Esas, 2013/1681 Karar sayılı kararında ilgili kısımlara atıf yapılarak usuli kazanılmış hak ilkesinin usul hukukuna ilk olarak yargıtay içtihadı birleştirme kararı ile girdiği, söz konusu kararda çizilen çerçeveye ilk derece mahkemeleri bakımından mahkemenin bozma kararına uyması halinde artık bozma kararı doğrultusunda inceleme yapma ve/veya hüküm vermek zorunda olmasının, ayrıca bozma kararı dışında kalan kısım hakkında yeniden inceleme yaparak karar verememesinin temyiz merci yönünden ise bozma kararında belirtilen bozma gerekçeleri ile kendisinin de bağlı olmasını ve bozma kararı dışında kalan kısım hakkında tekrar inceleme yapamamasını ifade etmekte olduğu, anılan ilkenin uygulama alanının zaman içinde yine içtihat yoluyla genişletildiği ve yukarıda belirtilen içtihadı birleştirme kararı ile oluşturulan ilk çerçevenin ötesine geçildiği, bu bağlamda sadece bozma ve bozmaya uyma kararları ekseninde uygulanan bir usul kuralı olmaktan çıkarılarak bu ilkenin uygulanması suretiyle yargılama sürecinde taraflar, mahkeme ya da yargıtay tarafından yapılan herhangi bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan böyle bir hakkın oluştuğundan söz edilebileceği yönünde bir yaklaşımın benimsendiği, medeni yargılama usulü ile ilgili yürürlükteki mevzuatta usule ilişkin kazanılmış hak ilkesini bu lafzıyla ya da içtihat yoluyla geliştirilen uygulama biçimleri itibari ile bir usul kuralı olarak açıkça düzenlenen herhangi bir kanun hükmünün bulunmadığı, nitekim Yargıtayın da anılan ilkeyi uyguladığı kararlarında bu hususu dile getirmiş olduğu, somut davada mahkemenin usuli kazanılmış hak ilkesini başvurucuların maddi hukuka ilişkin bir takım haklarının ortadan kalkmasına yol açacak biçimde uygulamış olduğu, anılan uygulamanın dayanağının Yargıtay İçtihadı oluşturmakta ise de Yargıtay içtihadının bu kapsam ve mahiyette bir uygulamaya hukuksal dayanak teşkil etmeyeceğinin açık olduğu, zira aksi yöndeki kabulün Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla sınırlanabileceğini ön gören 13. Maddesi hükmü ile bağdaşmayacağı, kuşkusuz Yargısal içtihatların belirli bir konuyu düzenleyen kanun hükmünün uygulanmasını gösterme ve bu bağlamda hukuki belirliliği sağlamada temel kaynaklardan biri olduğu, ancak Yargısal içtihatların bu işlevini yerine getirebilmesinin ön şartının o konuyu düzenleyen bir normun varlığı olduğu, bilirkişi raporuna itiraz edilmemesi haline rapora itiraz etmeyen tarafın maddi hukuka yönelik bir hakkını sona erdirecek ya da diğer taraf lehine bu nitelikte bir hakkın doğmasına yol açacak biçimde sonuç bağladığının söylenemeyeceği, başka bir anlatımla bilirkişi raporuna itiraz biçimindeki usul işleminin yapılmamasının ortadan kaldırabileceği tek hakkın yine usuli bir hak olan rapora itiraz etme hakkı olduğu, nitekim 6100 Sayılı HMK'nın 94/3. Maddesinde ifade edildiği üzere tarafın kesin süre içerisinde yapması gereken bir işlemi süresi içerisinde yapmaması sadece o işlemi yapma hakkını ortadan kaldırabileceği, aksi yöndeki kabulün kanunun 281/3. Maddesindeki mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığı ile tekrar inceleme yaptırabileceği yönündeki hükmünü anlamsız ve işlevsiz kılacağı gibi kanunun kendi hükümleri arasında da çelişki oluşturacağı dolayısıyla yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporuna itiraz edilmediği için talep miktarının bu raporda hesaplanandan fazla olan kısmının davalı lehine usule ilişkin kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile reddedilmesine ilişkin söz konusu müdahalenin kanuni bir dayanağının bulunmadığı nedenlerine dayalı olarak başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilmiştir.
Yargıtay yerleşik içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatlarına göre trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında müteveffa veya yaralı ise ilgilinin gelirinin kararın verildiği tarihe en yakın tarihte bilinen geliri dikkate alınarak resen hesaplama yapılması gerektiği belirtilmektedir.
Bu kapsamda birleşen dava yönünden davacının da kararı istinaf ettiği ve davacının istinaf itirazlarının kısmen kabul edildiği ve davalı sigorta şirketinin de bir kısım istinaf itirazlarının kabul edildiği ve bu nedenlerle de verilen hükmün kaldırıldığı, yargılamanın devam ettiği dikkate alınarak davacının destekten yoksun kalma tazminatının karar tarihine en yakın tarihteki bilinen dönem güncel gelir esas alınarak davacının talebi de dikkate alınarak bilirkişiden ek rapor alınmış, aktüerya bilirkişisi tarafından düzenlenen 21.02.2025 ve 18.04.2025 tarihli ek raporlara göre davacı anne ...'ın destekten yoksun kaldığı ve 16.448,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödemenin ödeme tarihi itibari ile alması gereken tazminatı karşılamadığı, güncel verilere göre ödeme güncellenerek ve mahsup edilerek ayrıca davalı Sigortalı sürücünün kusur oranına göre ve ayrıca desteğin yolcu olduğu araçta hatır için taşındığı işleten ile müteveffa arasında yakın akrabalık ilişkisinin bulunmadığı ve taşımanın ticari bir taşıma olmadığı, bu nedenle taşımanın hatır taşıması olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, kusur indiriminden sonra %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında davacı ...'ın 555.584,16 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağının bulunduğu, poliçe limiti kapsamında yapılan ödemelere ilişkin garameten hesaplama yapıldığında davalı sigorta şirketinin 105.047,00 TL bakiye poliçe limiti ile sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Müteveffanın emniyet kemeri takmadığı anlaşılmakla bu hususta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı ve bu nedenle tazminatta indirim yapılması gerekip gerekmediği yönünden yapılan değerlendirmede ATk... İhtisas Dairesi'nce bu hususta alınan raporda müteveffanın emniyet kemeri takması durumunda kurtulma ihtimali bulunsa da bunun kesin olmadığının ifade edildiği, bu nedenle emniyet kemeri takmasa dahi müteveffa yönünden ölüm olayı meydana gelebileceğinden emniyet kemeri takmamasının zararın artmasına etkili olduğunun ispat edilemediği değerlendirilmekle müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Davacı ... tarafından açılan birleşen dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından ve mahkememizce ilk karar verilmeden evvel alınan bilirkişi raporu ile davacı ... tarafından dava belirli hale getirildiğinden ve davada davacının bir kez ıslah hakkı olduğundan davacının 24.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak ıslah dilekçesi doğrultusunda davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu 105.047,00 TL bakiye poliçe limiti tutarında destekten yoksun kalma tazminatının davalı Sigorta şirketinden alınarak davacı ...'a verilmesine dair birleşen dava yönünden hüküm kurulmuştur.
Asıl dava yönünden mahkememizce verilen... Karar sayılı karar davacılar tarafından istinaf edilmiş, istinaf incelemesi sonucunda davacıların istinaf itirazlarının esastan kesin olarak reddine karar verilmiş olduğu, bu haliyle verilen hükmün asıl dava yönünden kesinleştiği anlaşılmakla asıl dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) Asıl dava yönünden;
1-İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas Sayılı Davası Yönünden; 30.01.2020 ve... Karar sayılı karar ile verilen hüküm 19.01.2023 tarihinde kesinleştiğinden bu dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
2-Asıl dava yönünden yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
B) Birleşen İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası yönünden;
1-Davanın KABULÜ İLE; 105.047,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Alınması gereken 7.175,76 TL nispi ilam harcından, Bozma öncesi alınan 201,00 TL tamamlama harcı ile Bozma sonrası alınan 157,00 TL ıslah harcı mahsup edildikten sonra bakiye 6.817,76 TL ile dava tarihi ile yatırılması gereken 35,90 TL başvuru harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Davacının yatırmış olduğu 358,00 TL ıslah ve tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Davacının Bozma öncesi ve Bozma sonrası yapmış olduğu 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 500,00 TL ATK Fatura ücreti ve 155,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 5.155,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla; Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair; davacılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/07/2025
Katip...
E-imzalıdır.
Hakim...
E-imzalıdır.