T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/610 Esas
KARAR NO: 2024/422
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/08/2023
KARAR TARİHİ: 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; Sürücüsü ... olan ve ...Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı aracın davacı ... Ve Ticaret A.Ş.'ye ait... plakalı araç 08/01/2022 tarihinde İzmir Çiğli'de çarptığı ve kaza meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve eksper raporundan da görüleceği üzere kazada ... Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı araç %100 kusurlu konumunda olduğunu, kaza nedeniyle davacı aracının ağır hasarlandığını, oluşan hasarın karşılanması için taraflarınca araç sahibinin ZMMS sigorta şirketi olan davalı ... Sigorta Şirketi'ne 06/07/2022 tarihinde başvurulduğu davalı sigorta şirketi tarafından hasar karşılanmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'na...E.... başvuru numarasıyla 03/08/2022 tarihinde başvurulduğu Sigorta Tahkim Komisyonu 17/04/2023 tarihli ve ... sayılı kararı ile ".. uyuşmazlık konusunun çözümü için başvuran tarafından yetkili ve görevli mahkemeye başvurmakta muhtariyetine,.." kararı verildiğini, davacı aracının halen daha tamir edilmeyi beklediğini belirterek davacının uğradığı hasar tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava niteliği itibari ile “belirsiz alacak” davası olarak dava ikame ettiğini ancak söz konusu davanın “belirsiz alacak” davası şeklinde açılabilmesi mümkün olmadığını, HMK. m 107 anlamında “Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği” bir durum söz konusu olduğunda mümkün olduğunu ancak söz konusu başvuruda bu husus gerçekleşmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 8.1.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı araç, davalı şirkete 02/12/2021 - 02/12/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespit edilmesini, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının tazminat talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın Yürülükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasını, 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, davalı şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin ve davanın reddine, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Türkiye Noterler Birliğinin, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinin, Sigorta Tahkim Komisyonunun yazı cevapları ile kusur ve otomotiv bilirkişi ... ile Adli Trafik bilirkişisi ...tarafından hazırlanan 22/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporu ve davacı vekili tarafından sunulan 06/05/2024 havale tarihli değer artırım dilekçesi dosyamız arasındadır.
Mahkememizce 17/01/2024 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği dosyanın kusur ve otomotiv bilirkişi... ile Adli Trafik bilirkişisi ...'e tevdi edildiği, adı geçen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/04/2024 havale tarihli raporun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Söz konusu raporun sonuç kısmında aynen "Trafik Kural İhlalleri yönünden; davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü ... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 47/1-d (trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak), 48/5 (Hususi otomobili 0.50 promil üzerinde alkollü olarak kullanmak) ve 56/1-c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.) maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanının oluşumunda etken olduğu, davacı şirketin aracını kullanan dava dışı sürücü ... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumunda etken olmadığı; dava konusu ... plaka sayılı araçta yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 86.810,50 TL hasar meydana geldiği, bahse konu... plaka sayılı aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 110.000,00 TL ve aracın hasarlı vaziyetteki değerinin (sovtaj, hurda bedeli) 42.638.00 TL olabileceği, yerleşik Yargıtay kararlarına göre; aracın hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aştığından aracın tamirinin ekonomik olmadığı, aracın ağır hasarlı olduğu, mevcut hali ile pert total edilmesinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, buna göre; Araç Piyasa Rayiç Değeri : 110.000,00 TL, Aracın Hasarlı Vaziyetteki Değeri (Sovtaj, Hurda Bedeli ) : 42.638,00 TL, Toplam Gerçek Hasar : 67.362,00 TL" şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür. Söz konusu rapora karşı davalı vekili tarafından itirazlarda bulunularak yeniden rapor alınmasının talep edildiği, davacı tarafça beyan ve itirazda bulunulmamakla birlikte 06/05/2024 tarihli değer artırım dilekçesinin sunulduğu, işbu değer artırım dilekçesinin davalı yana tebliğ edildiği, davalı yanca itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 06/05/2024 havale tarihli değer artırım dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre araçtaki hasar bedelinin 86.810,50 TL, sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan hasar bedelinin de 67.362 TL olduğunun ortaya çıktığı, müvekkilinin aracını tamir ettirmediği ancak tamir ettirmek istediği, buna göre bilirkişi raporuna binaen 2022 yılı ZMMS trafik poliçe teminat limiti tutarı olan 50.000,00 TL 'ye dava değerinin artırıldığı belirtilerek davanın kabulü ile bilirkişi raporuna göre 50.000,00 TL hasarın avans faiziyle birlikte taraflarına ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.
Tahkikatın devamı sırasında davacı vekili tarafından sunulan 29/05/2024 havale tarihli feragat dilekçesinde özetle; davalı taraf ile sulh olunduğu ve sulh - ibraname anlaşmasının da 22/05/2024 tarihinde imzalandığı, davalı taraf ile anlaşmaları sonucu dava konusu alacak için taraflarına 89.000,00 TL ödemenin 29/05/2024 tarihinde yapıldığı, tüm bu nedenlerden dolayı dava konusu alacaktan feragat edildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde 08/01/2022 tarihinde dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araç ile dava dışı... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araçların trafik kazasına karıştıkları, ... tarafından sevk ve idare edilen aracın kaza tarihini kapsar biçimde davalı yana ZMMS ile sigortalı olduğu, ... tarafından sevk ve idare edilen aracın ise mahkememiz davacısı şirkete ait olduğu, kolluk tarafından kaza tespit tutanağı tutulmakla davalı yana ZMMS'li araç sürücüsü ... kural ihlali yaptığı yönüden tespit yapıldığı, mahkememiz davacısı tarafından dava konusuna yönelik davalı sigortaya 06/07/2022 tebliğ tarihli başvuruda bulunulduğu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığı, konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti ile davacının aracının bu kazadan kaynaklı olarak hasara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise hasar tutarının belirlenmesi ile aracın kazadan önceki ikinci rayiç bedelinin de ve ayrıca tespiti ile davacı aracının pert işlemine tabi tutulmasını gerektirir bir durum olup olmadığının da değerlendirilmesi suretiyle davacının davalıdan hasardan kaynaklı tazminat talebinde bulunulup bulunamayacağı bulunacak ise davalı yanın ne şekilde ve ne surette sorumlu olacağının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı hasar bedeline yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde olduğu ve yine yukarıda belirtildiği gibi tahkikat aşamasında davanın esasına yönelik yukarıda belirtilen işlemlerin yapıldığı anlaşılmakta ise de davacı vekili tarafından sunulan feragat beyanı karşısında bu beyan kapsamında dosyanın değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK'nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, feragat beyanının içeriğine yönelik davalı yanca herhangi bir beyanda bulunulmadığı anlaşılmakla birlikte feragat beyanının ibra ve sulhe dayandığı göz önüne alındığında sulh beyan içeriği kapsamında harçlar yönünden sorumluluğun davalı sigorta şirketinde olduğu, arabuluculuk ücretinin de davalı sigorta şirketi sorumluluğunda bulunduğu ve ancak taraflar lehine ya da aleyhine yargılama giderine hükmedilmesini gerektirir bir durum olmadığı tespit edilmekle neticede davanın feragatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın evvelce tahsil edilen 269,85 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 157,75 TL harcın DAVACIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ve yatırılan gider avansından kullanılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, arta kalan gider avansının 6100 sayılı HMK'nın gider avansı tarifesinin 5.maddesi uyarınca DAVACI TARAFA İADESİNE,
4- Davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de sulh sözleşmesi kapsamında davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'e ödenmesi halinde bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
6- Dair taraf vekillerinin yokluğunda yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.31/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır