T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/616
KARAR NO : 2025/592
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 07/08/2023
KARAR TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle;15.04.2022 tarihinde, öğle saatlerinde İzmir Salihli E-96 karayolu üzerinde Kırveli mevkiinde müvekkilinin...plakalı 2013 model ... marka...model aracına... plakalı araç tarafından aracın arka kısmından çarpıldığı, kazada...plakalı aracın sürücüsü ve maliki olan ... asli ve tam kusurlu olduğu, davalı...’a ait araç... poliçe numaralı Zorunlu Trafik Sigortası ile ...Sigorta A.Ş.’ye sigortalı olduğu, müvekkilinin kazadan sonra aracının değer kaybını hesaplattırdığı,. Teknik bilirkişi incelemesine göre müvekkilinin aracında 18.400,00 TL değer kaybı olduğu ortaya çıktığı, müvekkilinin aracının kaza sonucu %4 oranında değer kaybına uğradığı, bilindiği gibi bir parçası boyanan ya da değişen araçlar ikinci el satışlarda hasarsız araçlara göre ciddi değer kaybına uğradığı,müvekkilinin de kazadan önce hasarsız olan aracı ikinci el değeri olarak maalesef değer kaybına uğradığı, davacının kusuru olmamasına rağmen aracının uğradığı değer kaybının tazmini için karşı tarafın sigortası...Sigorta A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne kaza evrakları ile bilirkişi raporu ve 18.400,00 TL değer kaybı talep dilekçesini gönderdiği, Uzman teknik bilirkişi raporuna göre müvekkilim aracının değer kaybı olan 18.400,00 TL, değer kaybı ekspertiz rapor ücreti bedeli olan “500,00 TL” ve Uzman Bilirkişi Mütalaası Değer Kaybı Raporu için... Sigorta tarafından atama talebiyle görevlendirilen ekspertizin değer kaybı raporu düzenleme fatura tutarı olan 350,00 TL’yi karşı tarafın sigorta şirketi...Sigorta A.Ş.’den talep ettiği, ancak bu talebe karşılık...igorta A.Ş. tarafından müvekkilime 26.04.2023 tarihinde araç değer kaybı ödemesi olarak 1.553,00 TL yatırıldığı, müvekkilinin aracı şu an TRAMER kayıtlarında hasarlı olarak geçmediği, karşı tarafın müvekkilinin aracına verdiği hasardan sonra aracı hasarsız durumda iken hasarlı durumuna düştüğü, bunun da özellikle lüks araç sınıfına giren araçta ciddi bir değer kaybını ortaya çıkardığını, müvekkilinin karşı taraftan kaynaklanan mağduriyetinin giderilmesi için araç değer kaybı bedeli, ödenen “500,00 TL” değer kaybı ekspertiz rapor ücreti ile sigorta eksperinin değer kaybı raporu düzenleme ücreti olan 350,00 TL’nin davalıdan tahsil edilerek müvekkilime kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği belirtilerek belirsiz alacak olarak talep etmiş oldukları 10.000,00 TL sı (değer kaybı uzman bilirkişi rapor ücreti 500,00 TL, değer kaybı sigorta eksper rapor ücreti 350,00 TL olacak şekilde 850,00 TL lık kısım belirli alacaktır) alacağın, bilirkişi raporu ile belirli hale gelince arttırma hakkı saklı kalmak kaydıyla kaza tarihi olan 15.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve dava vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 15/04/2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen...plakalı araç, müvekkil şirkete 02/10/2021
-02/10/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk (trafik) poliçesi ile sigortalı olduğu, davacı yana müvekkil şirket tarafından ödeme yapılmış olup söz konusu dava bakımından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığı, huzurdaki davaya konu kazaya ilişkin müvekkil şirket tarafından davacı yana 1.553,00 TL ödeme yapılmış olup söz konusu dava bakımından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının hasar kaybı talepleri belirlenebilir taleplerdir. işbu nedenle davanın belirsiz alacak üzerinden yapılması mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak koşuluyla; huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Araç tescil kaydı, davalı ... şirketine yazılan ve ticaret sicile yazılan müzekkere cevabı ile tevdi üzerine adli trafik bilirkişisi... ile otomotiv bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 09/03/2025 tarihli rapor ile otomotiv bilirkişisi tarafından hazırlanan 24/05/2025 tarihli ek raporun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
Tevdi üzerine bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/03/2025 tarihli raporda özetle; trafik klazasının oluşumunda...plakalı araç sürücüsü ...'ın etken olduğu,... plaka sayılı araç sürücüsü...ise kural ihlali niteliğinde davranışının olmadığı, ... plakalı aracın bu kazadan kaynaklı yedek parça işçilik ve KDV dahil 17.702,89 Euro hasara uğradığı gibi bahse konu hasardan kaynaklı olarak 7.250,00 TL değer kaybına uğrayacağı yönünde görüş ve kanaat bildirilmekle rapora yapılan itirazlar üzerine otomotiv bilirkişisi tarafından sunulan 24/05/2025 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşlerin değişmesini gerektirecek teknik bir bulgunun olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde 15/04/2022 tarihinde davacı tarafından sevk ve idare edilen... plaka sayılı araç ile dava dışı... tarafından sevk ve idare edilen ....laka sayılı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, davacı ve araç sürücüsü tarafından kendi aralarında kaza tespit tutanağının tutulduğu, davalı yanı... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS sigortacısı olduğu, davadan evvel davalı tarafça davacı aracındaki değer kaybına yönelik 26/04/2023 tarihinde 1.553,00 TL tutarında ödeme yapıldığı konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın kazaya karışan tarafların kusur durumlarının tespiti, bu kaza sebebiyle davacı aracının hasara uğrayıp uğramadığı uğramış ise aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik değil ise ayrıca sovtaj değerinin belirlenmesi suretiyle hasara uğradığını anlaşılması halinde ayrıca değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarı, önceden yapılan ödeme göz önüne alındığında davacının bakiye değer kaybından kaynaklı alacaklı olup olmayacağı alacaklı ise davalının sorumlu olması halinde ne şekilde ve ne surette sorumlu olacağının tespiti ve değerlendirilmesinin yanı sıra davacı tarafça talep edilen ekspertiz ücretinin yerinde ve makul olup olmadığının değerlendirilmesine yönelik açılan trafik kazası sebebiyle bakiye değer kaybına yönelik maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar kazandırılan heyet raporu ile aşamada kazandırılan otomotiv bilirkişisi ek raporuna itirazlar ile ek rapor/ yenir bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; dava dilekçesi ile ekspertiz ücretileri de dahil olmak üzere dava değerinin 10.000,00 TL olarak belirtilmesine rağmen söz konusu ekspertiz ücretleri yargılama gideri olduğundan esasen değer kaybı yönündeki istem bakımından bu tutarların dava değerine dahil olmadığı kabul edilerek ekspertiz ücret tutarları toplamı olan 850,00 TL'nin belirtilen 10.000,00 TL'den düşülmesi ile değer kaybına yönelik talep edilen dava değerinin 9.150,00 TL olarak kabulüne karar verilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı zararın tazminine yönelik olduğundan talebin haksız fiil çerçevesinde ileri sürüldüğü kanaatine varılmakla birlikte somut olay bakımından haksız fiilin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ile değerlendirmesinin yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği kanaatine varılmakla; 15/04/2022 tarihinde davacı sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın Manisa ile Salihli İlçesi E.96 Karayolu üzerinde seyir halinde iken Kırveli Mahallesi mevkiinde bulunan Trafik Işıklarında kendisine hitaben kırmızı ışık yandığı için durup ışığın yeşile dönmesi üzerine seyrine yeniden başladığı esnada arka kısımlarına aynı yön ve istikamette olup arkadan gelmekte olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın duramayarak ön kısımları ile çarpışması ile meydana gelen kaza neticesinde...'ın davranışının 2918 sayılı yasanın 56/c ve 84/d bentlerini ihlal ettiği gibi takip mesafesine aykırılı düzenleyen aynı yasa yönetmeliğinin 107 maddesini de ihlal ettiği, davacının ise herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı gibi kazayı önlemek adına alabileceği bir önleminin de bulunmaması nedeniyle bu kazanın oluşumunda...n tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu kanaatine varılmış, söz konusu kusurlu hareket neticesinde davacı aracının kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 367.000,00 TL, kazadan sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin ise 374.250,00 TL olduğu, dolayısı ile davacı aracının 7.250,00 TL değer kaybına uğradığı, davalı yanca davadan evvel 1.553,00 TL ödemede bulunulduğu ve ancak bu ödemenin gerçek değer kaybı zararını karşılamadığı, söz konusu değer kaybı ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğu ve dava dışı ... davranışının hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla işbu dava açısından davacı tarafın lehine haksız fiilin koşulların oluştuğu ve bu kapsamda davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda oluş şekli belirtilen davaya konu trafik kazasından kaynaklı davacı aracının yedek parça işçilik ve KDV dahil toplamda 17.702,89 TL hasara uğradığı, aracın hasar tutarı ile kazadan evvelki ikinci el piyasa rayiç değeri birlikte değerlendirildiğinde aracın tamirinin ekonomik olduğu bu nedenle perte ayrılmasına gerek olmadığı, davacı aracında toplamda 7.250,00 TL tutarda değer kaybı meydana geldiği, araçtaki oluşan bu kaybın kaza ile uyumlu olduğu, davalı ... tarafından genel şartlar gereği yapılan hesaplaması neticesinde davadan evvel 1.553,00 TL'lik ödemede bulunulduğu ve fakat davalı ... tarafından yapılan hesaplama yönteminin yerinde görülmediğinden araçtaki değer kaybı zararının bu anlamda karşılanmadığı kanaatine varıldığı ve bu nedenle bu hususa yönelik savunmanın yerinde görülmediği ve böylece davacının bu kazadan kaynaklı karşılanmamış 5.697,00 TL'lik değer kaybı zararının bulunduğu anlaşılmakla birlikte davalı sigortanın karşılanmamış değer kaybı tutarından 2918 sayılı yasanın 91. maddesi uyarınca sorumluğunun bulunduğu ve aksi iddia edilmekte ise de eksik ödeme tarihi itibariyle davalı yanın temerrüte düşeceği anlaşılmakla birlikte açılı davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın kısmen kabulüne karar verilmekle birlikte 6325 sayılı yasanın 18/A-18 maddesine göre iş bu uyuşmazlık yönünden davadan evvel KTK 97 başvurusunda bulunulduğu göz önüne alındığında bu başvurunun alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olduğu ve bu nedenle de davadan evvel yapılan arabuluculuk başvurusunun ihtiyari olduğu yönünde son dönemde emsal nitelikte Yargıtay 4 HD tarafından değerlendirme yapılmış ise de öncelikli olarak alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun ne olduğu konusu üzerinde durulması gerekmektedir. Bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yolunun dosya tarafları ve olay ile herhangi bir şekilde bağlantısı olmayan yani tarafsız üçüncü bir kişinin taraflar arası münasebetin çözümü bakımından yol gösterdiği, yardımcı olduğu ve sonuç olarak uyuşmazlığı ortadan kaldırmak için çözüm yolu bulduğu ve her iki tarafı da bulduğu bu yol ile bağlayacak olan ve seçimlik nitelik taşıyan bir yöntem olduğundan alternatif uyuşmazlık çözüm yönteminin bizim hukukumuzda tahkim yahut arabuluculuk müesseseleri olduğu değerlendirilmektedir. Dolayısı ile 2918 sayılı yasanın 97. maddesi ile 14/04/2016 tarihinde getirilen başvuru yolunun talep dilekçesine ekli Yargıtay kararının aksine alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olmadığı kanaatine varılmıştır. Bunun yanında bir an için aksi düşünülse bile yapılan arabuluculuk başvurusunun tıpkı davadan evvel gidilen tespit istemli başvuru sonucu ortaya çıkan yargılama gideri yahut yine davadan evvel gidilen tazminat hesabının mevcudiyetine yönelik ekspertiz masrafı gibi kalemlerden olduğu düşüncesi ile arabuluculuk başvuru tarihi itibariyle haklılığın davacıda olduğu uyuşmazlıklar yönünden yapılan arabaluculuktan kaynaklanan ücretinin davacıya yükletilmesinin doğru olmayacağı da değerlendirilmiştir. Ayrıca yine yukarıda da belirtildiği gibi KTK 97. Maddesinin 14/04/2016 tarihinde gerek 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin gerekse de 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ise 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe girdiği ve belirtilen yasa maddelerinin halen yürürlükte oldukları göz önüne alındığında 06/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren yasa maddelerinin KTK 97. maddesinin uygulamasını ortadan kaldırıldığı söylenemeyeceği gibi sadece dava konusu husus yönden özel düzenlemeyi içerdiği kanaatine varılan KTK 97. maddesinin söz konusu 5/A ya da 18/A maddeleri ile aksi yönde bir düzenlemeyi içerdiğinin de söylenemeyeceği kabul edilmiş ve açıklanan sebepler ile davanın açılmasına davalı yanın sebebiyet vermekle birlikte tarafların haklılık oranı göz önüne alınarak arabuluculuk ücretinin davalı yan haksızlığına karşılık gelen kısmının davalı ... üzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alındığında davacı tarafça davadan evvel talep konusu edilen maddi tazminatların hesaplanması bakımından ekspertiz incelemesi yaptırması ve ücretin davalıdan tahsil talebi bakımından davacının iş bu yargılama neticesi talebinin kısmen de olsa haklılığına kanaat getirilmekle hükme esas alınan rapordaki görüşe iştirak edilmekle 269,87 TL'sinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsili bakımından davacının talebinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile konu 15/04/2022 tarihli kazadan kaynaklı;
- 5.697,00 TL bakiye değer kaybı bedelinin 26/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
- Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 269,85çTL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 345,55 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 539,70 TL (269,85 TL peşin harç ile 269,85 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) kısmen ret kabul oranına göre hesaplanan 5.108,15 TL'sinden oluşan toplam 5.647,85 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
- 269,87 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak kabulü ile DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 5.697,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 3.453,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
7- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında tarafların haklılık oranına göre hesaplanan;
- 1.177,42 TL'sinin DAVACIDAN,
- 1.942,58 TL'sinin ise DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
8- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 18/06/2025
Katip ...
eimza
¸
Hakim ...
eimza ¸